mahkeme 2020/2250 E. 2023/1720 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2250

Karar No

2023/1720

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2250 Esas
KARAR NO: 2023/1720
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/03/2020
NUMARASI: 2020/228 E. - 2020/346 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin daha önce tanıştığı ... Unvanlı işyerinin sahibi ve yetkilisi ... ile işyerine ait ürünlerin pazarlama işini yürütmek üzere anlaştığını, anlaşmaya göre ... piyasa fiyatlarına uygun şekilde müvekkile mal teslim edeceğini, müvekkilde makul bir kâr oranıyla ürünü pazarlayacağını, ana parayı mal sahibine göndereceğini, kârın ise müvekkilde kalacağını ancak ... verdiği sözlere uymadığını, müvekilinin kâr payının azaldığını, zarar ettiğini bu nedenle Aralık 2017 de işi bırakmak zorunda kaldığını, söz konusu iş ilişkisi başlarken ...'nun müvekile "Sana bir sürü mal vereceğim, bir de araç veriyorum. Hiç bir garatim yok, bu nedenle bana bir teminat vermen gerek" dediğini ve müvekkile bir bono imzalattığını, iş ilişkisi bittiğinde bononun ...'da kaldığını, Mart 2019 yılının sonunda ... tarafından 75.000-TL tutarında bir bonodan dolayı Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icraya verildiğini, ... adındaki şahsı tanımadığını, hiç bir iş ilişkisi olmadığını, bu nedenle takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini ve icra takibinin iptalini, davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesini olduğunu, davacının yazılı delil ibraz etmediğini, söz konusu bononun nakden kaydını içerdiğini ve davacı borçlunun para almadığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, bonoda iddia edildiği gibi teminat ibaresinin yer almadığını, davacı aleyhine başlatılan takibe itiraz edilmediğini ve bu takibin kesinleştiğini, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "7155 Sayılı Kanun ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna eklenen 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak hüküm altına alınmış olup bu davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesine göre, TTK’nın 4. Maddesi gereğince, Arabuluculuğa tabi davalar arasında yer aldığı, davacının arabulucuğa başvurduğuna dair herhangi bir belge sunmadığı gibi bu yönde de bir iddiası bulunmadığından davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın Menfi Tespit Davası olduğunu, yapılacak olan yargılama sonucunda, tespit kararı verileceğini, davanın konusunun , bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi olmadığından arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmadığını bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davasında konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebinin söz konusu olduğunu, başlatılan icra takibinde (kambiyo seneti) bir miktar paranın ödenmesini içeren bir icra takibi olduğunu dolayısıyla, arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile, bonoya dayalı olarak 75.000-TL asıl alacak 150,00-TL komisyon, 7.748,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.898,63-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, davacının bu takip nedeniyle menfi tespit talebinde bulunduğu görülmektedir. Mahkemece " Davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı" gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere İİK Madde 72/1 maddesi uyarınca, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.Başka bir deyişle hukukî yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukukî ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Bu dava sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Bu hüküm, bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte olmadığından esasa yönelik olarak İİK'nın 32. maddesi uyarınca doğrudan ilamların icrası yolu ile takibe konulamaz. Oysa arabuluculuk sonucu verilen kararlar ilam hükmünde olup, cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik 6102 Sayılı TTK 5/A maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu düzenlenmiştir. Ancak madde metninde açıkça ifade edildiği üzere ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı, madde metninin dar yorumlanması gerektiği, menfi tespit davalarında, bir miktar alacağın yada tazminatın tahsili talebinin olmadığı bu nedenlerle arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 19. H.D. 13.02.2020 tarih, 2020/85-2020/454 sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4552-. 2023/4095 saylı 04.07.2023 tarihli kararı )Bu açıklamalara göre, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı hususunda yargısal uygulamanın yerleştiği, mahkemece arabulucuya başvurulmadı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerinde değildir.Ayrıca davacının 29.05.2021 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği görülmüştür. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2020 tarih, 2020/228 E. 2020/346 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim