mahkeme 2020/2525 E. 2024/223 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2525

Karar No

2024/223

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2525
KARAR NO: 2024/223
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/09/2020
NUMARASI: 2017/715 E. - 2020/493 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kömür ticareti ve nakliye işi ile uğraştığını, dava dışı ... Ltd Şti ile de ithal kömürün ticareti konusunda anlaştıklarını, davacının bu şirkete ... Bankasına ait 18/04/2014 tarih ... çek nolu 42.000TL bedelli ve 29/04/2014 tarihli ... çek nolu 66.250TL bedelli iki adet çek gönderdiğini, davacının anlaştıkları üzere çekleri göndermesine rağmen söz konusu şirketin kömür gönderimini gerçekleştirmediğini, bunun üzerine Soma 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/4 esas sayılı dosyası ile dava dışı şirket aleyhine çeklerin bedelsizliğine dayalı menfi tespit davası açıldığını, Soma 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/44 karar sayılı ilamı ile davacının dava dışı şirkete borçlu olmadığı ve çeklerin bedelsiz olduğunun tespitine karar verildiğini, fakat işbu dava devam ederken davalı ... Faktoring AŞ tarafından davacı hakkında ihtiyati haciz alınarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının icra tehdidi altında 22/05/2017 tarihinde ...'tan havale şeklinde borcu ödemek zorunda kaldığını, davacının davalıya borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını beyanla, davacının davalıya ödemiş olduğu 82.354TL bedelin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince icra yolu ile tahsil etmiş olduğu paranın iadesini istenmesi ve davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, daanın haksız olduğunu, ayrıca davalı ile ... Ltd Şti arasında usulune uygun olarak yapılımş olan faktoring sözleşmesi gereince ... seri nolu 66.250TL bedelli çekin ve ... numaralı 19/11/2013 tarihli faturanın tesvik edilerek hukuka uyun olarak alındığını ve dava dışı şirkete finans sağlandığını, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme gereğince anılan çekin vadesi geldiğinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılığı olmadığı ve ödeme yasağı kararı bulunduğunun öğrenildiğini, ancak anılan ödeme yasağı kararı sadece davacı ile dava dışı şirketi bağladığı ve üçüncü kişilere etki etmediğinden davalının da alacağını almak için icra takibi başlattığını, takip herhangi bir itiraza uğramadan davacı tarafından ödenerek dosya borcunun kapatıldığını, davacının ödeme tarihinden 3 yıldan fazla bir süre sonra sebepsiz zenginleşme davası açtığını, bu nedenle davanın zaman aşımına uğradığını, davalı şirketin, davacı ile diğer davalı arasındaki ithal kömür işinin tarafı olmadığını, dolayısıyla davacının zararının olup olmadığını da bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, davalı şirkete ciro edilen çeklerin fatura ile tevsik edildiğini, davalı şirketin iyi niyetli 3.kişi olup, davacı ile dava dışı şirket arasındaki kömür ithal işinin yapılıp yapılmadığını bilebilecek durumda olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "İspatlanamayan davanın REDDİNE" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Soma 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/4 Esas 2017/44 Karar sayılı dosyasında Müvekkili ... dava dışı ... Ltd. Şti isimli şirkete borcunun olmadığının tespit edildiğini ve kesinleştiğini ancak icra tehdidi altında borcu olmayan parayı ödemek zorunda kaldığını birikişi raporunun dosyayı aydınlatmaya yeterli, denetime açık bir rapor olmadığını, davalı tarafın da kömürlerin müvekkile teslim edilmediğini kabul ettiğini, yani olmayan bir alacağı temlik aldığını açıkça beyan ettiğini, olmayan bir alacağın temliki temellük edeni alacaklı kılamayacağını, yerel mahkeme karar verirken hatalı olarak davalı factorıng şirketinin kötü niyetli olduğunu ispat edemediklerini gerekçe göstererek davanın reddine karar verildiğini, fakat davalı taraf factoring sözleşmesine konu kömürlerin teslim edilmediğini zaten açıkça beyan ettiğini, hal böyle olunca yerel mahkeme yanlış gerekçe ile yanlış hüküm kurmuş olduğundan kararın inceleme neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, somut olayda müvekkil şirketin hakkı olmayan bir parayı alması ve sebepsiz yere zenginleşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere faktoring sözleşmesi akdettiği ... şirketi ile davacı taraf arasındaki ticari ilişkinin boyutunu bilebilecek durumda olmadığını, sözleşme ile ... madenciliğe finansman sağlandığını finansman bedelini alamaması nedeni ile icra takibi yaparak alacağına kavuştuğunu, sebepsiz zenginleşen tarafın müvekkili değil ticari ilişkinin birebir tarafı olan ... olduğunu, dolayısı ile davacının ticari ilişkide bulunduğu ve menfi tespit davasını yönelttiği ... Madenciliğe karşı bu davayı açması gerekirken müvekkil şirkete iş bu davayı açmasının da bir red sebebi olduğunu, iyi niyetli meşru hamil ve 3. kişi konumunda olan ve 6361 sayılı yasa maddesi gereğince de husumet yöneltilmesi mümkün olmayan müvekkili şirkete karşı bu davanın açılması mümkün olmadığından yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, icra takibi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı ... Ltd Şti'ne kömür karşılığı dava konusu çekleri teslim ettiğini ancak karşılığı malı alamadığını çeklerin bedelsiz olduğunu, temlik alan davalının başlattığı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını beyan etmiştir.İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile davacı hakkında 29/04/2014 keşide tarihli ... nolu 66.250TL bedelli çek dayanak yapılarak icra takibi başlatıldığı, davacının takip konusu toplam 82.354,00TL borcu 22.05.2014 tarihinde davalı hesabına ödediği görülmektedir. Hakim dava dilekçesindeki hukuki nitelendirme ile bağlı olmayıp, ileri sürülen vakıalarla bağlıdır. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki maddi vakıaya ilişkin anlatımı ile yapılan ödeme ile davacının mal varlığında meydana gelen azalma ile davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşme olduğunu beyan etmiş ve davasını sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak davası olarak nitelendirmiş ise de, esasen İİK 72/7. maddesinde," Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir ." şeklinde düzenlenen istirdat davasının hukuksal dayanağı da esasen sebepsiz zenginleşmedir. Ancak bu yasa maddesi ile takip konusu edilen alacaklar yönünden borçlunun borçlu olmadığı bir parayı takibin devamı esnasında icra tehdidi altında ödemiş olması hali için ayrı ve özel bir düzenleme getirilmiştir. Somut olayda davacının keşidecisi olduğu çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, icra takibi sırasında davacının, borcun tamamını ödendiği tarihin 22.05.2014 tarihi olduğu, icra takibi devam ederken yapılan ödemenin istirdadının İİK'nın 72/7 maddesinde düzenlendiği, bu nedenle somut olayda davacının icra takibi nedeniyle yaptığı ödemenin istirdadı talebinin bu yasal düzenleme çerçevesinde çözümlenmesinde zorunluluk bulunduğu, yasalarda ön görülen hak düşürücü sürelerin kamu düzenine ilişkin olduğu mahkemelerce resen dikkate alınması gerektiği bu konuda İİK'da özel düzenleme mevcut olduğundan davacının talebinin TBK'nın genel hükümleri çerçevesinde olduğu değerlendirmesinde bulunulmasının mümkün olmadığı açıktır. İİK 72/7 Maddesi gereğince borçlunun takibin durdurulmaması nedeniyle ödeme yapması halinde ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde dava açması gerektiği, icra takip borcunun 22.05.2014 tarihinde ödendiği, eldeki davanın ise 14.08.2017 tarihinde ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddi gerektiği anlaşılmıştır.Bu nedenlerle mahkeme kararının gerekçesi düzeltildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına İİK 72/7 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın usulden reddine dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2020 tarih 2017/715 Esas, 2020/493 karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-İİK 72/7 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan istirdat talepli DAVANIN USULDEN REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin ve fazla alınan 1.406,41 TL'nin mahsubu ile 978,81 TL harcın dava kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 100,00 TL posta giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 53,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 69,85 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/b-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim