mahkeme 2020/2270 E. 2023/1739 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2270

Karar No

2023/1739

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2270
KARAR NO: 2023/1739
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/02/2020
NUMARASI: 2019/80 E. - 2020/53 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin doğal ve suni lif ve lif karışımlarını işleyerek iplik haline getiren makine, sistem ve bileşenleri üretip geliştirdiğini, iplik makineleri ve bileşenleri konusunda lider konumda olduğunu, TPE nezdinde tescilli ... ibareli birçok markasının bulunduğunu, davalının davacı şirketin ... markayla birebir aynısını kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu bu durumun İstanbul 1.FSHHM’nin 2018/109 diş dosyası kapsamında talimat yoluyla alınan Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/103 talimat sayılı dosyasındaki rapor ile de tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "markanın davalı tarafından tabela ve vitrinde kullanımının diğer markalarda olduğu gibi ticari hayatta dürüstlük ilkesine göre oluştuğu, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği, MK 2. madde kuralı somut olaya uyarlandığında davalının tacir olarak tüm kullanımlarının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın esastan reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirketin tekstil sektöründe tanınmış ve stilize bir şekilde yazılan markasını birebir şekilde aynı ürünler için mağaza tabelalarında kullandığını ve bu durumun mahkeme eliyle İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2018/109 D. İş. Dosyasında tespit edildiğini, söz konusu tespitler neticesinde, müvekkili şirketin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde ikame edilen huzurdaki dava ile marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı fiillerinin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talebinde bulunduğunu, Davalı tarafın müvekkilinin tekstil sektöründe bilinen ve tanınmış ... ibareli markalarını stilize bir şekilde aynılarını müvekkili şirketin izni olmaksızın yetkili bir distribütörü intibamı uyandıracak şekilde kullanımı sebebiyle davalının, müvekkili şirketin markalarının piyasada oluşan ticari itibarından ve ayırt edicilik düzeyinden haksız kazanç sağlamaya çalıştığının açık olduğunu, Davalının müvekkili markasını stilize bir şekilde kartvizit, tabela ve iş evrakları üzerinde kullanımının SMK kapsamında dürüst ticari bir kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, davalının bu kullanımının dosya kapsamında bilirkişilerce tespit edildiğini, davalının aynı sektörde faaliyet gösteren bir tacir olarak basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranışları ve kendisini tüketici nezdinde davacı şirketin yetkili distribütörü intibar oluşturacak şekilde davranışlar sergilemesinin hukuka aykırı olduğunu, tüketicilerin müvekkili şirketin sahip olduğu ticari itibar ve garanti fonksiyonuna istinaden davalı ürünlerine yönelmesine sebebiyet verecek davranışların korunmaması gerektiğini, müvekkili şirketin sektörde tanınmış ve bilinen markalarının ticari itibarı ve piyasadaki bilinirlik düzeyinin telafi edilemez bir biçimde zarar görme tehlikesi bulunduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.10.2019 tarih, 2018/5072 E. 2019/6194 K. sayılı kararında, markayı hiçbir gereklilik olmadığı halde oldukça büyük bir şekilde ve yanında herhangi bir tanımlayıcı ibareye yer verilmeyecek şekilde gerçekleştirilen kullanımların, markaya tecavüz teşkil edeceğine vurgu yapıldığını, davalı kullanımının da bu şekilde gerçekleştiğini, Davalının müvekkilinin markası yanında diğer dava dışı şirketlere ait yine tescilli ve tanınmış markaların stilize şekilleriyle oldukça büyük ve yine herhangi bir tanımlayıcı ibareye yer vermeksizin kullanımlarının da işbu hukuksuz durumu elbette ki hukuka uygun hale getirmediğini, Davalı kullanımlarının aynı zamanda haksız rekabet de yarattığını, zira markanın müvekkilinin tanınmış markalarıyla karıştırılmayı sağlayacak şekilde kullanılması, tanınmışlığından, reklam gücünden vs. yararlanılmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması ve önlenmesine yöneliktir. Her ne kadar Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/103 talimat sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, davacıya ait ''...'' ibareli bir ürün satışına rastlanmadığı, davalının işyerinde bu markanın bulunduğu kartvizit ve dış cephedeki tabelada diğer markalarla birlikte yer alan ''...'' ibaresinin bulunduğu, bu kullanımın ise marka hakkının ihlali olduğu bildirilmiş ise de; dosyada mevcut görseller incelendiğinde, gerek kartvizit gerekse vitrin camında sadece davacının markasının kullanılmadığı, aynı zamanda ... ibareli dava dışı pek çok markanın da yer aldığı, dava konusu ''...'' ibareli markanın, söz konusu tabelada, diğer markalarla birlikte ve aynı büyüklükte yazıldığı, markada yer alan şekil unsurunun yanında herhangi bir tanımlayıcı ibareye yer verilmediği, markanın diğer markalara kıyasen öne çıkarılmadığı, davalının davacının bayisi gibi bir izlenim oluşturulmadığı gibi yetkili servis izlenimi de vermediği, tespit dosyasında mahallinde yapılan tespitlerde, davalı işyerinin ikinci el makine parçası satışı yapılan bir işyeri olduğunun anlaşıldığı, davalının tabela ve kartvizitlerinde, pek çok marka yanında davacı markasına da yer vermesinin, daha çok ürün çeşitliliğini gösterme ve tüketiciyi bilgilendirme amaçlı olduğu, diğer yandan davalı işyerinde yapılan tespitlerde, davacı markasını taşıyan taklit bir ürüne de rastlanmadığı, ikinci el satışı yapılması halinde de markanın tükenmesi ilkesinin gündeme geleceği, sonuç olarak SMK'nun 7/5.maddesinde yerini bulan ''dürüst kullanım'' ilkesi dikkate alındığında, davalının tabela ve kartvizit kullanımının dürüst ticari kullanım niteliğinde bulunduğu, dürüstçe ve ticari veya sanayi konuları ile ilgili olarak kullanımları koşulu ile 3.kişilerin, ad ve adresine, mal veya hizmetlerle ilgili cins , kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmalarının marka sahibi tarafından engellenemeyeceği, bu nedenle davalı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı, dolayısıyla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/02/2020 tarih ve 2019/80 E., 2020/53 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 108,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 161,05TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim