mahkeme 2020/2600 E. 2024/229 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2600
2024/229
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2600
KARAR NO: 2024/229
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/10/2020
NUMARASI: 2018/271 E. - 2020/157 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigara sektöründe "..." markası ile uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, bu ürünlerin ihracatını gerçekleştirdiğini, söz konusu "..." markasının 2007 yılında ... numarası ile TPMK nezdinde tescil edildiğini ve 04/09/2017 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle yenilendiğini, davalı şirketin ise müvekkiline ait olan tescilli markayı kullanmak suretiyle sahtelerini ürettiğini, haksız ve hukuka aykırı şekilde ürünlerin ticaretini yaptığını, bu durumdan Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün 05/06/2018 tarih ve ... sayılı yazısının tebliği ile haberdar olunduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenlerle; davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, tescilli markanın kullanıldığı ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, müvekkili şirket adına tescilli "..." ibaresini taşıyan sigaralara konulan gümrük işlemlerini durdurma kararının tedbiren devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava konusu yüklerin alıcısı, satıcısı, ihracatçısı, ithalatçısı, üreticisi, taşıyıcısı, komisyoncusu, aracısı olmadığını, şirketin sadece gemi acenteliği işleri ile iştigal ettiğini, müvekkilinin dünyanın gelmiş geçmiş en büyük konteyner armatörü ve hat operatörü olan ... Türkiye genel acentesi olduğunu, dava konusu yüklerin dava dışı yabancı taşıyıcı ...nin kıymetli evrak olan ... numaralı konşimentosu tahtında taşındığını, dolayısıyla yüklerin taşınması işini üstlenen tarafın müvekkili değil, dava dışı olan ... olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bu sebeplerle davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan, sonrasında ise esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Asli müdahil vekili asli müdahale talep dilekçesinde özetle; Söz konusu davanın müvekkili şirketi de ilgilendirdiğini, müvekkili şirketin "..." markalı sigarayı yurt dışından davacının üretim yaptırdığı fabrikadan satın aldığını, dolayısıyla ortada markaya tecavüz olmadığı gibi, müvekkili şirketin uzun süredir sigaraları alamadığı için ciddi zarara uğradığını, bu nedenlerle asli müdahillik taleplerinin kabulüne, müvekkili şirketin yasal olarak satın aldığı malların hemen bozulma ve kurtlanma olacağı da göz önüne alınarak iadesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE, Asli müdahilin dava konusu sigaraların kendisine teslim edilmesi talebinin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Asli Müdahil vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, Asli Müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece "asli müdahilin sigaraların kendilerine teslim edilmesi taleplerinin ise sigaraların davacıya ait Bulgaristan fabrikasından alındığını kanıtlayan bir delil ve belge sunulmadığından ve sigaralar taklit olduğundan reddine karar vermek gerekmiştir." demek suretiyle usul ve yasaya aykırı olarak Asli Müdahillik taleplerinin reddine karar verildiğini bu kararın ilk derece mahkemesinin gerekçesiyle dahi çelişmekte olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, keza dava konusu sigaraların taklit olduğuna hükmettiğini, ancak mahkemenin bu konuda da hatalı davrandığını, bilirkişiler inceleme yaparken sadece evrak üzerinden bir karşılaştırma yaptığını, gümrükte ele geçen sigara ile şirketin ürettiği sigaralar karşılaştırılarak bir inceleme yapılmadığını, bu nedenle, malların taklit ürünü olduğunu iddia etmenin gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafa, sigara üretimlerinin Bulgaristan'da yapılıp yapılmadığını, bu malların müvekkil şirkete satılıp satılmadığının sorulmasını talep ettikleri halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar vermeden eksik soruşturma ile davayı bitirme yoluna gidildiğini , yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı ve davalı vekilleri istinafa cevap dilekçeleri sunmamıştır. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve men'i ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı kendisi adına tescilli "... " markasının davalı tarafından sahte ürünler üzerinde kullandığını , davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyanla eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf ise, dava konusu yüklerin dava dışı yabancı taşıyıcı ... A/S'nin ... numaralı konşimentosu tahtında taşındığını, taşınması işini üstlenen tarafın dava dışı olan ... A/S olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyan etmiş, Asli müdahile talep eden ise, " ..." markalı sigarayı yurt dışından davacının üretim yaptırdığı fabrikadan satın aldığını, dolayısıyla ortada markaya tecavüz olmadığını yasal olarak satın aldığı malların iadesine karar verilmesini talep etmiştir. ... numaralı " ..." markasının 33. ve 34. sınıflarda 07.08.2008 tarihinde ... A.Ş. Adına tescil edildiği, tescil sahibi şirketin davacı şirket ile 12.01.2016 tarihinde birleştiği görülmektedir. Dosya kapsamı ile, davaya konu taklit sigara ürünleri üzerinde davacıya ait markanın esas unsuru olan "..." markasının aynen kullanıldığı ancak somut olayda, 30/05/2018 tarihli Gümrük Beyannamesine göre, gönderenin ...., alıcının ... olduğu, taşıyıcının ise davalı .... olarak yazıldığı, deniz yolu transit konteynır taşımacılığı söz konusu olup yükleten tarfından mühürlendikten sonra "kapalı halde- mühürlenmiş olarak" taşımacıya teslim edildiği, eşyanın araçta taşınması ile Türk Gümrük Bölgesine getirilmesine ve gümrük müdürlüğüne sunulması eylemi davalı tarafından gerçekleştirilmiş ise de, davalının taşıyıcı acentası olarak gümrük müdürlüğüne gelen eşyanın beyanı ve kaydı ile sorumlu olduğu,taşıyıcının transit rejime tabi eşyayı muayene yetkisi olmadığı, konteynır içeriğini bilemeyecek durumda olan taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Asli müdahil davaya konu ürünleri davacıya ait Bulgaristan'daki fabrikadan alarak nakletmeye çalışığını, ürünlerin taklit olmadığını kendisine teslimi gerektiğini ileri sürmüş ise de, incelenen gümrük belgelerine göre, 2 konteynır ürünün Türkmenistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden getirilerek Novoroski Limanına taşınmak istendiği, eldeki davaya konu taşımacılığın ise Novoroski Limanından Birleşik Arap Emirlikleri limanına taşıma olduğu, eldeki davanın konusu hakkın "Davacı Adına Tescilli Marka Hakkı Olduğu" marka hakkına tecavüzün önlenmesi talebini içerdiği, asli müdahilin talebinin dava konusu ürünlerin taklit ürün olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği esasına dayalı olduğu, bu hali ile dava reddedilmiş olduğundan ve dava konusu ürünlere tedbiren el konulması yönündeki tedbir kararı da mahkemece kaldırılmış olduğundan, devam eden gümrük ve taşıma işi sonucu transit rejimine tabi tutulan eşya ve gerekli belgeler varış gümrük idarisine sunulduğunda ,malın taşıma belgesine göre alıcıya tesliminin mahkeme kararı gerektirmediği, gümrük işlemlerine tabi eşyanın mahkemece bu işlemler yapılmadan tesliminin yasal dayanağının bulunmadığı gözetildiğinde, malın teslimi talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Asli müdahil vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih ve 2018/271 E., 2020/157 K. sayılı kararına karşı asli müdahil vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın asli müdahilden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Asli müdahil tarafınca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a Temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.