mahkeme 2020/1774 E. 2023/1156 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/1774

Karar No

2023/1156

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1774
KARAR NO: 2023/1156
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/10/2019
NUMARASI: 2017/994 E. - 2019/744 K.
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan 13/11/2017 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle: Davalı bankanın müvekkilinin Sultanhamam Mısır Çarşısı Şubesi nezdindeki ... işyeri numaralı, ... terminal numaralı ... İban numaralı post hesabından tahsil edilen; 4 adet tahsilatın toplamı olan 56.360,00 TL' yi haklı bir gerekçe olmadan müvekkiline ödemediğini, bu itibarla davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğu belirtilerek; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı banka vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu teşkil eden tahsilatlar bakımından davacının üye işyerinde gerçekleşen 24/09/2017 tarihli işlemlere yönelik yapılan yurtdışı kart işlemlerine harcama itirazları gelmiş ve müvekkil bankanın sahip olduğu anılan hak çerçevesinde davacı işyeri hesabına bloke tanımlandığı, harcama itirazları ile ilgili süreç devam etmekte olduğundan, müvekkil bankanın davacının üye işyeri sözleşmesinde belirtilen 180 güne kadar olan bloke süresini kullanma hakkı ve imkanı bulunduğunu, dolayısıyla davacının üye işyeri sözleşmesine aykırı olarak yapılan işlemler ve sonrasında gelen harcama itirazlarına istinaden POS üyeliği kapatılmış hesabına bloke tanımlandığı, başlatılan icra takibinin dayanaksız olduğunu savunmuş, davanın reddine karar verilmesini, %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesin, talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı bankada işyeri üyeliği bulunan davacının pos cihazından çok kısa sürelerde, turizm hizmetleri adı altında farklı denemelerle aynı zamanda şifresiz- imza ile yapıldığı tespit edilen şüpheli tahsilatlar kapsamında davalı ve dava dışı kart hamili bankanın yapmakta olduğu changeback işleminin yukarıda değinilen bankacılık prosedürlerinin düzenlendiği uluslararası lisans anlaşmaları, yönetmelikler ve 5464 Sayılı Kanunun 22. Maddesi çerçevesinde olası işlemler olup, aynı zamanda gerek icra takibinin başlatıldığı tarih gerekse huzura taşınan davanın açıldığı tarih dikkate alındığında taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6. Maddesinde belirtilen 180 günlük süre içerisinde gerek icra takibinin gerekse davanın açılışının mevsimsiz olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Diğer yandan taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması ve davacı yanca sözleşme ilişkisi kapsamında talepte bulunulmuş olması sebebiyle davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğuna yönelik mahkememizde yeterli kanaat oluşmamış; davalı yanca davacının kötüniyetli olarak takip yaptığının elverişli delillerle ispatlanamamış olması hususları da nazara alınarak İİK67/2. maddesi şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Bilirkişi kök ve ek rapora yönelik haklı ve hukuka uygun itirazlarının karşılanmadığını, raporda toplam 56.360,00 TL’nin davalı banka nezdinde beklediğinin açıkça ifade edildiğini, Müvekkilinin İstanbul Hocapaşa’da ... isimli işyerini işlettiğini, Güney Kore kökenli müşterisi ... ile sipariş ve satış sözleşmesi akdettiğini, sözleşmenin dosyaya sunulduğunu, tarafların, ödeme şeklini kredi kartı ile tek çekim olarak kararlaştırdığını, müşteri ...'ın, ... ve ... kullandığını, kartın sliplerinin dosyaya sunulduğunu, işlemin faturasının da dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporunda her ne kadar, “davacının davranışının slip bölerek ve 2 karta ait toplam işlemler üzerinden tek fatura kesmenin emredici hükümlere aykırı olduğu” ifade edilse de, müvekkilinin yaptığı ticaretin bedelini almaya çalışan bir esnaf olduğunu, 13.07.2018 tarihinde sayın bilirkişi emekli banka müdürü ..., kredi kartlarının teknik işleyişi konularında bilgi sahibi olmadığını, bu konunun kendisinin ihtisas alanını aşar nitelikte olduğunu ifade ederek bilirkişilikten çekildiğini, davalı bankanın varsayıma dayalı ve keyfi ret işleminin hukuka uygun olup olmadığının hiç tartışılmadığını, hiçbir araştırma yapılmaksızın, sırf ihtimale dayalı bir kanaatle, kredi kartı işlemlerinin şüpheli olduğunun ifade edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, -Bilirkişi ek raporunda ters işlem sürelerinin dolup dolmadığı, ters işlem süresi içerisinde dava konusu harcamaya bir itiraz olup olmadığı açık, net ve hüküm kurmaya müsait bir şekilde izah edilmediğini, gerçekten harcama itirazı olup olmadığı, ne zaman ve kim tarafından harcama itirazı yapıldığı, harcama itirazı yapanın itirazda bulunmaya hakkı olup olmadığı, davalı bankanın makul süre içerisinde harcama itirazını inceleyip incelemediği, inceleme yapılmışsa, incelemenin göstermelik olup olmadığı konularının araştırılması gerektiğini, -Davalı yapılan işlemlerin kısa süre içerisinde gerçekleşmesinden dolayı duyduğu şüphe üzerine 56.360,00 TL’yi ödemediğini, şüphe üzerine muhtemel riskler nedeniyle pos hesabındaki tüm tutar üzerine yapılan blokaj işlemin keyfi ve haksız bir işlem olduğunu gösterdiğini, bankanın, bloke koyma hakkını MK md 2’ye aykırı kullanamayacağını, Banka chargeback taleplerini süresinde üye işyerine bildirmesi gerektiğini, gerekli belgeleri istemeden ve belgeleri yeterli görmeden yapılan bloke işleminin hukuka aykırı olduğunu mahkeme hükmünün kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu işlemler ile ilgili chargeback (ters ibraz) harcama itirazları geldiğini, bu itirazların dosyada mübrez olduğunu, ters ibraz müessesesi gereği ve davacı ile müvekkil banka arasında akdedilen sözleşmeden de açık olarak anlaşılabileceği üzere paranın ödenmemesinin haklı sebeplere dayandığını, birden fazla kere slip düzenlenmiş olup işbu durum slip bölme yasağına aykırılık teşkil ettiğini, davacının slip bölme yasağını (Üye İş Yeri Sözleşmesi Madde 6) ihlal ettiğini ve aynı zaman diliminde üst üste tahsilat yaptığını, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı banka ile davacı arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesi gereği chargeback kurallarının işletilmesi nedenine dayalı olarak ödenmeyen alacağın ödenmesi talebine ilişkindir. Uyuşmazlık; davacının, davalı nezdinde sahibi olduğu POS cihazından ve dava dışı banka kredi kartından pos cihazı kullanılarak alışveriş yapılması işlemlerinden hangi tarafın sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalı bankanın tek taraflı olarak, gerçekleşmesi muhtemel riskleri gerekçe göstererek haksız ve mesnetsiz olarak uyguladığı blokaj işlemi nedeniyle zararlarının tazminini talep ederken, davalı banka, sanal pos cihazı üzerinden yapılan alışverişler nedeniyle sahte bildirimler gelmesi nedeniyle davacının hesabına bloke koyduğunu, bankanın risk altında olduğunu, bloke koyma hakkının sözleşme ile kendisine tanındığını savunmuştur.Dosya içerisinde bulunan ... tarafından hazırlanan 05/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''...Davacıya ait mevduat hesabının 31/07/2017 tarihinde sıfır bakiye ile açılmış olduğu, ihtilaflı işlemin gerçekleşmiş olduğu tarihe kadar hesapta herhangi bir hareket gözükmediği, takibe konu edilen ihtilaflı işlemlerin öncesinde 22/09/2017 ve 23/09/2017 tarihlerinde başkaca kredi kartları ile aynı zaman diliminde yapılmaya teşebbüs edilen işlemlerin reddedildiği, davacının iş yerinde gerçekleşen ve onay alan işlemin bulunmadığı, 24/09/2017 tarihinde onay alan işlemin müteakip süreçte chargeback işlemine dönüştüğü, 24/09/2017 tarihinde saat 11:40:32' de 14.860,00 TL' lik işlemin onaylandığı, akabinde aynı gün saat 11:41:46' da 25.000,00 TL miktarlı denenen işlemin reddedildiği, aynı gün saat 11:42:05' de 10.000,00 TL miktarlı işlem yapıldığı ve onay aldığı, davacıya ait işyerinde 24/09/2017 tarihli ... numaralı kartta yapılmış olunan 3 adet işlemin aynı gün aynı zaman diliminde peş peşe 14.000,00 TL, 17.500,00 TL ve 14.860,00 TL olmak üzere yapıldığı, ... numaralı kartla 10.000,00 TL miktarlı işlem yapıldığı, davacının işyerinde gerçekleştirilen işlemlerin chargeback işlemine dönüştüğü, işlemlerin aynı zaman diliminde saniye aralıklarla bölünmesi ve aynı harcama için tek belge düzenlenmesinin , lisans anlaşmalarına, taraflar arasındaki sözleşmeye ve 5464 Sayılı Kanunun 22 maddesine aykırılık teşkil ettiği, 8010 numaralı kartla yapılan 3 işlem için belge talebi geldiği, 6035 numaralı karttan yapılan işlem için ise "mal alınmadı" sebep kodu ile chargeback işlemi başlatıldığı, takibe konu edilen 4 adet işlemin chargeback işlemlerine esas olmak üzere banka nezdinde tutulduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bankalarda uygulanan lisans anlaşmaları ve yönetmelikler çerçevesinde işyerinin, satın alınan mal ve hizmet için tek bir satış belgesinin düzenlemesi gerektiği, işlemin iki veya daha fazla satış belgesine bölünemeyeceği, aynı harcamaya ilişkin olarak birden fazla satış belgesinin düzenlenemeyeceği...'' mütalaa ettiği anlaşılmıştır.Ters ibraz (chargeback) kuralları, uluslararası kartlı ödeme sistemleri bakımından geçerli kurallardır. Kredi kartı kuruluşları uluslararası kartlı ödeme sistemleri ile kredi kartı kullanıcılarının yaptığı işlemlerin güvenliği için söz konusu işlemler bakımından birtakım kurallar getirmiştir. Bankalar da bu kurallarla bağlıdır. Bu kurallar belirli bir banka ya da ülkeye özgü olmayıp kartların kullanıldığı bütün ülkelerde geçerlidir. Ters İbraz Süreci ile İlgili uygulanacak yasal düzenlemeler şu şekildedir: Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu 8/4.maddesi: “Kart çıkaran kuruluşlar, kartın verilmesi anında kart hamilini yeteri derecede bilgilendirmek ve talep edilmesi halinde, gerçekleştirilmiş işlemlere ait kayıtları otuz günü geçmemek üzere işlemin mahiyetine uygun bir süre zarfında sağlamakla yükümlüdür. Yurt dışı işlemlerinde bu süre altmış gün olarak uygulanır.” Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu 11/1.maddesi: “Kart çıkaran kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin kart kullanımıyla ilgili olarak yapacakları şikâyet ve itiraz başvurularını, başvuru tarihinden itibaren yirmi gün içinde hamilin başvuru yöntemi kullanılarak ve gerekçeli bir şekilde cevaplandırmak zorundadır. Kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin şikâyet ve itirazlarının ilgili birimlerine kolaylıkla ulaşmasını sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür.” Kredi kartı ile yapılan ödemelerde kart sahibinin mal veya hizmeti elde edememesi ya da işlemin kendisi tarafından yapılmamış olması gibi hallerde ters ibraz kuralları uyarınca kart sahiplerinin bu işlemlere itiraz etme hakları vardır. Kart sahibinin bankaya böyle bir itirazda bulunması ile ters ibraz süreci başlar. Banka işlemin yapıldığı iş yerine bu itirazı bildirerek söz konusu işleme dair detayların ve belgelerin kendilerine verilmesini ister. Bunun üzerine kredi kartı sahibinin itirazının haklı olduğu anlaşılırsa banka iş yerinden yapılan ödemeyi tahsil ederek iadeyi gerçekleştirir.Ters ibraz kurallarının uygulanabilmesi ve itirazda bulunulması için süre itiraz sebebine göre farklılık gösterebilir; ancak hiçbir koşulda 540 günü aşamaz. Taraflar arasında, üye işyeri sözleşmesine göre; banka, üye işyerinin rutin işleyişine ve normal harcama davranışlarına aykırı, riskli ve şüpheli veya hileli bir işlem tespit ettiği veya bu şekilde bir işlem kendisine bildirildiği veya herhangi bir nedenle gerekli gördüğü takdirde, üye işyeri hesabına bloke koyabilir ve bu şüpheli işlemlerle ilgili herhangi bir sorun olmadığına kanaat getirinceye kadar bloke ile kapatma işlemini devam ettirebilir. Bu kapsamda davalı bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, dosya kapsamında bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere silip bölerek yapılan şüpheli işlemler nedeniyle , davalı bankanın olası riskleri önlemek için tedbiren blokaj uygulamasının sözleşme şartlarına ve bankacılık yerleşik teamüllerine göre yerinde olduğu, üye işyerinin hesabından şüpheli işlemler tutarı kadar parayı chargeback süresince bloke ettiği, sürenin dava açılma tarihinde dolmamış olduğu, takip tarihi itibariyle davacının ödemeyi talep hakkı oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2019 tarih ve 2017/994 E., 2019/744 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim