mahkeme 2020/2590 E. 2024/228 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2590

Karar No

2024/228

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2590
KARAR NO: 2024/228
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/09/2020
NUMARASI: 2018/958 E. - 2020/624 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’ın tekstil ürünleri almak üzere davalı ile anlaştığını, bu amaçla davalının üretip müvekkiline vereceği malların teminatı olmak üzere 50.000,00 USD bedelli senedi düzenleme tarihi ve vade tarihi boş olmak üzere davalıya teslim ettiğini, müvekkili ...’un da bu senede kefil olduğunu, senedin teminat senedi olduğunu, davalının da imzaladığını, davalının senedi aldıktan sonra, ürünleri müvekkiline teslim etmediğini, anlaşmaya aykırı davranarak ve kendisine teminat olarak verilen ve elinde bedelsiz kalan senedi doldurarak icra takibine konu ettiğini, müvekkillerinin bu senet dolayısı ile davalıya hiçbir borçları bulunmadığını davalının ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararının, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile uygulandığını, e 08.10.2018 günü müvekkillerine ait işyerlerine ihtiyati hacze gelinerek mal kaldırma tehdidinde bulunulması üzerine, 107.115.00 TL olarak bütün itiraz ve dava hakları saklı kalmak üzere ödemek zorunda kaldıklarını, beyan ederek, davanın kabulü ile dava konusu senet dolayısı ile borçlu bulunmadıklarının tespiti ile takibin ve senedin iptaline, davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ve delil olarak sunmuş olduğu senet ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takibine konu senedin birbirlerinden farklı senetler olduğunu, icra dosyasından senet aslı istenildiğinde, açıkça anlaşılacağını, Mahkemenin dava konusu olarak gösterilen delile (senede) uymayan, tamamen farklı bir senetten kaynaklanan icra takibindeki borç ödemesinin müvekkile ödenmemesine karar vermiş olduğunu; bu hususun müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, icra takibine konu senette tanzim ve vade tarihlerinin mevcut olduğunun açıkça görüleceğini, davacıların icra takibine konu senetten farklı olan ve iptal edilmiş olan senedi dava dosyasına sunarak bu şekilde haksız çıkar sağlamaya çalışmakta olduğunu, senedin teminat senedi olmadığını, beyan ederek; davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, icra dosyasındaki paranın taraflarına ödenmesine, kötüniyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile; davacının senet ve icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile senet ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin iptaline, İcra İflas Kanunu 72/5 maddesi gereğince dava konusu alacağın %20'si olan 15.057,13 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;, davaya konu senet teminat senedi olmadığını, delil olarak sunulan senet ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine konu senetlerin birbirlerinden farklı senetler olduğunu, davacının iddiasını destekleyen herhangi bir sözleşme sunmadığını, davanın reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul yasa ile yerleşik yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, sözleşme diye sundukları belgede senede açıkça vade, tarih ve miktar belirmek suretiyle atıf yapılmadığını , bilirkişi raporunda takibe dayanak senet aslı ile sözleşme aslında yer alan senet fotokopisinin karşılaştırıldığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre fotokopi üzerinden bilirkişi imza incelemesi yapılmadığını, her ne kadar dosyaya sunulan sözleşmenin aslı ise de sözleşme aslında bulunan fotokopi üzerinden inceleme yapıldığını, bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporu Yargıtay denetimden uzak olup hükme esas alınamayacağını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın istinafen incelenerek kaldırılması ve esas inceleme sonucunda yeniden hüküm kurmasını talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; sözleşme aslında fotokopisi bulunan senet ile takibe konu senet aslı üzerinde, bilirkişi tarafından inceleme yapılarak düzenlenen 29.07.2019 tarihli bilirkişi raporda, ''sözleşmedeki senet fotokopisi ile senet aslı karşılaştırıldığında tüm çakışma noktalarının örtüşme halinde olduğunu, borçlu ve kefil imzalarının tüm hatlarının tam uyum içinde olduğu saptandığından ... ve ... adına imza içerir 3 maddeden oluşan sözleşmede yer alan senet fotokopisinin, dosyada bulunan senet aslının düzenleme, ödeme tarihleri ile kefil adres yazıları yazılmamış iken çekilmiş fotokopisi olduğu tespit edilmiştir.'' denilerek davalı vekilinin itirazlarının gerçeğe uygun olmadığının tespit edilmiş bulunduğunu, fotokopi üzerinde herhangi bir imza incelemesi yapılmadığını, sadece sözleşme aslında bulunan senet fotokopisinin, takibe konu senet aslının fotokopisi olduğunu tespit edildiğini dolayısı ile aynı senet olmama ve fotokopi üzerinde inceleme iddialarının gerçeği aksettirmediğini, senedin davalı vekilinin beyanından da anlaşılacağı üzere iptal edildiğinin ortaya çıktığını, davacı ... ile davalı ... nın imzaları bulunan ve üzerinde senet fotokopisi olan üç maddelik sözleşmenin taraflar arasında ihtilaflı olmadığını, davalı asil 19.04.2019 tarihli ifadesinde ''bahse konu evrakta belirtilen olayla ilgili ... isimli şahısla benim tekstil işiyle alakalı ticaret yaptığım bir şahıstı. kendisiyle yaptığımız anlaşmamıza binaen bu evrakta bahse konu senedi düzenlemişlerdir. ben bu müşteki şahsa mal verdim karşılığında da bu senedi düzenlemiştik.'' dediğini ve takibe konu edilen senedin taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği olarak düzenlendiğini açıkça ikrar ettiğini, sözleşmede senet aslının fotokopisine yer verilmek suretiyle takip konusu senede atıf yapıldığını, teminat senedi olduğu, vade ve keşide tarihlerinin boş olduğu davalının teslim edeceği ürün bedellerinin 15 gün içinde ödenmemesi halinde doldurularak kullanılabileceğinin taraflarca kararlaştırıldığını, takip konusu senedin teminat senedi olduğu taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan yazılı belge ve davalının bu ikrarı ile kanıtlanmış bulunduğunu, davalı vekilinin bu konudaki itirazlarının hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği takip konusu senedin davalı tarafından gönderilecek mal karşılığı teminat olmak üzere verildiğini, davalının ürünleri göndermediğini teminat senedi olan bedelsiz bono nedeniyle borçlu olmadıklarını beyan etmişlerdir. Davalı ise takip konusu senedin sözleşmede atıf yapılan senet olmadığını savunmuştur. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında, davalı ... tarafından, davacılar ... ve ... aleyhine 75.285,65 TL asıl alacak, 13.746,13 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 89.334,48 TL nin tahsili bakımından 03.10.2018 tarihinde, kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, takibin dayanağı senedin 10/05/2016 keşide tarihli 10/10/2017 vade tarihli 50.000 USD bedelli bononun lehtarı ..., borçlusu ..., kefili ... olduğu, mahkemece icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği görülmektedir. Dosyada mevcut bilirkişi raporunda, inceleme sözleşme aslında bulunan senet görseli (fotokopi) ile takibe konu senet aslı üzerinden yapılmış taraflar arasındaki sözleşme aslındaki senet fotokopisi ile takibe konu edilen bononun aynı olduğu, ... ve ... adına imza içerir 3 maddeden oluşan sözleşmede yer alan senet fotokopisinin, dosyada bulunan senet aslının “düzenleme, ödeme tarihleri ile kefil adres yazıları” yazılmamış iken çekilmiş fotokopisi olduğu tespit edilmiştir.Davacı taraf, dava konusu bononun teminat amaçlı verildiğini, bedelsiz kaldığını ileri sürdüğünden borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında kambiyo senedine bağlı temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği iddiasına dayalı olarak maddi hukuk bakımından borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. HGK'nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 Sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir (2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen) belge ile teminat senedi olduğu, bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Dava konusu olayda, davacının sözleşme olarak sunduğu belgede üst tarafta, bono görselinin (fotokopi olarak ) yer aldığı, bu bononun 50.000 USD bedelli, lehtarı ..., borçlusu ..., kefili ... olduğu ve borçlu ile kefil imzalarını içerdiği, düzenleme ve vade tarihlerinin olmadığı, belgede bono görselinden sonra gelmek üzere; " yukarıda yazılı senet ... tarafından ...'a aşağıda yazılı alışveriş için teminat olarak verilmiştir. Alış veriş şartları aşağıda yazıldığı gibidir; 1-Her ürün ...'a teslim tarihinden itibaren 15 gün sonunda bedeli nakit olarak ödenecektir. 2-Bu senet ancak 15 gün sonra ödeme yapılmadığında tarih yazılarak kullanılacaktır. 3-Bu senet 3. Şahıslara hiç bir şekilde ciro edilmeyecektir." şeklinde olduğu, bu metnin altının ... ve ... tarafından imza edildiği, davalının sözleşmedeki imzasını inkar etmediği ve kolluktaki ifadesinde; ... ile tekstil işiyle alakalı ticaret yaptığını, kendisiyle yaptığı anlaşmaya binaen senedin düzenlendiğini ve kendisine verildiğini, senet borçlusuna verdiği malların bedellerinin ödenmediğini beyan ettiği, bu beyana göre, davalının söz konusu senedin sözleşmeye istinaden verildiğini kabul ve beyan ettiği, tarafların uyuşmazlık konusu senedin ihdas nedenini talil ile malen olduğunu kabul ettikleri, sözleşme aslında senet bilgilerine yazılı metin içinde yer vermek yerine senet görseline yer verilmesinin, sözleşmede senede açıkça atıf yapıldığı anlamına geldiği, bilirkişi raporu ile takip konusu senet ile taraflar arasındaki sözleşmede fotokopisi bulunan senet içeriğinin vade ve düzenleme tarihi hariç aynı olduğu, sözleşmenin tarafları ile uyuşmazlık konusu senedin alacaklı, borçlu ve kefil yanlarının, miktarının örtüştüğü, senedin yapılan sözleşme uyarınca malın eksiksiz teslimi halinde ödemenin yerine getirileceğini beyan eden, şartlı senet olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme gereği verilen senedin ödemede sorun olduğu tarihe göre kullanılacağı şartı nedeniyle vade ve düzenleme tarihi sonradan doldurulmak üzere verildiği, bu bakımdan söz konusu senedin alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile verilmiş teminat senedi olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça senedin teminat senedi olduğu iddiasının taraflar arasında düzenlenen belgeler ile ispatlandığı anlaşılıyorsa da, teminatı olduğu ticari ilişki nedeniyle davalının davacıdan alacağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiği, alacaklı olduğunu ispat yükümlülüğü bulunan davalı vekilinin müvekkilinin ticari defterlerinin bulunmadığını beyanla ticari defter ibraz etmediği, davacının da 2017 yılı ticari defterlerinde davalı ile mal alış verişinin bulunmadığı, davalı tarafın karakoldaki ifadesinde 2015 yılında ürün teslim ettiğini ileri sürmüş ise de, bu yönde bir delil sunulmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2020 tarih ve 2018/958 E., 2020/624 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.142,76 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.285,70 TL TL harcın mahsubu ile bakiye 3.857,06‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim