mahkeme 2021/725 E. 2024/666 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/725

Karar No

2024/666

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/725
KARAR NO: 2024/666
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10/03/2021
NUMARASI: 2017/574 E. - 2021/223 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirketin böyle bir borcu olmamasına rağmen söz konusu takibin kesinleştirildiğini, müvekkili şirketin takibe konu çekte alacaklı gözüken şirket ve şahıslardan hiçbirine borcunun olmadığını, söz konusu çekin müvekkili şirketin eline geçmediğini ve çeke imza atılmadığını, çekin arkasına müvekkili şirketin kaşesinin kopyalanarak ve sahte imza ile müvekkili şirketin borçlu konumuna düşürüldüğünü, takibi başlatan alacaklı ile müvekkili şirketin ticari ilişkisinin olmadığını, başlatılan icra takibi hakkında tedbiren durdurma kararı verilmesini, davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı borçlu aleyhine başlatılan takibin kesinleştiğini, herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacıya ilgili ödeme emirlerinin huzurdaki dava açılmadan yaklaşık olarak 1 sene önce gönderilmiş olmasına rağmen bu süre zarfında sahteliğe yönelik bir savcılık şikâyeti olmadığı gibi davaya konu çek ile alakalı imzaya itiraz davası da açılmadığını, davacı lehine verilen tedbir kararının hiçbir dayanağı bulunmadığını, takip kesinleştikten sonra imza itirazında bulunmayan davacının huzurdaki davada da hiçbir emsal imza örnekleri sunmadığını, imza incelemesi yapılmadan ve bu inceleme neticesinde haklılığını ispat etmeyen davacı lehine teminatsız olarak tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya yasada öngörüldüğü şekilde öncelikle icra takibine konu borcun tüm ferileri ile birlikte tamamen ödenmesi ile mahkeme dosyasına yatırılacağı %15 teminat bedeli mukabilinde tedbir kararı verilmesini, söz konusu teminatın yatırılmaması halinde ilgili tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, davacının huzurda açmış olduğu kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacının, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 20/02/2016 düzenleme, 40.000.,00.-TL bedelli, ... çek numaralı çekten dolayı davalıya 43.276,19-TL borçlu olmadığının tespitine, Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle İİK'nın 72 maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 8.655,23-TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, imzanın davacının el ürünü olmadığının beyan edildiğini, bilirkişi tarafından raporda belirtilen tüm bu tespitleri kabul etmemekle birlikte yapılan tespitlerin imza sahibi ... tarafından kasti ve bilinçli bir şekilde yapılabileceği hususunun göz önüne alınmadığını, ticari hayatta borçlular tarafından imzada yapılabilecek titreklik, kalem kaldırma, imzayı yavaş atma gibi hususların bilirkişi tarafından yapılan dar incelemede sahte imza gibi çıkacağı bilinmekte olup, bu sebeple bilirkişilerce yapılan imza incelemelerine ilişkin raporların kesinliği olmadığı gibi hükme esas alınması halinde mağduriyetlere yol açacağını, dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, Dosya kapsamındaki evraklar incelendiği zaman davacı tarafın ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğini açıkça ikrar ettiğini, buna rağmen tebligatı aldıktan sonra yasal süresi içerisinde imzaya itiraz adına ilgili İcra Hukuk Mahkemesi'nde imzaya itiraz davası açmadığını, aradan geçen 1 yılı aşkın süre boyunca müvekkilini oyalamış ve fiilen hacze gidildiğinde işbu davayı açmış olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın işbu dava ile imzaya itiraz etme hakkı bulunmadığını,Diğer yandan müvekkili şirketin hiçbir zaman kötü niyetli bir şekilde hareket etmediğini, müvekkilinin ticari hayatı içerisinde eline gelen kambiyo evrakını yasal işlemlere konu ettiğini, Mahkemenin, gerekçesiz bir şekilde kötü niyet tazminatına hükmettiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı dava ve takip konusu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda belirtilen nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir. Dava ve takip konusu çekteki imzanın inkâr edilmesi nedeniyle davacı şirket yetkilisi ... alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu çekteki imzanın karşılaştırılması suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olup, Yargıtay uygulamalarıyla örtüştüğü, yeterli miktarda samimi imzaları içeren yakın tarihli belge asıllarının toplandığı, açıklanan nedenlerle raporun hükme esas alınabileceği, rapora göre; çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, buna göre çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davalı, Mahkemece hükmedilen kötüniyet tazminatını da istinaf etmiştir.Dava konusu çek incelendiğinde, davacının çekin arkasında ilk ciranta, davalının ise takip eden ciranta olarak yer aldığı, bu nedenle davalının çekteki imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 tarih ve 2017/574 E., 2021/223 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.956,19 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 739,05‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 2.217,14‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim