mahkeme 2022/533 E. 2024/1802 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/533

Karar No

2024/1802

Karar Tarihi

5 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/533 Esas
KARAR NO:2024/1802
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:01/12/2021
NUMARASI:2021/301 E. - 2021/232 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/11/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, "..." ismi altında 16.10.1993 yılında Zeytinburnu'nda faaliyete başladığını, başlangıçtan itibaren "..." markası altında faaliyette bulunduğunu ve "..." markasını maruf hale getirmek için uğraştığını, 21.01.1998 yılında ... Şti.'ni kurduğunu, 1993 yılından beri nizasız ve fasılasız olarak "... " markası altında ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ... sayı ile "29" sınıfta;- ... sayı ile "25,31,3237,39" sınıfta;- ... sayı ile "01, 02, 04, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 20,-1, 22, 25, 26, 28 31, 32, 33, 34, 35, 36 37, 38 39, 40, 42. 45" sınıflarda ... markasının 43. Sınıfta yiyecek ve içeceklerin sağlanması hizmetleri alanında tescil ettirdiğini, ... markasının '"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri alanında önceye dayalı ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, müvekkilin markasının tanınmışlığından yararlanmak isteyen davalının, müvekkilin markası ile iltibas oluşturarak müşteri portföyünden istifade etmek için 03-03-2016 tarihinde "... ... Şirketi" unvanı altında şirket kuruluşu yaptığını, 27.03.2017 tarihinde de ... sayı ile " ... ' ibaresi ile marka başvurusu gerçekleştirdiğini, marka kullanımında sürekli olarak “..." ibaresini ön plana çıkararak sanki markası "..." ibaresiymiş gibi kullandığını, davalı firmanın “... " isimli işletmeyi 22/12/2017 tarihinde ... ... Şti firmasına devir ettiğini, bunun üzerine haksız rekabetin önlenmesi ve ... ... Şti'nin unvanında yer alan "..." ibaresinin terkini için Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/251 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda "haksız rekabetin men'ine ve davalının unvanında yer alan ... ibaresinin Terkinine karar verildiğini, davalının bu sefer ... internet sitesine 22 Haziran 2020 tarihinde ...ilan numarası ile vermiş olduğu ilanda '1992 yılından bu yana İstanbul'da faaliyet gösteren ... markamızı ... olarak satışa çıkarmış bulunduklarını, ... işkembenin İstanbul genelinde ki potansiyeli İstanbul halkının takdir ettiği ve tercih ettiği bir marka haline gelmiştir buna istinaden satışa sunuyoruz. Markamızla birlikte ortaklık tekliflerine açığız." açıklaması ile satışa çıkardığını, Davalının gerek fiili kullanımını gösterir resimler, gerek marka satış ilanı davalının müvekkilin markası ile iltibas oluşturmak için gayret sarf ettiğini, "..." ibaresinin tamamen markanın tescil belgesine bağlanması için araç olarak kullanıldığını, davalının asıl kullanmak istediği unsurun "..." ibaresi olduğunun açıkça görüldüğünü, izah edilen nedenle davalı adına tescilli ... sayılı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesi gerektiğini, Davalının Ticaret Unvanında "..." ibaresini kullanmasının müvekkilinin unvanı ve markası ile haksız rekabet oluşturmaya yönelik olup, TTK md. 52 uyarınca davalının unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinin, davalı adına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "Kötüniyetli tescil iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise; tarafların her ikisinin de aynı şehirde ve aynı sektörde faaliyet gösterdikleri; davacının faaliyet gösterdiği söz konusu sektörde varlığının uzun yıllara dayandığı ve İstanbul'daki tüketiciler nezdinde belli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı, bir tacir olan davalının, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde davacı marka ve hizmetlerinden habersiz olmasının olağan hayatın akışına aykırı olduğu ve bu bilme-bilmeyi gerekme durumuna rağmen tüketiciler nezdinde davacı markalarına benzer markayı tescil ettirdiği; bu durumda söz konusu tescilin iyiniyetli bir tescil olarak kabul edilemeyeceği, somut olayda kötüniyetin unsurlarının gerçekleştiği hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Kabul edilen kötüniyetli tescil yönünden davalı markasının tescilli olduğu tüm hizmet ve bakımından hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. SMK'nun 7/3-e md'sine göre "işaretin(markanın) ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" marka hakkına tecavüz hallerinden biridir ve marka hakkı sahibine bu fiillerin önlenmesini (terkinini) isteme hakkı doğurur. Somut olayda, davacı markasının davalıya ait ticaret unvanında esas unsur olarak yer aldığı, bu hali ile tecavüz oluşturduğu ve terkin koşullarının bulunduğu anlaşılmış; davacının davasının kabulü "şeklindeki gerekçeleri ile;Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalıya ait ...tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, -Davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, -Hüküm özetinin masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı taraf önceki başvurularında "..." ibaresini tescil ettiğini fakat ... başvuru numarası ile ... ve ... Şti. Adına yeniden "..." markası olarak bir tescil yaptığını, müvekkil tarafından ise "..." markasının tescili davacının tescil başvuru tarihi olan 20.10.2017 tarihinden önce 03.03.2017 tarihinde yapıldığını, müvekkil tarafından tescil ettirilen markanın hem isim-soyisim hemde ... adı altında tamamen başkaca bir marka olarak göründüğünü, davacının sadece "..." marka tescili ile içinde ... ibaresini taşıyan aynı iş kolundaki tüm markalara hükümsüzlük talebinde bulunabileceğini, ticaret ünvanı açısından bilirkişinin yapmış olduğunu yanlış yönlendirmenin çok açık olduğunu, "... " ünvanı ile "..." arasında kanunun gösterdiği bir engel durumu olmamakla birlikte, iltibasa mahal verecek benzerlikte de olmadığını, mahkemenin "..." eki ile "İstanbul" eki arasındaki farkı gözeteceğini, müvekkil şirket sahibinin soyadı olan ... bu durumun gerçekliğini ispatladığını, davacı ne kadar hükümsüzlük talep etmişse de ... marka tescili dışında öz ad veya soyadının kullanım yoğunluğunun da değerlendirmede önem arz ettiğini, kişi adlarının marka olarak tescilinde ilk akla gelen ihtimal kişinin kendi adı ya da aile fertlerinin adını bu amaçla kullandığını, davaya konu markalar incelenirse davacının "... ..." tescilini de 10.06.2021 tarihinde yaptırmış olduğu ve dava konusu göz önüne alındığında burada aslında kötü niyetin davacı tarafça olduğunu, tarafça yapılan incelemeler neticesinde "..." ibareli pek çok 43. Sınıfta bulunan işletmenin mevcut olduğunu, müvekkil tarafına bakıldığında ise "...mamen hükümsüzlük koşullarından uzak olduğunu, davacının yeni tescil başvurusunu "... ..." olarak yapıp tescilletmiş olması müvekkilin oluşturmuş olduğu işletmeye yönelik direk tecavüz olduğunu, müvekkil tarafından tescil ettirilen markanın tamamen farklı, isim- soyad ve nitelik belirten ekleri olduğu ve fakat davacının aslında sonradan oluşturmak istediği "..." markasının hukuka aykırı olarak tescil yolunu açmak istemesi amacıyla ikame edilen haksız bir dava olduğunu, Bilirkişi raporunun sadece davacı taraflı inceleme yapmasına karşın "... ..." tescilini rapora eklemediği, hukuki dayanaktan daha çok incelemenin yorum şeklinde yapılıp, kanun maddelerinin altının gerektiği şekilde doldurulmadığını bilirkişi incelemesinde "... " ve "..." açısından ticaret ünvanı irdelemesi yapıldığını raporda TTK md. 46 tamamen yanlış yorumlandığını, müvekkil şirketin tescili Yerel Mahkemece kabul edilse de davanın kabul edilmesi bu yönde hukuka aykırılık oluşturduğunu, alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının da değerlendirilmediğini, Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/301 Esas 2021/232 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNFA CEVAP DİLEKÇESİ:Davacılar istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerin sahip olduğu üstün hak nedeniyle, müvekkilin markası ile iltibas oluşturan davalı adına tescilli ... sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkini ve davalının Ticaret Unvanında yer alan ... ibaresinin terkinine karar verilmesi için dava açıldığını, davalının istinaf sebebi olarak belirttiği hususların tamamının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dosyasında delillerin toplandığını ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, mahkemece verilen kararın uygun olduğunu, davalının yerinde olmayan istinaf taleplerinin reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇ:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalıya ait ... tescil numaralı markanın davacıya ait markalar ile benzerlik, karıştırma ihtimali, önceye dayalı hak sahipliği, kötüniyet nedenleriyle hükümsüzlük ve davalının ticaret unvanında bulunan "..." kelimesinin davacı markasına ait unsurları barındırması nedenleriyle terkini davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 15/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacının tescilsiz marka kullanımının, davalının "..." marka tescili için başvuru tarihi olan 03.03.2017 tarihinden daha eskiye dayalı markasal nitelikte bir kullanım olduğu, gerçek (eskiye dayalı) ve öncelikli hak sahibinin davacı olduğu, Davacının kullanımı dikkate alındığında, 43. sınıfta markayı kullandığı ve bu kullanıma bağlı olarak ilgili sınıfta hak elde edildiği, Hükümsüzlüğü istenen markanın tescil kapsamının da aynı şekilde; 43. sınıf olduğu, Haliyle, Dava konusu ... tescil no.lu markanın 43. Sınıf 1. Alt Grubunda yer alan Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için SMK m.6/3 ve 25/1 uyarınca kısmi hükümsüzlük şartının mevcut olduğu, davalı markası açısından SMK m.6/1 açısından hükümsüzlüğe ilişkin şartların olduğu, SMK m.6/9 kapsamında Davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı şirketin "..." ibaresini 1998 yılında, davalı şirketin ise 2016 yılında tescil ettirdiği İTO kayıtlarından tespit edilmekte olup, her 2 ticaret ünvanında da yer alan ve ayırt edici nitelik taşıyan/vurgu/kök/kılavuz unsur olan ek niteliğindeki "..." ibaresini, tescil tarihi itibariyle öncelikli kullanma hakkının kayıtlara göre Davacı şirkete ait olduğu öncelik hakkına sahip olduğu anlaşılan davacı yönünden, davalı şirketin ticaret siciline tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresinin dolmamış olduğu, Şirketlerin faaliyet alanlarının aynı ya da benzer olduğu, Davalının ünvanındaki ek'in gerek taraf markaları gerekse de ünvanları arasında benzerlik ve iltibas riski doğuracağı, dolayısıyla belirtilen bu sebeplerle davalıya ait ticaret ünvanının TTK.m.52/1 uyarınca terkin şartlarının mevcut olduğu" belirtilmiştir.Davalı vekili 03/11/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle, dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen markanın müvekkilinin babasının adı ve soyadı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan tescil başvurusu ve kabul tarihi sicile göre daha önce yapıldığından sonradan yapılan başvuru ile hükümsüzlük başvurusu yapılamayacağını, bilirkişi incelemesinde "... ..." ve "... İSTANBUL" açısından ticaret unvanı irdelemesi yapılmış olup raporda TTK md.46'nın tamamen yanlış yorumlandığını, bilirkişi raporunda karıştırılma ihtimali ve ayırtedicilikten bahsedilirken müvekkilinin aslında farklı bir isim tescilinin bu karışıklığı engellemeye yönelik olduğunu, davaya konu markalar incelenirse davacının "... " tescilini de 10/06/2021 tarihinde yaptırmış olduğu ve dava konusu göz önüne alındığında burada aslında kötüniyetin davacı taraflı olduğunu, rapora itirazları doğrultusunda yeni bilirkişiden yeni rapor alınmasını talep etmiştir. SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir. Hak sahipliği açısından 6769 sayılı SMK temelde tescil sistemini benimsemiş ise de bir işaret üzerinde tescilden önce hak sahibi olunabileceği de kabul edilmiştir. Buna göre markada öncelik hakkı (önceye dayalı hak sahipliği) o markayı ihdas ve istimal edene aittir Böyle durumlarda tescil kurucu değil açıklayıcı etkiye sahiptir. Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.Markalar arasında benzerlik incelemesi yapılırken kıyaslanan markaların sınıfsal, işitsel, anlamsal ve görsel özellikleri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. Somut olayda toplanan tüm deliller bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasındaki ortak unsur "..." kelimesi olduğu Davalı markasının "..." unsurlarından oluştuğu markanın ortalama tüketici nezdinde dikkat çekici ve hatırda kalan unsurunun “...” ibaresi olduğu, markada yer alan diğer unsurların, söz konusu markaya ayırt edicilik katarak, davacıların öncelik hakkı sahibi olduğu davalının tescilinin “...” ibaresinden farklılaştırmak suretiyle müstakil bir marka haline getirmediği ve markaların halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğu davacı kullanımının emsal olarak sunulan Yargıtay kararları ile de tespit edildiği üzere, daha eskiye dayalı olduğu anlaşılmıştır.Tarafların her ikisinin de aynı şehirde ve aynı sektörde faaliyet gösterdikleri; davacının faaliyet gösterdiği söz konusu sektörde varlığının uzun yıllara dayandığı ve İstanbul'daki tüketiciler nezdinde belli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı, bir tacir olan davalının, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde davacı marka ve hizmetlerinden habersiz olmasının olağan hayatın akışına aykırı olduğu , davacı markalarına benzer markayı tescil ettirdiği anlaşılıyor ise de bu durum tek başına davalının kötü niyetli olduğunu göstermemektedir. Uygulamada (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.07.2008 tarih ve E.2008/11-501, K. 2008/507 sayılı ilamında ve 15/04/2015 tarihli 2013/11-1831 Esas 2015/1198 Karar sayılı kararında da açıklandığı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce de uygulamada benimsendiği üzere) marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil nedeniyle sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötüniyetli tescil olarak kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davalı markasının bu şekilde kötüniyetli olarak tescil edildiğine yönelik somut deliller bulunmadığından, mahkemenin kötüniyete yönelik gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir.Mahkemece davacının öncelik hakkı sahibi olduğunun tespiti ile, davalı tescilli markasının 43. Sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" nde 6769 Sayılı SMK 6/3 ve 25/1 maddeleri gereğince kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi, davacının öncelik hakkı sahipliğini ispatlayamadığı diğer sınıflarda hükümsüzlük talebinin reddi, davacı tescilli ticaret unvanı ve tescilsiz markası ile iltibas oluşturan davalı ticaret unvanından ... ibaresinin terkini gerekirken, farklı gerekçe ile markanın tümüyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesine göre kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının markasının kısmen hükümsüzlüğüne ve ticaret unvanından ... ibaresinin terkinine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 01/12/2021 tarih, 2021/301 E. 2021/232 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında düzeltilmiş gerekçe ile hüküm kurulmasına,3-Davanın KISMEN KABULÜNE3/a-Davalıya ait 2017/19187 tescil numaralı markanın 43. Sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" nde kısmen hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hükümsüzlük talebinin reddine,3/b-Davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, 3/c-Hüküm özetinin masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken marka hükümsüzlüğü yönünden 427,60 TL, ünvan terkini talebi yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 795,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7.80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 116,60 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,- 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 90,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1090,50 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 817,88 TL'lık kısmının (%75) davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre marka hükümsüzlüğü talebi yönünden 40.000,00- TL, ünvan terkini talebi yönünden 40.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddine karar verilen marka hükümsüzlüğü talebi yönünden 40.000,00- TL, maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı,78,60 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 299,30 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim