Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1423

Karar No

2025/255

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1423
KARAR NO:2025/255
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/04/2022
NUMARASI:2017/1160 E. - 2022/383 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacılar dava dilekçesinde ölen muris ...'un mirasçıları olduklarını, muris ... hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 02/03/2009 keşide tarihli 05/05/2015 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bonoya istinaden takip başlatıldığını, bononun dayanağının olmadığını, bononun tanzim edildiği tarihte murisin çok yaşlı,(80 yaş) ,okuduğunu idrak etme ve imzalama yetkisi olmadığını,2008 tarihinden itibaren hasta olup unutkanlığının da olduğunu, Bakırköy'de hastanede yattığını, davalılardan ...'nin murisin eski kiracısı olup taraflar arasındaki tek ilişkinin kira ilişkisi olduğunu, bu nedenle murisin bu kişiye borçlanmayı gerektirecek bir durumun olmadığını, bu kişinin de bonoyu diğer kötü niyetli davalıya devrettiğini, ayrıca murisin mirasçılarının İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/728 Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz davasının açıldığını, yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine 2016/8893 Soruşturmanın devam ettiğini, icra takibinin tedbiren durdurulmasını, davacıların borçlu olmadığının tespitini ve %20 kötü niyet tazminatının alınması için dava açmıştır.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı ... cevap dilekçesinde, davacıların önce İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinde imzaya itiraz davasını açtıklarını imzanın muris ...'a ait olduğunun ortaya çıkması üzerine iş bu davayı kötü niyetle açtıklarını, bononun kambiyo senedi olup sebepten mücerret olduğunu, davacıların murisinin dava konusu senedi düzenledikten 1 yıl sonra bile 19/02/2010 tarihinde mühür beyannamesi düzenleyecek derecede ehliyet sahibi olduğunu, önceki hamile karşı ileri sürülebilecek defilerin şahsına karşı ileri sürülemeyeceğini, davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatı talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde, davacıların aynı sebeplerle açtıkları icra hukuk mahkemesindeki davalarının ret edildiğini, bononun kambiyo senedi olup sebepten mücerret olduğunu, murisin de ehliyet sahibi olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm dosya üzerinden İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmıştır. Bu rapora göre muris ...'un icraya konu senet tanzim tarihi olan 02/03/2009 tarihi itibarıyla fiil ehliyetine haiz olduğu bildirilmiştir. Bu rapor karşısında davacıların iddialarının haksız olduğu, senedin geçerli bir senet olduğu, icra takibinin hukuka uygun olduğu, açılan menfi tespit davasının reddi gerektiği anlaşılmıştır. Dava haksız olup ret kararı verildiğinden alacaklı davalı ... lehine davacılar aleyhine İcra ve İflas Kanununun 72/4 maddesi gereğince %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. " şeklindeki gerekçeleri ile,Davacıların davalılar aleyhine açtıkları menfi tespit davasının REDDİNE, Dava haksız olup reddoluğundan alacaklı davalı ...'ın zararının karşılanması için İİK 72/4 maddesi gereğince %20 oranında icra inkar tazminatının davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olduğunu, adli tıp kurumunun 01.02.2022 tarihli raporunun eksik incelemeyle hazırlanıp hükme esas alındığını, rapora itiraz ettiklerini, mahkemece itirazlarının yok sayıldığını, muriste anksiyete bozukluğu olduğunu ve kullandığı psikolojik ilaçlara ait reçeteleri dosyaya sunduklarını, yaşı, hastalıkları ve ilaçların beraber değerlendirilmesi sonucu fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde tespit yapılabileceğini, adli tıp kurumunun bu hususların hiçbirini değerlendirmeden 02.03.2009 tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğunun belirtildiğini, murisin kullandığı ilaçların yan etkileri arasında görme zayıflığı, halüsinasyonlar, zihin bulanıklığı gibi günlük yaşamı etlikeyebilecek durumlar olduğunu, bu durumdaki 80 yaşındaki bir kişi için fiil ehliyetine haiz olduğundan bahsetmenin hukuken mümkün olmadığını, davalıların murisin yaşlı ve hasta olmasından faydalanarak dolandırdıklarını, murisin kiracısı olan davalı ... lehine 150.000,00 TL meblağlı bono düzenlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senet tanzim tarihinde 81 yaşında olan murisin bir yıl sonra 2010 yılında vefat ettiğini, dolandırıcılık suçu nedeniyle savcılık şikayeti yaptıklarını ve İstanbul CBS 2016/8893 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, savcılık dosya numarasını mahkemeye bildirerek sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, savcılık dosyasında alınan beyanların hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili olduğunu, murisin kendisinden borç aldığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge sunmadıklarını, diğer davalı ...'ın, Muhterem İsteyici ile büyükbaş hayvan ticareti yaptığını ileri sürdüğünü ancak buna ilişkin hiçbir belge ve tanığı olmadığını beyan ettiğini, mahkemece savcılık dosyasının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, mahkemenin taraflar arasındaki temel ilişkinin neden kaynaklandığı, borcun kaynağının ne olduğu gibi hususlarda araştırma yapması ve davalıların alacağın varlığını ispat etmesi gerektiğini, savcılık dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı yanın amacının yargılamayı uzatmak olduğunu, hükme esas alınan adli tıp kurumu raporunun denetime elverişli olduğunu, davacının iddialarının değerlendirilmediği iddiasının asılsız olduğunu, adli tıp kurumu raporunda adli psikiyatriyi ilgilendiren hususların, davacıların müvekkillerinden dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlaması ile şikayetçi olduğu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/8893 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacılardan ...'un aynı sebeple mükerrer şikayette bulunduğu Küçükçekmece CBS 2021/15102 soruşturma numaralı dosyada da kovuşturma yapılmasına gyer olmadığına karar verildiğini, bu durumda soruşturma dosyalarının bekletici mesele yapılmasına yer olmadığını, bononun kambiyo senedi olup sebepten mücerret olduğunu, bu ilkeye göre kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliğinin temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğunu, ispat yükünün borçluya ait olduğunu, davacıların önce senetteki imzanın murislerine ait olmadığını, sahtecilik yapıldığını iddia ettiklerini, bu iddialarının gerçeği yansıtmadığı tespit edilince bu kez murislerinin ehliyetsiz olduğunu ileri sürdüklerini, ATK raporunda da murisin bononun tanzim tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğunun tespit edildiğini, davacıların kötü niyetli olduğunun huzurdaki davada da da tespit edildiğini, anılan soruşturma dosyalarında henüz karar verilmemiş olsaydı bile henüz bir ceza mahkemesi kararının bulunmadığı noktada hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararını beklemek zorunda olduğunun söylenemeyeceğini, bu durumun yargılamaların makul sürede tamamlanmasının öne geçtiğini, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacılar dava dilekçesi ile muris ...'un mirasçıları olduklarını, muris ... hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 02/03/2009 keşide tarihli 05/05/2015 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bonoya istinaden takip başlatıldığını, murisin yaşlı olduğu, unutkanlığının bulunduğu ve Bakırköy' de hastanede yattığını, davalılardan ...'nin murisin eski kiracısı olup taraflar arasındaki tek ilişkinin kira ilişkisi olduğunu, bu nedenle murisin bu kişiye borçlanmayı gerektirecek bir durumun olmadığını belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davacılar tarafından senet tanzim tarihi itibarıyla murisleri ...'un işlem yapma ehliyetinin bulunmadığını iddia etmektedirler. İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine bonoya istinaden 30/10/2015 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Dava konusu, icra takibine konu senette, keşideci davacıların murisi ..., lehtarı ..., 02/03/2009 keşide tarihli, 05/05/2015 ödeme tarihli, 150.000,00 TL bedelli bono olduğu görülmüştür.İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 14/12/2016 gün 2015/728 Esas 2016/837 Karar sayılı dosyada mahkemece dosyada yapılan imza incelemesi sonucu senetteki imzanın ...'un eli ürünü olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 22 HD istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.Mahkemece, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmıştır.İstanbul ATK 4. İhtisas Dairesine ait 26/12/2022 tarih-529 sayılı raporda ;" Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)” davası nedeniyle “senedin tanzim edildiği 02.03.2009 tarihi itibariyle fiil ehliyetinin olup olmadığı” sorulan ... oğlu, 1928 doğumlu, 08.11.2010 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden, muris hakkında işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre, ...'un 02.03.2009 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur. "denilmektedir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacılar tarafından senette keşideci olan murislerinin yaşlı olması, hastalığının ve unutkanlığının bulunması sebebi ile hukuki ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de bononun düzenleme tarihi itibarı ile kendisinde mevcut sistemik hastalıkların tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği fiil ehliyetine haiz olduğu ATK raporu ile tespit edildiğinden, davacıların iddiaları sübut bulmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarih ve 2017/1160 E., 2022/383 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim