Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1414
2025/140
17 Ocak 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1414
KARAR NO:2025/140
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:09/07/2020
NUMARASI:2018/285 E. - 2020/121 K.
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa ait olan "..." markası adı altında satışı yapılan reçel ve marmelat ürünlerine ait ambalajların ... numarası ile tescil edildiğini, 20/01/2016 tarihinde yenilendiğini, tescile konu tasarımın kanun hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davalı şirketin müvekkiline tasarım hakkına tecavüz iddiası ile dava açılmış olması nedeniyle hükümsüzlük davası açma menfaatinin bulunduğunu, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicililiğinin bulunmadığını, söz konusu tasarımların tescil tarihinde piyasada yer alan aynı nitelikteki bütün ürünlerin ambalajları ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, piyasadaki reçel ve marmelat ürünlerinin hepsinin ambalajlarında aynı kompozisyondaki meyve figürlerinin kullanılmakta olduğunu ve aynı ebatlardaki ambalajlarda satıldıklarını, ambalaj tasarımlarında ambalajlanan nesnenin ne olduğu, bununla ilgili özelliklerin kodlandığı semboller, renkler ve diğer grafik tasarım öğelerinin kullanılmakta olduğunu, tescil tarihi itibariyle bütün reçellerin ambalajlarının benzer olarak arka planda vişne, çilek vb. meyveler ihtiva ettiğini ve ekstra geleneksel ibaresini içermekte olduğunu, piyasada bulunan reçel ambalajlarının benzer renk, görsel ve yerleşim prensiplerine sahip olduğunu, tescil tarihinde piyasada olan diğer tasarımların standart bir tasarım rengine, standart bir konsepte ve standart bir ürün tanımına sahip olduğunu, hiçbirinin tasarımsal olarak bir özgünlüğe sahip olmadığını, davalının tasarımının da yeni olmadığını, dava konusu tasarımda tasarımcının seçenek özgürlüğü bulunmadığından tasarımın koruma hükümlerinden faydalanmasının mümkün olmadığını, bu durumun piyasadaki mevcut tasarımların birbirinin aynı olmasından ileri geldiğini belirterek, davanın kabulünü ve davalı şirketin ... numaralı çoklu tasarım tescil belgesindeki tasarımların hükümsüzlüğünü, sicilden terkini ve tasarım tescil belgesinin iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğunu, müvekkili şirketin tasarımlarının yeni ve özgün olduğunu, davacı şirketin farklı bir renk, kaligrafi, kompozisyon içinde ambalaj tasarımı yapmasının mümkün olduğunu, müvekkili şirketin tasarımlarının piyasada mevcut ambalajlardan ayırt edici bir görünüme sahip olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davalı adına tescilli çoklu ambalaj deseni tasarımı, reçel ve marmelat ürünleriyle ilgili tasarımlar olup; reçel ve marmelatın içinde bulunan meyve resimlerinden, yazı ve grafiklerden oluşmaktadır.Alınan bilirkisi raporu, tasarım tescil belgesi ve tüm dosya kapsamı ile, davalının ambalaj deseninde arka fonun yesil renginde oldugu, etiketin alt kısmında birikmis görünümlü, birden fazla sayıda çoklu visne görseli ve çilek görseli bulundugu, ürünün marka ve logosunun etiketin merkez, üst konumunda yer aldıgı, arka fondan beyaz arkalık ile ayrıldıgı, marka logosunda yazı karakteri serif font ailesinden karakter köselerinde kuyruklara sahip, marka ismi olan "..." ibaresinin hemen altında "g" harfi altında dısbükey kavis yapan turuncu bir serit bulundugu, marka logosunun hemen altında 3/4 genislik oranında, sans serif yazı karakteri ile yazılmıs "ekstra geleneksel" ve bu ibarenin altında üstteki ibareden daha kalın yazı karakterleri ile yazılmıs "..." ve "..." ibarelerinin bulunduğu, etiketin merkez alt kısmında "meyve oranı %45" ibaresinin, bükülmüs sarı renkli bir kurdele figürü üstünde bulundugu, ürün etiketi ve barkod etiketinin sol ve sag yanlarında yer aldıgı, meyve figür ve görselleri, arka fon rengi ve "..." ibaresi vb. unsurlar tek basına bir kisinin tekeline verilemeyecek olan ve piyasada sıkça kullanılan unsurlar olsa da, bu unsurların kullanım konuları ve ebatları ve diger unsurlar ile olan konum ve boyut ilişkilerin tasarım genel görünümünü belirledikleri, ambalajın uygulanacagı genellikle silindir olan kavanoz gövdesinin alanları ile ilgili teknik bir zorunluluk bulunsa da, ambalajda kullanılan figürlerin, yazı karakterlerinin, renklerin vb. detayların belirli bir sekilde olması için herhangi bir teknik zorunluluk bulunmadıgı, tasarımcının bu alandaki seçenek özgürlüğünün oldukça genis oldugunun tespit edildigi, bu tür ürünlerin ambalajları resen de araştırıldığında, davalıya ait tasarımın daha önce kamuya sunulan tasarımlar ile benzer olmadığı, bu nedenle tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin mevcut olduğu, harcıalem desenler olmadıgı, bu nedenle hükümsüzlük kosullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla davanın REDDİNE," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Yerel Mahkeme kararının aksine dava konusu tescile konu tasarımın herhangi bir yeniliği ve ayırt ediciliği bulunmadığından hükümsüzlüğü gerektiğini, davalının tescilli tasarımının SMK m. 56/1in aradığı yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini haiz olmadığını, tasarımlar arasında küçük farklılar bulunması bunların aynı olmadığı anlamına gelmediğini, aralarında küçük farklılar bulunan tasarımların yenilik testi bağlamında "aynı" kabul edilmesi gerektiğini, sunulu Yargıtay kararlarına göre de, bir tasarımın koruma hükümlerinden faydalanabilmesi için yenilik ve ayırt edicilik unsurlarının aynı anda mevcut olması gerekmekte olup, yenilik veya ayırt edicilik unsurlarının herhangi birini sağlayan bir tasarımın koruma hükümlerinden faydalanabilmesinin de mümkün olmadığını,-Dava konusu tasarım ürün ambalajına yönelik olup; Yerel Mahkeme kararının aksine gerek başvuru tarihinde, gerek tescil tarihinde, gerekse de dava tarihinde piyasadaki reçel ve marmelat ürünlerinin hepsinin ambalajlarında aynı kompozisyondaki meyve figürleri kullanıldığını, piyasadaki bütün reçel ve marmelat ürünlerinin birbirleri ile hemen hemen aynı özellikleri haiz ve aynı ebatlardaki ambalajlar ile satıldığını,Dava konusu ürünler gibi belli bir özelliği olan şeylerin ambalajlanmasında sıkça kullanılan yöntem, ürünün özelliklerini (tat, koku, yapıldığı malzeme vb) ambalaj yolu ile tüketiciye ileterek tüketicinin hafızasında daha önceden öğrenilmiş kodlanmış olan bilgiler ile algılama sürecini hızlandırarak tamamlamak olduğunu, dava süresince delil olarak dayandıkları ve işbu istinaf dilekçe ekinde de bulunan dava konusu tasarımın tescil tarihi ve yenileme tarihinde piyasada mevcut bulunan ..., ..., ..., ... vb. diğer reçel ve marmelat satışı yapan markaların ambalaj örneklerinde (EK-1) de görüleceği üzere piyasadaki bütün reçellerin ambalajları birbirine benzer olup, her biri arka planda vişne, çilek vb. meyveler ihtiva etmekte ve "ekstra geleneksel" ibaresini içermekte olduğunu, bu bağlamda, söz konusu tasarımların genel nitelikte olduğu ve harcıalem hale geldiğinin kabulü gerektiğini,-Bilirkişi raporunda; hernekadar dava konusu tasarımın yenilik ve ayurt edicilik özelliklerine sahip olduğu yönünde değerlendirme yapılmış olsa da, raporda söz konusu değerlendirmenin neye göre yapıldığı, değerlendirme yapılırken hangi kriterlerin esas alındığının belirtilmediğini, raporun teknik yönden eksik olduğunu, denetime elverişli olmadığıın, bilirkişinin raporundaki beyanlarının aksine reçel ürününün ambalaj tasarımlarının birkaç konsept üzerinden ilerlediğini, doğallık, meyve bolluğu, premium algı olduğunu ve piyasada bulunan reçel ambalajlarının bu konseptler doğrultusunda benzer renk, görsel ve yerleşim prensiplerine sahip olduğunu, Davaya konu tasarım ile, tescil ve yenileme tarihinde piyasada olan diğer tasarımların örneğin ..., ..., ... gibi tasarımlar karşılaştırıldığında, hepsinin standart bir tasarım rengine (yeşil, sarı turuncu zemin), standart bir konsepte (meyve bolluğu) ve standart bir ürün tanımına sahip olduğunun ( Ekstra geleneksel çilek reçeli) anlaşıldığını, tasarımsal olarak hiçbir özgünlüğe sahip olmayıp yalnızca kullanılan markalar ve logoların farklı olduğunu, piyasada yer alan reçel ambalajı tasarımlarının hemen hemen hepsinde logo yerleşimi (üst ve ortada), ürün tanımı logonun altında ve düz bir yazı karakteri ile, görseller zemine yayılmış şeklinde, düz bir zemin renginde yer aldığını, Davalının hükümsüzlüğü talep edilen tasarımı incelendiğinde kontrast bir zemin üzerine herhangi bir tasarımsal özellik taşımayan, harcıalem meyve fotoğraflarının yer aldığı, onun üzerindeki katmanda üstte marka ve altında "..." ifadesinin yer aldığı görüldüğünü, davalının tasarımının bir yenilik taşımadığını, sunul Yargıtay kararına göre konserve ürün ambalajları gibi reçel kavanoz ambalajlarının da ayırt edecili nitelikte bulunmadığını, -tasarımın koruma hükümlerinden yararlanması için ayırt edicilik niteliğine sahip olması gerekmekte olup, ayırt edici nitelik bakımından birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verileceği ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınması gerektiğini,Yerel Mahkeme kararının aksine; tasarıma konu ürünün niteliği incelendiğinde, ortalama tüketicinin dikkatini çekebilecek nitelikte farklı bir tasarım yaratılma alanının çok geniş olmadığı ve bu durumun üreticilere çok fazla seçenek özgürlüğü sunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık; davalı adına tescilli ... numaralı reçel ve marmelat ambalaj tasarımlarının yenilik ve ayıt edicilik özelliğinin bulunmadığı, tasarımcı için seçenek özgürlüğü olmadığı iddiasıyla tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkindir. Davalıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesi dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde, 30/06/2011 tarihinde davalı adına tescil edilen "..." tasarımı olduğu tespit ediliştir.Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden, taraflar delillerini sunduktan sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosya içerisine alınan 13.05.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun incelenmesinde; "davalı ... A.Ş.' nin TPMK nezdinde tescilli ... sayılı çoklu tasarım belgesindeki (1) ve (2) no'lu tasarımların başvuru tarihi olan 30.06.2011 tarihli itibarı ile yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip oldukları, harcı alem nitelikte tasarımlar olmadıkları" tespit ve görüşlere yer verilmiştir. 6769 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2017 tarih, 2015/13749 Esas, 2017/2336 Karar sayılı kararında da açıkladığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususlarında tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.6769 sayılı Kanunun 56. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı 6769 sayılı Kanunun 58. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir. (Yargıtay 11. H. D'nin 05.03.2014 tarih 2013/11345 E, 2014/420 K).Dosyada alınan bilirkişi raporunda, içerikte çelişki bulunmadığı, davalıya ait tasarımlar ile dava dışı tasarımların karşılaştırılarak bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yapılan incelemeler sonucunda, hükümsüzlüğü istenen tasarımın ayırdedici niteliğe sahip olduğu, yeni olduğunun belirtildiği, dava konusu tasarıma konu olan reçel ve marmelat ürün ambalajına yönelik 1 nolu tasarımda, arka fon yeşil renginde olduğu, etiketin alt kısmında birikmiş görünümlü, birden fazla sayıda çoklu vişne görselleri bulunduğu, ürün marka logosunun etiketin merkez, üst konumunda yer aldığı, marka ismi olan “...” ibaresinin hemen altında “g” harfi altında dışbükey kavis yapan turuncu bir şerit bulunduğu, “...” ibaresinin altında “...” ibaresi bulunduğu, grafik kompozisyonlarının konumları ve ebatları ile diğer unsurlar ile olan konum ve boyut ilişkileri birbirlerinden farklı olarak görüldüğü, ... numaralı çoklu tasarım tescil belgesindeki (1) no'lu tasarım ile tasarımın tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulan ambalaj tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, 2 nolu tasarım da da grafik kompozisyonlar karşılıklı kıyaslandıklarında; kullanılan meyve figürleri, “...” vb unsurlar ortak olarak tespit edilseler ve bir başlarına bir kişinin tekeline verilemeyecek olan piyasada sıkça kullanılan unsurlar olsalar da; bu unsurların ve diğer unsurların kullanım konumları ve ebatları ile diğer unsurlar ile olan konum ve boyut ilişkileri birbirlerinden farklı olarak görüldüğü, her ne kadar davacı tarafça bu unsurların hepsinini diğer tasarımlarda da bulunduğu belirtilmiş ise de, bütüncül algı içinde farklı algılandıkları, tasarımda temel benzerlikler olabileceği, seçenek özgürlüğü sınırlı olan durumlarda küçük ayrıntı ile farklılık oluşturuyorsa yeni ve ayırt edici olduğunun kabulünün gerektiği, yasal mevzuata uygun şekilde tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle inceleme yapılan bilirkişi heyeti raporu dayanaklı, denetime elverişli ve bilimsel olup rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Hemen belirtilmelidir ki yenilik ve ayırt edicilik incelemesi, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olması nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılması gerekmektedir.Başka bir deyişle yenilik ve ayırt edicilik unsurunun incelemesi genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan bir durumdur.Dosyada mevcut bilirkişi raporunun tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten alındığı, gerekçeli ve denetime elverişli hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek davacı vekilinin istinaf isteminin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/07/2020 tarih ve 2018/285 E., 2020/121 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.