mahkeme 2021/790 E. 2024/671 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/790

Karar No

2024/671

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/790 Esas
KARAR NO: 2024/671
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/02/2020
NUMARASI: 2018/597 E. - 2020/135 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının 13.04.2007 tescil tarihli ... tescil numaralı ... ibareli markasının bulunduğunu, markanın Türkiye çapında tanınmış bir marka olduğunu, www...com.tr internet adresinden hizmet verdiğini, yaptıkları araştırmada davalının www...com internet adresinde müvekkilinin markasının isim, logo, resim ve şekil yönünden birebir ve türevi kalıplarının kullanılarak markaya tecavüz edildiğini tespit ettiklerini, davalı tarafa Beşiktaş ... Noterliği vasıtasıyla 02.11.2017 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarname çekilerek ihlale son verilmesini istediklerini ancak davalının ihtarnameye cevap vermediğini ve kullanıma aynen devam ettiğini, bu durumun müvekkilinin tanınmışlığından haksız olarak yararlanma olduğunu, müvekkilinin markasının itibarını sarstığını belirterek, markaya ve isme tecavüzün, haksız rekabetin tespitini, tecavüzün kaldırılmasını, ... ibaresinin davalının kullanımından çıkarılmasını, bu ibarenin bulunduğu eşyaların el konulup toplatılmasını ve imhasını, hükmün ilanını talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı tarafın faaliyet alanının farklı olduğunu, müvekkili nakliye alanında faaliyette bulunurken, davacı tarafın güvenlik atanında faaliyette bulunduğunu, bu sebeple kanştırılma ihtimalinin fiilen imkansız olduğunu, müvekkillerinin "..." markasını ... başvuru ve tescil numarası ile tescile bağlandığını, müvekkillerinin tescilli markasını kullanmasının herhangi bir hukuki yada cezai bir sorumluluğu bulunmadığını, ..." Unvanını içeren çok sayıda firmanın bulunduğunu, bu hususta örnekleri cevap dilekçesine sunduğunu, TPE kayıtlanna göre de çok sayıda "..." markası olduğunu, tarafların faaliyet alanının tamamen farklı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu ... sayılı marka şekil markası olup, müvekkili şirketin kullanımı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkillerinin, davacı markasına yönelik herhangi bir zararlı eylem gerçekleştirmediğini, davacı taraf her ne kadar kendilerine ihtarname çekildiğini iddia etmiş ise de, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin hem tescilli ticaret ünvanı hemde tescilli markası ile faaliyet gösterdiğini, davacı şirket ile müvekkilinin faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu, davacı tarafın markasının tanınmış marka olmadığını, davacı tarafın 39. Sınıf alanında herhangi bir tescilinin bulunmadığını, marka hakkına tecavüz ve tazminat taleplerinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerekçede tam olarak karşılanmadığını, davanın ret sebebinin detaylı ve tam olarak gerekçelendirilmediğini, tamamıyla tespit içeren bir gerekçelendirme yapıldığını ve fakat varılan kanaatlere nasıl varıldığına dair bir gerekçe sunulmadığını, davanın temel konularından olan "“markaların benzer olup, olmadığı ve “davalının kötüniyetli olup, olmadığı” hususlarına değinilmediğini, Sektör bilirkişisinin mütalaası alınmadan dosyanın tamamlandığını, Müvekkilinin tanınmış olduğunun "güvenlik sektörü”nden bir bilirkişinin heyete dahil edilmesi halinde kolaylıkla tespit edilebileceğini, Markaların ciddi anlamda benzer olduğunu, davalı tarafından oluşturulan benzerliğin “bilinçli” ve “kötüniyetlidir” olduğunu, her iki markanın da ... ibaresini birebir aynı ve tek unsur olarak içerdiğini, bu bakımdan, markalarda anlamsal ve işitsel ayniyet bulunduğunu, her iki markanın başında turuncu ve mavi renklerden oluşan yuvarlak logo bulunduğunu, her iki markanın birebir aynı tonlardaki turuncu ve mavi renklerden oluştuğunu, bu benzerliğin tesadüf olmadığını, bu hususların bilirkişi raporunun 13.sayfasında da belirtildiğini, Davalıya ait Web-sitesine bakıldığında, doğrudan kırmızı ile işaretli altı çizili bölümlerden, “Bugün 1.000.000'un üstünde kullanıcısı olan ..., kurulduğu günden bu yana sektördeki liderliğini korumayı başarmıştır. Türkiye'nin her yerinde ev ve işyerlerinde, güvenlik çözümleri sunan ..., bankalardan müzelere, perakende mağaza zincirlerinden fabrikalara kadar seçkin bir müşteri portfoyüne sahiptir.” kısmının aynen kullanıldığını, bunun dışında da bazı bölümlerin alıntılandığını,Davalı kullanımlarının davacı ile işletmesel bağ algısı oluşturabileceğini, ayrıca, davalıya ait Twitter hesabına bakıldığında ... ibaresinin kullanıldığını ve ... ibaresinin tek başına kullanıldığının görüleceğini, Markaların ikisinin de temelinde “GÜVENLİK” hususu bulunduğunu, bir nakliyat şirketi ile hizmetinden de beklenen yegane özelliğin “GÜVENLİK'' olduğunu, bu meyanda, kapsanan mal ve hizmetlerin doğrudan bağlantılı olduğunu, Müvekkili markasının tanınmış olduğunu, sektörde öncü olduğunu, Google Görseller nezdinde "...” şeklinde bir arama yapıldığında da yine yüksek oranda sadece müvekkili markaya ilişkin sonuçların çıktığını, Türk Patent Kurumu tarafından yayınlanan Marka İnceleme Kılavuzu'nda tartışmasız kabul edildiği üzere markanın toplum nezdinde ulaştığı tanınmışlığın, iltibas ihtimalini arttıran en önemli unsurlardan bir tanesi olduğunu, tanınmışlık sebebiyle markaların karıştırılma ihtimalinin daha yüksek olduğunu, ayrıca, davalının bu kadar benzer bir markayı -logo ve renk unsurları dahil- tesadüfi olarak seçtiğinin kabul edilemeyeceğini, bu durumun bile müvekkili markasının tanınmış olduğunu gösterdiğini, müvekkiline ait “...” markasının TANINMIŞ bir marka çerçevesinde daha geniş bir korumadan faydalanması gerektiğini, ... markasının tüm Türkiye çapında yaygın olarak kullanılan ve tercih edilen bir marka olup, hem ilgili tüketici hem de halk nezdinde yakından tanındığını, ... markasının ticari hayatı boyunca pek çok ödül aldığını, bu ödüllere ilişkin de pek çok haber yapılmış olup ... markasının oldukça sık basında yer aldığını ve aldığı ödüller ile yazılı Basında manşetlere konu olduğunu, müvekkilinin bugün tüm Türkiye'de aktif güvenlik hizmeti ve alarm kurulum / monitor hizmeti sunmakta olduğunu, tüm Türkiye'de, her ilde, temsilciği ve teknik ekibi bulunduğunu, en çok abone sayısının İstanbul'da olduğunu, ünlü firmalar ile kampanyalar yürüttüğünü beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile, men ve ref'ine yöneliktir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ''...'' ve ''...'' ibareli markaları ile kullanımlarının, davacının ... no'lu ''...'' ibareli markasından doğan hakka tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.Dosyaya celbedilen TPMK kayıtları incelendiğinde; ... no'lu ''...'' ibareli markanın 9. 37. ve 45. sınıflarda 31.10.2005 tarihinde davacı adına koruma altına alındığı, 31.10.2015 tarihi itibari ile yenilemesi yapılarak 31.10.2025 tarihine kadar yenilendiği, davalı adına kayıtlı '...'' markasının, 39. sınıfta 27.09.2017 yılında tescile bağlandığı, halen korumasının devam ettiği, yine davalı adına tescilli ''...'' markasının da 39. sınıfta 19.03.2019 tarihinde tescile bağlandığı ve halen korumasının devam ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece her ne kadar davalı markalarının tescilli olduğu sınıflar ile, davalı kullanımlarının davacı markası ile farklı sınıflarda gerçekleştiği ve davacı markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, davalı kullanımlarının tescile uygun olduğu gerekçeleriyle, 27.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelere esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edildiği, güvenlik sektör bilirkişisinin bulunduğu heyetten yeniden rapor alınmasını talep ettiği, tanınmış marka iddialarını aşamalarda ısrarla ileri sürdüğü, mahkemece ileri sürülen iddia ve savunmalara göre, davacının güvenlik sektöründe faaliyet göstermesi ve ''...'' ibareli markasının 9. 37. ve 45. sınıflarda tescilli olması dikkate alındığında, dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetine, güvenlik sektöründe uzman bir bilirkişi de eklenmek suretiyle, davacı markasının tanınmış marka olup olmadığının değerlendirilmesi, tanınmış marka olduğu kanaatine varılması halinde, SMK'nun 7/2-c maddesi dikkate alınarak varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekmesine rağmen, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması kaldırmayı gerektirmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/02/2020 tarih, 2018/597 E. 2020/135 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim