mahkeme 2020/2522 E. 2024/196 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2522
2024/196
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2522 Esas
KARAR NO: 2024/196
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/11/2020
NUMARASI: 2017/659 E. - 2020/195 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu markanın (FG) 06/04/2012 tarihli başvuru sonrası ... - Ticaret - Hizmet marka numarası ile 06/04/2012 tarihinden itibaren 10 (on) yıl olmak üzere müvekkili adına tescil edildiğini, davalı şirketin kötü niyetli olarak müvekkili adına tescilli markayı taklit ederek ürettiğini, reklamını yapıp sattığını, müvekkilinin bu durumu öğrendikten sonra davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, ancak davalının ihtarnameye cevap vermeyerek eylemlerine devam ettiğini, müvekkili şirket adına tescilli markanın davalı şirket tarafından marka hakkına tecavüzünün gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespiti amacıyla 05.10.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine başvurulduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/124 D. İş sayılı dosyasıyla delillerin bilirkişiler tarafından tespit ettirildiğini, bilirkişilerin www...com web sitesi üzerinde de incelemeler yaparak fotoğraflar üzerinden markanın “halk” tarafından benzer bulunup bulunmayacağı hususunu incelediklerini, davalının halen marka tecavüzüne devam ettiğini belirterek, marka hakkının ihlal edildiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle günlük gazete veya benzeri vasıtalarla ilan edilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı klamak şartıyla 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının dava açmakta hukuki menfaati olmadığını, müvekkilinin Bakırköy ... Noterliği'nin 25.08.2016 tarih ... yevmiye numaralı onaylı genel kurul kararı ile unvan değişikliğine gittiğini ve yeni ticari unvanı olan ... Ltd. Şirketi olarak yeni unvanını ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiğini, davacının marka haklarını ihlal ettiğini iddia ettiği internet sitesi www...com adresine de halihazırda ulaşılamadığını, müvekkili şirketin "..." unvanını uzunca bir süredir kullanmadığından huzurdaki davanın konusuz kaldığını, ayrıca somut olayda davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin 23/06/2011 tarihinde ticaret unvanını ticaret siciline tescil ettirdiğini, müvekkilinin kullanımlarının ticaret unvanı kullanımı kapsamında kaldığını, müvekkilinin aynı adla bir marka tescilinden haberdar olamayacağını, zira marka tescilinin unvan tescilinden sonra yapıldığını, marka hakkı ile ticaret unvanı kullanımlarının birbiriyle çelişmesi halinde Yargıtay'ın önce tarihli tescil ettirenin haklarını koruma yoluna gittiğini, İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/124 D. İş. dosyası ile alınan bilirkişi raporunda, tespit isteyen davacı markasının 39. sınıfta tescilli olduğu ve müvekkili şirketin de ticaret unvanını aynı iş kolunda kullandığından bahisle tescilli markanın benzerliği ya da seri marka fikri yaratılmasına sebep olabileceğinin tespit edildiğini, ancak bu tespitin teoride kalmış bir tespit olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkilinin sadece havacılık hizmeti verdiğini, oysa davacının havacılık alanında hiçbir faaliyeti olmadığını, davacının 39. sınıfta fiili olarak faaliyet göstermediğini, müvekkili şirketin sadece bir sembol olarak "..." ibaresini tescil ettirdiğini, davacı şirketin unvanıyla "..." ibaresi dışında bir benzerlik bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin unvanını değiştirdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Davalının www...com isimli internet alan adında ve içeriğinde "..." ibaresini kullanmak suretiyle davacının "..." markasına tecavüz ettiğinin tespitine, Marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, 109.472,79 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirketin, Beşiktaş ...Noterliği'nin ... yevmiye no'lu 14.07.2016 tarihli ihtarnamesi ile müvekkili şirketin marka hakkını ihlal ettiği gerekçesi ile müvekkili şirkete ihlali durdurması talebini ilettiğini, ilgili ihtar müvekkili şirkete ulaştığında derhal unvan değişikliği yapıldığını, internet sitesi alan adının değiştirilmesi için çalışmalar başlatıldığını, ancak internet sitesinin şifrelerini elinde bulunduran ilgilinin işlemi yapmamış olduğunun işbu dava dilekçesi ile öğrenildiğini, zira ihtar ile müvekkili şirketin unvan değişikliğinin ardından unvanına uygun yeni internet alan adı aldığını, eski unvana ait internet sitesinin müvekkili şirkete herhangi fayda sağlamayacağını, internet sitesinin kaldırılmamış olmasında müvekkili şirket yetkililerinin kastı ve kötüniyeti bulunmadığını, dava açıldığında davaya konu sitenin yayından kalkmış olmasına rağmen, Mahkemece "marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına, hüküm özetinin gazetede ilan edilmesine" karar verildiğini, ilgili kararın, davanın konusuz kalmış olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Müvekkili şirketin 23.06.2011 yılında ... Limited Şirketi olarak kurulduğunu, 26.01.2012 tarihinde unvanını ...Limited Şirketi olarak değiştirdiğini, ilgili kararın 03.02.2012 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, müvekkil şirketin kurucu ortakları arasında, davacı şirketin tek pay sahipli ortağı ... bulunduğunu, müvekkili şirketin unvanını da davacı şirket ortağının verdiğini, ancak ...'ın müvekkili şirketin kuruluş işlemleri devam ederken ortaklıktan ayrıldığını, davacı şirketin müvekkili şirket unvanından kuruluştan itibaren haberdar olduğunu ve bu sebeple taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Davacı şirket yetkilisi ... ortaklıktan ayrıldıktan sonra müvekkili şirketten unvanın değiştirilmesine ilişkin talebi olmadığını,Davacı şirket bakımından zararın kesin olarak ticaret siciline tescili olan 03.02.2012 tarihinde oluştuğu kabulünde bile 26.12.2017 yılında ikame edilen işbu dava bakımından zamanaşımı süresinin dolduğunu, Davacı şirketin, 2011 yılından 2016 yılına kadarki uzun sürede müvekkili şirketin kullanımına ses çıkarmamış olup 2017 yılında işbu davayı ikame etmelerinin dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini, Davacı şirketin ünvanında, ticari defter ve belgelerinde 39. Sınıfa dahil faaliyet gösterdiğine ilişkin hiçbir ibare olmadığını, davacı şirketin 39. sınıfa dair faaliyeti olmadığını, ünvanında da işbu sınıfa ilişkin ibare bulunmadığından tüketici nezdinde taraf markalarının karıştırılma ihtimali olmadığını, Davacı şirketin yazılım sektöründe, müvekkili şirketin ise havacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirketin eski markasının, yazı karakteri, yazı boyutu, renkleri bakımından davacı şirket markasından farklı olmakla birlikte müvekkili şirket markasında havacılığa ait amblem kullanıldığını, Davacı yanın iddia etmiş olduğu benzerlikten herhangi bir kazanç sağlanmadığını, bu sebeple Mahkemece davacının tazminat taleplerinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece müvekkili şirketin kuruluş tarihinden itibaren, tecavüz olduğu iddia edilerek bu tarihten itibaren tazminat talebine esas olarak lisans bedeli hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını, Mahkemece hatalı ve eksik yargılama yapılarak, dava sırasında ihlalin devam edip etmediği araştırılmadan tecavüzün önlenmesine ilişkin karar verildiğini, ilgili kararın, konusuz kalmış olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davasıdır.TPMK incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 12, 37, 39 ve 41.sınıflarda 19.03.2014 tarihinde davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticaret siciline tescil tarihinin 31.01.2007, davalı şirketin tescil tarihinin ise 23/06/2011 olduğu, davalı şirketin 25.08.2016 tarihli kararla ticaret unvanını ... Ltd. Şirekti olarak değiştirdiği tespit edilmiştir.Toplanan delillere ve bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; davacının 06.04.2012 başvuru, 19.03.2014 tescil tarihli ... numaralı markasının "..." harflerinden oluştuğu, aynı ibarenin davacının ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturduğu, davalının ticaret ünvanının 03.12.2012 tarihinde ... Tic. LTD. ŞTİ. olarak değiştirildiği, İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2017/124 değişik sayılı tespit dosyasına sunulan teknik bilirkişi raporuna göre; davalı şirketin davacının markası olan ... ibaresini ''www...com'' adlı internet alan adında ve içeriğinde, ticaret ünvanı belirtilirken "..." ibaresini daha büyük puntoyla ve farklı renkte yazarak ön plana çıkarmak suretiyle kullandığı, davalının bu kullanımının markasal kullanım niteliğinde olduğu, davacı markasının tescilli olduğu 39. Sınıfın “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.” iş dallarını kapsadığını, davalının ise, davacı markasının tescilli olduğu 39. Sınıfın içeriğinde bulunan ““Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri” iş kolunda faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Davanın 26/12/2017 tarihinde açıldığı, dava tarihinde 6769 Sayılı SMK'nın yürürlükte olduğu ve "Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller" başlıklı SMK 29/2 maddesinde; "19'uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def'i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü ile, "Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi" başlıklı 27/2 maddesinde "26'ıncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi halinde ise bu karar, iptal talebinin Kurum'a sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hallerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması halinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olduğuna karar verilebilir." denildiği, maddenin 3. Fıkrasında iptal kararının geriye dönük etkisinin tartışıldığı, a bendinde; "Karardan önce markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş kararları" etkilemeyeceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf süresi içerisinde sunduğu 11/12/2020 tarihli ek istinaf dilekçesinde; mahkemenin davacı şirketin tecavüzünün tespit edildiği 39. Sınıfta ... ibareli markasını ciddi ve pazar payı yaratacak şekilde markasal kullanımının bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapmadığını ileri sürdüğü anlaşılmışsa da; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/42 esas, 2021/124 karar sayılı dosyasında, taraflar arasında eldeki davaya konu davacı markasıyla ilgili olarak markanın kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin dava görüldüğü, yapılan yargılama sonucunda 17.06.2021 tarihinde markanın iptaline karar verildiği, kararın 14.07.2021 tarihinde kesinleştiği, kararda hükmün 20.03.2019 tarihinden itibaren sonuç doğuracağının belirtildiği görülmektedir.Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde; "davacı şirketin havacılık alanında faaliyet göstermeyen bir ticaret unvanına ve faaliyetine sahip olduğunun" beyan edilerek, davacı şirketin havacılık alanında faaliyet göstermediğini ve markasını bu alanda kullanmadığını ileri sürdüğü, kesinleşmiş karar ile davacı markasının hava taşımacılığı sınıfında kullanılmadığının tespit edilerek iptaline karar verildiği, her ne kadar iptal kararının 20/03/2019 tarihinden itibaren hüküm doğuracağı açıklanmışsa da, davacı markasının 20/03/2019 tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde (20/03/2014-20/03/2019 tarihleri arasında) kullanılmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça 2017/124 D.İş dosyasında karşı taraf davalının www...com alan adlı internet sitesinde ... ibaresini kullandığının tespit edildiği, ancak tespit talep edilen tarihte ve tecavüze konu işbu davanın açıldığı tarihte davacı markasının kullanılmadığı anlaşılmakla davacının marka hakkına tecavüzden kaynaklı talepte bulunamayacağı anlaşıldığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/11/2020 tarih, 2017/659 E., 2020/195 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,3- Davanın reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüzden dolayı 427,60 TL, maddi tazminat talebinden dolayı 427,60 TL ve manevi tazminat talebinden dolayı 427,60 Tl olmak üzere toplam 1.282,80 TL karar harcından peşin alınan 2.561,63 TL ve ıslah harcı 1.910,00 TL olmak üzere toplam 4.471,63 TL harçtan fazladan yatan 3.188,83-TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa talebi ve isteği halinde iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat talebi yönünden 33.819,84 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/e- Karar tarihindeyürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat talebi yönünden 25.500,00 nispi TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 36,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 185,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.