mahkeme 2020/2281 E. 2023/1740 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2281

Karar No

2023/1740

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2281 Esas
KARAR NO: 2023/1740
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİH: 25/02/2020
NUMARASI: 2017/88 E. - 2020/36 K.
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/539 Esas-2017/175 K.
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/519 Esas-2017/177 K.
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/532 Esas- 2017/176 K.
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
ASIL DAVA Asıl ve birleşen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toptan satış mağazacılığı alanında köklü bir firma olduğunu ve ülke çapında 165 adet mağaza ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 35.sınıf da dahil olmak üzere "..." ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, bu markaların görsel ve yazılı basın başta olmak üzere ilgili tüm mecralarda yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka hale geldiğini, davalının ise "..." ibaresini kullanmak suretiyle müvekkili firmanın marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "... " ibaresinin kullanıldığını, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine iş bu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231, 2012/232 ve 2012/233 Esas sayılı dosyaları ile dava açıldığını ve bu davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, kararların Yargıtay 11.Hukuk Dairesi tarafından kesinleşmesi üzerine 2016 yılında kararın infaz edildiğini, ancak kesinleşen yargı kararlarına rağmen "..." markasının kullanılmasına halen devam edildiğini belirterek, davalıların "..." ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markalar altında ürün üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımının yapmasının davacı aleyhinde marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının davacıya ait "..." ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzre depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan,dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına el konularak, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına esastan da karar verilmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle ilgililere tebliğine ve kamuya yaın yoluyla duyurulmasına, kullanımın ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 2017/540 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; tarafların aynı olduğu, davalıya ait "..." isimli iş yerinde davacının markasını kullandığı iddiasıyla aynı nedenle dava açıldığı, 2017/539 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; tarafların aynı olduğu, davalıya ait "..." isimli iş yerinde davacının markasını kullandığı iddiasıyla aynı nedenle dava açıldığı, 2017/532 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; tarafların aynı olduğu, davalıya ait "..." isimli iş yerinde davacının markasını kullandığı iddiasıyla aynı nedenle dava açıldığı, 2017/519 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; tarafların aynı olduğu, davalıya ait "..." isimli iş yerinde davacının markasını kullandığı iddiasıyla aynı nedenle dava açıldığı, davalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle, davaların birleştirilmesine ve yargılamaya mahkememizin 2017/88 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam olunmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Asıl ve birleşen davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; Hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, "..." esaslı unsurun zayıf bir marka olduğunu, Türkiye'de binlerce "..." ön adını kullanan gıda dahil çeşitli alanlarda hizmet veren firma bulunduğunu, müvekkilinin 2005 yılından beri "..." olarak tanındığını, şu an müvekkili tarafından "..." ibaresinin de kullanılmadığını, müvekkiline ait işletmede " ... (... logosu içinde) ... '...'" şeklinde bir ibare kullanıldığını, davacı şirketle müvekkilinin iş alanlarının ve hitap ettikleri hedef müşteri kitlesinin farklı olduğunu savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalı ... aynı Mahkemenin 2017/519 Esas sayılı birleşen davasında sunduğu cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, tabelasında "..." ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelada "... (... logosu içinde) ... - 102 '...' ..." yazdığını, davacının iş bu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, alakasız şekilde kanun yolu ile ticari hayatında ve günce yaşamda huzursuzluk yaratıldığını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalı ... aynı Mahkemenin 2017/519 Esas sayılı birleşen davasında sunduğu cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, tabelasında "..." ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelada "... (... logosu içinde) ... '...' ..." yazdığını, davacının iş bu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, alakasız şekilde kanun yolu ile ticari hayatında ve günce yaşamda huzursuzluk yaratıldığını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalı ... aynı Mahkemenin 2017/539 Esas sayılı birleşen davasında sunduğu cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, tabelasında "..." ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelada "... (... logosu içinde) ... '...' ..." yazdığını, davacının iş bu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, alakasız şekilde kanun yolu ile ticari hayatında ve günce yaşamda huzursuzluk yaratıldığını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalı ... aynı Mahkemenin 2017/540 Esas sayılı birleşen davasında sunduğu cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, tabelasında "..." ibaresi bulunmadığı için açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelada "... (... logosu içinde) ... '...' ..." yazdığını, davacının iş bu davayı açmasında menfaati bulunmadığını, alakasız şekilde kanun yolu ile ticari hayatında ve günce yaşamda huzursuzluk yaratıldığını savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; asıl ve birleşen davaların kabulüne,Davalıların; davacıya ait ".." esas unsurlu tescilli markalarını esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini "... " isimli işyeri tabelasında kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiklerinin ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, Davalıların marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalıların, davacıya ait markaların esas unsuru olan "..." ibaresini davacı şirketin markalarının tescilli olduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmalarının , bu ibareyi taşıyan ürünler üretmelerinin , ürettirmelerinin , satmalarının , sağlamalarının, bulundurmalarının , satışa arz etmek üzere depolamalarının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçla kullanmalarının ve bu markaları taşıyan ürünleri reklam , promosyon ve tanıtımları yapmalarının önlenmesine ve men edilmelerine, Davalılara ait bu markayı taşıyan ürünler ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş , tabela v.s. Her türlü tanıtım malzemesi , basılı evraklar, faturalar v.b. Her türlü ticari evrakın ve bu dava sonucunda verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen , satılan, sağlanan , dağıtılan , satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen , elde bulundurulan , satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar için kullanılan reklam , promosyon ya da tanıtım malzemesi , basılı evraklar, faturalar v.b. Her türlü ticari evraklarına el konulmasına ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesine müteakip, masrafı davalılardan alınmak suretiyle imhasına, Hüküm özetinin masrafın davalılardan alınmak sureti ile Türkiye'de yayın yapan bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına, Davalıların ticaret ünvanında "..." ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından; ticaret sicilinden ticaret ünvanının terkini talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili istinaf dilekçesinde; ... "markasının TPE'de dava dışı ... Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğunu ve davacının tanınmış markası olmadığını, davacının davayı açmakta menfaati bulunmadığını, Öte yandan "..." ibaresi davacının tanınmış markası olsa idi dahi bu kez, davacının "..." değil davaya konu "... " ibaresinin önlenmesini ve men edilmesini talep etmiş olması nedeniyle, taleple bağlılık gereği Mahkemece "..." ibaresinin men'ine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği davacı yanın bu taleplerinin reddi gerektiğini, davacının "..." ibaresi ile resmi hiçbir bağının olmadığını, Yine usul hukuku açısından terditli talep oluşturulabilecek idiyse de şartlı talep oluşturulamayacağından davacının ''... '' ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin yerinde olmadığı görüldüğünde, Mahkemece, davacının diğer talepleri haklı kabul edilmiş olsa dahi, bu talebinin reddedilmesi ve bunun sonucunda da davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, Davanın açıldığı tarihte müvekkillerinin tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde ... markasını kullandığına dair hiçbir delil bulunmadığını, horon figürlü ... ibaresinin bile ... ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, hele eldeki davada, dava tarihi itibariyle, tabelada ve iş yeri ünvanında ... ibaresinin kullanılmadığını, bilirkişi raporunun davacı iddialarını reddeder nitelikte olduğunu, rapora göre marka ihlalinden bahsedilemeyeceğini, dava tarihinden çok daha önce çekilmiş bulunan fotoğraflara göre hukuka uygun bir şekilde karar verilemeyeceğini, ... markasının davacının tanınmış markası olmadığı gibi, müvekkilinin kullanımının da "..." değil ... ("İ" harflerinin yerinde horon oynayan insan figürleri) şeklinde başkalaştırıldığını, ... markasının zayıf bir marka olduğunu, markada esaslı unsurun ... ibaresi olduğunu, Bilirkişi raporları ve dosyada mevcut olan fotoğraflar ile de sabit olduğu üzere, müvekkili tarafından "..." ibaresi üzerinin boyanmak suretiyle tabelalardan kaldırıldığını, ayrıca ... ibaresinin hiçbir zaman tek başına kullanılmadığını, "İ" harflerinin yerinde horon oynayan insan figürleri konulmak suretiyle kullanıldığını, müvekkilinin kullanımının iltibasa sebep olmayacağının bilirkişi raporunda da detaylı olarak tespit edildiğini, kaldı ki davacının dosyaya sunmuş olduğu fotoğrafların, dava tarihinden çok öncesine ait olduğunu, dava açılışı sırasında durum tespiti yapılmadığını, her davanın açıldığı dönemdeki şartlarla değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar; davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markaların davalı tarafından aynı hizmet ve mal sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiası ile açılan markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ve unvan terkinine ilişkindir.Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre; ... numaralı "..." ibareli markanın 01.02.2002 tarihinde 35.sınıfta, ... numaralı "..." ibareli markanın 07.06.2004 tarihinde 5 ve 41.sınıflarda, ... numaralı "..." ibareli markanın 01.06.2006 tarihinde 5 ve 41.sınıflarda, ... numaralı "..." ibareli markanın 09.05.2006 tarihinde 5, 16 ve 41.sınıflarda, ... numaralı "..." ibareli markanın 19.02.2008 tarihinde 35.sınıfta, ... numaralı "..." ibareli markanın 14.04.2009 tarihinde 16, 38 ve 41.sınıflarda, 2010/61129 numaralı "..." ibareli markanın 27.08.2012 tarihinde 35.sınıfta, ... numaralı "..." ibareli markanın 17.05.2016 tarihinde 35.sınıfta, ... numaralı " ... " ibareli markanın 13.12.2017 tarihinde 35 ve 36.sınıflarda, ... numaralı " ..." ibareli markanın 18.04.2017 tarihinde 35.sınıfta davacı şirket adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyaya celp edilen marka tescil kayıtları incelendiğinde; davacı adına 35. sınıfta ''...'' ibareli markaların tescilli olduğu anlaşılmakla, ... markasının dava dışı ... şirketine ait olduğuna yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalıya ait ticaret sicil kaydı Trabzon Ticaret Sicil Memurluğundan talep edilmiş, cevabi yazıda, ticaret sicil kaydının mevcut olmadığı bildirilmiştir.Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler, davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının sunduğu fotoğraflar ile bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalı yanın işlettiği "... " isimli birden çok işletmede "..." ibaresinin, tabelada işletme adı ve markasal olarak kullanıldığı, dosyaya sunulu görseller incelendiğinde, asıl davada iş yeri tabelasında, ve davalı tarafça sunulan poşet üzerinde "..." ibaresinin kullanıldığı, kıyafet ve poşet üzerinde "İ" harfi yerine dans eden insan figürünün kullanıldığı, ''...'' ibaresinin toptan mağazacılık sektöründe tanımlayıcı olması nedeniyle davalı kullanımında olan ''...'' ibaresinde esaslı unsurun ''...'' ibaresi olduğu, ancak iltibas değerlendirmesinin bütüncül olarak yapılması gerektiği, davalının ''...'' esas unsurlu markaya bir takım ekler getirmesinin markayı ayırt edici hale getirmediği, zira ''...'' ibaresinin mağazacılık sektörü bakımından ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, davalının tespit edilen kullanım şeklinin davacının markası ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, davalı eyleminin davacının marka haklarına tecavüz ve TTK'nun 54. ve 55.maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, dolayısıyla Mahkemece bu yönde verilen kararda bir hata bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Birleşen davalarda ise, davalı tarafın dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraftan sadece tabelada ... ibaresini markasal kullandığı, yargılama sırasında tabeladaki bizim ibaresinin üzerinin boya ile kapatılarak silindiği, birleşen davalarda markaya tecavüzün refine ilişkin talebin konusuz kaldığı anlaşılmıştır.Ancak, dosyaya sunulan deliller, vergi kayıtları ve Trabzon Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre, davalının ticaret unvanında, ''...'' ibaresini kullanmadığı tespit edilmesine rağmen, davacının unvan terkini talebinin reddine, dolayısıyla davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, Mahkemece ''karar verilmesine yer olmadığına'' karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1883 Esas, 2021/2744 Karar, 2012/231 Esas, 2014/19705 Karar, 2012/232 Esas, 2014/18767 Karar, 2014/11689 Esas, 2014/18693 Karar sayılı ilamları, Dairemizin 06.10.2022 tarih, 2020/1286 esas, 2022/1362 karar sayılı ilamı) Diğer yandan, davalı yanın eyleminin "..." ibaresini işletme adı olarak tabelasında, plastik poşetlerde markasal nitelikte kullanmaktan ibaret olduğu, başkaca bir kullanımın tespit edilmediği, buna rağmen, "...ürünler, ambalajlar, ilan, afiş, ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakın ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arz edilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanılan, reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakına EL KONULMASINA, hükmün kesinleşmesinden sonra İMHA EDİLMELERİNE," şeklinde hüküm kurulmuş olduğu dikkate alınarak, hükmün bu yönden de kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle; asıl ve birleşen davalar yönünden davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, Mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair karar karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2020 tarih, 2017/88 E., 2020/36 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda;3-A-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalıların davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini iş yeri tabelasında, naylon poşetler üzerinde markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına TECAVÜZ ETTİĞİNİN VE HAKSIZ REKABETTE BULUNDUĞUNUN TESPİTİNE, -Asıl dava yönünden, davalıların davacıya ait markaların esas unsuru olan "..." ibaresini iş yeri tabelasında, naylon poşetlerde kullanmasının ÖNLENMESİNE ve MEN EDİLMESİNE, -Davalılara ait bu markayı taşıyan işyeri tabelasında ... ibaresinin silinmesine, yada üzerinin kapatılarak tecavüzün refine, plastik poşetlere EL KONULMASINA, hükmün kesinleşmesinden sonra İMHA EDİLMELERİNE, -Ticaret unvanı terkini talebinin ve fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-B-Mahkemenin birleşen 2017/540 Esas 2017/178 Karar, 2017/539 Esas 2017/175 Karar, 2017/532 Esas 2017/176 Karar, 2017/519 Esas 2017/177 Karar sayılı dosyalarında açılan davaların ayrı ayrı kısmen KABULÜNE, -Davalıların davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini iş yeri tabelasında markasal olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına TECAVÜZ ETTİĞİNİN VE HAKSIZ REKABETTE BULUNDUĞUNUN TESPİTİNE, -Birleşen davalar yönünden, davalıların davacıya ait markaların esas unsuru olan "BİZİM" ibaresini iş yeri tabelasında kullanmasının ÖNLENMESİNE ve MEN EDİLMESİNE,- Birleşen davalar yönünden; Davalılara ait bu markayı taşıyan işyeri tabelasındaki BİZİM ibaresinin üzerinin kapatılarak silindiği anlaşılmakla, ref talebi yönünden dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına, -Ticaret unvanı terkini talebinin ve fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,4-Kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan günlük bir gazetede ilan edilerek kamuya duyurulmasına,5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; A-Asıl dava yönünden;A/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 238,45 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, A/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, A/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, B-Birleşen 2017/540 Esas sayılı dava yönünden;B/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 238,45 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, B/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, B/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, C-Birleşen 2017/539 Esas sayılı dava yönünden;C/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 238,45 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, C/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, C/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Trifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, Ç-Birleşen 2017/532 Esas sayılı dava yönünden;Ç/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 238,45 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, Ç/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, Ç/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, D-Birleşen 2017/519 Esas sayılı dava yönünden;D/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile 238,45 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, D/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, D/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde ana dosya ve birleşen dosyalar kapsamında yapılan: 157,00 TL başvurma harcı, 157,00 TL peşin harç, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 704,60 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1518,60 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 759,30 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,7/b-İstinaf yargılaması için ana dosya ve birleşen dosyalar kapsamında davalılar tarafından yapılan 743,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 45,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 788,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,7/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,8- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim