Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1386
2025/278
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1386 Esas
KARAR NO:2025/278
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/05/2022
NUMARASI:2020/385 E. - 2022/478 K.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2020/469 ESAS SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2020/699 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)|İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu senetlerin davacıdan korkutma sonucunda iradesi dışında tefecilik suçu sonucu alınmış olup bedelsiz olduğunu, davacının yakın zamanda ülkemizdeki kur dalgalanmalarından etkilendiği ve ekonomik sıkıntıya girdiğini, davalı ...'nın davacının ekonomik sıkıntı yaşadığını bildiği için dolar kuru üzerinden borç verebileceğini söylemesi üzerine davalıdan 120.000 dolar borç para aldığını, davalının daha sonra vadesinden önce davacıdan defaten ödeme isteyince davacının yaşadığı ekonomik sıkıntıdan dolayı borcu bir anda ödeyemeyeceğini, kendisine biraz zaman tanımasını istediğini, davalının bunun üzerine davacıya ait kafeye ortak olmak istediğini davacının davalının bu talebini reddetmesi üzerine verdiği borcun çok üstünde miktarlarda alacak talep ettiğini, davalının bu haksız alacaklar için davacıya baskı kurmaya başladığını, bu kapsamda işyerine gelerek davacının bulunduğu odanın kapısını davacı üzerine kilitleyerek davacıya yönelik hakaret, tehdit ve baskılarda bulunduğunu, davacının en son işyerinin basılması ve tecavüzle tehdit edilmesi devamında aile bireylerine yönelik tehditlerden dolayı davalı ...'ün dayatmaları sonucu aldığının yaklaşık iki katı kadar bir seferde 13 adet toplamda 170.000 dolarlık bonolar vermek zorunda kaldığını, davacının davalı ...'e 120.000 dolar borcu olduğunu ve bu borcu ödediğini, 120 bin dolara karşılık alınan 200 bin doların kanunlarımızda düzenlenen tefecilik suçundan başka bir şey olmadığını, tefecilik suçu sonucu elde bulundurulan bonoların kişiyi hak sahibi yapamayacağından dava sonuna kadar suç konusu bonoların karşılığının ödenmemesinin gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olup dosyaya sunulan deliller ve savcılık dosyasının yaklaşık ispatı ortaya koyduğunu belirterek davalı hakkında yapılan icra takiplerinden dolayı bonoların karşılığı olarak depo edilen paranın davacı sonuna kadar davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Söz konusu iş bu dava da dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, iş bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı ... müvekkilinin borcuna karşılık 170.000 USD karşılığı olmak üzere 05.11.2019 tarihli 14.000-USD, 05.12.2019 tarihli 14.000-USD, 05.01.2020 tarihli 14.000-USD, 05.02.2020 tarihli 14.000-USD, 05.03.2020 tarihli 14.000-USD, 05.04.2020 tarihli 14.000-USD, 05.05.2020 tarihli 14.000-USD, 05.06.2020 tarihli 14.000-USD, 05.07.2020 tarihli 14.000-USD, 05.08.2020 tarihli 4.000-USD, 05.09.2020 tarihli 4.000-USD, 05.10.2020 tarihli 6.000-USD , 05.11.2020 tarihli 30.000-USD senetleri 31.10.2019 tarihinde düzenlemiş ve tarafların ortak tanıdıkları ... ve ... tarafından bu senetlerin müvekkiline teslim edildiğini, senetlerin davacı tarafından imzalandığı hususunda tartışma bulunmadığını, davacı bu senetleri kendisinin imzaladığını kabul ettiğini, davacı bu senetlerden 05.11.2019 tarihli 14.000-USD, 05.11.2019 tarihli 14.000-USD, 05.12.2019 tarihli 14.000-USD, 05.01.2020 tarihli 14.000-USD, 05.02.2020 tarihli 14.000-USD ve 05.03.2020 tarihli 14.000-USD senetleri herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın ödediğini, Ocak ,Şubat ve Mart ayına ait senetler banka yoluyla müvekkilin hesabına ödenerek senetlerin davacı tarafından iade alındığını, davacının bu tarihe kadar ne senet içeriğine ne de borca herhangi bir itirazı olmadığını, müvekkili 05.04.2020 tarihli 14.000-USD, 05.05.2020 tarihli 14.000-USD bedelli senetlere ilişkin tahsili amacıyla ... Bankası ... şubesine verilmiş ilgili bankaca davacıya öncelikle Noter kanalıyla protesto gönderilmiş ancak senetlerin ödenmediğini, senetlere ilişkin herhangi bir menfi tespit davası da açılmadığını, bu protestolar sonrası ödeme gerçekleşmeyince müvekkilce ... sayılı dosyasından takibe geçiliğini, icra takip dosyasına ilişkin borca herhangi bir itiraz yapılmaksızın dosya borcunun ödendiğini, davacının senetlerin düzenlemesindeki iradesinin sakatlandığı yönünde bir itirazı olmuş olsa idi, savcılık şikayeti sonrası yapılan icra takip dosyası yönünden de itiraz ve huzurdaki davanın konusu yapılması gerektiğini, davacı düzenlenen bir kısım senetleri ihtirazı kayıtsız öderken ve bu senetlere ilişkin herhangi bir irade sakatlanması durumu ileri sürmez iken sonraki senetler yönünden iradesinin sakatlandığını ileri sürmesi hukuken mümkün olmadığını, irade sakatlanması durumu bölünebilen bir itiraz şeklinde ileri sürülemeyeceğini, davacı açıkça kötüniyetle borcu ödemekten kaçınma gayesi ile hareket ettiğini, öncelikle dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, tedbire itiraz eder ve tedbir kararının kaldırılmasına karar varilmesini, takiben haksız ve mesnetsiz davanın reddini, haksız ve kötüniyetli dava açan davacı tarafın % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davalının, dava konusu senedi alacağına karşılık ... isimli davalıdan teslim aldığını, senedin günü geldiğinde ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasından takibe konulduğunu, senedin yetkili ve meşru hamili olduğunu, davalının senedin iktisabında kötü niyeti veya ağır kusuru olmadığını, davacı ... ile ... arasında devam eden dava ve şahsi defilerden haberdar olmak gibi bir yükümlüğünün bulunmadığını tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/469 Esas, 2020/369 Karar sayılı dosyasında; Davacı vekili dilekçesinde özetle; Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/385 esas sayılı dosyası ile davalılardan ... yönünden 31/10/2019 düzenleme 05/08/2020 ödeme tarihli 4.000,00 USD bedelli, 31/10/2019 düzenleme, 05/09/2020 ödeme tarihli, 4.000,00 USD bedelli, 31/10/2019 düzenlenme tarihli, 05/10/2020 ödeme tarihli, 6.000,00 USD bedelli ve 31/10/2019 düzenleme tarihli, 05/01/2020 ödeme tarihli, 30.000,00 USD bedelli senetler yönünden İ.İ.K 77/2 madde gereğince taraflar arasında sınırlı olmak koşulu ile ihtiyati tedbir kararı alındığını, davalılardan ... ihtiyati tedbir kararını öğrendikten sonra ihtiyati tedbir kararını hukuka aykırı yollarla aşmak amacıyla bankadaki senetlerini diğer davalılara ciro ettiğini, diğer davalıların ise kötü niyetli kullanılan bedelsiz ve hakkında tedbir kararı bulunan senetleri takibe konu ettiğini, söz konusu senetlerin müvekkilinin ödediği asıl borç olan 120.000,00 USD'den kaynaklanmadığını, senedin ilk sahibi ...'nın tehditleri ile müvekkilinden zorla alındığını, bununla ilgili de ...'nın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/22566 Sr numaralı dosyasında müvekkiline yalnızca 120.000,00 USD verdiğini ikrar ettiğini, bu davaya konu 14.000,00 USD değerindeki bononun da müvekkilinin iradesi dışında, iradesi sakatlanarak elde edilen suç mahsulü olan senetlerden biri olduğunu, senedin iptali ve istirdadı için işbu dava dosyasını Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/385 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/699 Esas, 2021/3 Karar sayılı dosyasında;Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin davalılardan ...'dan toplamda 120.000 Dolar borç aldığını, borcunu taksitler halinde ödemekteyken, ...'nın baskı ve tehditleri nedeniyle yaklaşık 200.000 Dolar değerinde senet imzalamak zorunda kaldığını, anılan husus nedeniyle davalı hakkında tefecilik suçundan dolayı suç duyurusunda bulunduklarını, davalının senetlerin bir kısmını takibe konu ettiğini, senetlerin zorla alındığından ötürü Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/385 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını, bu dava dosyasında teminat karşılığı henüz takibe konulmamış olan senetler yönünden takibe konu edilmelerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması yönünde 05/07/2020 tarihinde karar verildiği, davalının tedbir kararını öğrenmesine müteakip senetleri başka şahıslara ciro ettiğini, şahısların müvekkili hakkında icraya giriştiklerini, bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/59188 Soruşturma sayılı dosyası ile haklarında şikayette bulunulduğunu, davalının bu kez elindeki senetleri diğer davalı ...'a ciro etmek suretiyle verdiğini ve ...'ın müvekkili aleyhinde icra takipleri başlattığını beyan ile öncelikle dava konusu senetler hakkında teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, işbu davaya konu 4.000,00 USD + 4.000,00 USD + 6.000,00 USD + 30.000,00 USD değerindeki bonoların da müvekkilinin iradesi dışında iradesi sakatlanarak elde edilen suç mahsulü senetlerden olup iptallerinin gerektiğini, bu duruma en büyük delillerden birinin de davalının başlattığı icra takiplerinde ciro zincirinde bulunan davalı ...'nın borçlu olarak gösterilmemesi olduğunu, iyi niyetli bir alacaklının bir an önce alacağına kavuşma saikiyle hareket etmesi gerektiğini, dava dosyasının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/385 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, birleşme talepleri bulunan dosyaya sundukları video kayıtlarından müvekkilinin iş yerinin ... tarafından basılarak odasının kapısının üzerine kilitlendiğini ve tehdit ve hakaretler ile asıl borcunun dışında 50.000,00 TL daha borçlandırıldığının görüleceğini, davalı ... hakkında % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, nihayetinde davalarının kabulü ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının senetleri imzaladığını kabul ettiğini, senetlerin müvekkilinin kızının senet lehdarı ile arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında alındığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, davacının alacağın tahsilini sürümcemede bırakmak için ihtiyati tedbir kararı almak ve mahkemeyi yanıltmak istediğini, müvekkili ile lehtar arasında yada borçlu arasında organik bir bağ ya da hısımlık bulunmadığını, davalar bağlantılı olmadığının birleştirme talebinin, tedbir talebinin ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip dosyalarında alacaklı ya da borçlu sıfatı taşımadığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının bir kısım senetleri itirazı kayıt olmaksızın ödediğini, bundan sonra senetlerin zorla kendinden alındığının iddia ettiğini, soruşturma kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının da istinaf incelemesi sonucunda kaldırıldığını, davacının senetleri kendisinin imzaladığını ve ortak tanıdıkları vasıtası ile müvekkiline teslim ettiğini beyan ile davanın ve tedbir talebinin reddi gerektiğini savunmuş, davacı aleyhinde % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davaların ve icra takiplerinin konusu teşkil eden bonoların davalının korkutmasıyla tanzim edildiği ve cirantalar tarafından kötüniyetli olarak bonoların iktisap edildiği hususları davacı tarafından ispatlanamadığından asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş" şeklindeki gerekçeleri ile,Asıl Davanın ispatlanamaması nedeniyle REDDİNE, -İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine icra takibine konu asıl alacağın %20'sine denk gelen 19.180,00 TL tazminatın hesaplanarak davalı tarafa verilmesine,Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/469 Esas sayılı dava dosyasının ispatlanamaması nedeniyle REDDİNE, -İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine icra takibine konu asıl alacağın %20'sine denk gelen 19.180,00 TL tazminatın hesaplanarak davalı tarafa verilmesine, Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/699 Esas sayılı dava dosyasının ispatlanamaması nedeniyle REDDİNE, -Davacı lehine ihtiyati tedbir kararı tesis edilmediğinden tazminat talebinin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davacı vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın konusunun iradenin sakatlanması nedeniyle müvekkili tarafından imzalanılan bir kısım senetten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olduğunu, HMK m/33 gereğince bir davada olayları açıklamanın taraflara hukuki nitelendirmenin ise hakime ait olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararda taraflar arasındaki uyuşmazlığı hatalı değerlendirdiğini, korkutma halinden bahsedebilmek için gerçekleşmesi gereken birtakım koşullar bulunduğunu, bir hukuki işlemin ve bu kapsamda bir sözleşmenin kuruluşunda ortaya konulan iradelerin bozulmaması/fesada uğramamış olması gerektiğini, davalı hakkında yapılan şikayet ve akabinde verilen ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine etkisinin mahkemece doğru yorumlanmadığını, dava ve takip konusu bononun keşide tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre hukuk hakiminin kusurun veya haksız fiil failinin ayırtım gücüne sahip olup olmadığı konusunda ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin kurallarıyla bağlı olmadığını, ceza mahkemesinin bu yöne temas eden beraat kararlarıyla da bağlı olmadığını, davacı müvekkilin davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, Bakırköy CBS tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacı tarafından bu karara itiraz edilerek itirazının da reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bir başka dosyada davalının davacı müvekkiline karşı işlemiş olduğu tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğini, hürriyeti tahdit suçuından ise suç duyurusunda bulunulduğunu ve davalı ... hakkında açılan davanın derdest olduğunu, savcılık tarafından yağma ve şantaj suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olmasının dava konusu senetleri müvekkilinin davalının korkutması altında imzaladığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, ceza dosyasında bulunan ve mahkemeye sunulan ses ve görüntü kayıtlarından müvekkilinin tehdit edildiğinin ortada olduğunu, davalı hakkında yağma ve şantaj suçlarından ceza davası açılmaması gerekçe gösterilerek davanın reddedilmesinin uygun olmadığını, davalı ...'nın senedin veriliş nedenini talil etmiş olup ispat külfetinin davalı ...'ya geçtiğini, davalının davacıya 120.000,00 USD verdiği fazlaya ilişkin düzenlenen senetlerin tanık beyanları ve davalının beyanı doğrultusunda söz konusu kafenin beraber işletilmesi için verildiğini ve elde edilen gelir dolayısıyla düzenlendiğini belirtmiş olmakla ispat yükü ve ispat şekline ilişkin tüm kuralları ihlal ettiğini, taraflar arasında ortaklık bulunduğuna ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, mahkemenin bu yöndeki kabulünün doğru olduğu kabul edilse dahi taraflar arasında nasıl bir ortaklık bulunduğu, tarafların hisse oranları, senetlerin düzenlendiği tarihte bir tasfiye işleminin gerçekleşip gerçekleşmediği, ne kadar kâr elde edildiği ve davalının hisseesine bu akdar yüklü bir kâr düşüp düşmediğinin sorulmadığını, senedin veriliş nedenini talil eden davalının iddiasını tanık beyanlarıyla ispat ettiği kanaatine varıldığını, bu itibarla da kararın hatalı olduğunu, senedi talil eden davalının 120.000,00 USD'nin üzerindeki senetlerin ortaklık ve kâr payından kaynaklandığı iddiasını tanıkla ispatlamasının mümkün olmadığını, mahkemenin davalının müvekkiline 120.000,00 USD borç para verdiği, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık olmadığı, senetlerin ortaklık ve kâr payından kaynaklı olduğu kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu senetleri imzalarken iradesinin sakatlandığını, davalının senedin düzenlenme sebebini ancak yazılı delille ispatlayabileceğini, bir kısım senetlerin ihtirazi kayıt konulmaksızın ödenmesinin borcun kabul edildiği şekilde değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin davalıdan bir kısmını elden almış olmasına rağmen 120.000,00 USD borç aldığını her zaman kabul ve beyan edip inkar yolunu seçmediğini, bununla birlikte bu kısma kadar olan senetleri ödediğini, borcu bitmesine rağmen geriye kalan senetlerin de icraya konulacağını öğrenince bu menfi tespit davasını açtığını, davalıdan alınan borca karşılık tek bir senet düzenlenmediğini sıralı birden fazla senet düzenlendiğini, bu nedenle müvekkilinin borçlu olduğu kısmı ödemesi ve bu ödemeleri ihtirazi kayıt koymadan yapmasının devamındaki senetlerden borçlu olduğu ve borcu kabul ettiği şeklinde yorumlanamayacağını,senetlerin ciro edildiği ve senetleri takibe koyan davalı hamiller ..., ...'ın kötü niyetli ve müvekkilinin zararına hareket eden kişiler olup senetleri karşılık vermeden alıp takibe koyduklarını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili Av. ... istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/385 Esas 2022/478 Karar no'lu dosyası yönünden; mükerrer borçlandırıldıkları iddialarının anlaşılamadığını, davada itiraz ettikleri hususun ikrar ettikleri borç miktarına rağmen 2. kez tehdit ile müvekkiline imzalatılan 90 bin dolar ve 480 bin TL olan mükerrer borçlu bırakıldıkları senetler olduğunu, müvekkilinin toplam 98.000,00 dolar bedelli senetler ve öncesinde de ödemeler yaptığını ve dekontları dosyaya sunulmuş olduğundan ve kalan senetler de bedelsiz olduğundan davalının icra takibine girişmesini ve müvekkilinin mağdur edilmesini önlemek amacıyla dava açtıklarını, mahkemece tüm borcu inkar ediyorlarmış gibi yanlış değerlendirme olduğunu, davalı tarafın zorla borcun misliyle senetler imzalattığını, tefecilik saikiyle yasal olmayan faizler öne sürerek müvekkiline imzalattığı senetlerin müvekkilinde oluşan korku ve irade sakatlanmasının sonucu olduğunu, davalının önce müvekkilinden borç verdiği rakamın iadesini isteyip sonrasında kanunsuzca miktarı yükselttiğini, müvekkilinin tehdit ve şantajdan kurtulmak için bu borçları da ödeyeceğini söylediğini, davalının asıl amacının müvekkilinin iş yerine el koyabilmek olduğunu, bu sebeple baskı ve tehditlerini artırmaya başladığını, müvekkilinden iş yerinin hisselerini vermesini istediğini, müvekkilinin ise bunu kabul etmediğini, bunun üzerine ailesi üzerinden tehdit edildiğini, müvekkiline uygulanan faizinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıya sair tehdit suçlaması yönünden mahkumiyet verilmesinin değerlendirmeye alınmadığını, tehdit ile iradesi zorlanan her kişiden birçok senet alınmasının o senetlere geçerlilik kazandırmayacağını, ceza davasının mahkumiyete dair kararının hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte olduğunu, TBK m.37/1'e göre taraflardan biri diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa sözleşmeyle bağlı olmadığını, asliye ceza dosyası bekletici mesele yapılması gerektiği halde beklenmeden karar verildiğini, bu hali ile delillerin eksik toplandığını, mahkeme içi ikrarın kesin delil olduğunu, mahkemece yapılan ikrar beyanı dikkate alınarak haksız yere, cebirle alınan senetlerin iptaline karar verilmesi gerektiğini, tanık anlatımları ile iddialarının ve başkaca borçları olmadığının ispatlandığını, davalının müvekkiline 120.000,00 USD borç para verdiğini savcılık dosyasında kabul ettiğini, fazlaya ilişkin senetlerin ortaklıktan kaynaklandığını beyan ederek senedi talil ettiğini, senedin ispat külfetinin ... tarafına geçtiğini, davalı tarafın bu kadar yüksek meblağlı senetlerin temel bir borç ilişkisine dayandıramadığını, ortaklık için verildiği iddiasının tamamen asılsız olduğunu, eğer ortak olsaydı şirketin resmi kayıtlarına bu hususun işlenmiş olması gerektiğini, birleşen Bakırköy 5. ATM 2020/699 Esas sayılı ve birleşen Bakırköy 4. ATM 2020/469 Esas sayılı dosyaları yönünden; ana dosya ile talep ettikleri tüm hususları birleşen davalar için de tekrar ettiklerini, birleşen dosya davalılarının ancak iyi niyetli olmaları, ana borca dair tehdit, cebir gibi unsurları bilmemeleri halinde senetteki şahsi itirazların onlara ileri sürülemeyeceğini ancak bu dosyada birleşen dosya davalıların davaya konu bonoları zorla ve tehditle alındığını bilen konumunda olduklarından kötü niyetli olduklarını, senetlerin ciro edildiği ve senetleri takibe koyan davalı ve hamiller ..., ...'ın kötü niyetli e müvekkilinin zararına hareket eden kişiler olup senetleri karşılık vermeden alarak takibe koyduklarını, davalı tanıkları dahil tüm tanıkların borcun 120.000,00 USD olduğunu ifade ettiğini, bu borç ödenmesine rağmen davalı ...'ün tehditle dava fazladan seneti imzalatarak tahsil yoluna gittiğini, diğer davalıların ise ortada gerçek bir borç olmadığını bildikleri halde bu eyleme iştirak ettiklerini, davalarının hem davalı ... yönünden hem de onun eylemlerinden haberdar olup bedelsiz senetleri işleme koyan diğer davalılar yönünden kabulü gerekirken mahkemenin bu yönde ret kararı vermesinin yanlış olduğunu, müvükkeli ...'in davalı ...'ya 120.000,00 USD'den fazlasına ilişkin senetleri tehdit ve zorlama sonucu vermiş olup 3.kişiler tarafından icraya konulan bu senetlerin bedelsiz senetler olduğunu, tüm bu nedenlerle asıl dosya açısından müvekkilinin davalı ...'ya borçlu olmadığının ve dava konusu senetlerin bedelsiz olduklarının tespitine, birleşen dosya Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/699 Esas 2021/3 kar sayılı dosyas açısından davalarının kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Numaralı dosyası ve İstanbul ... İcra Dairesi ... Numaralı dosya açısından borçlu olmadıklarının tespitine, birleşen dosya Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/469 Esas 2020/369 Karar sayılı dosya açısından davalarının kabulü ile Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası yönünden borçlu olmadıklarının tespiti ile dosyanın infaz edilmiş olması nedeniyle dosyaya ödenen 14.000 USD paranın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile müvekkile iadesine, davalıların dava konusu senetleri kötü niyetli olarak takibe koymaları nedeniyle asıl alacağın %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatının davalılardan tahsili ile müvekkile verilmesine şeklindeki taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm istinaf sebeplerinin mahkeme sırasında tartışıldığını ve değerlendirildiğini, davacının dava konusu senetleri kendisinin imzalattığını kabul ettiğini, duruşmada dinlenen tanık ...'ın da taraflar arasında ortaklıktan kaynaklanan sebeplerle davacının rızası ile senetleri düzenlediğini, senetler düzenlenirken müvekkilinin de davacının yanında olmadığını açıkça beyan ettiğini, davacının zorla senet alındığı ve tefecilik iddialarının Bakırköy CBS tarafından araştırılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının bu senetlerin bir kısmını herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın ödediğini ve bu senetlere ilişkin herhangi bir irade sakatlanması durumu ileri sürmediğini, sonraki senetler yönünden iradesinin sakatlandığını ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını, irade sakatlanması durumunun bölünebilen bir itiraz şeklinde ileri sürülemeyeceğini, davacının borcu ödemekten kaçınma gayesi ile hareket ettiğini, davacının senetleri 31.10.2019 tarihinde düzenlediğini ve müvekkiline ulaştırdıktan ve bir kısmını ödedikten 4 ay sonra birdenbire senetlerin kendisinden zorla alındığını fark ettiğin, tarafların akraba olup müvekkilinin 10 yıla yakın davacının yanında çalıştığını, davacının müvekkiline borçlu olup 13 senet düzenleyerek müvekkiline teslim edildiğini, zorla alındığı iddia edilen senetlere taksit yapılmasının da davacı beyanının tutarsızlığının bir başka göstergesi olduğunu, müvekkilinin davacının elinden bizzat teslim aldığı hiçbir senet olmadığını, davacının senetleri kendisi imzalayarak tarafların ortak tanıdığı ... ve ...'ın müvekkiline teslim ettiğini, senetlerin düzenleme tarihinin kamera görüntülerinden 3 gün sonra olduğunu, kamera görüntülerine ilişkin şikayetin 4 ay sonra yapıldığını, birleşen davalar yönünden müvekkilinin yaptığı ticaretler sebebiyle borcuna karşılık senetleri 3. kişilere devrettiğini, senetlere ilişkin herhangi bir tedbir kararı olmadığından müvekkilinin senetlerini ciro yoluyla devrinde bir hukuki engel bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin yetkili ve haklı hamili bulunduğu ve imzası keşideci tarafından ikrar edilmiş kambiyo senetlerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi yoluna başvurduğunu, icra takiplerinin halen ...'nde derdest olduğunu, müvekkilinin davaya konu kambiyo senetlerini ciro yoluyla devraldığını, davacı lehtar tarafından senetlerin kendisinden zorla alındığı iddiasının da bedelsizlik iddiasını da ispatlayamadığını, bononun borçlandırıcı bir işlem olmayıp var olan bir borcun ödeme aracı olduğunu, bedelsizlik iddiasının iyi niyetli yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, kaldı ki bonoda mücerretlik ilkesi gereği ciranta, lehtar ile keşideci arasındaki iç ilişkiyi bilmek zorunda olmadığı gibi müvekkilinin bunu bilebilecek durumda da olmadığını, bu nedenle davacının yasal dayanaktan yoksun olan ve ispatlanamayan menfi tespit davasının reddine karar verildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takiplerine konu borcunu ödememiş olup icra takibinin devam ettiğini, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2020/385 Esas sayılı dosya dava tarihi 29/06/2020, harca esas değer 494.000,00 TL Davacı dava dilekçesi ile, davalıdan 120.000 USD borç aldığını, Davalının vermiş olduğu parayı anlaştıkları vade dışında baskı ve tehditle bir an önce geri istediğini, Davalının bu parayı hemen geri istemesinin asıl nedeninin müvekkiline ait kafeye ortak olma niyeti olduğunu, kendisinin kabul etmediğini, müvekkilini zor durumda bırakmak istediği için verdiği borç parayı hemen ve YÜKSEK FAİZLERLE geri istediğini, borcun 30.000 USD doların ödendiğini kalan bakiye 90.000 USD için 09/10/2019 tarihli belgeyi tehdit ve şantaj sebebi ile imzalamak durumunda kaldığını, müvekkilinin bu borçları da ödeyeceğini beyan ederek tehdit ve şantajdan kurtulmak istediğini, davalının tehdit ve baskıları artırarak iş yerinin hissesini istediğini, Müvekkilinin ailesi ve çocukları üzerinden tehdit alınca ... istifa ettiğini, ancak istifasının kabul edilmediğini, Bunun neticesinde davalı daha ileri giderek 31/10/2019 tarihinde müvekkiline 90.000 dolar artı 460.000 TL (bu TL kısmı 5.75 dolar kurundan 80.000 dolar olarak tek taraflı irade beyanı ile davalı istemiştir) adi senet imzaladığını, müvekkilinin 09/10/2019 (ilk imzalanan adi senet beyanı) tarihinden itibaren, hiçbir başkaca borç ilişkisi olmamasına rağmen ikinci kez imzalatılan bedel kalan borcun neredeyse 1 katı kadar olduğunu, 90.000 dolara, 80.000 dolar gibi akıl almaz bir fark/faiz uygulatıldığını ve müvekkilinden zorla senetler alındığını, Müvekkilinin 28/10/2019 tarihli iş yerinde tehdit ve hakaretlere maruz kalması neticesinde; 31/10/2019 tarihinde sadece davalının iradesi ile hazırlanan ödeme planına göre müvekkiline zorla senetler imzalattırıldığını, bu senetlerden 05.11.2019 tarihli 14.000 dolar, 05.12.2019 tarihli 14.000 dolar, 05.01.2020 tarihli 14.000 dolar, 05.02.2020 tarihli 14.000 dolar, 05.03.2020 tarihli 14.000 dolar tarihli senetler de davacıya ödendiğini, İstanbul ... İcra Dairesi... dosyasından 05.04.2020 tarihli 14.000 dolar ile 05.05.2020 tarihli 14.000 dolar bedelli senetlerinden ödendiğini, Davalının elinde bulunan senetlerin 05.06.2020 14.000 $, 05.07.2020 14.000$,05.08.2020 4.000$, 05.09.2020 4.000 $, 05.10.2020 6.000 $,05.11.2020 30.000 $ olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/699 Esas sayılı dosyasında dava tarihi 01/12/2020 harca esas değer 110.000,00+240.000,00=350.000,00 TL Davacı dava dilekçesi ile müvekkilinin ... ilçesinde cafe işletmesi için yatırım yaptığını, ekonomik sıkıntı nedeniyle daha önceden çalışanı olan davalı ...'nın kendisine borç para verebileceğini söylemesi üzerine toplamda 120.000,00 USD borç para verdiğini, borcu taksitler halinde ödemekte iken davalı ...'ün ...'deki cafeye ortak olmak istediği için müvekkilin bir anda tüm borcu kapatamayacağını bildiği için parasını defaaten istemesi üzerine müvekkilin teklifi reddettiğini, davalının müvekkiline karşı yapmış olduğu hakaret, tehdit, baskı neticesinde esas borcundan çok fazla miktarda senetler imzaladığını, toplamda 120.000,00 USD borçlu olmasına rağmen tehdit, zorlama, korkutmalarla yaklaşık 200.000,00 USD'lik senet imzalatıldığını, sanık ... hakkında tefecilik ve senet yağması suçlamasından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek zorla, tehdit ve şantajla imzalatılan senetlerde müvekkilinin korunmaya değer hukuki yararı göz önüne alınarak davalı elinde bulunan İstanbul ... İcra Dairesi ... ve İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı icra takiplerine konu olan; 31/10/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 4.000 USD bedelli, 05/08/2020 ödeme tarihli, 31/10/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 4.000 USD bedelli, 05/09/2020 ödeme tarihli, 31/10/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 6.000 USD bedelli, 05/10/2020 ödeme tarihli, 31/10/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 30.000 USD bedelli, 05/11/2020 ödeme tarihli senetlere ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, menfi tespit davasının kabulüne, borçlu olmadığının tespitine, davalının elinde bulunan (İcra Dairesinde) senetlerin müvekkiline istirdadına, senetlerin bedelsiz olması nedeniyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/385 Esas nolu menfi tespit ve senetlerin istirdatı konulu davası ile taraf ve husumetlerinin aynı olması nedeniyle birleştirilmesine, senetleri kötü niyetli olarak mahkeme kararına rağmen cirolayan ... hakkında % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 5. ATM, 2020/699 esas sayılı dosyada 07/01/2021 tarihinde birleştirme kararı verilmiştir.Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/469 Esas 2020/369 karar sayılı dosyasında harca esas değer 115.301,12 TL,Davacı dava dilekçesi ile, davalı ...'nın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığnın 2020/22566 soruşturma no'lu dosyasında müvekkiline sadece 120.000,00 USD verdiğini ikrar ettiğini, işbu davaya konu 14.000,00 USD değerindeki bononun müvekkilinin iradesi dışında iradesi sakatlanarak elde edilen suç mahsulü senetlerden biri olup senedin iptali ve istirdadı için Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/385 Esas sayılı dosyasında davanın derdest olduğunu, davalı ...'nın menfi tespit davasına kadar tüm senetleri bankada tuttuğunu, dava açılıp tedbir talep edilince senetleri bankadan aldığını, amacının üçüncü kişilere ve müvekkiline zarar vermek olduğunu, ...'nın elinde bulunan senetler yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, zorla, tehdit ve şantajla imzalatılan senetlerde müvekkilimin korunmaya değer hukuki yararı göz önüne alınarak davalı elinde bulunan Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı icra takibine konu olan senede ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve takibin durdurulmasına, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/385 Esas nolu dosya ile taraf ve husumetlerin aynı olması nedeniye birleştirilmesinc, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının elinde (İCRA DAİRESİNDE) bulunan senetlerin müvekkiline istirdadına, senetlerin bedelsiz olması nedeniyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/385 Esas nolu menfi tespit ve senetlerin istirdadı konulu dosyasının beklenmesine, zorla, tehdit ve şantajla imzalatılan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/385 Esas nolu dosyasında tedbir kararı verilen senetler; 31/10/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 14.000 USD bedelli, 05/07/2020 ödeme tarihli, 31/10/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 4.000 USD bedelli, 05/08/2020 ödeme tarihli, 31710/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 4.000 USD bedelli, 05/09/2020 ödeme tarihli, 31/10/2019 düzenleme tarihli, Borçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 6.000 USD bedelli, 05/10/2020 ödeme tarihli, 31/10/2019 düzenleme tarihli, Rorçlu ..., alacaklı ... emre muharrer senet, 30.000 USD bedelli, 05/01/2020 ödeme tarihli senetler için davacının kötü niyetli kullanımına istinaden müvekkilinin ve 3, Kişilerin zarar görmemesi için; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/385 Esas nolu dosyasına İİK 72 gereği yatırılan teminatlarda göz önüne alınarak 3.Kişileride kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, senetleri kötü niyetli olarak, mahkeme kararına rağmen cirolayan ... hakkında yüzde 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine talep ve dava etmiştir. ... sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 31/10/2019 tanzim tarihli 05/08/2020 vade tarihli 4.000,00 USD bedelli, 31/10/2019 tanzim tarihli 05/09/2020 vade tarihli 4.000,00 USD bedelli, 31/10/2019 tanzim tarihli 05/10/2020 vade tarihli 6.000,00 USD bedelli senetlere istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 23/11/2020 tarihinde 31/10/2019 tanzim 05/11/2020 vade tarihli 30.000,00 USD bedelli senede istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı görülmüştür. ... sayılı dosyasında 07/07/2020 tarihinde 31/10/2019 düzenleme tarihli 05/07/2020 vade tarihli 14.000,00 USD bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. 09/10/2019 tarihli belgede; "Ben ..., ...'ya olan borcumu aşağıda yazdığım şekilde ödemeyi taahhüt ediyorum. 90.000,00 USD'yi (5 Kasım 2019, ... 5 Temmuz 2020 tarihleri arasında 10.000,00 USD olmak üzere) 280.000,00 TL'yi (5 Kasım 2019,... 5 Temmuz 2020 tarihleri arasında 20.000,00 TL 5 Ağustos 2020, 5 Eylül 2020 tarihlerinde 35.000,00 TL, 5 Ekim 2020 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 280.000,00 TL )" ödeyeceği yazısının yer aldığı ve imzasının yer aldığı, şahit olarak ... ve ...'nın imzasının bulunduğu,31/10/2019 tarihli belgede "Ben ..., ...'den alacaklı olduğum 90.000,00 USD'yi ve 460.000,00 TL'yi aşağıda yazılı şekilde almayı kabul ve taahhüt ediyorum. 460.000,00 TL olan borç 31/10/2019 tarihinde 575" 80.000,00 Dolar olarak kabul edilmiştir. Toplam 170.000,00 USD alacağımı aşağıdaki ödeme planı şeklinde tahsil edeceğim. Bunun dışında ...'den tazminat alacağım dahil olarak üzere tüm haklarımı almış, alacağımı kabul ve taahhüt ediyorum." yazdığı, bu belgede ..., ... ve ...'ın imzasının yer aldığı, davacının imzasının yer almadığı görülmüştür. 05/11/2019...05/07/2020 14.000,00 USD 05/08/2020...05/09/2020 4.000,00 USD 05/10/2020 6.000,00 USD 05/11/2020 30.000,00 USD toplam 170.000,00 USD yazmaktadır.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/22566 Soruşturma no'lu dosyasında savcılıkça 14/07/2020 tarihinde mağdurun senet vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma ve şantaj suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz üzerine Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/3161 Değişik İş sayılı dosyasında 18/09/2020 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, aynı savcılık soruşturmasında 25/09/2020 tarihli ayırma kararı ile ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları ve benzeri tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan soruşturma defterini ... numarasına kayıt edilmesine karar verilmiştir. ... Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/22566 Soruşturma no'lu dosyasında vermiş olduğu 17/06/2020 tarihli beyanında;" davacıya 120.000,00 USD peyderpey verdiğini, cafeye ortak olmak amacı ile verdiğini, cafe ile ilgilendiği süre içinde davacı ile arasında ihtilaf çıktığını, anlaşamayacaklarını anlayınca da ortaklığı sonlandırmak için kendisine verdiği toplam 120.000,00 USD'yi geri istediğini, yanında çalıştığı süre zarfında kıdem tazminatı gibi alacaklarını da istediğini söylediğini, davacının kendisine ne istersen vereceğini söylediğini, aralarında sözleşme yaparak her ay 30.000,00 TL + 10.000,00 USD olmak suretiyle 12 taksitte ödeyebileceğini söylediğini, davacının 10.000,00 USD ve 10.000,00 TL ödeme yaptığını, devamında parayı ödemediğini, 2019 yılı ekim ayında davacının Zeytinburnu'ndaki iş yerine gittiğini, parasını istediğini, suçlamaları kabul etmediğini, ödeme protokolünü ibraz ettiğini beyan ederek" beyanını imzası ile tasdik etmiştir.Bakırköy C.Başsavcılığı'nın 2020/30535 soruşturma nolu dosyası neticesinde Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/ 474 Esas 2021/598 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı sanığın ... olduğu hakaret ve tehdit suçundan cezalandırılmasına, HAGB kararı, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan beraat kararı verildiği itiraz üzerine kararın itirazın reddine karar verildiği hakaret ve tehdit suçuna ilişkin kararın 12/01/2022 kesinleştiği beraat kararının ise istinaf edilmeksizin 03/12/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı asıl davada, davalıdan 120.000 USD borç aldığını, Davalının vermiş olduğu parayı anlaştıkları vade dışında baskı ve tehditle bir an önce geri istediğini, Davalının bu parayı hemen geri istemesinin asıl nedeninin müvekkiline ait kafeye ortak olma niyeti olduğunu, kendisinin kabul etmediğini, müvekkilini zor durumda bırakmak istediği için verdiği borç parayı hemen ve YÜKSEK FAİZLERLE geri istediğini, borcun 30.000 USD doların ödendiğini kalan bakiye 90.000 USD için 09/10/2019 tarihli belgeyi tehdit ve şantaj sebebi ile imzalamak durumunda kaldığını, müvekkilinin bu borçları da ödeyeceğini beyan ederek tehdit ve şantajdan kurtulmak istediğini, davalının tehdit ve baskıları artırarak iş yerinin hissesini istediğini,Müvekkilinin ailesi ve çocukları üzerinden tehdit alınca... istifa ettiğini, ancak istifasının kabul edilmediğini, Bunun neticesinde davalı daha ileri giderek 31/10/2019 tarihinde müvekkiline 90.000 dolar artı 460.000 TL (bu TL kısmı 5.75 dolar kurundan 80.000 dolar olarak tek taraflı irade beyanı ile davalı istemiştir) adi senet imzaladığını, müvekkilinin 09/10/2019 (ilk imzalanan adi senet beyanı) tarihinden itibaren, hiçbir başkaca borç ilişkisi olmamasına rağmen ikinci kez imzalatılan bedel kalan borcun neredeyse 1 katı kadar olduğunu, 90.000 dolara, 80.000 dolar gibi akıl almaz bir fark/faiz uygulatıldığını ve müvekkilinden zorla senetler alındığını, Müvekkilinin 28/10/2019 tarihli iş yerinde tehdit ve hakaretlere maruz kalması neticesinde; 31/10/2019 tarihinde sadece davalının iradesi ile hazırlanan ödeme planına göre müvekkiline zorla senetler imzalattırıldığını, bu senetlerden 05.11.2019 tarihli 14.000 dolar, 05.12.2019 tarihli 14.000 dolar, 05.01.2020 tarihli 14.000 dolar, 05.02.2020 tarihli 14.000 dolar, 05.03.2020 tarihli 14.000 dolar tarihli senetler de davacıya ödendiğini, İstanbul ... İcra Dairesi... dosyasından 05.04.2020 tarihli 14.000 dolar ile 05.05.2020 tarihli 14.000 dolar bedelli senetlerinden ödendiğini, Davalının elinde bulunan senetlerin 05.06.2020 14.000 $, 05.07.2020 14.000$,05.08.2020 4.000$, 05.09.2020 4.000 $, 05.10.2020 6.000 $,05.11.2020 30.000 $ olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.-Birleşen Bakırköy 4. ATM nin 2020/469 Esas sayılı dosyasında davacı ... sayılı dosyasında icra takibine konu 31/10/2019 tanzim tarihli 05/07/2020 vade tarihli 14.000 USD bedelli bono nedeni ile borçlu olmadığını ileri sürmektedir.-Birleşen İstanbul 5. ATM nin 2020/699 Esas sayılı dosyasında davacı ... sayılı dosyasında icra takibine konu 31/10/2019 tanzim tarihli 05/11/2020 vade tarihli 30.000 USD bedelli bono nedeni ile borçlu olmadığını ,... sayılı dosyasında icra takibine konu 31/10/2019 tanzim tarihli 05/08/2020 vade tarihli 4.000 USD bedelli,31/10/2019 tanzim tarihli 05/10/2020 vade tarihli 6.000 USD bedelli,31/10/2019 tanzim tarihli 05/09/2020 vade tarihli 4.000 USD bedelli bono nedeni ile borçlu olmadığını ileri sürmektedir.31/10/2019 tarihli belgede davacının imzasının yer almadığı, bu belgede yer alan senetlerden ilk 5 tanesinin davacı tarafından ödendiği,6 ve 7 sıradaki senetlerin İstanbul ... İcra Dairesi... dosyasından ödendiği, dava konumuz olan senetlerin ise kalan senetler olduğu bu senetlerden 05/06/2020 vade tarihli senet hariç diğerleri üçüncü kişiler tarafından icra takibine konu edilmiştir.6102 sayılı TTK MADDE 687- (1) " Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." Düzenlemesi yer almaktadır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayacağından, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı yada yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Hukuk Genel Kurulunun 11.10.1989 tarihli ve 1989/11-373 E., 1989/472 K.; 27.04.2011 tarihli ve 2011/17-50 E., 2011/231 K.; 09.04.2014 tarihli ve 2013/4-1008 E., 2014/490 K. sayılı kararları).Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan 120.000 USD borç aldığı kalan borcun ödenmesi amacı ile davalı tarafından düzenlenen 31/10/2019 tarihli belgeye istinaden senetlerin verildiği, Bakırköy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/ 474 Esas 2021/598 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı, sanığın ... olduğu hakaret ve tehdit suçundan cezalandırılmasına, HAGB kararı, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan beraat kararı verildiği itiraz üzerine kararın itirazın reddine karar verildiği hakaret ve tehdit suçuna ilişkin kararın 12/01/2022 kesinleştiği beraat kararının ise istinaf edilmeksizin 03/12/2021 tarihinde kesinleştiği HAGB kararı hukuk mahkemesi için bağlayıcı olmadığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/22566 Soruşturma no'lu dosyasında savcılıkça 14/07/2020 tarihinde mağdurun senet vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma ve şantaj suçundan şantaj suçunun ve zorla senet imzalatma şeklindeki suçun unsurlarının oluşmadığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda şüphelinin telefonundaki görüntü ve ses kayıtlarının incelenmesinde herhangi bir şantaj unsurunun oluşmadığının müşteki tarafından şüpheliye verilen senetler üzerindeki müşteki imzasının müştekiye ait olduğu, senette ismi bulunan tanıkların beyanları ile de bu hususun doğrulandığı bu nedenle şüpheli hakkında iddia edilen zorla senet imzalatma ve şantaj suçları nedeniyle kamu adına takip yapmak için müştekinin soyut iddiasından başka yeterli somut delil elde edilemediği gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz üzerine Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/3161 Değişik İş sayılı dosyasında 18/09/2020 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, dava konusu senetlerin irade sakatlanarak alındığına dair dosyada delil bulunmadığı, davalının kafeye ortak olduğuna ilişkin iddiasının dosyada ispatlanamadığı, ceza yargılaması süreci ve verilen kararların içeriği de dikkate alındığında davacı tarafından irade fesatlığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkemece bu gerekçe ile red kararı verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile red kararı verilmesi yerinde görülmediğinden mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesi gerekmiştir.Diğer davalıların davacı ile davalı ... arasındaki ilişkiyi bildiği borçlunun zararına hareket ettikleri dosya kapsamından ispat edilemediğinden diğer davalılar yönünden davanın reddi kararı dosya kapsamına uygundur.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Kısmen kabulüne,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekillerinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/05/2022 tarih, 2020/385 E., 2022/478 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Asıl Davanın ispatlanamaması REDDİNE,İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine icra takibine konu asıl alacağın %20'sine denk gelen 19.180,00 TL tazminatın hesaplanarak davalı tarafa verilmesine, Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/469 Esas sayılı dava dosyasının REDDİNE, İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine icra takibine konu asıl alacağın %20'sine denk gelen 19.180,00 TL tazminatın hesaplanarak davalı tarafa verilmesine, Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/699 Esas sayılı dava dosyasının REDDİNE, Davacı lehine ihtiyati tedbir kararı tesis edilmediğinden tazminat talebinin reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
ASIL DAVA BAKIMINDAN 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcın 5.436,29TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4.820,89-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,4/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Davalılar ... ile ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlı Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 78.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a verilmesine, 4/d-BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/699 ESAS SAYILI DAVA BAKIMINDAN 4/e-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcın 5.977,13 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 5.361,73 -TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,4/f-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/g-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ğ-Davalılar ... ile ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlı Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 56.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a verilmesine, 4/h-BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/469 ESAS SAYILI DAVA BAKIMINDAN4/ı-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcın 1.969,06-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.353,66-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,-4/i-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/j-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/k-Davalılar ... ile ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.448,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı ... tarafından yapılan 662,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 146,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 808,60 TL'nin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.