mahkeme 2023/1778 E. 2023/1707 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1778
2023/1707
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1778
KARAR NO: 2023/1707
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/09/2023 (Tarihli Ara Karar)
NUMARASI: 2023/118 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi kapsamında davacı borçlular tarafından yatırılacak ve icra veznesine girecek paraların takip alacaklısına verilmemesine, ancak iş bu tedbirin menfi tespit davasında davacı sıfatı bulunmayan dava dışı takip borçluları yönünden ise geçerli bulunmamasına karar verilmiş olduğunu, gelinen son durumda takibin kesinleştirilerek, haciz baskısı ile ödeme yaptırılmaya çalışıldığını, bu şekilde yapılacak olan tahsilat ile huzurdaki davanın konusuz kalacağını, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasında, müvekkili ... yönünden bir hak kaybına mahal verilmeden takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3.maddesi gereği takibin durdurulmasına yönelik talebin reddine, 2-Borçlular tarafından yatırılacak ve icra veznesine girecek paraların takip alacaklısına verilmemesine yönelik olarak daha önceden karar verildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nün karşı yan tarafından aldatıldığını, belirli bir işin üstlenilmesi karşılığında teminat amacıyla şahitler huzurunda tanzim edilen senedin, işin görülmemesi üzerine akıbeti sorulduğunda kaybolduğu beyan edildikten ve uzun zaman geçtikten sonra haksız ve hukuka aykırı şekilde takibe konu edildiğini, davaya konu teminat senedine de ... ismi yazıldığını, kambiyo senedine konu temel ilişkinin ne olduğundan itinayla kaçınıldığını, teminat olduğuna ilişkin yazılı kısmı kesmek suretiyle takibe konu edilen senedin kambiyo taahhüdü niteliğine güvenerek haksız menfaat elde etmeye çalışıldığını, müvekkilin kendi ismini yanlış yazmadığını, yalnızca herkes tarafından kanıksanan ismini kullandığını, müvekkilinin davalıya karşı iddia olunduğu gibi kambiyo senedine bağlı bir borcu bulunmadığını, senetle birlikte protokol metni de ayrıca düzenlenmiş olup, senedin arkasına "27/07/2018 tarihli protokol kapsamında teminat senedi olduğunu, üçüncü kişilere ciro edilemez" ibaresi açıkça yazılmış olduğunu, işbu talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, icra takip dosyasında müvekkilin haciz baskısı altında ödeme yaptırılmaya çalışılmasına karşı öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte olunması halinde uygun bulunacak bir teminat karşılığında, ihtiyati tedbir kararı verimesine, takibin durdurulmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararıyla takibin durdurulması yönünde karar verilemeyeceğini, istinaf dilekçesindeki iddiaların içerik itibariyle de gerçek dışı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının, takibe konu bonoya imza atarken ismini bilerek ve isteyerek kötü niyetle yanlış yazdığını, farklı bir isim yazarak karışıklık yaratmaya giriştiğini, takibe konu bonoda hem şirket kaşesi üzerine atılı imza olduğunu, açığa atılan ikinci bir imza da olduğunu, davacının yerel mahkemeye sunduğu protokol olduğu iddia edilen belgenin, takip konusu bono ile hiçbir alakası olmadığını, takibe konu senedin bir teminat senedi olmadığı ve davacı tarafça sunulan protokolde düzenleneceği belirtilen bonoyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, bu sebeplerle davacı tarafın iddialarının ve istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: Dava İİK 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu bononun teminat senedi olarak düzenlendiğini, müvekkili davacının takip alacaklısına borcu bulunmadığını beyanla öncelikle teminatsız mümkün olmaz ise cüzi bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasını talep etmiş, mahkemece 16/02/2023 tarihli ara karar ile tedbir talebinin %15 teminat karşılığı icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde kabulüne karar verilmiş, davacı vekili bu karardan sonra yeniden tedbiren takibin durdurulmasını talep etmiş mahkemece 25.09.2023 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 25.09.2023 tarihli ara karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İİK 72/ 2-3 maddesi gereği, İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu hükümde, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulabileceği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın takip alacaklısına ödenmemesine karar verilebileceği öngörülmüştür.Somut olayda, menfi tespit talepli dava, 27.07.2018 tanzim, 30.09.2018 vade tarihli ve 100.000,00-TL bedelli bonoya dayanılarak başlatılan icra takibinden sonra açılmış olup, İİK 72/3. maddesindeki yasal düzenleme karşısında takibin durdurulmasına yasal olanak bulunmadığı, mahkemece çoğun içinde az da vardır ilkesi gözetilerek ve yasal düzenlemeye uygun şekilde icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yolunda teminat karşılığı tedbir kararı verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönündeki tedbir talebinin yerinde olmadığı, talebin reddine dair ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2023 tarihli ara karar ve 2023/118 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.