Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1754
2026/128
2 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1754 Esas
KARAR NO: 2026/128
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2023
NUMARASI : 2017/1063 E. - 2023/464 K.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve FinansmanŞirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nin dava konusu ticari alacağının, ... ... A.Ş. ile imzalanmış olan Alacak Temlik Sözleşmesi uyarınca ... ... ... A.Ş.'ye devir ve temlik edildiğini, ... ... ... A.Ş.'nin 17/03/2017 tarihli karar ile ... ... A.Ş. ile ... ... A.Ş. hükmü çatısı altında birleştiğini, temlik eden ... A.Ş. ile dava dışı borçlu ... . Ltd. Şti. arasında davalı ...'ün müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu 12/09/2012 tarihli Faktoring Sözleşmesinin imzalandığını, Faktoring Sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan haksız itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, İstanbul 20. İera Hukuk Mahkemesi'nin 2013/693 Esas sayılı dosyasıyla itirazın kaldırılması davası açılmış ise de takibe konu belgenin İİK m.68'de sayılan belgelerden olmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, taraflar arasında akdedilen Faktoring Sözleşmesi şart ve hükümlerine uygun davranılmadığını, borcun tam ve zamanında ödenmediğini, Faktoring Sözleşmesinin 7. Maddesi uyarınca TCMB'nin (kısa vadeli) avans işlemlerinde uygulanan reeskont faiz oranına, bu oranın %100 ilavesi suretiyle bulunacak oranda yıllık temerrüt faizi uygulanacağını, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı doyası üzerinden başlatılan icra takibinin fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı tutularak açılması nedeniyle alacağın, TCMB'nin (kısa vadeli) avans işlemlerinde uygulanan reeskont faiz oranına, bu oranın %100 ilavesi suretiyle bulunacak oranda yıllık temerrüt faizi ile birlikte hesaplanması gerektiğini, dava dışı asıl borçlu ... . Ltd. Şti'nin İstanbul Ticaret Odası kaydı incelendiğinde kanun gereği üyeliğinin askıya alındığının anlaşılması nedeniyle husumetin müşterek borçlu müteselsil kefil ...'e yöneltildiği öne sürülerek 30.000 TL alacağın dava tarihi itibarı ile sözleşmede belirtilen oranda uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mahkemece aynı bilirkişiden itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmış 22/08/2022 tarihli ek rapora göre davacının dava tarihi olan 08/12/2017 tarihi itibariyle 28.955,00-TL asıl alacak ve daha önce davalıya İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığından takip tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek temerrüt tarihinden itibaren dava tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmış ve toplamda 29.989,84-TL işlemiş faiz alacağı olduğu raporla tespit edilmiştir. Davacı taraf 05/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 28.955,00-TL asıl alacak ve hesaplanan 29.989,84-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 58.944,84-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Dava açılırken davacı dava dilekçesinde sonuç ve istem bölümünde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00-TL alacağın dava tarihi itibariyle uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği görülmüştür. Şöyle ki davacı davayı açtığında işlemiş faiz talep etmemesine rağmen ek rapor sunulduktan sonra ıslah dilekçesi ile işlemiş faiz alacağı talebinde bulunmuştur. Faiz talebi ayrı bir dava konusu yapılabilir ise de davalı daha önce mütemerrit duruma düşmüş ise davacı dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren faiz istemeyip yalnız faiz istemekle dava tarihinden itibaren faiz istemiş sayılır. Dava dilekçesi ile talep edilmeyen faizin ıslah ile talep edilmesi mümkün olmayıp bu nedenle davacının dava dilekçesinde talep etmediği işlemiş faiz talebinin mahkememizce reddi gerekmiştir. Belirtilen bu nedenlerle davalı kefile geçerli kefaleti bulunduğundan dava dışı asıl borçlu ... ... Limited Şirketi ile davacıya karşı müteselsilen borçtan sorumlu olduğu, toplanan deliller tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının asıl borçlu şirketten 28.955,00-TL alacaklı olduğu, bu miktarın kefalet limiti içerisinde kaldığı ve davalı kefilin borçtan müteselsil sorumlu olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine, 28.955,00-TL'nin dava tarihi olan 08/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Müvekkili şirket Bankacılık Kanunu’na göre kurulmuş bir ... ... şirketi olduğundan Bankacılık Kanunu’nun 143/5 maddesi uyarınca 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre ödenecek damga vergisinden ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan muaf olduğunu, alacağın temlik edildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkili şirketin temerrüt tarihinden dava tarihine kadar 29.989,84 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu tespitinde bulunulduğunu, Yerel Mahkeme dava dilekçesinde faize ilişkin bir talepte bulunulmadığı ve ıslah ile talebin genişletilemeyeceğinden hareketle taleple bağlılık ilkesine göre karar aldığını, dava dilekçenin netice ve talep kısmının birinci bendinde; “1. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile 30.000,00 TL alacağın, dava tarihi itibariyle sözleşmede belirtilen oranda uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsiline,” denilmek suretiyle taraflarınca talepte bulunulduğunu, ilaveten ıslah dilekçesinin ikinci bendinde; “2. Islah talebimizin kabulüne ve 22/08/2022 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda müddeabihin ıslahı yolu ile arttırdığımız kısım (28.944,84-TL) ile dava dilekçesinde talep ettiğimiz miktarların (30.000,00-TL) birleştirilmesi sonucu; 58.944.84 TL alacağın müvekkile ödenmesine, dava tarihinden (08.12.2017) itibaren 28.955.00 TL asıl alacak için Sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak % 19,50 ve değişen (TCMB tarafından belirlenen Avans Faizinin 2 katı oranında) oranlarda işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” denilmek suretiyle işleyecek olan faiz talebinde bulunulduğunu, E. 2017/8 K. 2019/3 T. 24.5.2019 Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurul Kararında;"Bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmî davada, dava konusu miktarın kısmî ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceğine" yönelik emsal yüksek yargı içtihadı da dikkate alındığında ıslah dilekçesinde faiz talebine yer verilmesi halinde hüküm verilirken bu dilekçedeki talebin dikkate alınması gerektiğini, davanın kabulü gerekir iken kısmen reddi yönünde hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dava konusu şirketin, kağıt üzerinde tarafınca kurulmuş gözükse de aslında abisi...'e ait olduğunu, şirketi abisine devretmek istediğinde de abisinin borcu olduğunu söyleyerek şirketi üzerine almayacağını söylediği için şirket devredilemediğini, Şirketin ticari işleriyle herhangi bir alakası olmadığını, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/342 EB. 2021/820 K. sayılı dosyasında vergi usul kanununa muhalefet suçundan sanık sıfatıyla yargılandığında da "sahte fatura düzenleme ve sanık ...'ın herhangi bir fatura tanzim etmediğini, 2016 yılında hukuken şirketi devraldığını, işlerini yürüttüğünü beyan ederek sanık ...'ın savunmalarını doğruladığı," ifadesi ile abisi...'ce de şirketi kendisinin açtığı ve kullandığı, adımın kağıt üzerinde göstermelik olarak geçtiğinin ikrar edildiğini, Faktoring sözleşmesinde sözleşme özel şartlar bölümünde müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamış olsa da sözleşme imzalandığı sırada şirketin göstermelik ortağı sıfatında olduğunu, bu nedenle TBK 584. maddesi uyarınca evli olduğu için eşinin rızası aranması gerektiğini, kefalet sözleşmesinde kefil olmasının bu nedenle mümkün olmayıp gerekçeli kararın hukuka ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya gerekçeli kararın 01.08.2023 tarihinde normal tebligat olarak gönderildiğini, Davalının istinaf süresinin istinaf dilekçesi tarihi olan 04.09.2023 tarihi itibariyle dolduğu düşünüldüğünü, davalının kefaletinin sabit olduğunu, Davalının istinaf başvurusuna dayanak olarak sunduğu Ceza Mahkemesi kararı ile huzurdaki davanın bir ilgisi bulunmadığını, davalının şirket ortağı olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; alacak davası olup, davacı temlik veren ... A.Ş. (temlik alan ... ... Anonim Şirketi) ile dava dışı ... ... Limited Şirketi arasında 12/09/2012 tarihli 500.000,00-TL limitli faktoring sözleşmesi imzalandığı, faktoring sözleşmesinin dava dışı şirketin sözleşme tarihi itibariyle %90 hissedarı ve yetkili müdürü olan davalı ...'in sözleşme limitinde yani 500.000,00-TL limitli müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacının eldeki davada iddiası taraflar arasındaki faktoring sözleşmesinin şartlarına uygun davranılmayarak borcun ödenmediğini, asıl borçlu ... ... Limited Şirketi'nin İstanbul Ticaret Odası kaydına göre üyeliğinin askıya alındığını, sözleşme uyarınca davalının müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu iddia ederek eldeki alacak davasını açtığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, Bilirkişi ...'e tevdii edilen dosyada tanzim olunan 10/01/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı ... A.Ş. (eski ünvanı ... A.Ş.)'nin usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğunu, dava konusu icra takibinin dayanağının 12/09/2012 tarihinde yapılan faktoring işleminden kaynaklandığını, karşılıksız işlemi yapılan çek örneğinin dosyaya sunulması durumunda, ilgili faktoring işleminden dolayı, alacağını temlik eden ... A.Ş.'nin 30.000,00 TL değil 28.955,00 TL alacaklı olduğunun anlaşılabileceğini aksi halde davacının alacağını ispatlayamamış olacağını, Mahkemenin 27/06/2019 tarihli kararıyla "bilirkişi ön raporunda belirtilen ihtarname tebliğ şerhleri, ihtarname evrakı, ihtarname kat hesabının nasıl yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin okunaklı onaylı örneğinin dosyaya ibrazı için davacı vekiline 2 haftalık süre verilmesine" karar verilmişse de ihtarname evrakı ve ihtarname tebliğ şerhlerinin dosyaya sunulmadığını, İhtarname tarihinin okunaklı olmaması ve tebliğ şerhlerinin dosyaya sunulmamış olması nedenleriyle işlemiş faiz hesaplaması yapılmasının mümkün olmadığını, ihtarnameye ilişkin gider makbuzu dosyaya sunulu olmadığından icra takibindeki “ihtar gideri” kaleminin değerlendirilemediği sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, Mali Müşavir Bilirkişi...'a tevdii edilen dosyada tanzim olunan 24/01/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı/Temlik alan (Temlik veren ... A.Ş) ile dava dışı ... Ltd Şti arasında imzalanan 12.09.2012 tarihli 500.000 TL limitli Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, Faktoring Sözleşmesini, Dava dışı şirketin Sözleşme Tarihi itibariyle %90 hissedarı ve yetkili müdürü olan Davalı ...'ün Sözleşme limitinde (500.000 TL) Müteselsil kefil olarak imzaladığını, TBK 583 ve 584 maddeleri gereğince davalının davacıya karşı kefaleten sorumlu olduğunu ve asıl borçlu şirketin hissedar ve yetkili müdürü olduğundan Eş Rızası aranmayacağını, Faktoring Sözleşmesi çerçevesinde: Dava dışı ... Ltd. Şti'i tarafından dava dışı ... ...Ltd Şti adına düzenlenen 17.12.2012 tarih ... seri nolu 47.689.70 TL bedelli fatura Faktoring işlemine tabi tutulduğunu, fatura alacağının ödenmesi için, Fatura alacaklısı dava dışı ... Tic Ltd. Şti'nin lehtar olduğu dava konusu 25.01.2013 tarihli ... seri nolu 30.000.00 TL bedelli çekin dava dışı ... c Ltd Şti tarafından keşide çekin temlik veren ... A.Ş'ne, Faktoring işleminden kaynaklanan borcun ödenmesi için teslim edildiğini, Faktoring borçlusu ... Ltd Şti, dava dışı ... ... Ltd Şti'den 17.12.2012 tarih ... seri nolu 47.689.70 TL bedelli faturanın 30.000 TL'lık kısmının (Faktoring işlemine konu edilen tutar) kısmının ödenmesi için teslim aldığı 25.01.2013 tarihli ... seri nolu 30.000 TL bedelli çekin ciro edilerek Temlik alan ... A.Ş'ye teslim edildiğini, Faktoring işlemine dayanak olan 17.12.2012 tarih ... seri nolu 47.689.70 TL bedelli fatura (işbu faturanın 30.000 TL'lıkı kısmı için) taraflar arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesi ve ilgili Mevzuata uygun olarak işlem yapıldığını, Temlik veren ... A.Ş tarafından, 17.12.2012 tarih ... seri nolu faturanın 30.000 TL'lık kısmının 12.09.2012 tarihli Faktoring işlemi ile İskonto işlemi işlemi sonrasında 27.203.84 TL Dava dışı ... ... Ltd Şti'nin ... Bankası A.Ş/Mecidiyeköy Şubesi nezdinde ki hesabına havale ile ödendiğini, fatura alacağının ödenmesi için dava dışı şirketten ciro yoluyla teslim alınan 25.01.2013 tarih ... seri nolu çekin tahsilinin gerçekleşmemesi üzerine, Temlik veren ... A.Ş tarafından Faktoring Borçlusu ... Ltd Şti ve sözleşmede müteselsil kefil ...'e Beyoğlu 8. Noterliğinin 18.02.2013 tarih ... yevmiyeli İhtarname keşide edilerek, Kredi hesabının kat edildiği ve kat tarihi itibariyle Faktoring Sözleşmesinden kaynaklanan 30.000 TL'lık faktöring borcunun İhtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, Müteselsil kefil Davalı ...'e ise usulüne uygun olarak İhtarname tebliğ edilememiş olması nedeniyle huzurdaki işbu dava tarihinin 08.12.2017 tarihi itibariyle Temerrüt oluştuğunun kabulünün gerektiğini, 12.09.2012 tarihli Faktoring Sözleşmesi kapsamındaki Faktoring İşleminden dolayı, dava dışı asıl borçlu ... ... Ltd Şti'den 28.955.00 TL alacaklı olduğunu, İşbu Faktoring işleminden kaynaklanan 28.955.00 TL borçtan davalı ...'ün müteselsilen sorumlu olduğunu ve davanın 08.12.2017 tarihinden itibaren 28.955.00 TL alacak için Faktoring Sözleşmesinin 7. Maddesine uygun olarak %27,50 temerrüt faizi ile birlikte talep edilebileceğinin değerlendirildiğini, sonuç olarak; Temlik alan Davacı ... ... A.Ş'nin Dava dışı asıl borçlu ... ... Ltd Şti'den Faktoring Sözleşmesinden kaynaklanan 28.955.00 TL alacaklı olduğunu, Faktoring Sözleşmesinde müteselsil kefaleti bulunan davalı ...'ün söz konusu 28.955.00 TL tutarındaki borçtan dava dışı asıl borçlu ile birlikte davacıya karşı sorumlu olduğunu, davalı ...'ün Faktoring Sözleşmesini 500.000 TL limit üzerinden müteselsil kefil olarak imzaladığını, tespit edilen 28.955.00 TL tutarındaki davacı alacağının kefalet limiti içinde kaldığını, davalı müteselsil kefil ...'ün 28.955.00 TL borçtan ve dava tarihinden itibaren kendi temerrütünden de sorumlu olacağını, davacının sözleşmenin 7.maddesine uygun olarak %27.50 temerrüt faizi talebinin yerinde olduğunu belirtmiştir. Ek rapor için Mali Müşavir Bilirkişi...'a tevdii edilen dosyada tanzim olunan 22/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Müteselsil kefil Davalı ...'e usulüne uygun olarak İhtarname tebliğ edilememiş olması nedeniyle, asıl borçlu ve ve müteselsil kefil aleyhine açılan İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı 04.03.2013 tarihli İcra takip tarihi İtibariyle davalının temerrüde düştüğünün kabulünün gerektiğini, davacının, 08.12.2017 dava tarihi itibariyle 28.955.00 TL asıl, 29.989.84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 58.944.84 TL alacak hesaplandığını, dava tarihinden ( 08.12.2017) itibaren 28.955.00 TL asıl alacak için Sözleşmenin 7 maddesine uygun olarak % 19,50 ve değişen ( TCMB tarafından belirlenen Avans Faizinin 2 katı oranında) oranlarında faiz talep edilebileceğini belirtmiştir. Davacı istinaf istemine ilişkin olarak; Davacı tarafça dava dilekçesinde 30.000 TL alacağın dava tarihi itibarı ile sözleşmede belirtilen oranda uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, ıslah delikçesi ile 58.944.84 TL alacağın ödenmesine, dava tarihinden (08.12.2017) itibaren 28.955.00 TL asıl alacak için Sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak % 19,50 ve değişen (TCMB tarafından belirlenen Avans Faizinin 2 katı oranında) oranlarda işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece her ne kadar ıslah ile faiz talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile ıslah talebinin reddine karar verilmiş ise de, ıslah ile faizin talep edilebileceği, İstanbul 11.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı 04.03.2013 tarihli İcra takip tarihi İtibariyle davalının temerrüde düştüğü buna göre, davacının, 08.12.2017 dava tarihi itibariyle 28.955.00 TL asıl, 29.989.84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 58.944.84 TL alacaklı olduğu, dava tarihinden ( 08.12.2017) itibaren 28.955.00 TL asıl alacak avans faizinin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacının istinaf isteminin kabulü ile, kararın bu nedenle kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı istinaf istemine ilişkin olarak;Davacı temlik veren ... A.Ş. (temlik alan ... ... Anonim Şirketi) ile dava dışı ... ... Limited Şirketi arasında 12/09/2012 tarihli 500.000,00-TL limitli faktoring sözleşmesi imzalandığı, faktoring sözleşmesinin dava dışı şirketin sözleşme tarihi itibariyle %90 hissedarı ve yetkili müdürü olan davalı ...'in sözleşme limitinde yani 500.000,00-TL limitli müteselsil kefil olarak imzaladığı, TBK 584. maddesi uyarınca kefil evli ise eş rızasının arandığı ancak söz konusu maddede yapılan değişiklikle ticari işletmenin sahibi, ortağı ve yöneticisi tarafından işletme veya şirket ile ilgili verilecek kefaletlerde eş rızasının aranması hususunun kaldırıldığı, buna göre ... yönünden eş rızasının bulunmasının gerekmediği, davalı tarafça evrak üzerinde şirketin kendisinin ancak fiiliyatta kardeşine ait olduğu ve ceza mahkemesi kararı bulunduğu ileri sürülmüş ise de, Ceza mahkemesi kararının, kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığının tespiti yönünden hukuk mahkemesindeki yargılamada bağlayıcı olmayacağı, istinaf talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ıslaha ve faize ilişkin istinaf nedeni yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına , davalının istinaf isteminin esastan reddine, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek 28.955,00 TL asıl alacak ile 29.989,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.944.84 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden ( 08.12.2017) itibaren 28.955.00 TL asıl alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih, 2017/1063 E., 2023/464 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
4-Davanın KABULÜ ile, 28.955,00 TL asıl alacak ile 29.989,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.944.84 TL alacağın, 28.955.00 TL asıl alacağa 08/12/2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.026,52 TL karar harcından peşin alınan (peşin+ıslah harcı) 1.051,40- TL'nin mahsubu ile 2.975,12 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 1.051,40 peşin ve ıslah harcı, 4,60 TL vekalet harcı, 1.6500,00 TL bilirkişi ücreti, 626,90 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.364,30 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
6/b- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.977,91 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 494,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.483,41 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
6/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 150,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 738,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 888,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.