Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1344

Karar No

2025/304

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1344
KARAR NO: 2025/304
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/10/2021
NUMARASI: 2021/320 E. -2021/163 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının 1986 yılından itibaren ... nolu marka sahibi olup, ilk tescilini 1986 yılında yaptırdığını, son olarak 08/02/2005 tescil tarihli ... tescil numaralı "..." ibareli markayı ... numaralı sınıflarda 17/11/2023 tarihine kadar tescil ettirdiğini, markasını kesintisiz kullandığını, markanın sektörde tanındığını, davalının ise "..." ibaresini aynı emtia ve sınıfta 25/10/2016 tarihinde tescil ettirdiğini, söz konusu markalar arasında görsel ve fonetik benzerliğin olduğunu, söz konusu markanın aynı mal ve hizmet gruplarında kullanılmasının tüketici nezdinde iltibasa neden olacağını, ... markasının Türkiye ve yurtdışında bilinen, bir marka olup; rakip firmalar tarafından ... markasına yakın, bu markayı çağrıştıran kelimeleri türetilerek müvekkili şirkete ait marka ve markanın zinciriymiş gibi algı oluşturmak amacıyla bu markaları sicile tescil ettirdiklerini, davalının tescilinin de aynı şekilde kötüniyetli bir tescil olduğunu, davacının markasının tanınmışlığından faydalanarak haksız gelir elde etmek istediklerini, davalının markasının, müvekkili şirketin markasının seri markası veya devamı gibi bir motifi olması sebepleriyle "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kötüniyet iddialarını kanıtlaması gerektiğini, davalının markasının 07/07/2015 başvuru tarihli olduğunu, hükümsüzlük davası açmak için gereken 5 yıllık sürenin geçtiğini, davacının davalı şirket markası ... nolu "..." markasının iptalini tescilli olduğu 30.sınıfta tüm emtialar için isterken kendisinin ilgili sınıftaki tüm emtialar için marka kullanımını ispatlamasının gerektiğini, SMK 25/7 maddesine göre davacının da markasını tescil kapsamındaki emtialarda kullanma yükümlülüğünün olduğunu, davacının markası da 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğundan, davacının 30.sınıfta yer alan tüm emtialar açısından markasını kullanımı ispat etmesinin gerektiğini, davalının gıda sektöründe 1989 yılında başlayan birikimin ardından 2008 yılından bu yana İstanbul'da faaliyetlerini sürdürmekte olup TPMK nezdinde 40'tan fazla başvuru ve tescilin sahibi olduğunu, müvekkilinin davacının bir zinciriymiş gibi görünmek gibi bir niyeti, herhangi bir maddi mesnete dayanmadığını, davalının ... nolu "..." markasının davacı şirketin "..." markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, markaların yazılış, okunuş, görsel ve sessel olarak birbirlerinden tamamıyla farklı olduğunu, markaların ürünler üzerindeki kullanımlarının da farklı olduğunu, tüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağını, davacının markasının yüksek derecede bilinen marka olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... markasının müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlandığını, müvekkili şirketin 1986 yılından itibaren tescilli ve tanınmış bir marka olduğunu, tüketicilerin "..." markasını müvekkili şirkete ait zannettiğini, davalı şirketin marka kullanımının kötü niyetli olduğunu, ürün ambalajlarının müvekkili şirketin ürünleriyle benzer olduğunu, müvekkili şirketin marka ve şekil kullanımının açıkça ortada olduğunu, ancak sunulan ambalaj görselleri incelenmeden benzerlik bulunmadığı yönünde rapor düzenlendiğini, davalının müvekkili markasına benzemek için elips şekli içine "..." yazarak taklit ettiğini , davalının müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalanarak satış yaptığını, bu nedenle tüketicilerin "..." markasını müvekkili şirkete ait sandığını, internet siteleri ve tarayıcı kayıtlarının dosyaya sunulduğunu ancak değerlendirilmediğini, ayrıca, müvekkili şirket merkezinde yapılan incelemede markanın kullanımına dair kesilen faturaların içerik bakımından sektör bilirkişisi tarafından incelenmesi gerektiğini, SMM bilirkişisi tarafından yapılan incelemenin hatalı sonuçlar doğurduğunu, müvekkili şirketin markasını tescil tarihinden itibaren aktif olarak kullandığını, dava konusu ... markasının ... markasına görsel ve işitsel olarak benzediğini, markaların aynı emtia ve sınıflarda kullanılması nedeniyle tüketiciler tarafından karıştırılabileceğini, internet satışları üzerinden de davalı şirketin kötü niyetli kullanımının ispatlandığını belirterek , istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın kabulüyle "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirketin marka kullanımlarının davacının markalarına yakınlaştığı iddia edilmekteyse de, bu iddiayı destekleyecek herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğini ve markasını tescil kapsamındaki sınıflar için özgün bir şekilde kullandığını, davacının iddialarının aksine, müvekkili şirketin markasını yargılama aşamasında da ifade edildiği şekilde davacı tarafın markasından farklı biçimde kullandığını, müvekkili tarafından yoğun şekilde satışı yapılan sos, dondurma sosu ve çikolata gibi ürünlerin davacının ürünlerinden farklılık içerdiğini, davacının ise özellikle çikolata ve çikolata sosu gibi ürünlerde herhangi bir satışının bulunmadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun ve yerinde olduğunu, davacının haksız ve yersiz istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiğini, davacının tüm diğer istinaf başvuru sebeplerinin de kabul edilemez olduğunu beyan ederek, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava davalı adına tescilli ... numaralı ... markasının hükümsüzlüğü talebine yöneliktir. Davacı, davalı markasının ... tescil numaralı markası ile iltibas ve kötüniyetli tescile dayalı hükümsüzlük talep etmiştir. -... nolu "..." ibareli markanın 29/30/31/32.sınıflarında davacı adına tescilli olduğu, ... nolu "..." ibareli markanın 30.sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. -08/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "davacının ... no ile 29/30/31/32.sınıflarındaki emtialar için tescilli markanın kelime markası olduğu, davalının ... no ile 30.sınıftaki emtialar için tescilli ... markasının davacının ... markasından görsel ve fonetik açıdan farklı olduğu, benzer olmadığı, tarafların markalarının tescil kapsamındaki emtiaların aynı ve birbirleri işle ilgili/benzer olduğu ve bu emtiaların orta düzeyde tüketicilere hitap eden mallar olduğu, tarafların markalarını tescil kapsamlarındaki emtialar üzerinde kullanmaları halinde orta düzeyde ttüketici nezdinde iltibasa neden olmayacağı, hükümsüz kılınması için koşulların mevcut olmadığı, davacı tarafından, dava konusu ... escil numaralı ... markasının, tescilli olduğu bir kısım emtialar yönünden dava tarihinden önceki 5 yıllık süre içerisinde kullanılmadığı, davaya konu hükümsüzlüğü talep edilen ... nolu marka başvurusunu kötüniyetle yapmadığı"belirtilmiştir.Davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının tescil tarihinin 25.10.2016 olduğu, dava tarihine göre marka tescilinin üzerinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, davacının ... nolu "..." ibareli markası ile hükümsüzlüğü talep edilen davalının ... nolu "..." ibareli markasının benzer emtialarda tescilli oldukları ancak her iki markanın kelime markası olduğu, davacı markasında kelime unsurunun kırmızı elips şeklindeki çerçeve içinde kırmızı büyük harflerle yazıldığı, ve çerçevenin dışında ® (Tescilli) işaretinin yer aldığı, davalı markasında şekil unsuru olmadığı, beyaz zemin üzerine siyah küçük harflerle yazıldığı, her iki markadaki esas unsurunu oluşturan kelimenin Türkçe'de anlam ifade etmediği, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, markalardaki kelimelerin sonunun "..." hecesi ile bittiği görülüyorsa, bu durumun markaların bıraktığı bütünsel izlenime göre benzerlik tespiti için yeterli olmadığı bu nedenlerle iltibas tehlikesi için gerekli sınıfsal ve işaretler arasında çifte benzerlik bulunması koşulunun söz konusu olmadığı, ayrıca dava tarihinden geriye 5 yıllık süre için ciddi kullanım delili ve kötüniyetli tescil iddiasının ispatına yarar delil sunulmadığı, SMK 6/1 ve 6/9 maddeleri uyarınca davalı markasının hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı, mahkemece davanın reddi dair verilen kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/10/2021 tarih ve 2021/320 E.2021/163 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim