Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1089
2025/34
9 Ocak 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1089
KARAR NO:2025/34
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:29/03/2022
NUMARASI:2018/196 E. - 2022/85 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin 26/12/1994 tarihinde kurulmuş ve tekstil alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresini tekstil alanında ürettiği emtialar üzerinde marka olarak kullandığını, müvekkilinin söz konusu ibareyi meşhur ve maruf ettiğini, müvekkilinin kendi çabaları ile meşhur ettiği markasının TPMK nezdinde tescil ..., ..., ... ve ... tescil numaraları ile tescil ettirdiğini, ancak hal böyle iken, müvekkili adına tescilli olan "..." markasının, davalıya ait iş yerinde satışının gerçekleştirildiğini ve bu satışın müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan yapıldığının tespit edildiğini, bu hususun tespiti için mahkemenin 2017/227 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti ikame edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve davalının bu şekildeki kullanım ve eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünlerin imhasını, şimdilik 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsili ile delil tespiti dosyasında yapılna yargılama giderlerinin de davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının tekstil ürünlerinde "..." ve benzeri şekilde "..." markasını kullanması şeklindeki eyleminin davacı adına tescilli "..." esas unsurlu marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, davalı ürünlerinde "..." ve "..." etiketlerinin sökülmek suretiyle tecavüzün giderilmesine, toplam 14.334,08 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine" karar verilmiştir Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-davalıya ait işyerinde Bakırköy 1.Fikri Sınai Hakları Hukuk Mahkemesi’nin 2017/227 D. İş sayılı dosyası üzerinden yapılan delil tespiti sonucu, 18.12.2017 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili şirkete ait “..., ...” markaları ile birebir aynı marka adı altında satışa hazır 1000 - 1200 adet ürün tespit edildiğini, aynı zamanda yapılan incelemede müvekkili şirkete ait “...” markasındaki “T” harfi olmaksızın “...” markası ile iç etiketleri etiketlenmiş 223 adet ürün de tespit edildiğini, tespitte davalının, müvekkili şirkete ait markayı haksız ve izinsiz olarak kullandığını “Söz konusu ürünler sahte ürünler değildir. Piyasada ihracat fazlası diye bilinen ikinci kalite olarak adlandırılan orijinal ürünlerdir. O nedenle ben sahte ürünleri satmıyorum. Sadece ihracat fazlası olan ikinci el ürünleri satıyorum.” şeklindeki ifadesi ile de ikrar ettiğini, Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2018/973 E. sayılı dosyası üzerinden bir ceza davası ikame edildiğini ve müvekkili şirkete ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmete sunmak suçundan dolayı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”)’nun 30. maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verildiğini, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, açtıkları tazminat davasında dosyada, 1 kök ve 3 ek rapor olmak üzere, aynı bilirkişi heyetinden toplamda 4 rapor alındığını, ancak raporların doğru ve hükme esas teşkil edebilecek bir rapor olmadığından, 5. kez hazırlanan 22.02.2022 tarihli bilirkişi raporu alındığını ancak bu raporunda doğru olmadığını,-davanın 30.04.2018 tarihli dava dilekçesinde davalarının kabulü ile birlikte davalıdan şimdilik 25.000,00-TL maddi tazminat, uğramış oldukları itibar kaybı nedeniyle, 25.000,00-TL manevi tazminat, Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/227 D. İş sayılı dosyasında yapılmış olan 823,50-TL masraf bedeli ve delil oluşturulabilmesi için davalının işletilmekte olan mağazasından ücreti ödenmek suretiyle satın alınan ürünler için ödenen 799,00-TL bedelinin faizleri ile birlikte tahsili talep edildiğini, delil tespiti ve davalının mağazasından alınan ürünlere yapılan masrafların faiziyle birlikte istemelerine rağmen hesaplama dahi yapılmadığını, hüküm de tesis edilmediğini,-Hükme esas alınan 22.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda, Tekstil Sektör İncelemesi başlığı adı altında yapılan hesaplama ile 14.334,08-TL, Mali İnceleme başlığı adı altında ise 1.954,32-$ ve 12.609,67-TL olmak üzere iki farklı lisans bedeli olmak üzere 3 farklı hesaplama yapıldığını, hesap yöntemlerinin anlaşılamadığını, bilirkişiler tarafından davalının işletilmiş olduğu toptan satış mağazasında tespit edilen 1437 adet ürün esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada anılan ürünlerin ortalama satış fiyatı takdiren 58,50-TL olarak belirlenerek; yine sektörel bir takdir ile 1,95 oranında belirlenen mark-up değeri üzerinden her bir ürünün brüt karı 28,50-TL olarak takdir edildiğini, anılan Mark-up oranı üzerinden maliyet hesabı yapan Sayın bilirkişiler tarafından yine takdiren belirlenen %35’lik oran üzerinden bulunan maliyet ve ürün adetinin çarpılması ile 14.334,08-TL’lik lisans bedeli hesabı yapıldığını ancak bahse konu hesaplamada Sayın bilirkişilerin ürünlerin ortalama maliyetini neye göre 58,50-TL takdir ettiklerinin anlaşılamadığını, emsal araştırmasının yapılması ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesi gerektiğini, bu hali ile yapılan ve tamamen takdiri olan hesaplamanın kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hesaplanan 15.000-TL tutarın, sanki davalının tüm yıl boyunca satabileceği ürün sayısı o kadarmış gibi değerlendirilerek delil tespiti esnasında yakalanan ürün/mal adedi üzerinden hesaplandığını, hesaplamaya esas alınan ürün/mal adedi sayısının bile gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların, maddi tazminat hesaplanmasında dikkate alınmadığını, hesaplanan tazminat tutarlarının müvekkili şirketin zararlarını tazmin edecek hiçbir yanı bulunmadığını, hiçbir zararı tazmin etmeye mazhar olmayan tazminat tutarlarının müvekkili şirketin uğradığı ciro, müşteri, marka ve itibar kaybı başta olmak üzere tüm zararlarını karşılar nitelikte yeniden hesaplanması gerektiğini, sunulu 7 adet lisans sözleşmesinden yalnızca 20.07.2011 tarihli franchise sözleşmesinin hesaplamaya emsal alındığını, 5’inin ... ibareli markanın kullanımına ilişkin olmadığı belirtilmiş ise de örnek teşkil etmesi gerektiğini, 18.12.2018 tarihli sözleşmenin dava konusu müvekkili şirkete ait ... ve ... markalarının franchise olarak kullanımına ilişkin olup somut uyuşmazlık bakımından değerlendirmeye esas alınabilir nitelikte olduğunu, 2011 yılında verilen lisans hakkı ile 2017 yılında verilecek bir lisans hakkı bedelinin aynı olmayacağını, bir lisans hakkı veya franchise verilirken mağazanın bulunduğu bölge,mağazanın fiili durumu, mağazada satılacak tahmini ürün adeti, mağazanın bulunduğu lokasyon, mağazanın fiili yapısına göre değişiklik arz edeceğini, bu hususta da herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalı yanın işlettiği mağazanın İstanbul ili, ... bölgesinde olup toptan tekstil sektörünün kalbinde yer aldığını,-Dosyada mübrez sunulan örnek franchise sözleşmelerinde müvekkili şirketin yalnızca lisans verdiği kişilerden lisans bedeli almamakta, lisans bedeline ek olarak sattığı ürünlerden de anlaşılan tutarda satış bedeli üzerinden de bir gelir elde ettiğini,-bilirkişilerin hesaplama yöntemini de teknik, bilgi ve görgü ile yapmadığını, hesaplanan tüm tutarların ve hesaplama yöntemlerinin kabul edilebilir bir yanı bulunmadığını, ilk hesaplama yönteminde de her bir ürünün satış bedelinin neye göre ve hangi usulle belirlenmiş olduğunun belli olmadığını, bir an için Sayın bilirkişilerce benimsenmiş olunan hesaplama yöntemlerinin ve esas alınan bir takım oranların doğru olduğu varsayımında dahi hesap edilen tutarların tamamının mı yoksa bir kısmının mı davalıdan istenebileceğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili şirketin 3. kişi konumundaki kişilere, lisans hakkı, franchise veya bayilik gibi oluşturulan çeşitli yöntemlerle marka kullanım hakkı verirken lisans bedeli, satılan ürünlerden elde edilen karın yanında reklam katı bedeli gibi yan giderler de tahsil ettiğini, lisans alan kişilerin; lisans bedeli, satılan ürün başına bedelin yanında ayrıca bir reklam bedeli de ödemesi gerektiğini,-İtibar tazminatının hangi verilere dayanılarak takdir edildiğinin hükümde gerekçelendirilmemiş olduğunu, hükmolunan tutarın müvekkilu şirketin itibar kaybını tazmin edecek düzeyde olmadığını,İlk Derece Mahkemesince itibar tazminatının miktarının ne olduğunun belirlenmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiş ise de, itibarın zararı, inşa edilen ya da edilmekte olan imajın zedelenmesi ve istisnaen çökmesi olduğunu, somut uyuşmazlıkta müvekkili şirket markasının davalı tarafından gerçekleştirilen marka tecavüzü sonucunda tüketicide ve marka nezdinde yaratmış olduğu itibar kaybının miktarının hesaplanmasının mümkün olmadığı minvalinde gerekçeler sunulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi marifetiyle hesaplanması mümkün olan bir kalem olduğunu, tazminat tutarlarının yeniden hesaplanması gerekmesi ve Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/227 D. İş sayılı dosyasında yapılan 823,50-TL masraf ile delil olarak sunulmak üzere davalının işletmesinden alınan ürünlerin toplam bedeli olan 799,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsil edilmesi talepleri hakkında hüküm kurulmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalının davacı adına tescilli "..." ibareli markaya yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi, tecavüz teşkil eden ürünlerin imhası ile maddi ve itibar tazminatı taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Davaya dayanak edilen Mahkemenin 2017/227 D.İş sayılı dosyasında mahallinde yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak, aleyhine tespit istenenin adresinde yer alan "..." isimli mağazada 30.11.2017 tarihinde yapılan keşif sırasında yaklaşık 1000-1200 parça adet ürüne rastlandığı, tespit edilen ve numunesi alınan bayan giyim ürünlerinin iç ve/veya dış etiketlerinde; ..., ... (kalp şekli içinde) by ... ve ... şeklinde, tespit isteyenin 25. sınıfta tescilli markalarındaki "...+ŞEKİL" ayırt edici işaretini (... şeklinde okunmakta, algılanmaktadır) aynen ihtiva eder şekilde ve 223 adet üründe tespit isteyenin "..." ayırt edici işaretinin "T" harfini içermese de, "..." markasal kullanımın mevcut olduğu, tespit edilen kullanımların, tespit isteyenin markalarının 25. sınıftaki tescili kapsamında olduğu belirtilmiştir.Mahkemece alınan 25/06/2019 havale tarihli tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak, davalı tarafça, davacı tarafın tescilli markalarının, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davacıların izni veya hukuki bir dayanak olmaksızın etek, gömlek, bluz, tişört, yelek, dış giyim emtialarında kullanıldığı, davacının tanınmış markası olan "...+ŞEKİL" markasının, davalı tarafın kullanımlarını gerçekleştirdiği etek, gömlek, bluz, tişöri, yelek ve dış giyim emtialarında tescilli olduğu, davacının "...+ŞEKİL" hakim unsurlu markasının birebir aynı şekilde ve "..." şeklinde nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde taklit edilerek kullanıldığı anlaşılmakla, davalı yan kullanımlarının davacı açısından marka tecavüzüne ve haksız rekabete sebebiyet verdiği, dosya arasında davacının tazminat hesabı tercihi yöntemi ile paralel emsal lisans sözleşmesinin yer almaması ve davalı yana ait mali verilerin bulunmaması nedeni ile hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir.Dosya önceki bilirkişi heyedine tevdi edilerek, davacının tercih hakkına göre ve ibraz edilen sözleşmeler de değerlendirilerek, isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir ve yerinde elde edilen ve ihlal oluşturulduğu anlaşılan tekstil emtiarının zarar verilmeden etiketleri vs. belgelerin sökülmesi suretiyle aykırılığın giderilmesinin mümkün olup olmadığı, imhasının gerekip gerekmediği yönnüden ek rapor tanzimi istenilmiş olup, heyet tarafından hazırlanan 25/02/2020 havale tarihli ek raporda sonuç olarak, davacı yanın ibraz ettiği sözleşmelerden, emsal lisans bedeli anlaşılamaması sebebiyle, davacı yanın maddi tazminat talebi tutarının hesaplanamadığı ve davalı nezdinde bulunan emtiaların üzerindeki etiketlerin sökülerek aykırılıkların giderilebileceği belirtilmiştir.Mahkemece rapora itirazlar ve özellikle tespit sırasında ve ceza mahkemesi dosyasında tespit edilen ürünlerin sayısı, davalı işletmesinin hacmi, ibraz edilen lisans sözleşmeleri, keza benzer olayda Mahkemenin 2018/95 Esas sayılı dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu gözetilerek, davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir önceki bilirkişi heyetinden ek rapor tanzimi istenilmiş bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 11/01/2021 havale tarihli ikinci ek raporda sonuç olarak, 18/12/2008 tarihli ....A.Ş. ve...Şti arasında akdedilen ... Sözleşmesinde tescilli "..." ve "..." markalarının kullanımına onay verildiği, ancak marka kullanım bedellerine yer verilmediği, 20/07/2011 tarihli ... ve ....A.Ş. arasında akdedilen .... Sözleşmesinde, tescilli "..." ve "..." markalarının kullanımına onay verildiği, ancak marka kullanım bedellerine yer verilmediği, .... ve ... arasında akdedilen lisans sözleşmesi, ... ....A.Ş.'nin ... logosu ve tv dizisiyle bağlantılı olan lisans mülkiyetini lisans sahibi olarak kullanımına ilişkin olup, "..." ibareli markanın kullanımına ilişkin olmadığı tespit edildiği,... ve ... arasında akdedilen lisans sözleşmesinin, ...A.Ş.'nin ... (...) ve bununla bağlantılı olan lisans mülkiyetini lisans sahibi olarak kullanımına ilişkin olup, "..." ibareli markanın kullanımına ilişkin olmadığının tespit edildiği, 01/06/2016 tarihli İyikafa....Şti. ve "..." arasında akdedilen lisans sözleşmesinde "..." ibareli markanın kullanınıma ilişkin herhangi bir emareye rastlanmadığı, 04/02/2014 tarihli ...Inc. ve - "..." arasında akdedilen emtia sözleşmesinde "..." ibareli markanın kullanımına ilişkin herhangi bir emareye rastlanmadığı,....Ltd.Şti. ve "..." arasında akdedilen lisans sözleşmesinde "..." ibareli markanın kullanınıma ilişkin herhangi bir emareye rastlanmadığı, Mahkememizin 2018/95 Esas sayılı dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu ile değerlendirmeye esas alınmış olan 20.07.2011 tarihli davacı taraf ...A.Ş. ile ....A.Ş. arasında 20.07.2011 tarihinde imzalanmış olan sözleşme ve ilgili rapor ve davalı yanın tespit edilen kullanımları birlikte değerlendirildiğinde, davalı taraf, davacı ile lisans sözleşmesi imzalamış olsaydı, sözleşmenin bu maddeleri doğrultusunda, davacı tarafa faaliyette bulunduğu dönem süresince yıllık 1.954.32 USD aylık ise 162,86 USD lisans bedeli ödemesi yapmasının gerekeceği belirtilmiştir.Dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davalının incelenecek ticari defterlerine göre dava konusu markadan elde ettiği cironun da tespit edilerek, itirazları karşılar lisans seçeneğine göre istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir ek rapor tanzimi istenilmesine karar verilmiş olup, heyet tarafından hazırlanan 01/09/2021 havale tarihli üçüncü ek raporda sonuç olarak, davalı yanın mahkememize tanzim etmiş olduğu kesin mehilli ara kararı akabinde ,dosyaya yalnıca 2019 yılına ait defter bilgilerini sunulduğu, yalnızca 2019 yılı defter bilgilerine ulaşılabilecek e-defter beyan sistemi şifrelerini dosyaya iletmiş olması, diğer yıllara ilişkin herhangi bir veri dosyaya arz edilmemiş olması nedeni ile yeni bir hesaplama yapılabilme ihtimali olamadığı belirtilmiştir. Mahkemece dava tarihi itibariyle davacının lisansa göre olan tazminat seçeneğine de gözetilerek isteyebileceği maddi tazminat tutarını gösterir rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/02/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak, franchise sözleşmesine göre yıllık 1.934,52 USD, değişik iş dosyasında tespit edilenürünler toplam satışı üzerinden yapılan hesaplama yönünden 12.609,67 TL, piyasa uygulamalarında sabit lisans bedeli % 35 oranın içinde dahil edilerek yapılan hesaplamada 14.334,08 TL tazminat hesap edildiği belirtilmiştir.Davacı yan maddi tazminatın, 6769 sayılı kanunun 151/2-c maddesi uyarınca lisans yöntemine göre hesaplanmasını talep etmiştir.Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda davacı yanın talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplamasının SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca lisans bedeli üzerinden hesaplanmasının talep edildiği, lisans bedeli hesaplanırken, sadece davacının ticari kayıtları incelenerek sonuca ulaşılamayacağı, 151/3 maddesine göre yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında Sınai Mülkiyet hakkının ekonomik önemi, lisansların sayısı, süresi, çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin gözönünde tutulacağı düzenlenmekle sadece davacının cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerektiği, buna göre mağaza içinde 30.11.2017 tarihinde yapılan keşif sırasında yaklaşık 1000-1200 parça adet ürüne tekstil ürünü olduğu, değişik dosyasındaki tespitin 30.11.2017 tarihinde yapıldığı, davanın 30.04.2018 tarihinde açıldığı, yaklaşık 5 aylık ihlal süresi içerisinde 1000 adet ürün satışının ve satışlardan kâr elde edilmesine ilişkin tespitin yapılamadığı, lisans bedeli hesaplanmasında esas olarak delil tespiti için yakalanan ürünler olduğu, ceza dosyasında 12.05.2018 tarihinde davadan sonra arama el koyma işlemi yapıldığı ve 1036 adet ... markalı, 38 adet ... markalı ürüne el konulduğu, tespit sırasında bulunan ürün sayıları ile arama el koyma işlemi sırasında bulunan ürün miktarı dikkate alındığında, sadece davacının ticari kayıtları incelenerek sonuca ulaşılamayacağı, sunulan 20.07.2011 tarihli franchise sözleşmesinin davacı tarafından dayanılan deliller arasında olması nedeniyle, hesaplamaya emsal alınamayacağının ileri sürülemeyeceği, bilirkişi raporundaki tespitler ile davalının ticari kayıtlarına göre yapılan hesaplamaların farazi nitelikte olduğu, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur hükmü ile birlikte somut olayın özelliklerine, bilirkişi raporunda yer alan mali incelemeye esas ticari defter ve kayıtlar davalının davacı ile aynı alanda sunduğu hizmetlere ilişkin fatura içerikleri, davalının cirosu ve sektörel karlılık oranı , ihlalin gerçekleştiği sürede elde ettiği gelire göre bilirkişilerce belirlenen bedelin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.Davacının itibar tazminatı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusu incelendiğinde, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2017/227 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda, tespit mahallindeki iş yerinde, tescilli marka emtialarından olan tekstil ürünleri üzerinde iltibas sureti ile ile markasal olarak 1000-1200 parçanın davalı tarafından kullanıldığı, tescilli markaların, tescilli emtiadan olan ürünler üzerinde iltibas edilmek sureti ile kullanılmış olduğu, kullanımın ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek biçimde olduğu tespit edilmiş ise de, kötü üretim veya kötü kullanıma ilişkin bir değerlendirme bulunmadığından Davacı tarafından bu iddiası ispat edilemediğinden mahkemece bu yöndeki tazminat talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken kabulüne karar verildiği, ancak kazanılmış haklar gereği aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Değişik İş dosyasında yapılan yargılama giderlerinin eldeki davada yargılama giderlerine dahil edilerek, kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırıldığı , bu yönde bir hüküm kurulmamış olduğu, bilirkişi hesabına dahil edilmemiş olduğu ileri sürülmüş ise de, bu konuda hüküm kurulduğu, bilirkişinin ayrıca hesap yapması gerekmediği anlaşılmakla istinaf istemi yerinde görülmemiş olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı, İstinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih ve 2018/196 E., 2022/85 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.