mahkeme 2023/1761 E. 2023/1738 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1761
2023/1738
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1761
KARAR NO: 2023/1738
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07.09.2023
NUMARASI: 2023/813 D.iş
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; 30/07/2023 keşide tarihli 1.500.000,00-TL'lik takibe konu çek sebebiyle müvekkilinin alacaklı olduğunu, vadesi gelen ve herhangi bir rehinle de teminat altına alınmamış olan alacak açısından ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, borçlu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 04/08/2023 tarih ve 2023/813 D. İş Esas, 2023/797 D. İş Karar sayılı kararı ile, ihtiyati haciz koşulları oluştuğu kabul edilerek, talebin %15 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, ihtiyati haciz kararına karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraflardan ... A.Ş, ... A.Ş. ve .... vekillerince itiraz edilmiştir.
İTİRAZLAR İhtiyati hacze itiraz eden ... A.Ş. vekili itiraz dilekçesi ile; İhtiyati hacze ilişkin şartların oluşmadığını, ihtiyati haciz isteyen tarafın alacaklı sıfatını taşımadığını, borçlunun kaçmasının ihtiyati haciz sebebi sayılabilmesi için, alacaklının alacağını elde edebilmesini tehlikeye sokması veya güçleştirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin mal kaçırma durumunun söz konusu olmadığını, mal kaçırıldığına dair herhangi bir delil sunulmamasına rağmen mahkemece haksız olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkilinin ticaret ile ilgilendiğini, müvekkilinin mal varlıklarına haciz konulması halinde müvekkilinin ticari itibarinin zedeleneceğini ve ticari hayatının olumsuz etkileneceğini, müvekkilinin mal varlıklarını kaçırma kastı bulunmadığı gibi ihtiyati hacze konu alacakları karşılayacak mal varlıkları bulunduğunu, müvekkili şirkette ... ve ... müştereken temsile yetkili olduğunu, ancak takibe konu çekin sadece ... tarafından imzalanmış olduğunu, müvekkili şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiğinden takibe konu çekin müvekkili şirket bakımından bağlayıcı olmadığını, verilen ihtiyati haciz kararının haksız olduğunu belirterek, verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden ... A.Ş. ve ... vekili itiraz dilekçesi ile; ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemece verildiğini, müvekkillerinin ve diğer borçluların adreslerinin İstanbul Adliyesi yargı sınırları içerisinde bulunmadığını, yetkili mahkemelerin Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, talebe konu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin yetkilisi ve sahibinin ... olduğunu, müvekkilinin talep eden yana herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince itiraz üzerine 07.09.2023 tarihli ek karar ile; 04/08/2023 tarih ve 2023/813 D. İş Esas., 2023/797 D. İş Karar sayılı kararına karşı, ...ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan itirazın kabulü ile, verilen ihtiyati haciz kararının bu şirket yönünden tüm neticeleri ile birlikte kaldırılmasına, 04/08/2023 tarih ve 2023/813 D. İş Esas, 2023/797 D. İş Karar Sayılı kararına karşı, ... A. Ş. ve ... tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Borçlu ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz isteyen vekili icraya konu çekin, faktoring sözleşmesinin imzalanmasından sonra yapılan faktoring işlemine istinaden alındığını, faktoring sözleşmesinin ''v-çeşitli hükümler'' bölümünün 25.maddesinde(17.sayfada)İstanbul mahkemelerinin yetkisinin açıkça kararlaştırıldığını, işbu sebeple açılan icra takibi için yetkili icra daireleri İstanbul İcra Müdürlükleri olduğunu beyan etmiş ise de, alacaklı tarafından takipte faktoring sözleşmesine dayanılmadığını, takipte dayanılmayan sözleşmeye göre yetki itirazı sonuçlandırılamayacağı gibi temel ilişkiden mücerret olan çeke dayalı takipte temel ilişki çerçevesinde düzenlenen sözleşmeye göre yetkili yerin belirlenmesine olanak bulunmadığını, diğer taraftan takibe konu çeklere açık atıf yapmayan sözleşme hükmüne göre de ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkisinin belirlenemeyeceğini, bunun yanısıra müvekkili şahıs olup üçüncü kişiler tarafından imza edilen yetki sözleşmelerinin müvekkilini bağlamadığını, İhtiyati haciz talep eden vekilince, takip dayanağı çekin bankaya ibrazından sonra alacaklının ikametgahında takip yapılabileceği ileri sürülmüş ise de, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında; kambiyo senetlerine dayalı takipte dayanak belgenin ödeme için ibrazı ve karşılıksız kalması ya da protesto görmesi halinde aranılacak borç niteliğinin değişmeyeceği, borcun götürülecek borç haline dönüşmeyeceği ve sair yetki kuralları ile örtüşmediği müddetçe alacaklının kendi yerleşim yerinde takip yapamayacağını, Takibe konu edilen çekte keşide yerinin Kayseri olduğunu, muhatap banka şubesinin Kayseri olduğu, müvekkilinin takip tarihindeki adresinin Kayseri olduğunu, ihtiyati haciz kararının uygulanacağı yer yönünden Kayseri'de yapılması gerektiğini, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını, bu nedenle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ihtiyati haciz kararının müvekkili yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Borçlu ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Diğer borçlu ... adına sunulan istinaf dilekçesinde yetkiye ilişkin olarak ileri sürülen hususlarla aynı hususları ileri sürerek, Talebe konu çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu kapsamda mezkur çekin 30.07.2023 tarihli olup ekte sunulan imza sirkülerinden ve ticaret sicil müdürlüğü evraklarından anlaşılacağı üzere müvekkili şirket yetkilisi ve sahibinin 07.06.2023 tarihinden itibaren ... olup bu hususun 21.06.2023 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yapılan ilanla da sabit hale geldiğini, ayrıca müvekkili şirketin alacaklı gözüken ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle de alacaklı gözükünce herhangi bir borcu dahi bulunmadığını, bu doğrultuda müvekkil şirkete ait imza sirkülerini ve müvekkili şirket yetkilisi ... örnek imza suretlerini dilekçe ekinde sunduklarını, Mahkemece dosya üzerinden çek metni üzerinde basit bir şekilde yapılacak incelemeden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirket yetkilisinin imzası ile çek metni üzerindeki imzaların birbirinden farklı olduğunu, bu bağlamda müvekkili şirket yetkilisine ait imza ile çek metni üzerindeki imzanın başlangıcı ve bitiriliş karakteristikleri, imzanın meyili, hız ve seyirleri ile presyon dağılımları, kaligrafik özellikler ve itiyadi unsurlar yönünden farklılık bulunduğunu, tüm bunlara rağmen mahkemece imza konusunda bir inceleme yapılmadan ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu beyan ederek, müvekkili aleyhine verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep, Mahkemece 07.09.2023 tarihli ek karar ile, borçlu ... A. Ş. ve ... tarafından ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın istinaf yoluyla incelenmesinden ibarettir.Mahkemenin yetkisine ilişkin olarak ileri sürülen ortak istinaf sebepleri incelendiğinde; Bir ödeme vasıtası olan ve aranacak borçlardan olan çekin ibrazından sonra çek niteliği ve kambiyo hukukundan kaynaklanan alacağın niteliği değişmez, kısacası ibraz sonucunda çek borcu götürülecek borca dönüşmez. Bu nedenle çek hamili alacaklının ikametgahı yer mahkemesi yetkili olmaz. Çeke dayalı alacaklarda çek ibraz edilse ve karşılıksız kalsa dahi zamanaşımına uğrayana kadar çekin sağladığı üstün hakları muhafaza etmektedir. Yani ibrazı halinde dahi aranılacak alacak vasfını kaybetmez. Aksi takdirde TTK'nın çeke sağladığı hakların uygulanması mümkün olmaz. Bu nedenle; alacaklının ikametgahı Mahkemeleri somut olayda yetkili değildir. Çekten kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde, çekin keşide yerinde, ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Somut olayda, ihtiyati hacze konu çek incelendiğinde, keşide yerinin Kayseri olduğu, yine borçluların yerleşim yerlerinin de Kayseri olduğu görülmektedir. Ancak talebe konu çekin faktoring sözleşmesi kapsamında alındığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, istinafa gelen gerek asıl borçlu ve gerekse kefilin söz konusu sözleşme altında imzalarının bulunduğu, sözleşmede kararlaştırılan yetki şartına göre, İstanbul Mahkemelerinin uyuşmazlıklarda yetkili kılındığı, yetki şartının istinafa gelen borçlu ve kefili de bağladığı, takipte faktoring sözleşmesine dayanılmamış olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, bu nedenle Mahkemece itirazın bu yönden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Borçlu ... A.Ş. Vekilinin esasa yönelik istinaf nedenleri incelendiğinde;Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... A.Ş. vekili, çekteki müvekkili şirket adına atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de; İİK'nun 265 maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, ihtiyati haczin dayanağı çekteki imzanın ve cironun sahte olduğu yönündeki itirazın, sınırlı sayılan itiraz sebeplerinden olmadığı Mahkemece itirazın bu yönden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından istinafa gelen borçlular vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.09.2023 tarih ve 2023/813 D.iş sayılı kararına karşı karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı Mahmut Milli tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı Borçlu ...A.Ş. tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.