Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1380

Karar No

2025/141

Karar Tarihi

17 Ocak 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1380 Esas
KARAR NO:2025/141
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:12/05/2022
NUMARASI:2021/209 E. - 2022/56 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin uzun yıllardır mücevher sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, mücevher sektöründe çok tanınan tescilli olan ... markası ile ürettiği ürünlerin tüm dünyada satışını gerçekleştirdiğini, müvekkiline ait ... markasının yurtdışında A.B.D ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bir çok ülkede çok tanınarak maruf hale gelmiş ticari bir marka olduğunu, yine bir çok ülkede tescil edildiğini, müvekkiline ait ... markasının 14. sınıfta 2005 yılında A.B.D'de, 2015 yılında İngiltere'de, 2015 yılında Çin, Hong Kong, Makai ülkelerinde tescil edilmiş olduğunu, ilgili marka tescillerini gösteren ofis kayıtlarının sunulduğunu, ... markasının ilk defa 2005 yılında ... isimli bir Türk yatırımcının kendisine ait Milas'taki madenden çıkartılan “diaspor" olarak bilinen taşlar için "..." kelimesinden esinlenerek oluşturduğu ticari bir marka olduğunu, ...'ün daha sonra aynı yıl bu markayı ortağı olduğu ... firmasına devrettiğini, yine 2005 yılında bu firma adına markanın A.B.D de ilk defa tescil edildiğini, yurtdışında özellikle A.B.D ve Avrupada çok tanınan bu markanın daha sonra 2011 yılında müvekkili tarafından satın alındığını ve müvekkili firmanın yüksek bütçeler ayırarak gerçekleştirdiği reklam ve promosyonlar sayesinde tüm dünyada çok daha maruf hale getirildiğini, ... markasının müvekkilinin yaptığı yoğun reklam kampanyası ve tanıtım vasıtaları neticesinde dünyaca ünlü hale geldiğini, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin tüketici kitlesinin yüksek sosyo ekonomik düzeyde kişiler, özellikle jet sosyete ve Hollywood ünlüleri tarafından tercih edilmesi sebebi ile müvekkiline ait markadan ilgili yerli yabancı mecmualarda oldukça sıklıkla bahsedildiğini, Kuyum sektöründe yer alması sebebi ile müvekkilinin marka ve şöhretinden haberdar olan davalının, ... markasının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan ve talep edilen ... markasının tescili için 19.04.2014 tarihinde TPMK'na başvurarak 14 ve 35. sınıflara ilişkin olarak bu markayı ... numarası ile tescil ettirdiğini, davalının, müvekkilinin maddi manevi emek ve çabasıyla tanınır hale getirdiği markasından haksız kazanç sağlamak amacıyla tamamen kötüniyetle hareket ettiği, bu sebeple haksız marka tescilinin hükümsüzlüğünün talebi zaruretlerinin doğduğunu, taraflarınca daha önce TPMK sicilinde kayıtlı ... ibareli markanın sicilden terkini talebi ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2016/159 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan dava neticesinde sözkonusu markanın müvekkilinin üstün hak sahibi olduğu ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması sebebi ile hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olup kararın kesinleştiğini, gerçek hak sahipliği ilkesince marka üzerinde öncelik hakkının o markayı ihdas ve istimal ederek piyasada maruf hale getiren kişiye ait olduğunu, TPMK nezdinde davalı adına ... numarası ile tescilli "..." ibareli markanın bütün sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu sebeple hak düşürücü süre içinde açılmayan bu davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenleme altına alınan bu sürenin hak düşürücü nitelikte oduğunu, sürenin geçmesinden sonra açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin tescilli markası için 2014 yılında tescil başvurusunun yapılmış olduğunu, dava tarihinin ise 2019 yılı olduğunu, aradan geçen 5 yıllık sürede davacı tarafın sessiz kaldığı ve sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayacağının son derece açık ve net olarak anlaşılacağını, bu davada davacı ... şirketinin ... markasını çeşitli ülkelerde kendi adına tescilli olduğunu ileri sürdüğünü, ancak yine davacı tarafça dava dilekçesinde ... markasının TPMK nezdinde yer alan tescil bilgileri ile ilgili olarak hiçbir bilgi verilmediğini, söz konusu bu eksikliği tamamlamak için taraflarınca sicilde yapılan sorgulamalar neticesinde davacı tarafından 3 kez farklı şekillerde TPMK'na başvuru yapıldığı ancak söz konusu başvuruların tamamının da red kararı ile sonuçlandığını, şöyle ki; Davacı tarafından ... markasının ilk kez tescil başvurusunun TPMK nezdinde yer alan kayıtlara göre 2014 tarihinde ... başvuru numarası ile ... markası ile tescillenmeye çalışılmış oduğunu, bu başvurunun red kararı ile sonuçlandığını, davacı tarafından ... markasının ikinci kez tescil başvurusunun TPMK nezdinde yer alan kayıtlara göre 2016 tarihinde ... başvuru numarası ile ... markası ile tescillenmeye çalışılmış olduğunu, bu başvurunun ret kararı ile sonuçlandığını, davacı tarafından ... markasının üçüncü kez tescil başvurusunun TPMK nezdinde yer alan kayıtlara göre 2017 tarihinde ... başvuru numarası ile ... markası ile tescillenmeye çalışılmış olduğunu, bu başvurunun red kararı ile sonuçlandığını, görüldüğü üzere davacı tarafından bugüne kadar TPMK nezdinde 3 farklı şekilde başvuru yapılmasına karşın davacı adına herhangi bir ... markasının halen tescillenmediğini, buna karşın "..." isimli markanın tescili için müvekkili tarafından 2014 tarihinde ... başvuru numarası ile tescil başvurusu yapılmış olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu tescil başvurusunun 05.08.2015 tarihinde ... tescil numarası ile TPMK nezdinde müvekkili adına tescillendiğini, davacı tarafından iddia edildiği üzere ... markasının tüm dünyada kendi adlarına tescil edildiği ileri sürülmesine karşın söz konusu diğer ülkelerde tescil edilmesinin marka hukukundaki ülkesellik ilkesi açısından değerlendirildiğinde TPMK nezdinde davacı adına tescil edilmediği sürece herhangi bir öneminin kesinlikle olmadığını, ancak ülkesellik ilkesinin istisnası olan tanınmış marka statüsünde olan bir markanın ülkesellik ilkesinin istisnası olabileceğinden bahsedilebileceğini, bu kapsamda davacı tarafın tanınmış marka statüsünde adına tescilli ... markası olup olmadığının taraflarınca TPMK kayıtlarında sorgulandığını ancak davacı adına tescilli olan bir tanınmış markanın olmadığı sonucuna varıldığını, davacı tarafın ... markasının, ... firmasından devir alındığını ve gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürdüğünü, ... şirketinin yabancı bir şirket olduğunu, ülkemiz ticaret siciline kayıtlı olan bir şirket olmadığını, bu kapsamda yine ülkesellik ilkesi gereği yabancı bir şirketten satın alınan markanın TPPK nezdinde kayıtlı olmadığı sürece veya tanınmış marka olmadığı sürece müvekkiline karşı kullanılmasının ve hak sahipliğinin ileri sürülmesinin mümkün bulunmadığını, davacının kendi markası olduğunu iddia ettiği ... markası için Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/159 Esas sayılı dava dosyasından bahsedildiğini ve davalının "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini ileri sürdüğünü, her ne kadar mezkur markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olsa da söz konusu mahkeme kararının Yargıtay ilamları doğrultusunda değerlendirilecek olursa haksız ve hatalı bir karar olduğunu, bununla birlikte mezkur dava dosyasında davalı tarafından hiçbir beyan ileri sürülmediği, hiçbir itiraz yapılmadığı ve mahkeme kararına karşı İstinaf ve Temyiz yasa yollarına başvurulmadığını, görüldüğü üzere İstinaf ve Temyiz yasa yollarına başvuru yapılmayan bu kararın da emsal alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından ... markasının yurt dışında yoğun olarak 2014 ve 2015 yıllarında kullanılmaya başlanılmasına karşın, müvekkili tarafından ... taşının 2013 yılında pazarlanmaya başlanıldığını, davacı tarafça müvekkilinin kötü niyetli olduğunun iddia edildiğini, bu kötü niyet iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacın markasının tanınmış marka olmadığını, öte yandan davaya tarafın Türkiye'de markasal olarak faaliyette bulunmadığını, bu sebeplerle de tanınmış marka olmayan ve markasal olarak da ticari faaliyeti bulunmayan bir markanın müvekkili tarafından kullanılmasının hiçbir ihtimalle kötüniyet olamayacağını, davacının söz konusu bu davranışlarının tamamının kötüniyetli olduğunu, davacı tarafından ikame edilen bu davanın tamamıyla haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davanın reddine," karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkeme değerlendirmesi ve bilirkişi incelemesinin hatalı olduğunu, mahkeme gerekçesinde davalı lehine , 2. Bilirkişi raporunda bilirkişiler tarafından "davalı delilleri arasında olmadığı halde " kendiliğinden yapılan inceleme tamamen yanlış , saptırılmış şekilde eklenen ... yani Amerika değerli taşlar enstitüsünün internet sitesinde yer alan bir makaleyi " bu makalenin tamamı okunduğunda aksine müvekkile ait markanın ticari marka olduğunu net belirttiği yönünde itirazlarımızı dinlemeden" karara gerekçe yaptığını, Bilirkişilerin iş bu davanın niteliği gereği dava dosyasına sunulan delillerle sınırlı olarak inceleme yapmak zorunda olduğunu, re'sen delil araştırması yapmalarının mümkün olmadığını, dosyaya sunulan deliller incelenmeyip , bilirkişiler tarafından zorlama şekilde davalı lehine resen araştırma yapılıp delil üretilmesinin kanunen ve usulen mümkün olmadığını buna rağmen sayın mahkemece bu üretme delillere dayanılarak baştan sona hatalı ve tuhaf rapora itibar edilerek haksız şekilde red kararı verildiğini, -bilirkişiler tarafından adete üretilen hukuka aykırı delil niteliğindeki https://www...edu/... ile ... yani ... internet sitesinde yazılan makalede bilirkişilerin beyanının aksine şekilde Diaspor taşının ne olduğu izah edildiğini, Diaspor taşının renk değiştiren türünün sadece Türkiye'de çıkarıldığı ve ... ticari ismi ile pazarlandığı ifade edildiğini, bahse konu makalenin tam içeriğinin sunulu olduğunu, Bilirkişilerin raporlarındaki müvekkiline ait ... markasının taşın cinsini belirten ibare olduğu şeklindeki hatalı gerekçelerine kaynak gösterdikleri bu makalenin "...'in ticari bir ibare olduğu" açıklaması olan kısmını görmezden gelerek zorlama bir şekilde tanımlayıcı bir ibare olduğu sonucunu dayatmaya çalıştığını, -Müvekkiline ait "..." markasının " ticari bir marka" olduğuna dair dosyada açık ibraz edilmiş delillere rağmen yetersiz inceleme ile ulaşılmış "tanımlayıcı bir ibare olduğu" , "devir ile öncelikli kullanım hakkının müvekkile geçemeyeceği" gibi tamemen hatalı bir kanaatin kabul edildiğini, ...' in diaspor taşının sadece Anadolu'da çıkan bir türü için ilk defa ... firması tarafından oluşturulmuş bir ticari marka olması ve bu şekilde ünlü olması da ... 'i diaspor taşını tanımlayan bir kelime yapmayacağını, -... ibaresinin ticari bir marka olarak ilk defa 2005 yılında oluşturulduğunu ve bu tarihten itibaren kesintisiz ve yoğun şekilde markasal olarak kullanıldığını, ... tarafından yayınlanan yazıda ayrıca ... markasının tamamen "..." kelimesinden esinlenerek oluşturup ilk defa ticari marka olarak kullanan, müvekkilinin markayı devir aldığı ... firmasının o dönemki sahibi, ...'den bahsedilmekte olduğunu, ... markası ilk defa 2005 yılında ... isimli bir Türk yatırımcının kendisine ait Milas’taki madenden çıkartılan “diaspor” olarak bilenen taşların renk değiştiren türü için “...” kelimesinden esinlenerek oluşturduğu uydurma ticari bir marka olduğunu. ... daha sonra aynı yıl bu markayı ortağı olduğu ... firmasına devrettiğini ve yine 2005 yılında bu firma adına marka A.B.D de ilk defa tescil edildiğini, yurtdışında özellikle A.B.D ve Avrupa’da çok tanınan bu marka daha sonra 2011 yılında müvekkili tarafından satın alındığını ve müvekkili firmanın yüksek bütçeler ayırarak gerçekleştirdiği reklam ve promosyonlar sayesinde tüm dünyada çok daha maruf hale getirildiğini, ... gazetesinde “...“ başlığı altında yayınlanan ... ile yapılan 16. Şubat 2016 tarihli röportajın da değerlendirmeye alınmadığını, röportaj içeriği bahse konu markanın ilk oluşma hikayesini yani tanımlayıcı bir ibare olmadığını açıkça ispat ettiğini, röportajda "ismini “...” anlamına gelen ...koymaya karar verdim." dendiğini, Dünyaca en itibarlı mücevher magazin dergilerinden olan ...'in yazarı ...nin ... isimli yazısında yer alan makalede ...."..." ismi 2005 yılında verilmiştir. Aynı Yıl bir Türk kuyumcu olan ... Türkiye'de ki maden diyasporunun haklarını satın almıştı, kıymetli taş olmayan diyaspordan bunu ayırt etmek için ... daha sonra yüksek kaliteli, renk değişltiren diyaspora bir zamanlar Osmanlı imparatorluğunu yönetmiş olan Sultanların onuruna ... ismini vermiştir... denildiğini, ... İsimli , Nisan 2006 yayınlanan "delight (Zevk) " başlıklı bir ... markası ile satışa sunulan taşlara ilişkin makalede ise "......Günümüzde taş minerali ..., Florida merkezli ... tarafından ... ismiyle tescil edilmesine rağmen nispeten nadir bir taştır. Yeni şirketin Müdürü ... ülkesinin bu kıymetli taşının tescilli (...) adınıgemoloji çevrelerinde sık duyulan bir isim haline getirmeyi amaçlamaktadır. " dendiğini, Şubat 2006 ... isimli kuruluşun Şubat.2006 tarihli bülteninde "..." başlıklı bu makalede "..." denildiğini, Şubat 2006 ... (mücevher üretiminde otorite ) isimli kuruluşun Şubat.2006 tarihli bülteninde "..." başlıklı makale, 2010 tarihli Türkiye'de yayınlanan ... dergisinde yer alan haberde 2005 den bu yana dünya süstaşı pazarında "... " adıyla satılan Saydam Diaspor Kristalleri "... denilerek ... in ticari bir isim yani marka olduğu belirtildiğini, 2009 yılı ... dergisi 107 . Sayısında Dokuz Eylül ÜNV. "Gemoloji ve Mücevher bölümü" öğretim görevlisi Yrd. Doç. ... tarafından yayınlanan Türkiye'de çıkartılan diaspor taşlarına ilişkin ve makalede......Bununla beraber , saydam diaspor kristalleri ... ticari ismiyle özellikle trenk değiştirme özelliği ön plana çıkartılarak muazzam bir bütçe ve reklam stratejisi ile dünyadaki tüm süstaşı pazarlarında tanıtılmaya ve satılmaya ancak bu madenin özel bir şirkete 2005 yılında satılmasından sonra başanılmıştır. ... adlı özel şirketin bu taş için hazırladığı özgün pazarlama stratejisi sayesinde Türkiye'de ki profesyonel süs taşı madenciliğinden bahsetmesi ülke tanıtımına çok olumlu katkıda bulunmuştur ....denildiğini, değerlendirilmeyen tüm bu delillerle de ispatlandığı üzere bu markanın ilk defa 2005 yılında oluşturulduğunu, 2005 yılı öncesinde ... ibaresinin kullanıldığı tek bir makale ,reklam, her hangi bir görsel veya kayıt bulunmadığını, bir markanın diyaspor denilen taşlar için tanımlayıcı bir ibare olamayacağını, -2. Bilirkişi heyetinde yer alan maden yüksek mühendisi PROF. DR. ...''nin bir önceki rapordaki itirazları irdeleyecek şekilde hiç bir bilimsel beyanı, tek kelime açıklaması olmadığını, -markanın devri ile tüm hakları yani öncelikli hak sahipliğinden kaynaklanan hakları da devir alana aynen geçtiğini, yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin hükmü haksız olup bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı "... + şekil" markasının bütün sınıflar yönünden hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir. "..." isimli markanın 2014 tarihinde ... başvuru numarası ile tescil başvurusu yapılmış olduğu, tescil başvurusunun 05.08.2015 tarihinde ... tescil numarası ile TPMK nezdinde 14 ve 35. sınıflarda davalı adına tescillendiği anlaşılmıştır.Bakırköy 1.FSHHM'nin 2016/159 E. 2017/52 K. ve 09/03/2017 tarihli kararı incelendiğinde: Davacının ... davalının ..., davanın Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini olup, ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği görülmüştür. 17/01/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: Davalının marka başvurusunda bulunduğu 19.09.2014 tarihinde ... veya ... ibaresinin 14. sınıfa dahil “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); Altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar." ve 35. sınıfa dahil “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar... Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtia ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nn 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca ayırt edici niteliğini kaybettiği ve tanımlayıcı nitelikte olduğu, 6100 sayılı HMK'nın “Yabancı dilde yazılmış belgeler” başlıklı 223. maddesi uyarınca davacının İngilizce dilindeki delillerinin Türkçe tercümelerinin dava dosyasında mübrez olmadığı görülmekle, bu belgelerin değerlendirilemediği, 14. sınıfa dahil “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar" ve 35. sınıfa dahil “... Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar... mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloğ ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.).“ emtia ve hizmetlerin ilgili olduğu ortalama düzeydeki yararlanıcı ve tüketici kitlesinin tamamına yakınının, herhangi özel zihni çabaya mahal kalmadan ve doğrudan doğruya, "..." ibaresini gördüğünde ve duyduğunda, bu ibareyi doğrudan ürün ve hizmetlerin bir vasfı olarak algılayacağı, davacı yanca davalının dava konusu markasının başvuru tarihinden önce markasal olarak kullandığına ve ... ibaresinin kullanımla ayırt edicilik kazandığına ilişkin (6769 sayılı SMK'nın 5/2. maddesi kapsamında) Türkçe dilindeki delillerin dava dosyasında mübrez olmadığı, davalının dava konusu markasının 14. sınıfa dâhil “Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil).” ve 35. Sınıfa dahil “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için.... Saatler ve zaman ölçme cibazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen bizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) emtia ve hizmetler yönünden dava dosyasında ... ibaresinin davalının marka başvuru tarihinden önce markasal olarak kullanıldığına ilişkin delil mübrez olmadığı, dava dosyasında davacı yana ait ticaret unvanının ... olduğunu, dava dosyasında mübrez fotoğraf, telif hakkı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesine ilişkin bir delil bulunmadığı, bu sebeple ilgili delilin dosyaya sunulması halinde değerlendirme yapılabileceği, dava dosyasında mübrez deliller kapsamında davalının markasının 14. ve 35. sınıfa dahil emtia ve hizmetlerde 6769 sayılı SMK'nun 6/3. ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davanın kötü niyetli olmadığı ve dava konusu markanın 6769 sayılı SMK'nun 6/9. ve 25. maddesi uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalının kötü niyetli olmadığı ve dava konusu markanın 6769 sayılı SMK'nun 6/9 . ve 25. maddesi uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 19/10/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: Davalının hükümsüzlüğe konu ... numaralı markasının, tescil kapsamının 14. sınıfta "Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); Altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) 35. sınıfta reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri, sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); Altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykelle , biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) mal hizmetler olduğu, davacının, davalı markasının hükümsüzlüğüne gerekçe gösterdiği ... ibaresi için; Türk Patent ve Marka Kurumuna 24.06.2016 tarihinde, ... numarası ile, 10.05.2017 tarihinde ... numarası ile davalı markası tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerde başvuru yaptığı ancak marka başvurusunun başvuru yapılan mal ve hizmetlerin tamamında kurum tarafından reddedildiği, davacı ... ibaresinin kendileri tarafından bulunmuş bir isim olduğunu, işbu ibarenin 14. sınıf ve de ilgili 35. sınıf kapsamında tanımlayıcı olmadığını, kendi kullanımlarıyla marka olarak tanınmış olduğununu iddia etmiş olsa da; .../..., dünya çapında kabul görmüş bir mücevher taşı olarak bilinmektedir. Değerli taşlar enstitüsü (...) tarafından 2. tür saydam bir taş olarak tanımlanmıştır. Madencilik açısından diğer bir ismi ile (diaspor) olarak bilinen ..., dünya çapında en önemli taş grupları arasında yer almaktadır. Özellikle ışıltılı fiziksel ayrıcalığı nedeniyle (diaspor) olarak bilinmektedir. 19. yüzyıldan günümüze kadar ulaşmış ve hala kullanılan bu taş, Türkiyede Muğla'nın Milas ilçesinde 1980'li yıllardan beri çıkarılmaya devam etmektedir. Dolayısı ile ... ibaresi, 14. sınıf " Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal/hizmet grubunda tanımlayıcı ibaredir. ... ibaresinin, işbu mal/hizmetlerde tanımlayıcı olduğu yönündeki Türk Patent ve Marka Kurumu kararları ve daha önceki bilirkişi raporundaki işbu kanaatin, heyetlerince yerinde ve haklı bulunduğu, davacının öncelikli kullanımla hak iddia ettiği "..." ibaresi ve davalının hükümsüzlüğe konu "... Dünyası" markası benzerlik yönünden karşılaştırıldığında; Bu ibarelerin, ayırt edilemeyecek benzerlikte olduğu, aynı ticari faaliyet alanında olduğu anlaşılan tarafların, işbu ibareleri markasal kullanımları durumunda, davacı tescilsiz "...", davalı tescilli "..." markalarının, ilgili tüketici nezdinde karışıklığa neden olacağı, “..." İbaresi Wipo Uluslararası Marka Veri Tabanından sorgulandığında: davacı ... adına üç adet marka kaydı tespit edilmiş olup; 12.12.2011 tarihli, ... marka başvurusunda, Türkiye'de "mücevher, değerli ve yarı değerli taşlar” mal grubunda 14. sınıfta tescil talep edildiği, markanın ticarette kullanılmak suretiyle ayırt edici nitelik kazandığına dair göstergede "yanlış" yazdığı, durum bilgisinde 26.09.2012 yılında başvuru geri çekildi bilgisi olduğu, 23.09.2005 tarihli, ... marka başvurusunda: Başvuru sahibinin ... ... Limited sonraki marka sahibinin ... (davacı şirket) olduğu, 14. Sınıf "mücevher, yarı değerli ve değerli taşlar” mal grubunda markanın ABD'de tescillendiği, işbu markanın 14.12.2018 tarihinde iptal edildiği ( marka tescilinin sona erdiği) Davacı ...'nin, ... ibaresi için 01.04.2019 tarihli marka başvurusunun, A.B.D'de, "mücevherler, değerli ve yarı değerli taşlar (14. nice sınıfında) mal grubunda" 31.12.2019 tarihinde "..." numarasıyla tescillendiği, işbu markanın aktif olup, tescil korumasının devam ettiği, dava tarihi ile marka başvuru tarihi arasındaki hesaplanan süre 4 yıl, 9 ay, 13 gün; dava tarihi ile marka yayın tarihi arasındaki hesaplanan süre 4 yıl 6 ay 20 gün dava tarihi ile marka tescil tarihi arasında hesaplanan süre 3 yıl 10 ay 27 gün olduğu netice olarak; Davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybının olmadığı, dosya kapsamında yapılan incelemeler ve kötüniyet sayılan belli başlı kriterler de baz alınarak yapılan değerlendirme neticesinde; Davalının hükümsüzlük konusu markayı kötü niyetli tescil ettirdiğine yönelik kanaat oluşmadığı, dava dosyası kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, davacının ... ibaresini özellikle Türkiye'de markasal olarak yoğun şekilde kullanmadığı anlaşılmış olup; 2005 yılında A.B.D'de ... ibaresine, davalı markası kapsamındaki “mücevher, yarı değerli ve değerli taşlar” mal grubunda tescil alınmış (2011 yılında marka devri ile işbu markanın davacı mülkiyetine geçtiği anlaşılmıştır.) olması yurt dışında ... ibaresi ile üretilen malların tanıtımlarının yapılması ve de marka olarak da kullanılması, ... ibaresini A.B.D'de tescilleyip sonraki bir tarihte davacıya devir eden şirketin ticaret unvanında ... ibaresinin bulunmasının davacıyı, öncelikli hak sahibi yapmadığına kanaat getirilmiş olup bu husustaki nihai karar ve Mahkemenin olduğu, ... tescil numaralı "... ibare + şekil" unsurlu markanın, hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Dava konusu TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının tescil kapsamının 14. sınıfta "Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); Altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) 35. sınıfta reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri, sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); Altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykelle , biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) mal hizmetler olduğu anlaşılmıştır.6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği düzenlemesi yer almaktadır.Davacının Türkiye'de tescilli markasının olmadığı, Türkiye’de tescilli olmayan markalara tanınmış marka koruması sağlanabilmesi için, söz konusu markanın, davalının marka başvuru tarihinden önce Türkiye’de ilgili sektörde tanınmış marka olduğunun dosyaya davacı tarafça sunulan objektif delillerle ispat edilmesi gerektiği, söz konusu deliller değerlendirilirken, tanınmış marka iddiasında bulunan tarafın, itiraz ettiği başvuru markasının başvuru tarihinden önce, markayı ülke içinde her hangi bir tanıtım faaliyetinin bulunup bulunmadığı, reklam harcamaları, markanın ayırt ediciliği yüksek olup olmadığı, aldığı yurtiçi ve yurtdışı kalite ödülleri vs. özellikle dikkate alınması gerektiği, tek başına bir markanın yurtdışındaki ülkelerde tanınmış olması veya çok sayıda ülkede tescilli olması, o markanın Türkiye’de de Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyeceği ( Yargıtay 11. HD. 2107/3943 E., 2019/1154 K.) anlaşılmıştır.Davacı vekilinin dava ve istinaf dilekçesinde davasını; önceye dayalı hak sahipliği, tanınmışlık iddiası ve kötüniyetli marka tescili hukuksal nedenlerine dayandırdığı anlaşılmakla, ileri sürülen sebeplere dayalı olarak hükümsüzlük incelemesi yapılmıştır.Tanınmışlık yönünden sunulan delillerde ...ibaresi geçiyor ise de, davacının markası olarak değil, taşın ismi olarak geçtiği, davacı taraf bu ibare üzerinde markasal hakka dayanıyor ise de, Türkiye'de ki tescil başvurularının davacı tarafça yapılan ... sayılı başvurunun ... sayılı YİDK kararı ile, sektördeki yaygın kullanım sonucu bu ibarenin ürünü tanımlayıcı hale gelmesi nedeniyle reddedildiği, bu ibarenin davacıya aidiyetinin ve ayırt ediciliğinin sağlanamadığı, davacının yurt dışındaki bir kısım markalarının reddedildiği, sadece ABD'de tescilli markasının bulunmuş olduğu, tanınmışlığının ispatlanamadığı, ülkesellik prensibi gereği davacı tarafça Türkiye'de tanınmış ve bilinir hale getirdiğinin ispatının gerektiği ancak ispatlanamadığı, buna göre ülkesellik prensibi gereği de öncelik hakkı olduğunu kanıtlayamamış olduğu, ... tarafından her ne kadar marka olarak kullanılmış ise de, ibarenin zaman içinde ürün için tanımlayıcı hale geldiği, sunulu deliller davacının markasal kullanımı olmayıp, taşın tanınmış olduğuna dair delil olduğu, makaledeki anlatımların da tek başına markanın davacı tarafça ihdas edildiği ve tanınmış hale getirdiğinin ispatına yeterli olmadığı, bu nedenlerle davanın reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddi kararı verilmiş ise de, Dairemizin kararında gerekçe düzeltildiğinden; davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü gerektiği, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/05/2022 tarih, 2021/209 E., 2022/56 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilmiş gerekçe ile KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile;3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 571‬,00 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 109,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 309,70 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim