mahkeme 2020/2369 E. 2024/72 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2369
2024/72
18 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2369 Esas
KARAR NO: 2024/72
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27/12/2018
NUMARASI: 2015/925 E. - 2018/1285 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVANIN
KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
ASIL DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanın, müvekili ...'ın oğlu ...'ın ... Tic. Ltd. Şti de eski iş ortağı olduğunu, müvekkilinin oğlunun ortağı ve sahibi bulunduğu söz konusu şirkete ortak olmak istediğini ve ortaklık payı olarak 130.000,00 $ verdiğini, ancak davalı yanın bir süre sonra şirket ortaklığından çıkmak istediğini ve davalı tarafa ortaklık payının iadesine istinaden müvekkili ... ve ... tarafından 130.000,00 $ tutarlı senet verildiğini, davalı tarafın başka firmalarla iş yapacağını belirtmesi ve başka firmalarında kendisinden çek istediğini belirtmesi üzerine, müvekkili tarafından verilen dava konusu 130.000,00 $ tutarlı senetin karşılığı olarak 4 adet toplam 240.000,00 TL tutarlı muhtelif çeklerin .... Tic. Ltd. Şti. tarafından ... adına düzenlenmiş ve davalı tarafa imzası karşılığında teslim edilmiş olduğunu, söz konusu çeklerin tamamının mevcut ödeme günlerinde ödendiğini ve müvekkilince söz konusu çeklerin teslim alındığını, davalı yana verilmiş olan çeklerin ödenmesinden dolayı söz konusu senete ait müvekkillerinin hiçbir borcunun kalmadığını, ancak davalı yanın şimdiye kadar teslim etmesi gereken senedi iade etmediğini, karşılıklı güven duygusu ve müvekkilinin tecrübesizliği sebebiyle senetlerin geri alınmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının ve verilen senedin bedeli ödenmekle hükümsüz kaldığına yönelik tespit kararı verilmesine, verilen senetlerin bedeli ödenmekle hükümsüz kaldığından senetlerin iptaline ve senedin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların tamamının gerçek dışı olduğunu, dilekçedeki tek gerçek ifadenin müvekkilinin .... Tic. Ltd. Şti isimli şirketin eski ortağı olduğunu, davacıların da bu şirkette ortak dahi olmadığını, iddia edildiği gibi ortaklıktan ayrılma nedeni ile müvekkiline verilmiş ne bir senet ne de bu senet karşılığı verilmiş çeklerin olmadığını, dava dilekçesinde ne bir senet sureti ne de bu senedin varlığına ilişkin somut ifadenin bulunmadığını, olmayan bir şeye karşı beyanda bulunulamayacağından bu konuda beyanda dahi bulunamadıklarını, davacı tarafın sunduğu 15/03/2013 tarihli belgenin müvekkili tarafından düzenlenmediği gibi onun tarafından da imzalanmadığını, bu belgenin sahte olarak düzenlenmiş olduğunu, davacılar tarafından ibraz edildiğinden haklarında suç duyurusunda bulunulacağını, davada iddia edilen beyanların gerçek dışılığı, sunulan belgenin sahteliği davacının kötü niyetinin göstergeleri olduğunu, davanın hangi saikle açıldığının dahi anlaşılamadığını, ancak müvekkilini uğraştırmak, taciz etmek için açıldığının aşikar olduğunu, bu nedenle kötü niyetle açılan dava nedeni ile %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLŞEN DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 26/07/2012 tanzim tarihli, 10/09/2012 vade tarihli, borçluları ... ve ..., alacaklısı ... olan 130.000 Amerikan Doları bedelli senet nedeniyle davalı ...'e borçlu olmadığını, bu senette lehtar olan ...'un müvekkili ...'ın oğlu olan ... Ltd.Şti.'ndeki eski ortağı olduğunu, ...'un ... şirketine ortak olmak için ortaklık payı olarak ona 130.000 Amerikan Doları verdiğini, ...'un bir süre sonra şirket ortaklığından ayrılmak istemesi üzerine müvekkilleri ... ve ... tarafından ...'a 130.000 Amerikan Doları bedelli senet verildiğini, ...'un başka şirketlerle iş yapacağını belirterek müvekkillerinden çek istemesi üzerine müvekkilleri tarafından ...'un isteği üzerine15/03/2013 tarihli protokol düzenlenerek iş ortağı ... ... Bankası A.Ş. Teşvikiye Şubesine ait 30/08/2013 tarihli ... seri nolu 60.000,00-TL bedelli, 30/09/2013 tarihli, ... seri nolu 60.000,00-TL bedelli, 30/10/2013 tarihli, ... seri nolu 60.000,00-TL bedelli ve 30/11/2013 tarihli, ... seri nolu 60.000,00-TL bedelli dört adet çek verildiğini, bu çeklerin bedellerinin ödeme günlerinde müvekkilleri tarafından ödenerek çeklerin teslim alındığını, ancak yapılan protokol gereğince ...'a verilen senedin müvekkillerine iade edilmesi gerekirken iade edilmeyerek, davalı ...'e ciro edildiğini, müvekkillerinin ...'a vermiş oldukları çeklerin bedelini tamamen ödemiş olmaları nedeniyle bu şahsa hiçbir borçları kalmadığını, ...'un kötü niyetli davranarak bedeli ödenmiş olan senedi müvekkillerini zarara uğratmak amacıyla davalı ...'e ciro ettiğini, ... ile ... arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davalı ...'ün Ordu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri hakkında icra takibinde bulunduğunu, icra takibine karşı Ordu İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/251 Esas sayılı dosyasında şikayet yoluna gidildiğini ve takibin bu mahkemece tedbiren durdurulduğunu, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/925 Esas sayılı dosyasında seneti davalı ...'e ciro eden ... aleyhine menfi tespit davası açtıklarını belirterek, davanın İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/925 Esas sayılı dosyası ile birleştirilerek, davanın kabulü ile 26/07/2012 tanzim tarihli, 10/09/2012 vade tarihli, borçluları ... ve ..., alacaklısı ... olan 130.000 Amerikan Doları bedelli senet nedeniyle davalı ...'e borçlu olmadıklarının ve senetin hükümsüz kaldığının tespitine ve davalının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu seneti ...'dan ciro yoluyla aldığını, davacıların iddiasının senet bedelinin önceki hamil ...'a ödendiğine ilişkin olduğunu, davacıların senetteki imzayı inkar etmediklerini ve müvekkiline ödeme yaptıklarına dair herhangi bir belge sunmadıklarını, davacılar ile senet alacaklısı ... arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilini ilgilendirmediğini, kambiyo senedinin niteliği gereği mücerret borç ikrarı olduğunu ve senetin kimin elinde ise bedelinin ona ödenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin oğlunun davalı taraf ile iş ortaklığı oluşturduğunu, bu iş ortaklığına ilişkin olarak 130.000-USD elden aldığını, alınan bedelin davalının ortaklıktan çıkmak istemesi üzerine iade edilmek istenmediğini, bu kapsamda davalı ile yapılan görüşmeler sonrasında davalı tarafın başka şirketler ile iş yapmak istemesi dolayısıyla çeke ihtiyacı olmasından kaynaklı olarak dava dilekçesinde ayrı ayrı belirtilen 4 adet çek ile USD karşılığı TL olarak iade edildiğini, iadesi sağlanan tutarlarla ilgili olarak da düzenlenen çeklerin her biri karşılığını bulduğunu, vade tarihlerinde düzenli biçimde ödendiğini, yapılan ödemelere ilişkin bankalara müzekkere yazılmasını talep etmesine rağmen mahkemece karar oluştururken bu hususa dikkat edilmediğini, bankalara müzekkere yazılmadan ve ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediğine emin olmadan hüküm oluşturulduğunu, ödemesi yapılan senetlerin piyasada hala dolaşmasının suç teşkil ettiğini, yeniden fayda sağlanmaya çalışılmasının da hem asıl davanın davalısının iyi niyetli olmadığını hem de birleşen dosyadaki davalının sebepsiz zenginleştiğini gösterdiğini, İmzaya ilişkin her ne kadar uzmanlardan rapor alınmış ve buna göre hüküm kurulmuş olsa da söz konusu raporlarda, imzanın başlangıcı itibariyle davalının yazısına ve hareketlerine uygun olduğu ancak imzanın devamında basit bir imza türü olması sebebiyle tam tespit sağlanamadığının belirtildiğini, tespit yapılan hususun da lehe olmasına rağmen hükmün aleyhe kurulmasının yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE; İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı; lehdarı davalı ..., hamili diğer davalı ... olan 26.07.2012 düzenleme tarihli, 10.09.2012 vadeli, 130.000 USD bedelli senedin karşılığında davalı ...'a dört adet çek verdiğini ve bu çeklerin bedellerinin ödendiğini, dolayısıyla senedin bedelsiz kaldığını iddia etmiştir.Taraflar arasında 15.03.2013 tarihli bir belge düzenlendiği, anılan belgede; 130.000,00 USD senet karşılığında ekli listede fotokopileri bulunan dört adet çekin alındığı belirtilerek, çeklere ilişkin bilgilere yer verilip, bahsi geçen senedin iade edileceği belirtilmek suretiyle, davalı ...'un isim ve imzasının bulunduğu görülmektedir. Ancak davalı yanca anılan belgedeki imzanın inkâr edilmesi üzerine, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan Adli Tıp raporuna göre; söz konusu imzanın davalı eli ürünü olup olmadığı hususunda bir kanaate varılamadığının bildirildiği görülmüştür.Dava konusu senet karşılığında dört adet çek verildiğine yönelik iddianın dayanağı olan 15.03.2013 tarihli belgedeki imzanın davalı ... tarafından inkâr edilmesi nedeniyle, söz konusu imzanın davalıya ait olduğu hususunda ispat yükü davacı yan üzerinde olup, mevcut delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı yanın bu iddiasını ispat edemediği, dolayısıyla dava konusu senedin bedelsiz kaldığı hususunun da ispatlanamadığı, bu itibarla çek bedellerinin ödenmiş olmasının sonuca bir etkisinin olmayacağı görüldüğünden, davalı ... hakkında açılan davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Ancak davalı ...'ün dava konusu senette hamil olup, icra takibini başlatan kişi olduğu, senedin bedelsiz kaldığı iddiasının şahsi defi niteliğinde olması nedeniyle, iyi niyetli son hamil olan davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, birleşen davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması doğru olsa da, kararın gerekçe yönünden hatalı olduğu, ancak belirtilen yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla, kararın gerekçe yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2018 tarih, 2015/925 E., 2018/1285 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Yerinde görülmeyen asıl ve birleşen davaların REDDİNE, Kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu alınması gereken 427,60 TL harç ve birleşen dava bakımından alınması gereken 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL harcın, peşin+tamamlama harcı olarak alınan (6.580,70+birleşen davada 27,70 TL=) 6.608,40 TL'den mahsubu ile fazlaya ilişkin olan bakiye 6.536,60 TL'nin karar kesinleştiğinde, davacı tarafın talebi halinde iadesine,4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde asıl ve birleşen dosya bakımından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4/c-Davalı ... tarafından yapılan vekalet harcı ve pul gideri toplam 10,60 TL yargılama giderinin ve davalı ... tarafından yapılan vekalet ve pul gideri 6,80 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı adı geçen davalılara verilmesine,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 60.044,80 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalılara verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 297,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı (asıl dava yönünden 148,60 TL+birleşen dava yönünden 148,60 TL), 102,50 TL olmak üzere toplam 399,70 TL yargılama giderlerinin istinaf isteminin kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle 199,85 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacıların kendi üzerinde bırakılmasına,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.