mahkeme 2021/50 E. 2024/234 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/50

Karar No

2024/234

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/50
KARAR NO: 2024/234
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/09/2020
NUMARASI: 2018/411 E. - 2020/202 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Almanya merkezli şirketin global bir şirket olduğunu, 1932 itibaren motorlu araç endüstrisinde faaliyet gösterdiğini, sektörün liderlerinden biri olduğunu, "..." ibareli seri markaların müvekkili adına tescilli olduğunu ve piyasada bilindiğini, davalı adına 12. Sınıfta tescilli ... kod numaralı ... markasının hem müvekkillerine ait seri markalarıyla iltibas teşkil ettiğini, hem de henüz uluslararası başvurusunu gerçekleştirdikleri ... kod numaralı ... markası için tescil engeli oluşturduğunu, davalının ... tescil numaralı markasının tescilinden itibaren 5 yıl geçmesine rağmen kullanılmadığını, bu nedenle kullanmama nedeni ile iptal edilmesi gerektiğini, davalının 12. Sınıfta tescilli markasının, iptal edilmesinde hukuki yararları olduğunu, davalının dava konusu tescilinin tüketici nezdinde müvekkili ile bağlantı olabileceği izlenimini yaratabileceğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, kullanmadığı markayı kendi adına tescil ettirdiğini bu nedenle iptalinin gerektiğini iddia ederek davalı adına TPMK da ... sayı ile tescilli "..." markasının tescil kapsamında yer alan tüm mallar için kullanılıp kullanılmadığının tespiti ile, kullanılmadığı tespit edilen tüm mallar yönünden (12. Sınıf) iptal ve sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın taleplerinin dayanak maddelerinin Anayasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın marka tescil tarihinin müvekkilinin markasının tescilinden sonra olduğunu, tescilde evveliyat esası gereği tescil hakkının müvekkiline ait olduğunu, davacı yanın, dava konusu markayı kullandığına ilişkin bir iddiasının olmadığını, müvekkilinin yatırım ve kullanım amacıyla "..." markasının kendi adına tescil ettirdiğini, fakat tescilden bu yana ülkenin çeşitli ekonomik ve siyasi krizler yaşadığını yatırım yapmaya elverişli ortamının olmadığını dolayısıyla markayı kullanamadığını, meydana gelen mücbir sebepler ile haklı nedenin somut olayda gerçekleştiğini, müvekkilinin bu sebeplerle markayı kullanmadığını, davacının marka kullanımı konusundaki itirazlarını kabul etmediklerini, öncelikle 6769 sayılı Yasanın 9. Maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'nın 2 ve 35. Maddesine açıka aykırı olduğuna yönelik itirazlarının kabulü ile bu itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın Anayasa mahkemesine gönderilmesine, davanın esasına yaptıkları itirazların kabul edilerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının KABULÜ ile, davalı yana ait ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle iptaline, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Türk Patent ve Marka Kurumuna 09 ve 28. Sınıflarda kullanılmak üzere 28.08.2013 tarihinden itibaren geçerli olarak tescil edilen dışında ... markasına ilişkin başka bir tescilinin mevcut olmadığını, ... olarak 09 ve 28 sınıflarda yapılan tescilin ise, 22.08.2011 tarihli müvekkilinin tescilinden sonra yapıldığını, davacının ... markasını kullandığına ilişkin bir iddia ve tespit olmadığını , 28.08.2013 tarihinden itibaren 09 ve 28 sınıflarda tescil edilmiş olması dışında tescili olmayan ve kendisi tarafından da kullanılmayan veya kullanılmamış bir marka üzerinde davacının hak talebinde bulunması ve markanın iptalini talep etmesinin yerinde bir talep olmadığını, tescilde evveliyat esası gereğince kullanım hakkının davalıda olduğunu , yeterince değerlendirilmeksizin iptaline karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 12 sınıfında yatırım yapmak ve kullanmak amacıyla ... markasını tescil ettirdiğini, markanın tescilinin 22.08.2011 tarihinden geçerli olmak üzere yapılmış olmasına karşılık; ülkenin İçinde bulunduğu ekonomik ve siyasal durum nedeni ile oluşan olumsuz ortam, yatırım yapılmasını dolayısı ile tescil edilen markanın kullanımını engeller durumda olduğunu, dava tarihinden geriye dönük 5 yıl 4 günlük sürenin tekabül ettiği 23.09.2013 27.09.2018 tarih aralığına bakıldığında; 2013 Gezi olayları, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi, 2015 Erken Seçim kararı, Ankara Garı gibi Terör olayları, 2016 Artan terör eylemleri, Fetö kalkışması, 2017 Referandum, 2018 Kur krizi ve daha birçok olay, yatırım ortamına öngörülemeyecek biçimde ağır zarar verdiğinin net olduğunu, sonuç itibari ile davacının iptal isteminin hukuksal dayanağını oluşturan 6769 Sayılı Kanunun 9. Maddesindeki “haklı neden“ somut olayda gerçekleşmiş olduğu, beş yıllık süre içinde markanın haklı nedene dayalı olarak kullanılamamış olmasına rağmen davalı müvekkile ait ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle iptaline dair ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirtmiş, markanın kullanımı ile ilgili ispat yükünün davalıda olduğu huzurdaki ihtilafta davalı dosyaya markanın kullanımına yönelik hiç bir delil sunmadığını, markanın kullanılmaması ile ilgili olarak da davalı tarafın, markanın zorunlu nedenler ile kullanılamadığı savunması ile mücbir sebep iddiası ileri sürmüş ise de bu iddianın yerinde olmadığını, davalı tarafın adına tescilli markanın 12. Sınıf emtialar üzerinde ciddi ve kesintisiz kullanımının olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından da hem bilirkişi tespitleri hem davalı taraf delilleri hem de somut durumun tüm şartları dikkate alınarak davanın kabulü yönünde karar verildiğini, davalının, 6769 sayılı SMK' nın 9. maddesinin Anayasa' ya aykırılık dolayısıyla iptali talebi ile Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi talebinin yerinde olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalı adına tescilli "..." markasının 12. Sınıfta iptal ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Davacı, davalı adına tescilli markanın , davacıya ait "..." ibareli seri markalar ile iltibas teşkil ettiğini ve ... kod numaralı ... markasının tescilinden itibaren 5 yıl geçmesine rağmen kullanılmadığını beyanla markanın iptalini talep etmiş, davalı mücbir sebeplerle markayı kullanamadığını iptale ilişkin 6769 sayılı Yasanın 9. Maddesinin birinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğunu, iptali istemi ile Anayasaya götürülmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Markanın tescilinden itibaren sahibi tarafından fiilen kullanılması zorunludur. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde " Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu tüm emtialarda kullandığının ispat yükü markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı kapsar. SMK 26/4 maddesine göre, Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Uyuşmazlık konusu davalıya ait ... numaralı "..." ibareli markanın 12. Sınıfta tescilli olduğu, davalının kabulü ve bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalının markayı tescil tarihinden itibaren beş yıl dört günlük süre boyunca tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmadığı sabittir. Davalı kullanmama halinin haklı sebebe dayalı olduğunu , mücbir sebeplerle kullanamadığını ileri sürmüş ise de; somut olayda mücbir sebep olarak ileri sürülen ülkede yaşanan toplumsal ve siyasal olaylar ile ekonomik göstergelerin marka ile doğrudan bağlantılı olan markanın kullanılmasını engelleyen haklı neden sayılabilecek haller olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının bu iddiasının ispatlanamadığı bu nedenle SMK 9/1 ve 26/1-a maddesi uyarınca davalı markasının iptal koşullarının mevcut olduğu, davacının markanın iptali talebinde bulunmakta haklı ve hukuki yarar sahibi olduğu ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece 06/12/2019 tarihli ara karar ile davalının Anayasaya aykırılık iddiası ile yasa maddesinin iptali başvurusu yapılması yönündeki talebinin, mahkemece aynı yönde bir hukuki görüşe sahip olunmaması nedeniyle reddine karar verildiği, söz konusu talebin kabul ve reddinin mahkemenin taktirinde olduğu bu nedenle bu konudaki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, söz konusu talebin dairemize karşı da yenilendiği görülmekle; markanın sahibi tarafından kullanılma yükümlülüğünün 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 9.maddesi ile düzenlendiği ve kullanmama halinin iptal yaptırımına tabi tutulduğu,marka hakkının temel haklardan olan mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ve temel hakların yasa ile sınırlanmasının mümkün olduğu, yasa koyucunun KHK 14. Maddesinin iptalinden hemen sonra yürürlüğüe giren 6769 sayılı yasa ile getirdiği düzenlemenin amacı ve gerekçesi, markanın tescil edildiği amaç dahilinde, işlevine uygun, yani ticari hayatın içinde, markanın fonksiyonlarının yerine getirilmesi için Türkiye'de kullanımıdır. Markanın bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlama fonksiyonunun ancak kullanılması ile mümkün olacağı, aksi durumda tescilli olup kullanılmayan işaretlerin başka kişiler tarafından kullanılmasının engellenmiş olacağı, kullanmama haline yaptırım bağlanmaması halinde markaların ticari hayatın dürüstlük kuralarına uygun işlemesini engelleyecek olumsuzlukların önünü açılabileceği göz önüne alındığında anılan yasal düzenlemenin Anayasaya aykırılık iddiası ile iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi önüne dairemizce götürülmesi gerektiği görüşüne iştirak edilmemiştir. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/09/2020 tarih ve 2018/411 E., 2020/202 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim