mahkeme 2021/1435 E. 2024/239 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1435
2024/239
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1435 Esas
KARAR NO : 2024/239
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 11/03/2021
NUMARASI : 2017/201 E. - 2021/129 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tanınmış bir yazar olan müvekkili ...'ın davalı şirket ile güven ilişkisine dayalı olarak ve sözleşme yapılmaksızın kitaplarının basımını ve dağıtımını yaptırdığını ancak tutuklandıktan sonra davalı yetkililerinin teliflerini ödememeye, kitaplarını basım ve satış adetlerini gizlemeye başladıklarını, davalı şirket yetkililerinden ...'ün kendisi hakkındaki yargılamalar aşamasında vekilliğini yaptığını ancak bu süreçteki güven sarsıcı davranış, tutumları nedeniyle hem davalı şirkete hem de yetkililerine 29/11/2012 tarihinde cezaevi vasıtasıyla kitaplarının basım ve dağıtımının durdurulmasını, alacaklarının ödenmesini ve bandrol adetlerinin bildirilmesi için ihtarname gönderdiğini, ihtara cevap verilmediğini ancak bu aşamada davalı tarafın müvekkilinin tanınmışlığından istifade etmek amacıyla muhtemelen sahte isimli .... imzasıyla "... isminde bir kitabı basarak piyasaya sürdüğünü, bu kitap içinde hemen ihtarname çektiklerini ancak sonuç alamadıklarını öncelikle tedbir kararı verilmesini, 50.000 TL manevi tazminat, şimdilik eksik ödenen telif ücretinden dolayı FSEK 68. madde gereğince 3 katı olarak şimdilik 5.000 TL ve hiç ödenmeyen ve izinsiz basılıp dağıtılan eserlerin telif ücretinin 3 katı olmak üzere 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Başlangıçta belirtilen 10.000 TL Maddi, 50.000 TL manevi alacak taleplerini, dosya kapsamı bilirkişi raporlarının, davacının iddiasını ispatlayamamış olmasının, defter incelemeleri gibi maddi deliller doğrultusunda Maddi tazminat alacak tutarını 230.000 TL , Manevi tazminat tutarını 50.000 TL olarak ıslah ettiklerini, bu hususta müvekkil PTT aracılığıyla ıslah harcını ödediğini, Gereğinin yapılamsını eksik harç var ise tamamlatılması için hesaplanmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet ve yetki itirazında bulunduğunu, davacının muhatabının kitaplarını basan ... Ltd. Şti. olduğunu, 10 ay önce bu şirketteki ortaklığından ayrıldığını bu nedenle davanın taraf sıfatı olmadığını, yetki yönünden ise davanın esas muhatabı olan yayınevi adresi nedeniyle Bakırköy Adliyesi yetki alanında olduğunu, esasen ise; davacının beyanlarının doğru olmadığını, iddiasının aksine hiçbir zaman yazılı telif sözleşmesine yanaşmadığını, ilk yıllarda bandrol için zorunlu olmayan telif sözleşmesinin sonraki yıllarda resmi olarak zorunlu hale getirilmesini müteakip sözleşme imzalaması nedeniyle kitaplarının basımının durduğunu, başka davalarında avukatlığını yaptığı davacının aşırı şüpheli ve güven sorunu olan biri olduğunu, vekilliğini yaptığı 5 yıl boyunca ücret alamadığını, bu nedenle avukatlığını bıraktığını, cezaevindeyken davacının ... hakkında "..." ismiyle yazdığı kitabın ismini değiştirmesi ve telif sözleşmesi imzalaması istendiği ve davacının kabul etmemesi üzerine basılmadığını, bu kitabı başka bir yayınevinin bastığını, ...ın eşi ... hakkında yazdığı "... " isimli kitabı ise içeriği nedeniyle yayın ilkelerine uymadığından basmadıklarını ve bu kitabı başka hiçbir yayınevinin de basmadığını, anlaşmazlıklar nedeniyle davacının cezaevinden faks yoluyla yazılar gönderdiğini bunlara cevap verme gereği duymadıklarını, ... iddiasının ise doğru olmadığını, ... adı ile kitap yazan kişinin yayınevinden aldığı bilgiye göre müstear isim kullanan bir gazeteci olduğunu ve kitap içeriğinin ise davacının da dava dilekçesinde yazdığı üzere tarz ve düşünce olarak farklı olduğunu, davacıya telif ücretlerinin fazlasıyla ödendiğini, davacının yayınevinden aldığı toplam ücretin 403.241,00 TL olduğunu, davacının hak ettiğinden fazla telif ücreti aldığını ayrıca davacının cezaevinde olduğu dönemde sağlık sorunları yaşadığını, sağlık güvencesi bulunmadığını söyleyerek ısrarla şirkette sigortalı yapılmasını talep ettiği, davacının ısrarı üzerine uzunca bir müddet şirkette sigortalı olarak bildirildiği ve sigorta primleri ile stopaj vergilerinin yayıncı şirket tarafından yatırıldığını, davacı için ödenen sigorta primleri ile stopaj vergilerinin telif ücretinden düşülmesi gerektiği, zira davacı için sağlık güvencesinin önemli bir husus olduğunu, ayrıca davacının yazdığı "..." ve " ..." adlı kitaplardan dolayı açılan tazminat davaları sebebi ile davalı yayınevinin toplamda 32.000 TL tazminat ödediğini, bu husustaki teamüllere göre davacı ile varılan sözlü mutabakat uyarınca bu tazminatların yarısını davacının ödemesi gerektiğini, bu sebeple ödenen 32.000 TL nin yarısı olan 16.000 TL nin de davacının telif ücretinden mahsup edildiğini, öncelikle davanın yetki ve husumet yönlerinden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Davalı ... Yetkilisi ..., şirketi temsilen ve kendi adına cevap dilekçesinde özetle: öncelik olarak husumet ve yetki itirazında bulunduğunu, davacının muhatabının kitaplarını basan ... Ltd. Şti. olduğunu, kendisinin şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, şirketin ortağı ve müdürü olmasından dolayı davacı ile davalı yayıncı şirket arasındaki yasal ilişki - uyuşmazlığın muhatabı olmadığını, davalı yayın şirketinin merkezinin Bakırköy olduğunu bu nedenle yetkili mahkemenin Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesindeki beyanların gerçek dışı ve iftira niteliğinde olduğu, davacının davalı şirket ile yaptığı yazılı bir telif sözleşmesinin bulunmadığını, kitaplarının basıldığı dönemde Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün telif sözleşmesinin ibrazını istemediğini daha sonraki yıllarda bandrol alımı ihtiyaçlarında telif sözleşmelerinin talep edilmeye başlandığını, durumun yayıncı şirket tarafından davacıya bildirildiği ve telif sözleşmesi yapılmasını talep ettiği, davacının bu sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğinden kitaplarının basımının durdurulduğu, davacının aşırı şüpheli ve güven sorunu olan biri olduğunu, ilişkileri bitmeden önce iki kitap yazdığını ve bu kitapları basmalarını istediği, kitaplardan birisinin ... ile ilgili ve isminin “...” olduğu, bu kitabı editör ve hukuk danışmalarına incelettiklerini, davacıdan bu kitabın ismini değiştirmesi ve telif sözleşmesi imzalaması istendiği ve davacının kabul etmemesi üzerine basılmadığını, bu kitabı başka bir yayınevinin bastığını, davacının diğer kitabının ise ...ın eşi ... ile ilgili olup, kitabın isminin “...” olduğunu, bu kitabın adı ve içeriğinin yayınevlerinin yayın politikalarına aykırı bulunduğundan yayınlanmadığı ve durumun davacıya bildirildiğini, bu kitabın yayınını hiçbir yayınevinin kabullenmediğini, davacının bu iki kitabın basımı talebinin taraflarınca kabul edilmemesinden sonra davacının cezaevinden faks çekerek kendilerine gayri ciddi yazılar göndermeye başladığını, davacının bu yazılarını cezaevi psikolojisi olarak değerlendirip cevaplamadıklarını, ... iddiasının ise doğru olmadığını, ... davacıyla hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, davacının üçüncü kişinin yazdığı kitaba hem itiraz ettiği, hem de kitabın muhteviyasının tarzına uymadığını beyan etmesinden dolayı kendisi ile çelişkiye düştüğünü, davacının "sahte sözleşmeler ile baskı yapıldığı" iddiasının gerçeğe aykırı ve iftira olduğu, davacının basılan kitabının tamamının satılamadığını, dağıtım şirketlerinin satamadıkları kitapları iade ettiklerini, hatalı baskılar, hatalı ciltlemeler olduğu, dağıtım şirketlerinin bunları iade ettiğini, davacıya gerçek satış rakamları üzerinden telif hakkının fazlası ile ödendiğini davanın reddini beyan etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın Kısmen Kabulüne, 228.504,50-TL maddi tazminatın (telif alacağının) dava tarihi olan 14/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Diğer taleplerin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hangi sebeple diğer davalı şirket ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tuttuğunun, yerel mahkemenin gerekçeli kararında dile getirilmediğini, husumet itirazlarına, usuli itirazlarına yerel mahkemece açıklık getirilmemesinin gerekçeli kararın eksik olması anlamına geldiğini, bu hususta bir cümle ile 'müvekkilinin şirketin ortağı olmasının' gerekçe olarak gösterdiğini, husumet itirazları hususunda ileri sürmüş oldukları tartışmaya açık olmayacak netlikteki kanun maddeleri ve yargıtay kararlarına dair hiç bir karşı görüş belirtilmediğini, gerekçeli kararında husumet itirazlarını yasal ve hukuki gerekçelerini tartışmadıklarını ve bunları çürütecek kanun maddesi veya yargıtay kararı göstermemiş oldukları, bu hale göre gerekçe haklarının da ihlal edildiğini, bununla birlikte doktrinde "sözde gerekçe" olarak adlandırılan, yalnızca "itiraz reddedilmiştir" şeklinde, sebebi belirtilmeden sayısız defa taleplerinin reddedildiğini, limited şirket ortaklarının şirket borçlarından şahsen sorumlu tutulamayacağını, davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, usul ve yasaya aykırı olarak tahkikat aşaması tamamlanıp sözlü yargılamaya geçildikten sonra davacı tarafından ıslah yapıldığını, mahkemenin esasen de hatalı bir hüküm vererek hatalı ve eksik bilirkişi raporlarını esas aldığını, aslında tamamı ödenmiş olan telif hakkı alacaklarının varlığına hükmettiğini, üstelik eksik hesaplama sebebi ile davacının fahiş miktarda alacaklı olduğuna kanaat getirerek maddi tazminata hükmettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu diğer davalı şirketin eski ortağı ve aynı zamanda davacının avukatı olan ve bu nedenle ... Limited Şirketi ile davacı arasında ödeme yapma, davacının hesabına cezaevi veznesine para yatırma gibi işlerde yardımcı ve aracı olan müvekkili tarafından, yine bu saikle ve telif hakkı alacağı olarak davalı şirket adına ödenen 36.000,00 TL'nin tarafına ödenmediğini iddia ettiğini, suret belgedeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini bu belge hakkında davacının sahtelik davası açmadığını, davacının isteği üzerine davalı ...Ltd. Şti de, sigorta giderlerinin davacının telif hakkına mahsup etmek şartıyla davacının sigortalı gösterildiğini taraflar böyle anlaşmış olmalarına rağmen bu durumun hiçbir bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, davacının 19 basım yapılan bir kitapta, 19. basıma kadar bir itirazı bulunmamasına rağmen, müvekkil ile aralarındaki husumetten sonra bu iddiaları yöneltmesinin TMK 2. maddesi gereği, son basıma kadar telife dayalı alacağını alamayan birinin, davaya değin bu kadar süre boyunca bir itirazının olmaması, yayını sakıncalı olan bir kitabı yayınlatmak istemesi ve bu istekleri yerine getirilmediğinde telif iddiasında bulunmasının açıkça kötü niyetli olduğunu, davacının cezaevi hesabına yatırılan toplam 28.853-TL'nin tamamının kimler tarafından, kimler adına ve miktarlarda yatırıldığına ilişkin ayrıntılı bir irdeleme yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kitaplar için alınan bandrol adetlerini hesaplamalarında sanki alınan bütün bandroller kullanılmış ve tüm bandrollü kitaplar satılmış gibi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, defter kayıtlarına da bakılarak 2007 ile 2011 yılları arasında diğer davalı şirketin TOPLAM CİROSU 3.269,936,54-T olduğunu davacının tüm kitaplarının satıldığı kabulü ile, yayınevinin sadece davacının kitaplarını değil, başka yazarların da 85 kitabını sattığını cirosu olan 3.269.936,54 TL'nin içinde davalının kitapları ile birlikte diğer 85 kitabın da satış tutarları bulunmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu durumun gözardı edildiğini, oranlama yapılmadığını kararın kabul edilen kısım yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap ve istinaf dilekçesinde :Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ve istinafa cevap dilekçesinden özetle; ıslah için tahkikat bitmeden süre talep ettiklerini ancak mahkemece ıslah için hüküm verilmediğini, bu nedenlerle yapılan ıslahın geçerli olduğunu, davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, davalıların ticari defterlerini sunmadıklarını, bu nedenle iddialarını destekleyecek bir hususun bulunmadığı gibi fotokopi üzerinden imza incelemesi yapmaya çalıştıklarını ancak bu husustaki iddiaları mahkemece itibar görmediğini ve bu durumun yerinde olduğunu, fotokopi evraklar ile delil sunduğunu iddia eden davalıların beyanlarını, yahut inkarlarına da itiraz ettiklerini, bunun dışında herhangi bir hususa itirazlarının bulunmadığını, reddedilen maddi tazminat olmadığı için tayin edilen vekalet ücreti hükmünün kaldırılmasını ve dosyanın bu haliyle onanmasına, talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacının yazarı olduğu kitapların davalı yayınevi tarafından izinsiz ve bedel ödenmeksizin basıldığı iddiasıyla, eser sahibinin mali haklarına tecavüz sebebiyle maddi ve manevi tazminat ile eksik ödenen telif bedeli alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı, “...” adlı kitaplarının izinsiz basıldığı iddiası ile FSEK 68. madde gereğince 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat ile eksik ödenen telif bedeli için 5.000 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 09/02/2021 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini 230.000 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını 26.02.2021 tarihinde ikmal etmiştir.Mahkemece 19/10/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 02/09/2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile, 228.504,50-TL (telif alacağının) dava tarihi olan 14/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacın telif alacağı talebinin hüküm altına alındığı, telif alacağının davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan bir alacak olduğu, bu durumda telif alacağı borcundan şirketin sorumlu olduğu, limited şirket ortaklarının şirket borçlarından yasal bir kısım istisnalar hariç şahsi sorumluluğunun bulunmadığı ,Türk Medeni Kanunu 50/3 maddesinde , tüzel kişilerin organlarının kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak da sorumlu oldukları düzenlenmiş olup bu düzenlemenin kusura dayalı haksız fiiller yönünden uygulama alanı bulacağı dikkate alındığında, istinafa gelen davalı ...'ün şirket ortağı olarak davalı şirketin telif borcundan sorumlu tutulmasının ve husumet yöneltilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı , davalı ... yönünden telif alacağı talebinin husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, davacının mali hakların ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, bu taleplerin reddi kararı aleyhine istinaf talebi olmadığı, davacının eldeki davada ileri sürdüğü mali hakların ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat ve telif alacağı taleplerinin her birinin ayrı talepler olduğu , birden fazla talebin tek bir davada ileri sürülmesi durumunda her bir talep yönünden bağımsız bir dava söz konusu olduğundan, talepler hakkında verilen kararın niteliğine göre her biri için ayrı vekalet ücretinin taktir edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,Davalı ... vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, Davalı ... hakkındaki Telif alacağı talebinin husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, telif alacağının diğer davalılardan tahsili, tazminat taleplerinin ise tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,3-İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/03/2021 tarih, 2017/201 E., 2021/129 K. sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,4-Davalı ... hakkındaki Telif alacağı talebinin husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 5-228.504,50-TL telif alacağının dava tarihi olan 14/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... VE ... müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Diğer taleplerin reddine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.609,14 TL karar harcından peşin alınan 5.224,65 TL'nin mahsubu ile 10.384,49 TL harcın davalılar ... ve ... müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 24,30 TL başvurma harcı, 5.224,65 peşin harç + ıslah harcı, 3,75 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.129,40 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 9.382,10 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 4.644,14 TL'nin davalılar ... ve ... müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6/c-Davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 60,00 TL posta gideri ile 900,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 960,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6/ç-Davalı ... 'nın ilk derece mahkemesinde yapılan 60,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı gözetilerek 30,30 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 6/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 36.275,68 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 6/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddelerine göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine, 6/f-Davalı ...'e karşı açılan maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine, 6/g- Davalı ...'e karşı açılan telif alacağı davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ...'ce yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,7/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7/d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 47,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 209,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine,7/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.