mahkeme 2020/2560 E. 2024/199 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2560
2024/199
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2560
KARAR NO: 2024/199
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/02/2020
NUMARASI: 2017/274 E. - 2020/54 K.
KONUSU: Endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin tescilli ... tescil sayılı "...", ... tescil no lu"...", ... tescil no lu"..." endüstriyel tasarımlarını, davalının ürün kataloglarında kullanıp, piyasaya sürerek telif haklarına tecavüzde bulunduğunu, Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/24 D. İş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile bu durumun tespit edildiğini, şikayetleri üzerine davalılar hakkında Tarsus Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını beyan ederek, haksız rekabetin tespitine, tecavüzünün önlenmesine, 25.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde; müvekkilinin ürünlerinin davacınınkilerden farklı olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin davacının ürününü taklit etmediğini, davacı şirketin müvekkilinin ürettiği ürünlerden satın almak suretiyle aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davacının müvekkilinden aldığı panolarda fiyat anlaşmazlığına düşmesi sebebi ile bu davayı açtığını, müvekkilinin ve davacının ürünlerinin piyasada ki ürünler ile benzerlik gösterdiğini, ürünlerin işlevsel olarak farklılıkları sayesinde birbirlerinden ayırt edilebildiklerini, davacı tarafın Tarsus 3 Asliye Hukuk Mahkemesinde almış olduğu raporu veren bilirkişinin avukat olduğunu ve mühendislik alanına giren konularda rapor tanzim edebilmesinin mümkün olmayacağını bu nedenle raporu kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından tescilli tasarımların taklit edilip ve piyasada satışa sunulduğunu, müvekkili şirket adına ... tescil numaraları ile tescilli ürünlerin ihlal oluşturup oluşturmadığının tespiti için Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/24 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, tespit raporunda; müvekkili tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzerinin davalı şirket tarafından kullanıldığı ve tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varıldığını, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/175 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine haksız rekabetin tespiti, tecavüzün önlenmesi, maddi-manevi tazminat talebi ile dava açıldığını, dava halen derdest olduğunu ayrıca Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı’na da şikayette bulunulduğunu beyan ederek, davalı adına, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdinde tescil edilmiş olan ... no’lu Endüstriyel Tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, Endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmaması nedeniyle tasarımın hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere karşı kullanılmasının ve tasarım tescilinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tescilin hükümsüzlüğünüve iptal edilmesine karar verilmesini ile tescil kaydının sicilden terkin edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen davaya verdiği cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu ürünü, müvekkilinden satın aldığını, buna dair faturaları sunduklarını, faturalardan da anlaşılacağı üzere davaya konu ürünleri kendi ürününü tescil ettirdikten sonra müvekkil şirketten satın aldıklarını, bu nedenlede halen derdest olan 3. FSHHM nin 2015/175 Esas sayılı dosyasından numune elde etmek amacıyla hukuksal işlemler başlatılmadan önce açıklamaya gidildiğini, yaklaşık 1.700 adet ürün satın alınmış oldukları görüldüğünden davanın haksız açıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken de davacı tarafın müvekkili şirketten bu ürünlerin fiyatında indirime gitmesini talep ettiğini, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından reddedilmiş olduğu için böyle bir yol içine girdiklerini, davacının iddialarının yersiz olduğunu, dış görünüş itibariyle ürünler arasında büyük farklılık olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; birleşen davanın reddine,Asıl dava yönünden davanın kısmen kabül, kısmen reddine,Davacının endüstriyel tasarım hakkından kaynaklı haklarına davalı yanın tecavüzde bulunduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,1.382.63 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/24 D. İş sayılı dosyası ile davalının adresinde 17.03.2015 tarihinde keşif incelemesi yapıldıktan sonra davalı tarafından kötü niyetli olarak tescil yaptırılmış olup, bu nedenlerle birleşen dava olan tescilin hükümsüzlüğü davası açıldığını, Asıl dava yönünden; alınan bilirkişi raporlarında şu hususun bilirkişiler tafından gözden kaçırıldığını; davalının müvekkiline ait ... tescil numaralı ürünü üretmiş ve satmış olduğunu, hatta keşif zaptında bunu açıkça ikrar ettiğini, dosya içerisinde yer alan delillerde sunulan davalı firmaya ait katalogda, müvekkiline ait ürünün birebir aynısının yer aldığını ve keşif esnasında bu ürünün kalıbına rastlandığını, buna rağmen farklılık olduğu yönünde bilirkişilerce verilen görüş yerinde olmayıp, eksik incelemeye dayandığını, hükme esas alınan raporlarda tespit dosyasının yeterince incelenmediğini, ceza dosyasında el konulan ürünlerin dikkate alınmadığını, Maddi tazminata ilişkin olarak lisans bedeli talep ettiklerini, muvaffakatları olmamasına rağmen Mahkemece talimat yoluyla davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, müvekkilinin defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yapılarak bilirkişilerce 118.988,28 TL emsal lisans bedeli hesaplanmasına rağmen, yerel mahkemece haksız ve dayanaksız olarak yalnızca davalı defterleri üzerinde yapılan hem de hatalı olarak yapılan hesaplama ile belirlenen 1.382,63 TL emsal lisans bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, lisans bedeli yönteminin yanlış olduğunu, Müvekkilinin defter ve kayıtları ile tespit edilen emsal lisans bedeli olan 118.988,28 TL 'nin yerel mahkemece hükümde lisans bedeli olarak kabul edilmemesine ilişkin hiçbir gerekçe sunulmadığını, Birleşen dava yönünden; dava konusu edilen ürüne ilişkin, delil tespiti dosyasındaki keşif tutanağındaki tespit ve beyanlar ile alınan bilirkişi raporu dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davalı şirket tarafından ... tescil numarası ile tescil ettirilen ürünün müvekkili şirket kataloğunda ve www...com.tr adresinde ... ve ... (Dijital Termostat İçin) kodu ile yer alan tasarımlarından taklit edilmiş ve piyasada satışa sunulmuş olduğunu, Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/24 D. İş sayılı dosyasında, davalı şirketin adresine keşif için gidildiğini, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkili adına ... tescil numarası ile tescilli ve müvekkili kataloğunda ... ve ... PANO KUTUSU (Dijital Termostat İçin) kodu ile yer alan tasarımların ayırt edilemeyecek derecede benzerinin davalı şirket tarafından kullanıldığı ve bu durumun 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK kapsamında tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varıldığını, keşif zaptındaki beyanlarda da bu durumun ikrar edildiğini, Yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarında yer alan bilirkişilerin hiçbirisinin soğutma sektöründe çalışmadığını, hiçbirisinin soğutma sektörüne hakimiyeti olmadığını, bu nedenle de dava konusu endüstriyel tasarıma yönelik yaptıkları incelemenin sektör bilgisi ve tecrübesi olmaksızın yapılan bir inceleme olduğunu, bu incelemenin de eksik ve hatalı olduğunu beyan ederek, asıl davanın kısmen reddedilen kısmı ve birleşen davada verilen hüküm yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıya ait ... ve ... tescil numaralı tasarım haklarına müvekkili şirket tarafından tecavüz edildiği yönündeki kararın yerinde olmadığını, davaya konu olan bu ürünlerin müvekkili şirket tarafından üretildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, bu ürünlerin Gaziantep'ten müvekkilince satın alındığını, bu iki ürünün çok eski teknoloji ürünler olup, modern sanayide de hiçbir şekilde kullanım alanı bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, yerel mahkemece hükmedilmiş olan maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu beyan ederek, asıl dava yönünden verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; davalının üreterek satışa sunduğu, dijital pano kutusu, dijital termostat pano kutusu ve Analog termostat ve düğmeleri için pano kutusu isimli ürünlerin, davacının ..., ... ve ... tescil no lu endüstriyel tasarımlarına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'i, şimdilik 25.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsili ve kararın ilanı talepli olup, birleşen dava ise; davalı adına tescilli ... no’lu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkindir. Mahkemece, üç farklı heyetten aldırılan bilirkişi raporları ile talimat yoluyla aldırılan hesap raporlarına dayanılarak, birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Dosyaya üç farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan bilirkişi raporlarında ortak görüş olarak; ... tescil numaralı ürün ile davalı ürününün farklı olduğu, ... tescil numaralı ürün ile davalı ürünün bilgilenmiş kullanıcı gözüyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, ... tescil numaralı ürün ile davalı ürünün bilgilenmiş kullanıcı gözüyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun tespit edildiği, davacı tasarımları ile davalı ürünleri arasındaki benzerlik karşılaştırmasının teknik ve bilimsel değerlendirmeyi gerektirdiği, bu haliyle anılan raporların denetime elverişli olup, hüküm kurmaya yeterli olduğu, her ne kadar davalı yanca, söz konusu ürünlerin üretiminin yapılmadığı, bu ürünlerin satın alınan ürünler olduğu ileri sürülmüş ise de, dosyaya sunulan fatura içeriklerinin tecavüze konu ürünler olduğunun eldeki delillere göre ispatlanamadığı, asıl davada davacının ... tescil numaralı tasarımlarına, davalı yan tarafından tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğu tespit edildiğinden Mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmüş, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Birleşen dava dosyasında ise; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına ve toplanan delillere göre, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ... numaralı tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları ve davalı tarafa ait ... numaralı tasarım için hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, Mahkemece yazılı şekilde birleşen davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmüş, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davacı, tasarıma dayalı tazminat isteminin lisans seçeneğine göre hesaplanmasını talep etmiş ise de, Mahkemece kurulan ara karara rağmen, davacı yanca emsal lisans bedellerine ilişkin bir delil sunulmadığı, tasarımın piyasada tutulma ve rağbet oranı ile ilgili dosyaya yansıyan somut bir veri bulunmadığı, Mahkemece emsal lisans araştıması için İTO'ya yazılan yazıya verilen cevapta, cironun %15'inin emsal olabileceğinin belirtildiği, dosya içindeki fatura içeriklerine göre faturaların üzerinde hangi tasarım ürünü olduğu belli olmayan bir kısım faturalarda ürünlerin cinsisine göre 050 krş ile 1 TL-2 TL aralığında satışının yapıldığı, davalının son 2 yıllık net cirosunun bu tarzdaki ürünler kapsamında 9.217,50 TL ve 8790 adet olarak mali bilirkişi tarafından tespit edildiği, son 2 yıllık net cirosunun %15 ine isabet eden bedelin ise 1.382,63 TL olacağının bildirildiği, davalının tüm satışları üçerinden bir hesaplama yapılmasının yerinde olamayacağı, bu nedenle talimat yoluyla aldırılan mali bilirkişi raporunun, davaya konu ürün bazında incelenerek düzendiği ve faturalara yansıyan satış birim fiatlarının düşüklüğü de dikkate alındığında, 1382.63 TL maddi tazminatın dava konusu tasarımlar için ve davalının kullandığı süre gözetilerek emsal lisans bedeli olarak belirlenmesinde bir hata bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı ... davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/02/2020 tarih ve 2017/274 E., 2020/54 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 427,60 TL maktu ve birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu olmak üzere toplam 855,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 482,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 299,37 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı ... davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.