Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1782

Karar No

2026/191

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1782
KARAR NO : 2026/191
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/05/2023
NUMARASI : 2022/211 E. - 2023/121 K.
DAVANIN KONUSU: Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti,durdurulması, önlenmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ...A.Ş. ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğu, gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse ... nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğu, Taraflarınca ikame edilecek olan huzurdaki davada söz konusu hususu delillendirmek amacıyla davalıya ait işletmeden taraflarınca 1 adet “...” marka logolu bebek zıbını satın alındığı, bebek zıbını ve ürüne ait fiş dilekçe ekince sunulduğu, Davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünler markaları üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı şekilde üzerinde barındıran ürünlerin satılmasının/satışa arz edilmesinin 6769 sayılı SMK'nın 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğu, Davalıya ait “Sururi Mahallesi, Hacı Küçük ... Sokak. ... Han. No:...Eminönü-FatihİSTANBUL” adresinde yer alan “...” ticaret unvanlı ve isimli/tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılması, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte; vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitı rünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespiti, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte inler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekle: n tespiti, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesi, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a, TTK 55 vd. hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, 6769 sayılı SMK'nın, 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından 20/09/22 tarihinde ikame edilen davada, davalı yan olarak "..." kişi olarak belirtilerek husumet yöneltilmiş olduğunu, davalı yan olarak karşı yanca belirtilen "...'nin" taraf sıfatına haiz olmayan bir şahıs şirketi olduğunu, işbu şirketin adı "... ..." isimli şahıs şirketi olduğunu, tüzel kişi olarak dava ve taraf ehliyeti bulunmamakta olduğunu, ticaret siciline kayıtlı bir tüzel kişi olmadığını, şahıs şirketi diye bir kişiliğin Türk Ticaret Kanununda bulunmadığını, TTK’nun 124. ve 125. maddeleri anlamında ticaret şirketi olmayıp tüzel kişiliğininde bulunmadığını "(1) Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir." (TTK 124) "(1) Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir." (TTK 125) İlgili Kanun maddelerinden de açıkça görülebileceği üzere davacı yan tarafından ikame edilen işbu davanın davalısının tüzel kişi olarak kanuni taraf ehliyetinin bulunmadığını, davalı olarak belirtilmiş olan "..."nin tüzel kişiliği bulunmaması sebebiyle taraf sıfatının olmadığını, iş bu yokluğun davacı tarafından giderilebilecek bir noksanlık olmadığından, dava var olmayan bir kişiye ikame edilmiş olduğundan davanın usulden reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/211 esas, 2023/121 karar sayılı, 04/05/2023 tarihli kararı ile; "Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, da vacıya ait marka tescil belgesi, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında; davalının eyleminin davacının tescilli markası olan ...,... şekil markalarına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği , davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu, bilirkişi tarafından yerinde yapılan tespitte de davalı kaşesinin ticari olarak ... ... olarak kullanıldığı, dolayısıyla husumetin doğru olarak yöneltildiği, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak iltibasa neden olduğu, eylemin marka hakkını ihlal ve haksız rekabete neden olduğu anlaşıldığından davanın KABULÜNE, davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 28.3.2022 tarihli tedbir kararının devamına" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ya ait şahıs şirketinin "..."nin tüzel kişi olarak dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, bu yöndeki Yargıtay kararlarını sunduğunu, davacının marka hakkının ihlal edilmediğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda müvekkilinin elindeki malların iltibasa sebebiyet vermeyecek kadar orijinal ürünlerden uzak olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen Yerel Mahkemenin hatalı değerlendirme ile davayı kabul ettiğini, yapılan keşifte ticari amaç teşkil etmeyecek şekilde sadece 4 adet zıbın tespit edildiğini ve bunların üreticisinin müvekkili olmadığını kaydettiğini, marka hakkı ihlali fiilini işlemediğini, Yerel Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, kararın istinaf incelemesi sonucunda bozulmasını ve davanın reddedilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının iş yeri yetkilisi olduğunu beyan ettiğini, davaya katılarak esasa ilişkin savunmalarını sunmakla dava konusu ilişkiyi kabul ettiğini, böylece husumet itirazının reddi gerektiğini, taklit ürünleri satmış olduğunu ikrar ettiğini, sadece 4 adet ürün bulundurmasının dahi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bilirkişi raporunun davalı eylemlerinin tecavüz teşkil ettiğini desteklediğini, ürünlerin iltibasa yol açacak kadar benzer ve orijinal ürünlerden uzak olduğunun vurgulandığını, dolayısıyla davalı tarafın haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine ve ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.'' olarak belirtilmiştir. Yukarıda yazılı kanuni açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının ''...'' ile ''...'' esas unsurlu markaların sahibi olduğu, davanın ... isimli işletmenin yetkilisi aleyhine ikame edildiği, tespit mahallinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapıldığı, mevcut olan kaşeden görüldüğü üzere mahallin “...” işletme ismi ile davalı ... tarafından ... vergi numarasıyla işletildiği, tespit talep edilen ''Suriri Mah. Hacı Küçük ... Sok. ... Han. No. ...Eminönü/Fatih/İSTANBUL” adreste davacı tarafa ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, ilgili kullanımlar ile davacıya ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer ve orijinal ürünlerden uzak olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı kaşesinde görüldüğü üzere davacıya ait markanın yer aldığı ürünlerin ticari olarak satışa sunulduğu ... isimli işletmenin davalı ... tarafından işletildiğinin sabit ve ihtilafsız olduğu, dolayısıyla husumetin doğru olarak yöneltildiği gibi davalı tarafın taraf ehliyetini hâiz olduğu anlaşılmıştır. Tespit mahallinde incelenen ürünlerin davacı markasını içerdiği ve orijinal olmadığının belirlendiği, bu suretle davalının ''...'' esas unsurlu markanın aynısını satışa sunduğu ürünler üzerinde kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satışa arz etmesinin SMK'nın 29/1(c) maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz sayılan eylemlerden olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerle, istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 04/05/2023 tarih ve 2022/211 E., 2023/121 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy çokluğu ile karar verildi. 05/02/2026
MUHALEFET ŞERHİ:
Davacı taraf, marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamında ve 22/04/2021 tarihli, 2021/89-3054 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki hükümlerle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafa en iyi giderim imkanı sağlayan SMK'nın marka hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabete yönelik istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim