Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/822
2024/1986
2 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/822 Esas
KARAR NO:2024/1986
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/12/2021
NUMARASI:2019/520 E. - 2021/887 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/12/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davaya konu ...k A.Ş. Avcılar Şubesinden verilmiş, .. seri no.lu, keşide yeri İstanbul olan 25/12/2007 keşide tarihli 25,000,00 TL bedelli bir adet çeke istinaden dava dışı çek lehdarı ... A,Ş, tarafından müvekkil aleyhine .... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmıştır. Dava ve takibe konu çekte keşideci görünen müvekkil ...’ atfen atılmış imza müvekkile ait değildir ve sahte olarak müvekkil namına çek imzalanıp tedavüle çıkarılmış ve müvekkil aleyhine icra takibine konu edilmiştir. Kaldı ki, dava ve takibe konu çek incelendiğinde görüleceği üzere çekle ilgili karşılıksız İşleminin yapılamadığı ve karşılıksız kaşesinin bulunmadığı görülmektedir.Davaya konu çekle ilgili yapılan ve müvekkilin mağduriyetine yol açan sahtecilikle ilgili savcılık nezdinde gerekli şikayet yapılmış olmakla birlikte aradan geçen uzunca zaman nedeniyle dosyanın akıbeti ile ilgili bilgi sahibi değildir. Bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafça müvekkil şirket tarafından temlik alınan ... sayılı dosyasına konu ... A.Ş. ... Şubesi'nden verilmiş ... seri numaralı, 25.12.2007 tarihli ve 25.000,00-TL bedelli çekte bulunan imzanın kendisine ait olmadığı ve bu sebeple borçlu olmadığını iddia etmektedir. Ancak söz konusu iddialar, müvekkil şirketin haklı alacağına ulaşmasını engellemek için ortaya atılan iddialar olup, tarafımızca bu iddiaların kabulü mümkün değildir. Davacı vekili tarafından müvekkili davacının yerine sahte olarak imza atıldığı ve müvekkilinin bilgisi dışında piyasaya sürüldüğü yönünde iddiada bulunulmuş ise de davaya konu icra takibi dayanağı çek üzerindeki imzanın sahteliğinin çıplak gözle anlaşılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının müvekkil şirketin kötüniyetli olduğu yönündeki iddialarının reddi gereklidir. Her yargılamanın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği ilkesi karşısında davacı adına keşide edilen başkaca çeklere ilişkin davalar ve Soruşturmaların huzurdaki dava açısından delil teşkil etmesi mümkün olmayacaktır. Davacı tarafın bu davayı açmada hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacı taraf dava konu icra dosyasına savcılıktan alındığı iddia edilen bir kararla icra dosyasından taraf sıfatını sonlandırdığını belirtmiştir. Ayrıca söz konusu icra dosya kapalı olması sebebiyle de davacı tarafından işbu davayı açmada hukuki yararı bulunmamaktadır. Hal böyle iken davacı tarafça açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, davacı tarafın bütün iddialarının reddi ile açılan iş bu menfi tespit davasının reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Celp edilen İstanbul .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/1800 Esas, 2008/718 karar sayılı 23/05/2008 tarihli kararının bir suretinin icra dosyasına bulunduğu, mahkeme dosyasında takip konusu 25.000,00 TL çekte keşidesi ...'e aften atılan imzanın eli ürünü olmadığına dair rapor bilirkişi raporu düzenlendiği ve rapor doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verildiği kararın kesinleştiği anlaşıldığından, davanın kabulüne," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili Şirketin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143. Maddesi uyarınca BDDK izni ile kurulmuş bir finansal kuruluş olup; genel olarak bankalar ve diğer finansal kuruluşların tahsili gecikmiş alacaklarının satın alınması tahsili ve yeniden yapılandırılması işi ile iştigal eden bir varlık yönetim şirketi olduğunu, temlik eden ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında akdedilen Beyoğlu .... Noterliğinin 28.09.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı alacak temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'nin .... (eski esası ... E sayılı olan) sayılı takip dosyası kaynaklı mevcut alacağı, alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi merciye ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere .. A.Ş.’ne devir ve temlik edildiğini, ... A.Ş. ile ... A.Ş.’nin T.T.K. hükümleri doğrultusunda birleşmesi neticesinde ... A.Ş. tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş.’ne devrolmuş, birleşme işlemi 21.09.2018 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil edilerek 27.09.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş bulunduğunu, İcra hukuk mahkemesinin vermiş olduğu kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, sınırlı yetkili bir mahkeme olan icra hukuk mahkemesince alınmış bilirkişi raporundan dayanılarak aleyhe hüküm tesisinin hakkaniyete aykırı olduğunu, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/1800 Esas, 2008/718 karar sayılı 23/05/2008 tarihli kararına dayalı olarak karar verilmesinde tahkikatın eksik bir şekilde yapıldığını, istinafa konu edilen mahalli mahkeme kararında dayanak olarak gösterilen icra mahkemesi kararının 2008 tarihli bir karar olup; aradan geçen zaman zarfında imza incelemesi konusunda araştırma teknolojinin gelişmiş olduğunu, Mahalli mahkemece yapılması gerekenin dönem itibariyle emsal imzalarının celbi sonrasında dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı yana aidiyeti yönünde kesin kanaat içerir bir rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, -2008 senesinden dava tarihine değin sessiz kalan davacı yan nezdinde hakkın kötüye kullanıldığını (T.C Yargıtay 19. HD. Esas: 2016 / 5618 Karar: 2017 / 1675 Karar Tarihi: 02.03.2017) bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Davaya konu ... A.Ş.... Şubesinden verilmiş, ... seri no.lu, keşide yeri İstanbul olan 25/12/2007 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli bir adet çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmaması iddiası ile İcra Takip dosyasına borcu olmadığına dair açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/1800 Esas, 2008/718 karar sayılı 23/05/2008 tarihli kararının bir suretinin icra dosyasına bulunduğu anlaşılmış, mahkeme dosyasında takip konusu 25.000,00 TL çekte keşidesi ...'e aften atılan imzanın eli ürünü olmadığına dair rapor bilirkişi raporu düzenlendiği, Mahkemece re'sen bilirkişi tayin edilen...'dan alınan 14.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda;Tetkik konusu 25,000 YTL miktarlı çekte keşideci ...’e atfen atılmış bir adet imzanın, dosyada mevcut mukayese imzalara kıyasla ...’in eli ürünü olmadığı gerçek imzası model alınmak suretiyle takliden atılmış sahte imza olduğunu bildirmiştir.Mahkemece İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/1800 Esas, 2008/718 karar sayılı 23/05/2008 tarihli kararına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmişse de; İcra Hukuk Mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, mahkemece İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunun incelenerek hükme esas alınıp alınamayacağının, yeterli teknik aletler kullanılıp kullanılmadığı, karşılaştırmaya esas yeterli imza örneklerinin toplanıp toplanmadığının incelenmediği, tarafların beyanlarının alınmadığı eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2021 tarih, 2019/520 E. 2021/887 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.