Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1330
2025/302
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1330
KARAR NO:2025/302
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:24/06/2022
NUMARASI:2021/310 E. -2022/113 K.
DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 1999 yılından bu yana birçok dizi ve sinema filminin görsel efekt çalışmalarını gerçekleştirdiğini, görsel efekt yönetmenliğinin yanı sıra video klip, reklam ve tanıtım filmleriyle de tanınan ve piyasada aranılan bir isim haline geldiğini, bu kapsamda 2011 yılında İstanbul'u anlatan ve İstanbul’un çeşitli semtlerinden çektiği videoları içeren "... - .." isimli belgeseli çektiğini, bu belgesele ait fragmanın çeşitli mecralarda yayınlandığını, ancak davalı şirketin kendi yapmış olduğu "...", "..." ve "..." isimli tanıtım filmlerinde müvekkiline ait görselleri kullandığını, ayrıca bir adet görselin davalı şirkete ait "..." isimli YouTube kanalında yayınlandığını, bu hususların Beyoğlu ... Noterliği aracılığıyla tespit edilerek e-tespit tutanağı düzenlendiğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin eser üzerindeki haklarını ihlal ettiğini belirterek, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan doğan haklara tecavüzün önlenmesini, FSEK’in 68. maddesi uyarınca şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, "..." tanıtım videosu için 2013 yılından, "..." tanıtım videosu için 25.03.2013 tarihinden, "..." tanıtım videosu için 24.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, talep etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından çekilen belgeseline konu ettiği video ve görsellerin İstanbul'un muhtelif yerlerinde herkes tarafından çekilebilecek hata çekilmiş video ve fotoğraflardan oluştuğunu, müvekkilinin tanıtım filminde kullandığı görsellerin topluma mal olmuş İstanbul'un simgesi haline gelen yerlerin görselleri olduğunu, davacının davaya dayanak gösterdiği görsellerin eser niteliğine haiz olmadığını, müvekkilinin fikri haklara önem veren bir firma olduğunu, bu nedenle de tanıtım filminde yer kullandığı, aleniyet kazanmış, sahibinin özelliği taşımayan görseller haricindeki diğer görsellerin tamamını ... isimli firmadan lisans almak suretiyle kullandığını, müvekkilinin başkasına ait olan eseri kullanmasının söz konusu olmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davacının davasının KABULÜ ile;Davalının, dava tarihinden sonraki muhtemel davacıya ait eserden doğan mali ve manevi haklarına tecavüzünün men'ine, FSEK 68. maddesi uyarınca 3 kat artırılmak suretiyle bulunan toplam 80.261,73 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından müvekkilinin talep edebileceği tazminat hesabı yapılırken sunulan 2013 tarihli ve 8.917,97 TL (KDV dahil) tutarlı emsal faturanın değerlendirildiğini, bilirkişi raporunda bu faturanın yalnızca bir adet görsele ait olduğunun tespit edilerek hesaplamanın bu rayiç değer üzerinden yapıldığını, ancak bir görselin kullanım ücretinin, kullanılacağı yer, yayınlanacağı platform, yayın süresi gibi birçok faktöre göre değişiklik göstereceğini, davalı ile müvekkili arasında bu hususta bir sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla görsellerin kullanımına ilişkin ayrı, yayınlandıkları platformlara ilişkin ayrı ücretlendirmelerin yapılması gerektiğini, davalının toplamda 10 ayrı ihlale sebep olduğunu, reklam ve tanıtım filmlerinde her bir filmin farklı kurgularla oluşturulması sebebiyle her birinin farklı bir yapım olarak değerlendirildiğini, dolayısıyla her bir tanıtım/reklam filminin ayrı bir dava konusu olabileceğini, müvekkilinin görsellerinin tek tek faturalandırıldığını, bu görsellerin zaman atlamalı çekimler içerdiğinden her birinin bağımsız bir eser niteliğinde olduğunu, bu nedenle her biri için ayrı ücret belirlenmesi gerektiğini, mahkemenin dayanak olarak kabul ettiği bilirkişi raporunda maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, bu nedenle 80.261,73 TL maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davalının görsellerin eser niteliğinde olmadığı ve müvekkilinin eser sahibi olmadığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, bu hususun gerek işbu davada gerekse müvekkilinin “.... - ...” belgeselinde yer alan diğer görsellerle ilgili açılan davalarda alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiğini, davalının uyuşmazlık konusu görsellerin müvekkiline ait olup olmadığının tespit edilemediğini iddia etmesine rağmen, bu görüntülerin müvekkilinin 2011 yılında kamuya sunduğu belgeselde yer aldığını ve belgeselin ham görüntülerinin dava dosyasına sunulduğunu, bu nedenle müvekkiline ait olduğu konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığını, mahkemeye sunulan emsal faturanın her ne kadar .... Şti. tarafından kesilmiş gibi görünse de, gerçekte müvekkilinin freelance olarak çalıştığı bir dönemde, ödeme yapılabilmesi için bu şirket üzerinden kesildiğini, faturanın dava konusu belgeselde kullanılan görsellerle birebir ilgili olduğunu ve davaya emsal teşkil edeceğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/310 Esas ve 2022/113 Karar sayılı 24.06.2022 tarihli kararında müvekkilinin hak ettiği maddi tazminat tutarının eksik hesaplandığını, bu nedenle kararın kaldırılarak her bir ihlalin 8.917,97 TL olarak belirlenmesi ve toplam 10 ihlal üzerinden maddi tazminatın yeniden hesaplanarak hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davalının istinaf talebinin reddini talep ederek, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu "... - ...." isimli belgeselin hususiyet taşıdığı ve sinema eseri niteliğinde bulunduğu, davacının eser sahibi olduğu, davalı şirketin "...", "..." ve "..." projelerinde, internet sitelerinde ve YouTube kanalında davacıya ait görselleri kullanarak FSEK kapsamında mali ve manevi hakları ihlal ettiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, ancak dava tarihi itibariyle dava dilekçesinde belirtilen web sitesi ve YouTube linklerinde ilgili görsellerin bulunmadığını, yerel mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini ve herhangi bir inceleme yapmadığını, bilirkişi raporunun ve hükmün davacının süresinden sonra sunduğu ve tarafça muvafakat edilmeyen fatura bedeli esas alınarak oluşturulduğunu, hukuka aykırı delile dayalı olarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, belgeselin İstanbul'un simgelerinden oluştuğunu ve herkes tarafından çekilebilecek görüntüler içerdiğini, mahkeme tarafından tanzim ettirilen bilirkişi raporunda davacının eser sahibi olup olmadığına ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, peşinen eser sahibi olarak nitelendirildiğini, müvekkili tarafından hazırlanan tanıtımların kamu yararı gözetilerek herhangi bir ticari amaç olmaksızın yapıldığını ve hiçbir kurum veya işletmeye satılmadığını, mahkemece şirket defterleri incelenmeksizin tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ticari defter incelemesi talebine rağmen bu hususun görmezden gelindiğini, yapılan tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, hesaplamanın davacının sunduğu faturaya dayandırıldığını, ancak sunulan faturanın davacıya ait olmadığı gibi, faturanın içeriğinde dava konusu görsellerle ilgili olup olmadığının anlaşılamadığını, dolayısıyla emsal olarak kabul edilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporunda tarafça sunulan emsal faturaların "görsellerin belli bir coğrafyaya özgü olmaması" ve "... gibi sitelerden satın alınabilir olması" gerekçeleriyle dikkate alınmadığını, ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde İstanbul’a özgü görseller içeren faturaların sunulduğunu, faturalardaki KDV bedeline de hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, 50.000,00 TL gibi fahiş bir manevi tazminata hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, bu mümkün değilse davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu görsellerin eser niteliğinde olmadığı, eser olup olmadığına dair herhangi bir inceleme yapılmadığı, eser sahipliği hususlarında yeterli değerlendirme yapılmadan bilirkişi raporunun oluşturulduğu yönündeki istinaf gerekçelerine karşı davacı tarafın, "bu hususların daha önce dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında tek tek tespit edildiği" iddiasıyla genişletme yasağına aykırı şekilde delil sunduğunu ileri sürdüğünü, dava dosyası kapsamında görsellerin eser niteliğinde olup olmadığının ve eser ise sahibinin kim olduğunun tam anlamıyla incelenmediğini, kararın kaldırılarak yeniden yargılama için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini, aksi kanaatte istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Davacı vekili, müvekkilinin 2011 yılında İstanbul'u anlatan ve İstanbul'un bazı semtlerinden çektiği videolara yer verdiği "... -..." isimli belgeseli çektiğini, davalı şirketin tanıtım filmlerinde müvekkiline ait görselleri kullandığını, bir adet görselin ise "..." isimli YouTube kanalında yayınlandığı davalının eylemlerinin eserden doğan haklarını ihlal ettiğini beyanla tecavüzün men'i ile FSEK 68.maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. 14/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Davacıya ait “...” adlı belgeselin FSEK m.1/B ve 5 maddeleri uyarınca eser niteliğinde olduğu, davacının söz konusu eserin sahibi olduğu, söz konusu eserde raporda tespit edilen 1 ilâ 4 no’lu “...”, “..., ..., “...” ve “...” olarak ifade edilen görsellerin, davalı tarafından yapımı gerçekleştirilen “...”, “...”, “...” adlı tanıtım filmlerinde eser sahibi davacıdan izin alınmaksızın kullanılması nedeniyle, eser sahibinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, davacının bu nedenle FSEK m. 68. Uyarınca 80.261,73 TL. üç kat tazminat bedeli isteyebileceği, manevi tazminat talebi ve miktarı bakımından takdirin mahkemeye ait olduğu" hususlarını tespit ve rapor rapor etmişlerdir.Davacının eser sahibi olarak , FSEK 69 . Madde kapsamında," mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir." düzenlemesi gereği dava tarihinden sonra tecavüzün devamı veya tekrarının muhtemel olması nedeniyle men talebinde bulunabileceği , söz konusu kullanımların kaldırılması halinde dahi ilerde kullanımının yasaklanabilmesi için davacının men talebinde hukuki yararı bulunduğu , davanın tek başına para borcuna ilişkin olmaması nedeniyle zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, dava konusu "..." isimli belgeselin tanıtım filmindeki görüntülerin davacının kamusal alanda gerçekleştirdiği çekimlerin, sinematik anlatım ve sinema tekniği açısından belli bir düzeyin üzerinde olduğu ve eser sahibinin hususiyetini içerdiği FSEK m.1/B ve 5 maddeleri uyarınca sinema eseri vasfında olduğu, eser sahipliğine ilişkin yasal karine gereği eser sahibinin davacı olduğu, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, eser sahibi davacıya ait ve 2011 yılında yaratılan “...” adlı belgeseldeki 1-4 nolu görsellerin davalı tarafından üretilen “...”, “...”, “...” adlı projelerinin tanıtım ve reklamının yapıldığı internet sitesin ve youtube kanalında davacının belgeseline ait görüntüleri izinsiz kullandığı, kullanımında davacının görüntünün sağ alt köşesinde yer verdiği logonun kaldırılmış olduğu, bu durumun davacının eserden kaynaklanan çoğaltma, yayma, umuma iletim ile umuma arz , eser sahibinin adını belirtmesi, eserde değişiklik yapılmasını yasaklama şeklindeki mali ve manevi haklarını ihlal teşkil ettiği , davacının eser sahibi olarak FSEK 68.maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, davalının gelir elde etmediğine dair savunmaların sonuca etkisinin bulunmadığı talep edilen telif tazminatından ve FSEK m. 70/1 uyarınca manevi tazminattan davalının sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Maddi tazminatın belirlenmesi bakımından davacı emsal olarak davacıya ait eserdeki görüntülerin bir tanıtım filminde kullanılmasına ilişkin fatura sunduğu, bilirkişi heyetince sunulan faturanın taraflar arasında varsayımsal sözleşme kriterlerine ve sektör uygulamalarına uygun olduğu hesaplamaya esas teşkil edebileceği değerlendirilerek hesaplamaya esas alınmış olup, bir film için birden fazla görüntünün kullanılabileceği şeklindeki sektörel uygulama dikkate alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun olduğu, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,FSEK MD. 68 uyarınca 3 katı oranında 80.261,73 TL. maddi tazminat bedelinin hüküm altına alınmasının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu görülmüştür. HMK'nın tahkikatın sona ermesi başlıklı 184. maddesi “ ( 1 ) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. ( 2 ) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.” şeklinde düzenleme içermektedir. Bu nedenle davalının mazeretli sayıldığı duruşmada tahkikatın sona erdiğinin tefhim edilmesine yasal engel bulunmadığı, tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamaya geçileceğinin ayrıca davalı vekiline tebliğ edildiği, HMK 184-186 maddelerinde düzenlenen usul hükümlerine bir aykırılık tespit edilmemiştir. Bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/06/2022 tarih ve 2021/310 E. 2022/113 K. sayılı kararına karşı taraf vekillleri tarafından yapılan istinaf talebinin ayrı ayrı 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince tazminat hükümleri yönünden alınması gereken 8.898,18-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.224,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.673,63-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.