mahkeme 2021/71 E. 2024/211 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/71

Karar No

2024/211

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/71 Esas
KARAR NO : 2024/211
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15/09/2020
NUMARASI : 2015/715 E. - 2020/325 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...' ın müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrine ilişkin tebligatın muhtarlığa yapılması nedeniyle müvekkili aleyhine yapılan icra takibinden kanuni itiraz süreleri geçtikten sonra haberdar olunduğunu, müvekkili adına kayıtlı taşınmazlara takibe konu icra dosyasından haciz konulduğunu, müvekkilinin lehdara takibe konu senedi keşide edip vermediğini, takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalı aleyhine resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılıktan kaynaklı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/109504 soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, bu soruşturma dosyasında takibe konu senetteki imzanın İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü' nün 14/01/2014 tarihli uzmanlık raporu ile de sabit olduğu üzere müvekkilinin eli ürünü olmadığını, takip konusu senetteki imza ile müvekkilinin kullandığı imza karakterinin farklı olduğunu, davalı ... ' ın iyi niyetli üçüncü kişi olmadığını, bu nedenlerle gerekli yargılama yapılarak takibe konu senetteki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığı yönündeki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/109504 soruşturma dosyasında mevcut İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü' nün 14/01/2014 tarihli uzmanlık raporu ve diğer hususların gözetilerek müvekkilinin borcunun olmadığına karar verilmesini, davalılar aleyhine müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle icra takibi başlattıkları için %20' den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak 01.01.2013 düzenleme tarihli, 30.05.2013 vade tarihli, 160.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olan bono ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra takibinden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı hususunun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/109504 soruşturma numaralı dosyasındaki İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 14.01.2014 tarihli ‘’Uzmanlık Raporu’’ ile de teyit edildiğini, davalının alacaklı sıfatıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında bu rapordan sonra da işlem yapmaya devam etmesinin iyiniyetini ortadan kaldırdığını, Ayrıca, senetteki imzanın müvekkiline ait olmamasının da tek başına kötü niyet tazminatının doğması için yeterli olduğunu, Davalı yan ... 05.08.2015 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile alacağı ...’a devretmesinin de iyiniyetinin varlığını ortadan kaldırdığını, bu sebeple davalılar aleyhine hükmolunan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; istinaf eden müvekkili davalı ... ile dava dışı ... arasında et alış-satışından doğan ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkide, ..., et satın almasından dolayı müvekkili Muammer'e birtakım çekler verdiğini, çeklerin davacı ...'e ait olduğunu, bir zaman sonra çeklerin günü geldiğinde, dava dışı ... tarafından borcu ödenmediği için, davalı ...'in elindeki çekleri tahsil etmek amacıyla Sivas .... İcra Dairesi'nde icra takipleri başlattığını, icra takibi neticesinde davacı ...'e ait mal varlıklarına haciz konulduğunu, takipler devam ederken davacı ...'in, davalının yanına Sivas'a geldiğini, dava dışı ... verilen çeklerin hatır çeki olduğundan bahsettiğini, kendi malvarlığına konulan haciz neticesinde ticari hayatının baltalandığını söyleyerek davalı ...'den icra takibinden feragat etmesini istediğini, davalı ...'in de davacının talebini kabul ettiğini, borçlarına karşılık da davacının kendisine 160.000-TL'lik senet düzenlemesini istediğini, davacı, İstanbul'a döndüğünde düzenlemek üzere senet düzenlemeyi kabul ettiğini, davacının İstanbul'a dönmüş, senedi düzenlemiş, davalı ...'in taksici olan bacanağı, davacının Zeytinburnu'ndaki yazıhanesine gidip senedi teslim almış olduğunu, senedin teslim alındığının teyidi ile davalı ...'in, Sivas'ta derdest olan icra takiplerinden feragat ettiğini, davalının da elinde olan 160.000-TL'lik senedi kendisinin iflas ettiği dönemden borçlu olduğu ... verdiğini, ... da zamanı geldiğinde bu senedi tahsil etme amacıyla icra takibi başlattığını ve iş bu istinafa konu olan asliye ticaret mahkemesindeki menfi tespit davasının açıldığını, davacının daha önceden, aleyhine başlatılan icra takibinden sonra Başsavcılığa şikayet ettiğini ve kamu davası açıldığını, ceza davasında davalı/sanık ...'in, beraat ettiğini, İlgili davada HMK m. 184 ve m. 186 hükümlerinin açıkça ihlal edildiğini, İlk derece mahkemelerinin uygulamalarında ve Yargıtay'ın birçok emsal kararında da görüleceği üzere tahkikat aşamasının bittiği ve sözlü yargılamaya geçileceğine dair taraflara tefhim veya tebliğ edildikten sonra yeni bir duruşma günü verilerek, yeni celseye kadar taraflardan esas hakkındaki beyanları istenildiğini, kaldı ki tahkikatın bittiği taraflara tebliğ edildiği taktirde de tarafların süre isteyip istemediği, tarafların süre istememeleri halinde ise son sözlerinin sorulacağını, İstanbul 2. Asliye Tic. Mah.'ndeki yargılamada; taraflara ne son sözlerinin sorulduğunu, ne de süre verildiğini, ne de sözlü yargılama için bir sonraki celseye duruşma ertelendiğini, bu sebeple ilk derece mahkemesinin kararının usul yönünden de hukuka aykırı olduğunu,Davacı tarafından senet düzenlenmeden ve herhangi bir dava açılmadan önce; davalı tarafından davacı aleyhine Sivas ... İcra Dairesi'nde icra takibi başlatıldığını, davacı aleyhine düzenlenen çekler için alacaklı konumda olanın davalı ... olduğunu, fakat çeklerin hatır çeki olduğundan bahisle, Sivas'a kadar gidip yalvar yakar, rica minnet icra takibinin kaldırılması için, icra takibine karşılık 160.000-TL'lik senedin düzenlenmediği varsayımında davalının durduk yere alacağından feragat etmiş olduğunu, bunun da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davacının ceza mahkemesindeki beyanında "...160.000-TL tutarında hatır çeki düzenlediğini, ancak bunun davalı tarafından takibe konulduğunu, ne var ki kendisinin de dava dışı ...'den 160.000-TL tutarında senet aldığını..." ifade ettiğini, davacının iş bu beyanının çelişkilerle dolu olduğunu, hatır çeki olarak düzenlendiği çekler karşılığında kendisi de aynı değerde senet aldığını iddia etmesinin, çeklerin hatren yazılmadığını düşündürdüğünü, kaldı ki kendisine başlatılan takip karşısında çeklerin hatıren verildiğine dair hukuki yollara başvurmadığını, hatta kendisinde bulunan senet ile icra takip yoluna dahi başvurmadığını, bunun yerine, kendisine karşı haksız yere başlatıldığını düşündüğü takip için kalkıp Sivas'a gittiğini ve borcuna istinaden daha geç vadeli senet ile davalının takipten feragat etmesini istediğini, sadece bu olayın bile davacının borcunu inkar ettiği kanaatine vardırdığını, Ceza davasındaki tanıklar ... ve ... beyanatının da hukuk davasını etkilemesi gerektiğini, davacının ilgili senedi kendi borcuna karşılık verdiğinin kanıtı olduğunu, davalı tanığı Bülent'in beyanında belirtildiği üzere, davacı ... adına düzenlenmiş senedin, davacının yazıhanesine giderek bizzat davacının elinden alındığı, davalı tanığı ...'ın beyanına göre; davacı ile davalı, icra takibinin kaldırılması, davacının borcuna karşılık davacının ileriye yönelik senet düzenleyeceği hususu konuşulurken, kendisinin tarafların yanında olduğunu belirttiğini, davalı ...'in senelerce ve birçok defa davacı tarafından mağdur edildiğini, hem somut olay hem ceza davası hem tanık beyanları neticesinde davacı, borcundan kurtulmak için sahte senet düzenlemişse de halâ Türk adaleti karşısında olduğunu, davacının, davalıya borcu bulunduğunu, Yargıtay'ın birçok emsal kararında belirtildiği gibi maddi olayların varlığını saptayan ceza mahkemesi kararlarına, hukuk mahkemesi tarafından itibar edilmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; icra takibinden sonra açılan, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır.Davacı, takip ve dava konusu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ... , borçlularının davacı ... ve davalılarından ... olduğu, takip miktarının 161.687,67 TL olup, takip dayanağının 30.05.2013 vade tarihli 160.000 TL bedelli senet olduğu anlaşılmıştır. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının, dosya alacaklılarından ... tarafından 05.08.2015 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile davalı ...'a devredildiği anlaşılmıştır.Dava ve takip konusu 11.01.2013 düzenleme, 30.05.2013 vade tarihli 160.000 TL bedelli senet incelendiğinde; davacının keşideci, davalılardan ...'ın lehdar olduğu, senet arkasında sırasıyla; davalılarından ... ve dava dışı ... cirolarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/16 esas sayılı dosyasında, davacı ...'in şikayetiyle, davalı sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik, Banka veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık suçlarından TCK.nun 204/1, 158/1.j maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, atılı suçlardan delil yetersizliği nedeniyle ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmış olup, Hukuk Mahkemelerinin Ceza Mahkemelerinden beraat kararları bağlı olmadığı izahtan varestedir. Ancak soruşturma aşamasında alınan 14.01.2014 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu senedin ön ve arka yüzündeki el yazıları ve imzaların müştekinin elinden çıkmış olduğunu gösterir nitelikte bulgu tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüştür.Somut olayda, yazılı yargılama usulüne tabi iş bu davada, 6100 sayılı HMK'nın 184.vd maddeleri uyarınca, tahkikat aşamasına geçildiğinin ve bu aşamanın bittiğinin bildirilmemesi, sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilmemiş olması ve sözlü yargılamada taraflara son sözlerinin sorulmaması, Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkının ihlali niteliğinde olup, yazılı yargılama usulünün uygulanmaması nedeniyle kararın kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulüne, davacının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığınakarar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE;2- Davacının istinaf başvurusunun bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,3- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesiistanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2020 tarih, 2015/715 E. 2020/325 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim