mahkeme 2020/2558 E. 2024/225 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2558
2024/225
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2558 Esas
KARAR NO: 2024/225
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/06/2020
NUMARASI: 2018/77 E. - 2020/177 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin uzun yıllardır İstanbul'da şube sayısı dokuz olan ve ... olarak bilinen restoranlar zincirinin sahibi olduklarını, markanın haklı bir itibara sahip olduğunu, ... Lokantası, ... ve ... Lokantası markalarının 43. sınıfta müvekkilleri adına tescilli olduğunu, davalının müvekkillerine ait işyerinde işçi olarak çalışırken işten ayırıldığını ve ... markasını kullandığını, restoranın iç ve dış dizaynının dahi müvekkillerinin restoranları ile aynı olduğunu, öncelikle davalıya tebligat yapılmaksızın işyerinde tespit yapılmasını, SMK 151/2-c bendi uyarınca 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, tazminatın durdurulmasını ve kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların kötüniyetli olarak bu davayı açtıklarını, ... markalarının müvekkili adına tescil edilmiş markalar olduğunu, ... ibaresinin kimsenin tekeli altına verilemeyeceğini, bu nedenle markanın başına ... ibarelerinin konulmasının iltibasa yol açmayacağını, davacıların baskın yapar gibi işyerinde tespit yaptırdıklarını, öncesinde hiçbir uyarı ya da ihtar göndermediklerini, müvekkilinin davadan önceden bu yana ... ibaresini kullanmadığını ve kendine ait bir başka marka olan ... ibaresini kullandığını, müvekkilinin lokantasının görünüşünün, iç dizaynının, personel kıyafeti, tespit şekilleri, masa konumları ve sair bir çok şeklinin de davacıların lokantalarından farklı olduğunu, davacıların bu şekilde dava ikame etmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, müvekkilinin hali hazırda davacılara ait hiçbir markayı kullanmadığını, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın Kısmen Kabulüne, 1-Davalının, davacıların marka hakkına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın TPE nezdinde ... başvuru numarası ile 25/08/2014 tarihinde tescil ettirdiği “... ” ibareli markasının müvekkilce marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanıldığı iddiasında bulunarak müvekkil firmaya davayı ikame ettiğini, davacı tarafın dayanmış olduğu iddianın asılsız olduğunu ve bu nedenle davanın davalı lehine bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu '' ...'' ve ''...'' ibareli markalarının tescilli olduğunu, , davacının iddia ettiği gibi bir kullanımının söz konusu olmadığını , bilirkişi raporunda da müvekkilinin kendine ait iş yerinde davacılara ait olacağı şüphesi nedeniyle iltibasa neden olmamasına rağmen söz konusu ibareleri kullanmaktan vazgeçerek kendine has bir marka kullanmaya başladığını, iyiniyetle hareket ederek bu şekilde tabelalarını değiştirmesi, personel üzerindeki kıyafetleri değiştirmesi müvekkilin hiçbir zaman haksız kazanç sağlama niyetinde olmadığını açıkça gösterdiğini, ayrıca müvekkilinin lokantasının görünüşü, iç dizaynı, personel kıyafeti, tepsi şekilleri, masa konumları ve sair bir çok şekli davacı yanın lokantalarından çok büyük farklılıklar arz ettiğini, iltibasın söz konusu olmadığını bu nedenle haksız ve hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, istinaf mahkemesinde tekrar resen inceleme ile davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili tarafından istinafa cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, markaya tecavüzün tespiti ve maddi manevi tazminat taleplerine ilişkindir. ... no ile 43. sınıf için tescilli "..." markasının 43 sınıfta , 3.12.2012 tarihinde, ... nolu "... " markasının 43 . Sınıfta 17.4.2013 tarihinde davacı ... adına tescil edildiği, ... nolu " ... " markasının 43 . sınıf ta 17.4.2013 tarihinde davacı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından kullanılan 02.08.2016 başvuru tarihli "..." ve 26.01.2017 başvuru tarihli "..." markalarının 43. sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davacıların, 43. sınıfta tek başına "... " ibareli tescilli markalarının bulunmadığı, bu ibarenin davacıların isim ve soy isimlerinden oluşan yan unsurlarla tescilli olduğu, davacıların markalarını 43. sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde tescil ettirdikleri ve kullandıkları anlaşılmaktadır. Her iki taraf markasında yer alan ... ibaresinin ortalama tüketici nezdinde yemekleri , kültürü ve tarihi ile bilinen coğrafi yeri işaret ettiği, bu nedenle coğrafi yer adının kimsenin tekeline bırakılamayacağı açıktır. Söz konusu ... ibareli markaların, kullanıldıkları yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından coğrafi kaynak bildiren zayıf ibare olduğundan davacı taraf bu ibareye ekler getirilerek kullanılmasına tahammül etmek durumundadır. Yaptırılan bilirkişi incelemesi ile , mahallinde yapılan tespitlere göre ; davalının markasal kullanımlarının, iş yerinde tabelasında, çalışanların iş kıyafetlerinde ve fiş üzerinde " ..." şeklinde olduğu, davalının "... ibaresini, broşür ve yemek tepsisi üzerinde kısmen kullandığı , daha önce davalı işyerinde "..." markası kullanılmakta iken daha sonra ağırlıklı olarak "... " ibaresinin kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Bu hali ile davalı kullanımlarının tescilli markası kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle her iki tarafın yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri kapsamındai İstanbul'da lokanta işlettiği, markalarında yer alan ... ibaresinin coğrafi kaynak bildiren zayıf ibare olduğu, davalının yukarıda belirtilen tescilli markası kapsamındaki kullanımlarına davacının tahammül etmek durumunda olduğu, davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı , davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davanın reddi yerine dosya kapsamındaki delil ve oluşa uygun olmayan davanın kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğı sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarih, 2018/77 E., 2020/177 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 187,86 TL'nin mahsubu ile 239,74 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Reddedilen maddi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Reddedilen manevi tazminat yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000 TL vekalet ücretin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 23,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 172,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.