mahkeme 2022/516 E. 2024/1801 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/516

Karar No

2024/1801

Karar Tarihi

5 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/516
KARAR NO: 2024/1801
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/10/2021
NUMARASI: 2018/944 E. - 2021/1016 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. nin kurucusu ve yöneticileri olduğunu, müvekkilin ve davalının ortağı olduğu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında 2011-2015 yılları arasında alışveriş gerçekleştirilmiş olduğunu, ilgili şirketin talebi üzerine müvekkillerinin ticari güveni sağlamak, yükümlülüklerini yerine getireceklerine dair güvence vermek maksadıyla borçlu olarak kendi isimlerini yazmak suretiyle üzerinde miktar belirtilmemiş alıcı ismi dahi yazmayan senetler üzerine imza atmış olduklarını, 3 adet senet olduğunu, ilkinin müvekkillerince 5.000 TL tutarında doldurulduğunu fakat diğer iki senette müvekkillerinin yalnızca adları ve adreslerinin müvekkillerce doldurulduğunu, tarih dahil olmak üzere kalan tüm kısımların davalı tarafından sahte olarak doldurulduğunu, imzaların atılmasının üzerinden 6 yıl geçtikten ve hatta ilgili şirketler arasında bir alışveriş ilişkisi dahi kalmadığı bir dönemde davalı tarafından sonradan gerçek dışı doldurulmuş olduğunu, bu durumun ilk bakışta görülecek ölçüde olduğunu, senet üzerindeki yazılar arasında ciddi bir tarih farkı olduğunun belli olduğunu, davalı şahsın senetleri sahte olarak doldurmak suretiyle menfaat elde etmeye çalışması nedeniyle hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, 29/08/2018 tarihli şikayet dilekçesinin ekte sunulduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, senetlerin sahteliğinin tespitine, icra takibinin iptaline, yargılama süresince ihtiyati tedbirlerin uygulanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı süresi içerisinde açmadığını ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davacı tarafın tanık dinletme talebine muvafakat etmediğini, davacı tarafın müvekkil aleyhine açtığı davaların mesnetsiz bulunması üzerine işbu davayı açarak şansını denemek istediğini, davacı tarafın dava konusu takibe dayanak bonoya da itirazının söz konusu olmadığını, dava konusu icra takibinin dayanağı senedin tartışmaya yer vermeyecek şekilde borçlu tarafın kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren kambiyo senedi olduğunu, davacı tarafın takibe konu bonodaki imzaya herhangi bir itirazının da söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın zamanaşımı yönünden reddine, tanık dinletme talebinin reddine, davanın reddine, davacı tarafın %40 tan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kambiyo senetlerinden kaynaklı İİK 72 maddesi kapsamında açılmış menfi tespit davası olduğu, davacıların keşidecesi oldukları senetlerin teminat için düzenlendiğini ve açığa imza atıldığını ileri sürdükleri, 6102 sayılı T.T.K.' nun 776/2-f ve 680.maddeleri uyarınca, açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, senetlerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki keşideci davacıların iddialarını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiği, uyuşmazlık konusu senetlerin kambiyo senedi olduğu, sebepten mücerret olduklarından, senetlerin hamili olan davalının bu senetlerin düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkiyi ispat etme zorunluluğunun bulunmadığı, davacı tarafın iddialarının, dava konusu senetlerin miktarı itibariyle HMK' nın 200. Maddesi gereği yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediği, dava konusu senetler ile ilgili açığa imzanın kötüye kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarından davalı hakkında şikayette bulunulduğu ancak soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; dava konusu senetler sebebiyle davacıların borçlu olmadığına yönelik davanın sübut bulmadığından reddine, koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığı" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin kurucusu ve yöneticisi olduğu ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile davalının eski ortağı olduğu şirket olan ... ticaret A.Ş. 2011- 2015 yılları arasında gerçekleştirilen alışveriş neticesinde müvekkiller tarafından ilgili şirketin talebi üzerine ticari güveni sağlamak, yükümlülüklerini yerine getireceklerine dair güvence vermek maksadıyla borçlu olarak kendi isimlerini yazmak suretiyle alıcısı dahi yazılmamış boş senetler imzalandığını, davalı ... tarafından işbu senetler tanzim edilmesinin ardından 6 sene geçtikten sonra haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine konu edildiğini, senetlerin takibe konu edildiği tarih itibari ile davalı ... ile eskiden ortağı olduğu dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. İle dahi herhangi bir alışveriş işi kalmadığını, yargılamanın her aşamasında verilen senetlerin teminat niteliğinde olduğu, her ne kadar kambiyo senedi vasfında görünseler ve illetten mücerret olsalar dahi hiçbir hukuki, ticari ilişkisi olmayan müvekkiller ve davalının bu şekilde bir senet düzenlemesinin mümkün olmadığı, böyle bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bu kapsamda taraflar arasında bir alacak- borç ilişkinin olmadığını kanıtlamak adına davalının herhangi bir vergi bildiriminde bulunup bulunmadığı, fatura kesip kesmediği hususunun araştırılmasının mahkemeden talep edildiğini, HMK'nın 353/3. Maddesinin açık olduğunu mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadığını , değerlendirilmediğini talepleri hakkında karar verilmediğini yargılamada haksız bir şekilde ispat yükünün müvekkil davacılarda olduğundan bahisle ret kararı verildiğini, İşbu karar açıkça usul ve yasaya aykırı olduğundan düzeltilmesi gerektiğini, bu sebeplerle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/944 Esas 2021/1016 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, ve davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNFA CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı istinafa cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/944 E. 2021/1016 K. Sayılı ve 22.10.2021 tarihli kararında senedin sahte olduğunu, müvekkili tanımadıklarını iddia ettiğini, sonrasında ise müvekkilin şirketi ile ticari ilişkileri olduğunu beyan ettiğini, gerçekleştirilen alışveriş neticesinde takibe konu senetlerin kendileri tarafından imzalandığını, ancak bu seferde bu senetlerin teminat amaçlı verildiği ticari güveni sağlamak amacıyla verildiğini beyan ettiğini, müvekkil aleyhine Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi nin 2018/681 E. Sayılı dosyası ile borca itiraz davası açarak Bakırköy ... İcra Müdürlüğü nün ... E. Sayılı dosyasının iptalini, takibin ihtiyat -i tedbir ile durdurulmasını talep ettiğini, Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi nin 2018/681 E. Sayılı dosyasından ihtiyat -i tedbir taleplerini reddettiğini davacıların müvekkil aleyhine şikayette bulunulan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/87692 soruşturma sayılı dosyasından takipsizlik kararı verildiğini, davacı yan tabiri caizse her yolu deneyerek çelişkili beyanlar ile hayatın olağan akışına, hukuka ve gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu, davacıların delil ve iddialarını ispatlamaları gerektiğini, davacı yanın kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/944 E. 2021/1016 K. Sayılı ve 22.10.2021 tarihli kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava İİK 72 maddeye göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; alacaklısının ..., borçlusunun ... ve ... olduğu, 05/10/2017 düzenleme; 05/12/2017 ve 05/01/2018 ödeme tarihli 60.000-TL bedelli iki adet bonoya istinaden 17/08/2018 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacılar tarafından takip konusu bononun teminat amaçlı verildiği ve yalnızca adları ve adreslerinin kendileri tarafından doldurulduğunu, tarih dahil olmak üzere kalan tüm kısımların davalı tarafından sahte olarak doldurulduğunu ileri sürmüşlerdir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,06/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle," Tetkik konusu 60.000-TL bedelli iki adet senette borçlu ...'e atfen atılmış imzalar ile (...) isim ve adres yazılarının ...'in eli ürünü olduğu, borçlu ...'e atfen atılmış imzalar ile (...) isim yazısı ve sadece T.C. Rakamlarının ...'in eli ürünü olduğu, inceleme konusu her iki senette (60.000-Altmış bin ), (sine), (nakten), (m) yazılarının senetlerdeki diğer yazılardan farklı bir kişi, diğer (tanzim tarihi), (ödeme tarihi), (...), (Bakırköy) ve ... isim yazısı altındaki adres yazılarının ise farklı ikinci bir kişi elinden çıktıkları" belirtilmiştir. Mahkemece davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacıların yöneticisi oldukları ... San. Tic. Ltd. Şti'nin son 6 yıllık tüm ticari defter ve kayıtları incelenmek sureti ile davacıların borçlu olup olmadığı, alacağın varlığı hususlarında Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği talimat mahkemesince ihtaratlı tebligata rağmen ticari defter ve kayıtların sunulmadığı anlaşılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/87692 Soruşturma sayılı dosyasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği görülmüştür. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Davacılar tarafından icra takibine konu bonodaki isim adres dışındaki yazıların kendilerine ait olmadığı senedin teminat senedi olarak verildiğini ileri sürmüş iseler de bu iddiaların ve senedin anlaşmaya aykırı düzenlendiği iddiasının yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği davacılar tarafından yazılı belge ibraz edilmediği istinaflarında ileri sürdükleri üzere bir alacak- borç ilişkinin olmadığını kanıtlamak adına davalının herhangi bir vergi bildiriminde bulunup bulunmadığı, fatura kesip kesmediği hususunun araştırılmasına mücerretlik ilkesi gereğince gerek bulunmadığından davacılar tarafından ticari defter ve belgelerinin de ibraz edilmediği gözetildiğinde davacılar tarafından iddiaları yazılı belge ile ispat edilemediği mahkemece davanın reddine dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacılar verilinin istinaf başvurusunun/ 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2021 tarih ve 2018/944 E. 2021/1016 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 266,20-TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/11/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim