mahkeme 2020/2493 E. 2024/216 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2493

Karar No

2024/216

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2493
KARAR NO : 2024/216
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2020
NUMARASI : 2018/471 E. - 2020/144 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... ana unsurlu markaların sahibi olduğunu, 1945 yılından beri Çeşme'de faaliyet gösterdiklerini ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının ticaret unvanının müvekkillerinin ticaret unvanı ile iltibas yarattığını, davalının ticaret unvanının, müvekkili şirketlerinin markasından ve ticaret unvanından çok sonra tescil edildiğini, davalının markasal kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenle davalının eylemlerinin marka tecavüzüne ve haksız rekabete sebebiyet verdiğinin tespitini ve önlenmesini, müvekkillerinin markası ile iltibas yaratan kullanımların durdurulması evrak vb.toplatılmasını ve web sitelerinin kapatılmasını, 3.000,00 TL maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH; Davacı vekili 22/01/2020 tarihli dilekçesi ile, 3.000,00 TL olarak açtıkları maddi tazminat taleplerini 68.916,17 TL'ye ıslah ettiklerini beyan etmiş ve eksik harcı ikmal etmiştir.
CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; doğrudan iltibastan söz edecek gerekli şartların oluşmadığını, müvekkillerinin markası ile davalı tarafın markası arasında iltibas olmadığını, tarafların faaliyet alanı açısından kesişim kümesinin sınırlı olduğunu, davacı tarafa ait markanın butik bir işletme, müvekkillerinin ise franchise ağı geniş bir şirketler zincirinin parçası olduğunu, "..." ibaresinin davacının tekelinde olabilecek bir ibare olmadığını, müvekkillerinin ticaret unvanı ile faaliyet alanlarının davacı şirket unvanı ve faaliyet alanları kıyaslandığında birbirini etkilemeyecek ölçüde benzerliklerin olduğunu, marka logo benzerliğinin olmadığını, haksız rekabetin ve marka tecavüzünün olmadığını beyan ederek, bu nedenlerle davacının reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince;".. davacının marka tescillerinin davalının ticaret unvanının tescilinden önceye dayandığı ve ticaret unvanında davalı markalarının asli ve ayırdedici unsurunun bulunduğu, davacı markalarının tescil edilmiş olduğu sınıflar ile aynı veya benzer olanlar yönünden de kayıt altında olduğu ve ticaret unvanın markasal kullanımının rapor ile tespit edildiği, davalının ticaret sicilinin terkini koşullarının gerçekleştiği, terkin kararı verilirken "çoğun içinde azı vardır" ilkesinden hareketle yalnızca benzerlik arzeden emtia ve hizmet alanları yönünden kısmi terkin kararı verilmesi gerektiği, ...Davacı lehine maddi tazminata hükmolunurken davalı defterlerinin kapanış tasdikinin yasalara uygun ve zamanında yapılmamış olması nedeni ile davalı lehine delil kabul edilemeyeceği, davacının tazminat talep ve iddiaları yönünden davalı lehine delil vasfını haiz olmadıkları, defterler üzerinden yapılan hesaba göre bulunan 68.916,17 TL'nin yani davacının ıslah yolu ile talep ettiği tüm maddi tazminat miktarının davaya konu tecavüzün niteliği ve kapsamı, bizzat davalı yanca kabul ve iddia olunan davalının iş hacminin büyüklüğü ve genişliği, bir tacir olan davalının kusurunun derecesi ile birlikte incelendiğinde hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin tamamına, manevi tazminat talebinin ise 5.000 TL'lik kısmına hükmetmek gerektiği" gerekçeleriyle; davanın kısmen kabulüne,davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Bu kapsamda; Davalının "..." şeklindeki ticaret unvanının "her çeşit unlu mamüller imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı, tatlı, tuzlu ve tuzsuz unlu mamülleri imalatı, alımı ve satımı, tüm gıda maddeleri, bakkaliye çeşitleri, katı ve sıvı yağlar, kuru bakliyatlar, yaş sebze ve meyveler, kuruyemiş ve kuru gıdalar, hayvan ve hayvansal ürünleri, tarım ürünleri, su ve süt ürünleri, konserve ve konsantre gıda maddeleri, meyve suları, her çeşit sıcak ve soğuk içecekler imalatı, alımı , satımı, ithalatı ve ihracatı" alanlarında ticaret sicilinden terkinine, Tecavüz oluşturan "..." ibaresini taşıyan tabela, levha, kartvizit, broşür ve her türlü reklam aracı ile tanıtım malzemesi ve iş evrakına el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, bu unsurları taşıyan davalı yana ait web sayfaları ile sosyal paylaşım sitelerine erişimin engellenmesine, 68.916,17 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ''...'' ibaresinin coğrafi bir yer ismi olduğunu, yalnızca davacıya ait olamayacağını, Davacının İzmir'de küçük bir pastane olduğunu, müvekkilinin ise İstanbul'da olduğunu, dolayısıyla sadece ... kelimesinden dolayı davacının müşterilerinin, tüketiciler karıştırarak davalı müvekkilini tercih etmediklerini, somut olarak davacının bir zararı bulunmadığını, müvekkilinin ise sadece ... isminden dolayı hizmet satımını gerçekleştirmediğini, davacı İzmir'de ve davalı müvekkili İstanbul'da hizmet verdiğine göre kazanç kaybı oluştuğunun söylenemeyeceğini, müvekkilinin tüm kazancının davacıya ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE; Dava; davalının ''...'' ibareli kullanımının ve ticaret unvanının, davacının ''...'' ibareli markalarından ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, davalının ''...Tic. Ltd. Şti.'' şeklindeki ticaret ünvanının sicilden terkini talepli maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece, davalı kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, davalının ''...Tic. Ltd. Şti.'' şeklindeki ticaret ünvanının bir kısım faaliyet alanları yönünden sicilden terkinine, maddi tazminat talebinin 68.916,17 TL üzerinden tam kabulüne, manevi tazminat talebinin ise 5.000 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu karar yukarıda belirtilen nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.TPMK kayıtları incelendiğinde; “... +şekil” ibareli 2016/17127 tescil numaralı markanın 29, 30, 35 ve 43. Sınıflarda, “ ...+şekil” ibareli ... tescil numaralı markanın 29, 30, 35 ve 43. Sınıfta, “ ...+şekil” ibareli ... tescil numaralı markanın 43. Sınıfta “....+şekil” ibareli .... tescil numaralı markanın 35. Sınıfta “...+şekil” ibareli 2013/67742 tescil numaralı markanın 43.sınıfta “...+şekil” ibareli 2013/41654 tescil numaralı markanın 30. Sınıfta, “...+şekil” ibareli markanın 30. sınıfta davacı adına tescilli olduğu, davalı kullanımının ise “...” şeklinde olduğu, davalı tarafça dava dilekçesi içeriğinde yer verilen tatlı ürün görselinin kendisine ait olmadığının ileri sürülmediği, kullanıma karşı çıkılmadığı anlaşılmaktadır.Davalı tarafça 30 ve 43. Sınıflarda yapılan ... +şekil ibareli marka başvurusunun, davacı taraf ile dışı ...Tic. Ltd. Şti.'nin itirazı üzerine reddedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece marka vekili, sektör bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alındığı, bilirkişilerce 16/01/2020 tarihliraporda; "Karşılaştırmaya tabi markaların asli unsurlarının aynı (...) olduğu, davalı tarafın “...' şeklindeki kullanımında yer alan “..." ibaresinin tanımlayıcı, sektör belirtici ibare olduğu ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, karşılaştırmaya tabi markaların aynı mal ve hizmet sınıfında kullanıma konu edildiği birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın markasal kullanımlarının, davacı yanın tescilli markalarına tecavüz teşkil edeceği, taraflara ait ticaret unvanlarının asli ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı şirketin sicile kayıt tarihinin 02/11/2012 olduğu, davalı tarafın ise 06/08/2015 tarihinde sicile kayıt edildiği, önceki tarihli hak sahibi olan davacı şirket ticaret unvanı ile asli unsurları birebir aynı olan davalı ticaret unvanının, davacı yanın ticaret unvanının tescilli olduğu faaliyet alanları ile benzerlik arz eden "Her çeşit unlu mamuller imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı Tatlı, tuzlu ve tuzsuz unlu mamullerin imalatı, alımı ve satımı Tüm Gıda maddeleri, bakkaliye çeşitleri, katı ve sıvı yağlar, kuru bakliyatlar, yaş sebze ve meyveler, kuru yemi/ve kuru gıdalar, hayvan ve hayvansal ürünleri, tarım ürünleri, su ve süt ürünleri, konserve ve konsantre gıda maddeleri, meyve suları, her çeşit sıcak ve soğuk içecekler imalatı alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı" alanlarında sicilden terkininin gerekeceği, davalı yanın markasal kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiği. davalı tarafın ticari defterlerinin, kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmadığı, bu nedenle sahipleri lehine kati delil olma vasfına haiz olmadığı, davalı tarafın, dava konusu markaya yönelik ürün satışlarından elde ettiği Faaliyet Karı üzerinden yapılan hesaplamaya göre, dava konusu markasal kullanımları nedeniyle elde ettiği muhtemel kazancın 68.916,17 TL'si olarak hesap edildiği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin, Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" beyan edilmiştir. Tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davacının 02/11/2012 tarihinden itibaren ... Tic. Ltd. Şti. Ticaret unvanı ile faaliyet gösterdiği, davalının ticaret unvanının ... Ltd. Şti. Olarak 06/08/2015 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalı marka tescil başvurusuna itiraz dilekçesi ekinde, davacı markaları ile ilgili gazete ve dergilerde çıkan haberleri sunduğu, 21 Temmuz 2012 tarihli ... Gazetesi Cumartesi ekinde Dondurmanın en iyi on adresi başlığı altında ... Dondurmacısı, 13 Haziran 2008 tarihli ... Gazetesinde "..." başlığı altında ... vb gazete, dergi haberleri ile, davası tarafça tescilli markalara dayanılarak yapılan itirazlar üzerine Kurum tarafından reddine karar verilen üçüncü kişilere ait marka başvuru belgelerinin sunulduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusunda ... ibaresinin davacıya ait olmadığını, SMK 5/1-c hükmüne göre ticaret alanında coğrafi kaynak belirten ibarelerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, ... ibaresinin belli bir kültürü ifade ettiğini ileri sürmüştür.Davacı markalarının tescilli olduğu gibi, tescilden öncede 1945 yılından itibaren ... Pastanesi olarak kullanıldığı dosya kapsamında bulunan gazete haberlerinden anlaşılmaktadır. Tarafların aynı sektörde pastanecilik alanında faaliyet gösterdiği, davalının marka başvurusunun reddedildiği, dosya kapsamına yansıyan kullanımının ... Tatlıcılık şeklinde olduğu ve bu kullanımın davacı markalarının koruma kapsamında olup markaya tecavüz teşkil ettiği, mahkemece markaya tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalının bu ibarenin davacı tekeline verilemeyeceğine yönelik istinaf başvurusu haklı görülmemiştir. Davalı vekilinin tazminata yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; davacı tarafça maddi tazminat hesabının 6769 Sayılı SMK 151/2-b maddesinde düzenlenen "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre yapılmasını talep ettiği, madde gerekçesinde açıklandığı üzere önceki düzenlemelerde yer alan "hakkın kullanılması ile" ibarelerinin SMK 1551. madde düzenlemesine alınmadığı, markanın davacının faaliyet karına etkisinin maddi tazminat denkleminden çıkarıldığı, yapılacak hesaplamada hükmedilecek tazminatın "net kazanç" yani "kar" olduğunun vurgulandığı ancak SMK 151/3 maddesinde yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında "ihlalin nitelik ve boyutu" gibi etkenlerin göz önüne alınacağının düzenlendiği, davalının dosyaya yansıyan kullanımının sadece tatlı üzerindeki kullanımı olup ihlalin niteliği dikkate alındığında, 2018 yılı için, 14/11/2018 tarihine kadar 10 ay 14 günlük kullanım dikkate alındığında, TBK 50. Madde gereğince mahkemece hükmedilen tazminatın yüksek olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, ihlalin niteliğine göre 15.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kazanılmış haklar dikkate alınarak, hükmün diğer kısımlarının tekrarına, karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne, kazanılmış haklar saklı tutularak aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/07/2020 tarih ve 2018/471 E., 2020/144 K. sayılı kararınIN 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,Bu kapsamda;-Davalının "..." şeklindeki ticaret unvanının "her çeşit unlu mamüller imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı, tatlı, tuzlu ve tuzsuz unlu mamülleri imalatı, alımı ve satımı, tüm gıda maddeleri, bakkaliye çeşitleri, katı ve sıvı yağlar, kuru bakliyatlar, yaş sebze ve meyveler, kuruyemiş ve kuru gıdalar, hayvan ve hayvansal ürünleri, tarım ürünleri, su ve süt ürünleri, konserve ve konsantre gıda maddeleri, meyve suları, her çeşit sıcak ve soğuk içecekler imalatı, alımı , satımı, ithalatı ve ihracatı" alanlarında ticaret sicilinden TERKİNİNE, -Tecavüz oluşturan "..." ibaresini taşıyan tabela, levha, kartvizit, broşür ve her türlü reklam aracı ile tanıtım malzemesi ve iş evrakına el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, bu unsurları taşıyan davalı yana ait web sayfaları ile sosyal paylaşım sitelerine erişimin engellenmesine, - 15.000 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,-Hüküm özetinin masrafı davalı taraftan karşılanmak suretiyle ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, 4-İlk derece yargılaması yönünden; 4/a-Alınması gereken markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi yönünden 427,60 TL maktu harç, maddi ve manevi tazminat davası yönünden 1.366,20 TL nispi harç olmak üzere toplam 1.793,80 TL harçtan peşin alınan 222,01 TL peşin harç ve 1.125,70 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 446,090 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4/b-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat yönünden 15.000 TL ücret takdirine, bu ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/c-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 5.000,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/d-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen manevi tazminat yönünden 5.000,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4/e-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat yönünden 15.000,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4/f-Davacı tarafından bu dava nedeniyle 222,01 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı, 1.125,70 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4/g- Davacı tarafça yapılan 2.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 128,50 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.528,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 1.447,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması yönünden;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 48,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 197,1‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/c-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5/d-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 09/02/2024
MUHALEFET ŞERHİ; Davacı yanın tescillerine ve davalının kullanımlarına bakıldığında, markaların ve markasal kullanımların asli unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacı markalarında mavi gökyüzü, beyaz yelkenli tekne ve mavi deniz görsellerinin yer aldığı, ayrıca markanın etrafında yeşil sırma şekil unsurunun bulunduğu, davalının markasal kullanımında ise, kahverengi kurdele görselinin yer aldığı, her iki markanın görsel olarak birbirinden farklı olduğu, markalarda yer alan tatlıcılık, pastacılık, dondurmacılık ibareli tali nitelikteki kelime unsurlarının kavramsal açıdan birbirine benzer olduğu, ancak tanımlayıcı nitelikte olduğu, “...” ibaresinin Osmanlı İmparatorluğu döneminde 15. yüzyıldan itibaren Balkanlar'ın güneyine verilen isim olarak tanımlandığı, coğrafi alan adlarının tek başlarına tescilleri kural olarak mümkün olmamakla birlikte bir takım ekler alarak tescile konu edilebileceği, bu bakımdan tescil yasağına tâbi olmasa da, coğrafi alan adı ve cins ismi olarak olarak seçilen işaretin zayıf marka niteliğinde olduğu, somut olayda “...” ibaresine ek olarak kullanılan unsurların ise, sektörel anlamda tanımlayıcı nitelikte olması nedeniyle bir ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, “...” ibaresinin başlıca ayırt ediciliğin son derece düşük olması nedeniyle markanın zihinlerde bıraktığı ilk izlenimin “...” coğrafi bölgesi olduğu, davacının herkesin kullanabileceği bir ibareyi marka olarak seçtiği için bu ibareleri küçük değişikliklerle marka olarak kullanan kimselerin bu kullanımına katlanmak, tahammül etmek zorunda kalması gerektiği, “...” ibaresinin tatlıcılık, pastacılık ve dondurmacılık mal ve hizmetleri açısından coğrafi alan ile özdeşleşmiş olmamasının da bu durumu değiştirmediği, zira aksinin kabulünün, “...” ibaresinin davacının tekeline bırakılması sonucunu doğuracağı anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim