mahkeme 2020/2547 E. 2024/198 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2547
2024/198
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2547 Esas
KARAR NO: 2024/198
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2019
NUMARASI: 2017/458 E. - 2019/472 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... söz yazarı ve bestecisi olduğu, mali ve manevi haklara sahip olduğu, "...", "... ", "..." isimli eserler üzerindeki mali haklarını diğer davacı ... Müzik'e devrettiğini, ... Müzik'in edisyon sözleşmesi kapsamında davacı sıfatına haiz olduğunu, davalı tarafından yapımcılığı ve yayıncılığı yapılan ... adlı yarışma programlarında bu eserlerin izinsiz ve yasa ve hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığını, davalıya telif bedellerinin ödenmesi yönünden ihtar çekilmiş ise de bu ihtara cevap verilmediğini, davalı kullanımlarının müvekkiline ait mali hakları ihlal ettiğini, davalı kullanımlarının işleme, temsil, yayma ve umuma iletme ile çoğaltma hakkını ihlali niteliğinde olduğunu, ihlal ettiği mali haklar kapsamında tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, bu izinsiz kullanımların aynı zamanda eser sahibinin manevi haklarını da ihlal ettiğini, FSEK 14/1 maddesindeki umuma arzedilip edilmemesi konusunda münhasır manevi hakka sahip olan müvekkilinin eserlerinin yarışma programında özellikle format içinde kullanılmasının ihlal niteliğinde olduğunu, ayrıca eserin izinsiz bir şekilde işlenmesini, kısaltma ya da değişiklik yapılmasının, senkronize edilmesinin, eserin bütünlüğünün bozulmasının yasak olmasına rağmen davalının bu nitelikteki kullanımlarının eser sahibinin manevi haklarını ağır şekilde ihlal ettiğini, bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluştuğunu, davalının benzer nitelikteki izinsiz kullanımlarına ilişkin olarak Yargıtay incelemesinden geçen emsal nitelikteki kararların bulunduğunu, müvekkiline ait eserlerin herkesçe bilinen ödüllü ve tanınmış eserler olduğunu, emsal nitelikteki faturaları dosyaya sunduklarını, davalının süresi içinde cevap vermediğini, süresi içinde delil bildirmediğini, zamanaşımı def'inin tecavüzün devam etmesi nedeniyle dinlenemeyeceğini, eserlerde müvekkilinin isminin belirtilmesinin manevi hak ihlalini ortadan kaldırmayacağını, zira kullanımların FSEK 14/1 ihlali niteliğinde olduğunu belirtmiş, davalının izinsiz ve hukuka aykırı kullanımlarına karşılık FSEK 68.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 20.000 TL'nin ihlal tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanacak en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yine davalının izinsiz ve hukuka aykırı kullanımı karşılığı 60.000 TL manevi tazminat bedelini ihlal tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanacak en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalının vaki tecavüzünün kaldırılması, muhtemel tecavüzün önlenmesi ve hükmün ilanına karar verilerek yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin 2012 yılından itibaren kullanılan eserlere ilişkin olduğunu, bu sebeple zamanaşımına uğradığını, söz konusu programların müzik yarışma programları olduğunu, kullanılan bir takım müzik eserlerine ilişkin telif ücretlerinin ilgili meslek birliklerine ödendiğini, meslek birliklerine süresinde gerekli bildirimlerin yapıldığını, davacı tarafından talep edilen bedellerin fahiş olduğunu, eserlerin kullanımlarına ilişkin olarak yarışma programı formatında kullanım olması sebebiyle kısa sürede güncelliğini yitirdiğini, defalarca yayınlanmasının söz konusu olmadığını, bahsi geçen kullanımların internet sitelerinde de halen yayınlanmadığını, telif ücretlerinin belirlenmesinde eser sahibine hakkaniyete uygun bir destek verme ve eseri kullanmasında ekonomik koşullara uygun bir gelir temin etme böylece piyasada gelirin yaratılmasına ve dengeli paylaşımın sağlanarak zararlı etkilerin ortadan kaldırılmasının amaçlandığını, talep edilen telif bedellerinin rekabet bozucu ve yıkıcı bir hal aldığını, emsal araştırması yapılması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, tüm eserlerin isim belirtilmek suretiyle kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacı ...'ın dava konusu müzik eserlerinden "..." ve " ..." isimli eserlerin söz yazarı ve bestecisi "..." isimli eserin ise söz yazarı olduğu, diğer davacı ... ise diğer davacı ile aralarındaki edisyon sözleşmesi gereği eserler üzerinde mali hak sahibi olduğu, davalıya ait "..." ve "... isimli müzik yarışma programında, davacıların hak sahibi olduğu "..." isimli eserin bir kısmının - ilk kuple - (02/09/2014 ve 22/09/2014 tarihlerinde iki farklı kullanım), "..." isimli eserin bir kısmı - ilk kuple- (19/11/2012 ve 21/04/2016 tarihlerinde iki farklı kullanım), "..." isimli eserin bir kısmının - ilk küple - (31/03/2016 ve 27/04/2016 tarihlerinde iki farklı kullanım) değişik tarihlerde toplamda 6 farklı kez izinsiz olarak kullanıldığı, dolayısıyla davacı ... Müziğin edisyon sözleşmesi gereği sahip olduğu mali haklarından FSEK 24 de düzenlenen temsil hakkının ihlal edildiği, davaya konu eserlerin popülerliği, kalitesi, eserin ne kadarının kullanıldığı, eserin kullanıldığı program formatı, program tekrarları, programın gündemde kalıp kalmadığı vb. gibi kriterler dikkate alınarak sektör bilirkişileri tarafından yapılan değerlendirmeye göre davalı kullanımlarının rayiçler dikkate alındığında 5.000,00 TL'ye tekabül ettiği FSEK 68 kapsamında 3 kat hesabı ile davacı ...'ın davalıdan 15.000,00 TL talep edebileceği sonucuna ulaşılmış maddi tazminat talebinin bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş yine davalı kullanımlarının izahı yapılan mevzuat kapsamında manevi hak ihlaline de sebebiyet verdiği eser sahibinin isminin belirtilmiş olmasının izinsiz kullanım dikkate alındığında FSEK 15 kapsamındaki manevi hak ihlalini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçeleriyle, Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL (FSEK 68.maddesi gereği 5.000,00x3 hesabı ile) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ...'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline ait 6 adet eserin haksız bir biçimde davalı tarafından tv programlarında kullanıldığını, eserlerin bütünlüğünün ihlal edildiğini ve kötü bir şekilde icra edildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, Bir müzik eserini görüntülerle senkronize etmenin işleme hakkını ihlal ettiğini, diğer yandan somut olayda temsil, çoğaltma, yayma, umuma iletim haklarının da ihlal edildiğini, her bir hakkın mali bir değere sahip olduğunu, somut olayda mali hakkın yalnızca temsil hakkı için belirlendiğini, eksik tazminata hükmedildiğini, senkronizasyon kullanımlara dair emsal faturaları dosyaya sunduklarını, Karara esas alınan emsal bedelin, müzik bankası olarak tabir edilen toplu müzik kataloglarından alınan parçalarla ilgili olduğunu, bunların tanınmamış, albümlerde yer alamayan, hususiyeti olmayan eserler olduğunu, halbuki müvekkiline ait eserlerin bir döneme damga vuran, oldukça popüler sanat eserleri olduğunu, bu nedenle tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporlarında manevi hak ihlalinin bulunmadığının açıkça belirtildiğini, ancak Mahkeme kararında manevi hak ihlalinden doğan tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000.-TL manevi tazminata karar verildiğini, dosyaya sunulan kayıtların bilirkişilerce incelendiğini ve davacının adının eser sahibi olarak tüm eserlerde kullanıldığının tespit edildiğini, yani FSEK manevi haklar kısmında düzenlenen "Adın Belirtilmesi Salahiyeti" başlıklı 15.maddesine dayalı hak ihlalinin bulunmadığının sabit olduğunu,Yarışmacıların, eserleri kendi kabiliyetleri ve sesleri oranında jüri önünde seslendirdiğini, herhangi bir şekilde şarkının genel yapısını bozmadıklarını, raporda da eserlerin sözlerinde ve bestelerinde herhangi bir değişme olmadığının tespit edildiğini, kayıtlarda da görebileceği üzere davacıyı elem, keder, üzüntüye sürükleyecek şekilde eserlerin değiştirilmesi, yanlış, detone, eksik şekilde eserlerin icra edilmesinin söz konusu dahi olmadığını, FSEK'in md 16 ya dayalı hak ihlalinin de bulunmadığını, bu nedenlerle manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesinin hiçbir gerekçesi bulunmadığını,Davacı tarafın, dava dilekçesinde 2012 yılından itibaren eserlere yer vermiş olup, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini,Davanın açıldığı 2017 yılına ait emsallerin 50 TL den başlayıp en çok 300 TL civarında olduğunu, dosyaya sunulan ve yine ... Müzik'in davacı olduğu emsallerde 300 TL bedel belirlendiğinin görüldüğünü, bu nedenle yerel mahkeme tarafından hükmedilen 500 TL tutarın yüksek olduğunu, tüm emsallerin mahkeme dosyasına sunulduğunu,Dava konusu yayınların 2012 ve 2016 yıllarını kapsayacak şekilde, 4 yıl olduğunu, Ülkemizde yaşanan enflasyon dikkate alındığında, 4 yıl boyunca aynı rayicin olamayacağının açık olduğunu, dolayısı ile 4 yıl gibi uzun bir süre geçtiği dikkate alınarak, her yıl için ayrı rayiç belirlenmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; eser mali hak sahipliğine dayalı FSEK'in 68.maddesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemlidir.Davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuştur.Dava, FSEK'in 68.maddesine dayalı tazminat davası olup, FSEK’te zamanaşımına özel olarak bir kural belirlenmemesi sebebiyle farazi sözleşme ilkesi dikkate alındığında, uyuşmazlığa sözleşmesel zamanaşımının uygulanması gerektiği, TBK'nun 146.maddesinde bu sürenin 10 yıl olduğu, diğer yandan tecavüz fiilleri devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceği, somut uyuşmazlıkta, 2014 ve 2016 yıllarında ihlallerin tespit edildiği, eldeki davanın ise 2017 yılında açıldığı dikkate alındığında, arada geçen sürede zamanaşımının dolmadığı, aksi yöndeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Dava konusu müzik eserlerinin; "..." (Söz - Müzik: ...), "..." (Söz - Müzik: ...) ve "..." isimli (Söz: ...) eserleri olduğu, davacı ...'ın dava konusu müzik eserlerinden "..." ve "... " isimli eserlerin söz yazarı ve bestecisi "..." isimli eserin ise söz yazarı olduğu, diğer davacı ... ise dava konusu eserlerin kullanımı için ... adına izin vermeye yetkili olduğu, davacılar (... ile ... ) arasında edisyon sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalıya ait "..." isimli müzik yarışma programında, davacılara ait "..." isimli eserin bir kısmı - ilk kuple - (02/09/2014 ve 22/09/2014 tarihlerinde iki farklı kullanım), "..." isimli eserin bir kısmı - ilk kuple- (19/11/2012 ve 21/04/2016 tarihlerinde iki farklı kullanım), "..." isimli eserin bir kısmı - ilk küple - (31/03/2016 ve 27/04/2016 tarihlerinde iki farklı kullanım) olmak üzere toplamda 6 farklı kez kullanıldığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Davaya konu müzik eserlerinin TV yarışma programında yarışmacılar tarafından seslendirilerek icra edilmesinin FSEK'in 24.maddesi kapsamında, eser sahibinin mali hakları arasında düzenlenen temsil hakkının ihlali niteliğinde olduğu, ortada bir işleme eser bulunmadığı, aksi yönde dosyaya yansıyan bir delilin bulunmadığı, bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, temsil hakkı için kural olarak eser sahibinden veya hak sahiplerinden izin alınmasının şart olduğu, davalı taraf davaya konu eserler yönünden meslek birliklerinden izin aldığını iddia etmiş ise de, dosyada bu hususta herhangi bir delil bulunmadığı, FSEK'in 25.maddesinde düzenlenen umuma iletim hakkının 24.maddede dzüenlenen temsil hakkından farklı bir mali hak türü olduğu, anılan sözleşmede temsil hakkının da devredildiğine dair bir hüküm olmadığından, televizyon kanalındaki yayınlarda musiki eserinin başka bir kişi tarafından seslendirilebilmesi, başka bir deyişle eserinin, dinleyici veya seyircilere okumak, suretiyle sunulması yani doğrudan temsil için, eser sahibi veya mirasçılarından izin alınması gerektiği, ancak dosyada bu hususa ilişkin herhangi bir izin bulunmadığından ihlal edilen mali hakkın FSEK'in 24 çerçevesinde temsil hakkı olduğu sonucuna ulaşılmış olup, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Dosyaya sunulan ek bilirkişi raporunda, maddi tazminat istemi yönünden rayiç bedel hesaplamasına yönelik tarafların itirazlarının karşılandığı, emsal rayiç bedeller için sunulan delillerin değerlendirildiği, buna göre; davacı taraf düzeyinde tanınan besteci söz yazarlarının, böyle bir TV programında yayınlanan müzik eserlerinin bir defalık kullanımı için ... ve ... isimli eserler için söz+müzik toplam 1.000 TL kullanım bedeli olabileceği, sadece söz yazarı olunan Delisin isimli eserin güfte bedelinin ise 500 TL olabileceği, bu çerçevede "..." isimli eserin iki defa kullanılması nedeniyle 2.000 TL, "..." isimli eser için 2 defa kullanım olmakla 2.000 TL, "..." isimli eser için 2 defa kullanım olmakla 1.000 TL olmak üzere toplam 5.000 TL olabileceği ve FSEK 68.madde çerçevesinde bu bedelin 3 katının talep edilebileceği, davacının emsal ücret olarak sunduğu 4.000 TL, 5.000 TL ve 7.000 TL bedelli üç adet fatura içeriğindeki eserlerin dizi film tanıtımında, bölüm içinde ve tekrarlarında süresiz olarak tüm dünyada geçerli olacak şekilde, dizinin DVD çoğaltımı, internet yayın ve mobil haklarını kapsar şekilde eserlerin kullanımına ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta ise eserlerin tamamının programda yayınlanmadığı internet yayınlarında ise program bölümü kaldırılana dek yayınlandığı, emsal bedellerin dava konusu uyuşmazlık ile örtüşmediği ve emsal olarak değerlendirilemeyecekleri, yine davalı tarafından sunulan benzer nitelikteki yarışmalardaki emsal ücretlere ilişkin faturalarında da eserlerin niteliği kullanım durumları dikkate alındığında davaya konu eserler ile örtüşmediği, bilirkişi heyeti tarafından kök ve ek raporlarda tespit olunan rayiç bedelin yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, bu itibarla davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ve davalı vekilinin bir kısım istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Ancak dosyaya sunulan CD içerikleri bilirkişi heyetince incelenmiş ve davacının adının eser sahibi olarak tüm eserlerde kullanıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu eserlerin, profesyonel bir orkestra tarafından çalındığı ve eserin sözleri de değiştirilmediği için eserlerin bütünlüğünün teknik olarak bozulmadığı, yarışmacıların, eserleri kendi yetenekleri doğrultusunda jüri önünde seslendirdikleri, eserin genel yapısının da bozulmadığı, bu nedenle FSEK'in 16.maddesine dayalı bir hak ihlalinin bulunmadığı, ayrıca davalının yaptığı canlı yayınlarda hak sahiplerinin isimlerinin, eseri seslendiren kişinin görüntüsü altından bant şeklinde belirmesi ve davaya konu eserlerin de müziklerinin ve güftesinin davacıya olduğunun belirtilmesi karşısında, davacı eser sahibinin manevi haklarırıdan FSEK'in 15.maddesinde yer alan hakkın ihlal edilmediği dikkate alınarak, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,Bu kapsamda;3-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL (FSEK'in 68.maddesi gereği 5.000,00x3 hesabı ile) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Manevi tazminat talebinin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL karar harcından peşin alınan 1.366,20 TL harçtan fazladan yatan 341,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 1.366,20 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 322,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.824,20 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 717,04 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2). maddesine göre maddi tazminat talebi yönünden 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2). maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(3). maddesine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 373,20 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.