mahkeme 2020/2278 E. 2023/1724 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2278
2023/1724
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2278
KARAR NO: 2023/1724
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/06/2020
NUMARASI: 2017/558 E. - 2020/91 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya dayanak "..." ibareli ... tescil numaralı markanın 07/06/2016 tarihinden itibaren 41 no.lu sınıfa göre koruma altına alındığını, davalının davaya konu "..." markasını fiilen ticarileştirerek ihlal etmekte olduğunu, davalı şirketin, www...com adlı internet sitesinde "..." ibareli markayı fiilen kullandığını, bu marka kullanılarak basılan kitapların yukarıda adı geçen site üzerinden satışa sunulduğunu, davalının kullandığı markanın müvekkilinin davaya dayanak "..." markası ile hem görsel, hem de fonetik olarak birebir aynı olduğunu, davalı tarafın ürünlerinde ve internet sitesinden "..." kelimesinin ön planda olduğunu, müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının, müvekkiline ait marka adını kullanmakta kötü niyetli olduğunu, davalının ... no.lu "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, itirazları üzerine davalının marka başvurusunun reddedildiğini, buna rağmen davalının marka adını kullanmaya devam ettiğini, davalı şirketin ticaret unvanında da "..." ibaresinin kullanıldığını, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı iştigal alanı ile fiili ticari faaliyeti beraber değerlendirildiğinde, bu ünvanının kullanımının müvekkilinin markası ile iltibasa ve haksız rekabete sebep olacağının açık olduğunu, müvekkilinin markayı tescil başvuru tarihinin 07/06/2016 olduğunu, davalı şirketin kurulma ve ticaret ünvanını tescil tarihinin 21/07/2016 olduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin kurulmasından önce marka üzerinde hak elde etmiş olduğunu, bu nedenle davalı şirketin ticaret ünvanından "..." kelimesinin çıkarılarak terkin edilmesini talep ettiklerini, davalının "..." ve ... kelimelerini beraber "..." alan adında kullanmasının müvekkilinin marka hakkı ile iltibas doğurmakta olduğunu, diğer davalının da, davalı şirketin müdürü olduğunu ve haksız fiilden dolayı şirketle birlikte müteselsil olarak sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak üzere, davalının, dava konusu "..." ibareli markayı müvekkilinin tescili kapsamındaki mal ve hizmetler üzerinde marka olarak kullanmasının marka ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, müvekkilinin marka tescilinin ihlal edilerek üretilen ürünlerin üretiminin, satışının, ticari amaçla bulundurulmasının, tanıtımının engellenmesine, masrafı davalı taraflarca karşılanmak üzere, marka ihlal edilerek üretilen ürünlere ve ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara el konulmasına, el konulan ürün ve araçların muhafaza altına alınmasına, marka ihlali ve haksız rekabet sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık (ileride ıslah edilmek üzere) şimdilik 1.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, markanın davalı şirket internet sitelerinden ve alan adından çıkarılmasına, dava konusu serikitap.com alan adının erişime kapatılmasına, davalı şirketin ticaret ünvanından "..." ibaresinin terkin edilmesine, verilecek kararın, masrafı davalılarca karşılanmak üzere, ulusal yayın tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın müvekkilinin ikametgahı olan Ankara mahkemelerinde açılması gerektiğini belirterek yetki itirazında, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında, müvekkili olan şirketin yetkilisi diğer müvekkili ...'ün sorumluluğu olmadığından bahisle husumet itirazında bulunduklarını, bunların dışında, TPMK'ya "..." adı altında yapılan tescil başvurusunun, reddedildiğinin vekil tarafından müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin marka tescilinin iptalinden işbu dava ile haberdar olduğunu, davacı adına zarar doğmuş ise zararın sorumlusunun vekil ... Dan. Hiz. Ltd. Şti. olduğunu, bu nedenle davanın adı geçen şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin tescil isteminin 40 ve 41 no.lu sınıflar açısından reddedildiğini, bu nedenle davacının uğramış oldukları zararın giderilmesi ve tecavüzlerin önlenmesi bakımından hukuki menfaati bulunmadığını, müvekkilinin "..." adı altında sadece 35 no.lu sınıf üzerinden tescilinin devam ettiğini, davacı şirketin bu hizmet tipine yönelik bir tescili olmadığını, hizmet sınıfları farklı olduğundan davanın esastan reddinin gerektiğini, müvekkilinin ticari ünvanını marka olarak kullanmış olduğu "..." ibaresinin işaretini ... ve ... harflerinin birleşiminden oluştuğunu (...), davacının markasının işaretinin ise "..." olduğunu, bu nedenle iltibas yaratacak bir durumun olmadığını, müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkiline ait markanın faaliyet alanı KPSS, ALES ve DGS iken davacının TEOG, YGS ve LYS kitapları olduğunu, tüketici gruplarının birbirinden farklı olduğunu, davacının tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, müvekkilinin, davacıyı zarara uğratacak ya da haksız rekabete yol açacak bir faaliyeti olmadığını belirterek yetki, görev ve husumet itirazlarının kabulüne, davanın ... Ltd. Şti.'ye ihbarına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalıların davacıya ait "..." markasını ürünleri üzerinde, ticaret unvanında ve internet alan adında ve içeriğinde kullanmak suretiyle davacının MARKA HAKLARINA TECAVÜZ ETTİKLERİNİN VE HAKSIZ REKABETTE BULUNDUKLARININ TESPİTİNE,Davacının marka hakları ihlal edilerek üretilen ürünlerin üretiminin, satışının, ticari amaçla bulundurulmasının, tanıtımının ENGELLENMESİNE,Masrafı davalılardan alınmak suretiyle davacının markası ihlal edilerek üretilen ürünlere, ürün görsellerine, ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklarına EL KONULMASINA, el konulan ürün ve araçların MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA ve karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle İMHA EDİLMELERİNE, Davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, "..." markasının davalı şirketin internet sitesinden ve alan adından ÇIKARTILMASINA, "..." alan adının ERİŞİME KAPATILMASINA, Davacının fazlaya ilişkin 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin REDDİNE, Davalı şirketin ticaret unvanından "..." ibaresinin terkin edilmesi talebi konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince "..." ibareli marka haklarının davalı tarafça ihlal edildiği ve haksız rekabette bulunduğu tespit edildiğini halde 5.000 TL manevi manevi tazminat talebinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, markasal hakların ticaret unvanında kullandığı için haksız rekabete de sebebiyet vermesi nedeniyle manevi tazminat konusunun söz konusu marka ihlalininden ayrı olarak bir de haksız rekabet sebebiyle gözetilmesi gerektiğini, reddedilen manevi tazminat talebiyle aynı miktarda olan davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, müvekkilinin yaşamış olduğu mağduriyet karşısında alınan sonucun manevi zararı gidermek için yeterli ve hakkaniyetli olmadığını bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısmı ve davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına konusuz kalan kısım dışındaki talepler bakımından davanın kabülüne, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin tazminattan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle kendisine kusur atfedilebiliyor olması gerektiğini, marka ve patent vekilinin ‘’...’’ adına yapılan tescilin 40 ve 41. sınıflar için başvurusu açısından son bulduğunu, müvekkiline iletmediğini, bu bağlamda müvekkiline kusur atfedilmemesi ve tazminat sorumluluğunun olmadığının kabulü gerektiğini, zararın doğması ile müvekkilin fiili arasındaki illiyet bağının marka ve patent vekili sebebiyle koptuğunu, davacının lisans öncesi için hazırlık kitapları alanında hizmet verdiğini davalının ise lisans sonrası için yapılan sınavlara yönelik çalışma kitapları çıkarttığını, aynı müşteri grubuna hitap etmediklerini, tarafların logolarının birbirinden farklı olduğunu ve iltibas yapılmadığını, kitapların şekli anlamda da hiçbir benzerliği olmadığını,markayı oluşturan unsur, birden çok unsuru ihtiva ettiği için asıl unsurun markanın bütünüyle bıraktığı izlenimde aranması gerektiğini, davacı tarafın markası ile benzer diyebileceğimiz sadece "..." kelimesi olduğunu, müvekkilin markasının gerek logosu gerek kitabın fiziki tasarımı gerekse kitabın hitap ettiği kitleler gereği markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını tazminat hesabının hatalı olduğunu, tarafların birbirlerine maddi anlamda zarar verecek hiçbir bağlantısı bulunmadığını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet söz konusu olmadığından hükmedilen manevi tazminatın da haksız olduğunu, kararının kaldırılarak lehlerine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının tacir olduğunu, davalı tarafın, müvekkilin tescilli markasını görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik arz edecek şekilde aynı mal ve hizmet sınıflarında markasal anlamda kullanmış olması karıştırma ihtimali bakımından yeterli bir neden olduğunu, dava konusu eylemlerin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini , bu sebeplerle davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Tarafların logoları birbirinden tamamen farklı olup hiçbir şekilde iltibas yapılmadığını, logosuna bir tecavüz olmadığı için karşı tarafın herhangi bir manevi talebi olamayacağını, yargılama sırasında ticaret unvanının değiştirmesi ile ticaret unvanının terkini talebinin konusuz kaldığını beyanla , davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı 41.sınıfta tescilli ... sayılı "... + Şekil " markası sahibi olduğunu, davalının "..." ibaresini markasal kullanımının, www...com alan adlı internet sitesinin, ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin davacının markasından kaynaklanan haklarına tecavüz edip ve haksız rekabet yarattığından bahisle eldeki davayı açmıştır. 07/06/2016 başvuru tarihli ... numaralı "...+Şekil" markasının 41. Sınıfta davacı adına tescil edildiği, davalıya ait 31.08.2016 başvuru tarihli ... numaralı " ...+Şekil" markasının 35. Sınıfta tescilli olduğu, başvurunun 40 ve 41. sınıflarda tescili talebinin reddedilmiş olduğu görülmektedir. SMK m.7 maddesinde marka sahibinin izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiş, buna göre , marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir. Aynı kanunun 149. Maddesine göre marka hakkına tecavüz edilen hak sahibinin tecavüzün tespitini, önlenmesini durdurulmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 54-55 maddesine göre; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâli olarak belirtilmiştir. Bu durumda, kişinin bir başkasının haklı olarak kullandığı mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması iltibasa yol açar ve haksız rekabet teşkil eder. O hâlde SMK 7. ve 29. Maddeleri kapsamında tecavüz fillerinden birini işleyen mütecavizin eylemi aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmektedir.Dosya kapsamına göre , davacının "...+Şekil" markasının kitap yayını ve basımı, eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfında (41.sınıfta) tescilli olduğu, davalının "..." markasının ise 35. sınıfta tescilliyken müddet hale geldiği, taraf markalarındaki esas unsurun "..." ibaresi olduğu, davalı markasındaki "..." sözcüklerinin tanımlayıcı nitelikte olduğu, yine taraf markalarındaki şekil unsurlarının markaya ayırt edicilik kazandırmadığı, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, davalının markasını tescilli olduğu 35. Sınıf dışında davacının markasının tescilli olduğu 41. sınıftaki emtialarda kullandığı ayrıca "..." ibaresini 21.07.2016 tarihinde tescil edilen şirketin ticaret ünvanında kullandığı , aynı şekilde alan adı ve internet sitesinde ibareyi öne çıkararak , ürünleri üzerinde markasal olarak kullanıldığı , ticaret ünvanının yargılama sırasında değiştirilmesi ile ticaret ünvanındaki kullanıma son verildiği, tüm bu nedenlerle tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde markasal olarak kullanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, taraf markalarına havi kitapların farklı yaşlardaki tüketici grubuna hitap etmesinin iltibası ortadan kaldırmayacağı, mahkemece bilirkişi raporundaki " tarafların basımını ve yayımını yaptıkları kitapların farklı gruptaki öğrencilere hitap ettiği gerekçesiyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına" dair görüşe itibar edilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan davalı ...'ün davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, haksız fiil temelli marka hakkının ihlali fiilinden tüzel kişi ile birlikte sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Hüküm altına alınan maddi tazminatın miktar itibariyle HMK 341.maddesine göre kesin nitelikte bir karar olduğu, taktir edilen manevi tazminatın somut olayın özelliği, ihlalin ve zararın boyutu , süresi dikkate alınarak dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraf vekillerinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2020 tarih ve 2017/558 E. 2020/91 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 409,86-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 103,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 306,46-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.