mahkeme 2020/2240 E. 2023/1718 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2240
2023/1718
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2240
KARAR NO: 2023/1718
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2020
NUMARASI: 2019/405 E. - 2020/337 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ticari ilişki içinde olduğu ... Tic.AŞ ye keşide edip vermiş olduğu 09.08.2008 keşide tarihli İstanbul keşideli 25.000 TL lik ve 06.09.2008 tarihli 25.000 TL iki adet çekin ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, süresi içinde bankaya ibraz edildiğini, ancak karşılıksız kaldığını , İstanbul ... İcra Müd.nün ... E sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ancak davalının hileli tutum ve davranışları ile, sürekli adres taşıması sebebi ile tahsil edilemediğini, takibin yenilenerek ... E sayısına kaydedildiğini icranın geri bırakılması kararının usuli bir karar olup, borcu nihayete rediren bir durum olmadığını, takibin zamanaşımına uğradığını, bu tür alacakların sebepsiz zenginleşme hükümleri ile talep edilebileceğinin düzenlendiğini, takip zamanaşımı defi ile davalının borcunu ödemekten kurtulabilmesinin mümkün olmadığını, İstanbul ... İcra Mad.nün ... E sayılı icra dosyasının İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2016/850 E ve 2017/918 K . sayılı kararları ile takibin zamanaşımı sebebi ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi üzerine, müvekkillerinin ciranta yolu ile meşru hamil olarak alacaklı olduğunu iki adet çekin İst. ... İcra Müd.nün ... E sayılı dosyası ile, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği ilamsız icra takibine konu edildiğini, ancak davalının haksız itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, genel zamanaşımı süresi BK nun 146 maddesinde on yıl olarak belirlenmiş olup, çeklerin keşide tarihlerine bakıldığında bu sürenin geçmemiş olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, TTK 732 maddesindeki özel düzenlemeye göre de zamanaşımı tarihinden itibaren bir yıl olarak belirlenmiş olup, davalı aleyhine başlatılmış olan icra takiplerinin İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesince, geri bırakılma tarihi 18.07.2017 olup, buna göre de zamanaşımı defi ileri sürülemeyeceğini, İstanbul ... İcra Müd.nün ... E sayılı dosyasına, vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere ayrıca, inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin keşide tarihi itibariyle uygulanması gereken hukuk mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu olduğunu, davacının yeni Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının daha önce başlatmış olduğu icra takibinin icranın geri bırakılması kararı ile hükümsüz kaldığını, davacının bahse konu icra dosyasını 6 yıl işlemsiz bıraktığını, icra dosyasının takipsiz bırakıldığı 6 yıllık süre içerisinde davaya konu çeklerin hak düşümü süresine uğradığını, 6 aydan sonra gelen 1 yıl içinde sebepsiz zenginleşme davası açılmadığı için davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açma hakkının zaman aşımına uğradığını, zaman aşımına uğramış senedin borç ikrarı niteliğindeki belge sayılamayacağını, alacaklının çek borçlusu keşideciye karşı senetten doğan alacak hakkını vadeden itibaren 3 yıl içinde kullanmadığında borçluya karşı müracaat hakkını yitirdiğini, senedin çek vasfında bir değişiklik söz konusu olmadığı için genel haciz yoluyla dahi olsa keşideciye karşı müracaat olanağı kalmayacağını iddia ve beyan ederek davanın usul ve esas yönünden reddine, davacının zaman aşımı sürelerini bilmiş olmasına rağmen müvekkiline karşı kötü niyetli olarak başlatmış olduğu takip nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla , borçlunun takibin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle icra mahkemesine icranın geri bırakılması yoluna başvurduğunu, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/850 E. Ve 2017/918 K. Sayılı kararıyla takibin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle icranın geri bırakılması kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği ilamsız icra takibi yoluna başvurulduğunu, borçlu tarafın bu takibe itirazı üzerine, itirazın iptali (sebepsiz zenginleşme kaynaklı) yoluna gidildiğini, davanın alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedildiğini, mahkemenin ilk takip sürelerini dikkate alarak zamanaşımı hesaplamasının hatalı olduğunu, ilk takibin talikine ilişkin kararın 17.07.2017 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, davaya konu işbu icra takibin de 23.08.2017 tarihinde açıldığını, itiraz üzerine davanın da 16.03.2018 tarihinde açıldığını bu nedenle sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı süresinin geçmediğini, davanın süresi içinde açıldığını bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile itirazın iptaline, %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: Dava, İ.İ.K.'nın 67. maddesi uyarınca açılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının keşidecisi olduğu 09.08.2008 keşide tarihli 25.000 TL lik ve 06.09.2008 keşide tarihli 25.000 TL iki adet çekin , ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, İstanbul ... İcra müd.nün ... E sayılı dosyası ile takibe geçildiğini sonuç alınamadığını, dosyanın yenilenerek ... E sayısına kaydedildiğini, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2016/850 E ve 2017/918 K . sayılı kararı ile takibin zamanaşımı sebebi ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, çeklerin İstanbul ... İcra Müd.nün ... E sayılı dosyası ile, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği ilamsız icra takibine konu edildiğini, davalının itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, haksız itirazın iptali ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davacı şirketin davalı aleyhinde cari hesap alacağının tahsili amacı ile 103.993,84.- TL üzerinden 06/02/2009 tarihinde ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalıya 13/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın 20/09/2017 tarihli itirazı ile takibin durduğu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde anlaşılmıştır. İstanbul 11 İcra mahkemesinin 18/07/2017 tarih, 2016/850 E. 2017/918 K. sayılı kararında , ödeme emrinin borçluya 13/02/2009 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı yanca 10/12/2010 tarihinden 09/05/2016 tarihine kadar dosyanın işlemsiz bırakıldığı, daha sonra alacaklı vekilinin talebi ile dosyanın yenilendiği takibin 10/12/2010-09/05/2016 tarihleri arasında 6 aydan fazla süreyle işlemsiz bırakıldığı, çekin ibraz müddetinin bitimi tarihinde yürürlükte bulunan TTK 726 maddesi gereği öngörülen 6 aylık zaman aşımı süresi içinde icrai bir işlemin yapılmadığından İİK 33 /a ve 71/2 maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. Dosya kapsamına göre, davacının çek hamili olduğu ve keşideci olan davalıya karşı zamanaşımına uğrayan iki adet çeke dayalı olarak ilamsız icra takibine giriştiği, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı, çekin zamanaşımına uğraması sebebiyle kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkının kalmadığı ancak bu durumda müracaat hakkını yitiren hamilin alacağına kavuşabilmesi için süresi içerisinde TTK'nın 818. madde atfıyla çeklerde uygulanması gereken 732. Maddesi (6762 sayılı TTK m.644) gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda keşideciden alacağını talep edebilir. TTK 732/4. maddesine göre,hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra (1) yıl içinde talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Çekler için zamanaşımı süresinin , 6762 Sayılı TTK'nın 726. maddesini değiştiren 6273 Sayılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıl olduğu, somut olayda; çeklerin 09.08.2008 06.09.2008 keşide tarihli oldukları , 6762 Sayılı TTK'nın 708. maddesi gereği ibraz süresinin 10 gün olduğu buna göre , zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu, TTK'nın 662. maddesinde zamanaşımını kesen sebeplerin; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi şeklinde sınırlı olarak sayıldığı, yine TTK'nın 663. maddesi gereğince zamanaşımı kesilince son işlem tarihinden itibaren müddeti aynı olan yeni bir zaman aşımının işlemeye başlayacağı, ayrıca alacaklının takibin devamını sağlayıcı nitelikte her takip işlemi ile zamanaşımının kesildiği ve yeni bir sürenin işlemeye başladığı, icra dosyasında en son işlemin yapıldığı 10/12/2010 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği ancak 09/05/2016 tarihine kadar zamanaşımını kesen takip işlemi yapılmadığından çeklerin 6 aylık sürenin dolduğu 10.06.2011 tarihinde zamanaşımına uğramış olduğu, davalının zamaaşımı def'inde bulunduğu, bu itibarla 6762 sayılı TTK 'nın 644. maddesi uyarınca çeklerin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı , dava açılmasında dikkate alınması gereken sürenin izah olunduğu üzere çeklerin zamaaşımına uğradığı tarihten itibaren hesaplanması gerektiği, icra mahkemesi kararının kesinleşme tarihinin bu anlamda dikkate alınmasına olanak bulunmadığı, zira anılan kararın çeklerin zamanaşımına uğradığı konusunda kurucu nitelikte bir hüküm olmadığı, ilk derece mahkemesince aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2020 tarih ve 2019/405 E. 2020/337 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.