mahkeme 2020/1767 E. 2023/1089 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1767
2023/1089
12 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1767
KARAR NO: 2023/1089
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/10/2019
NUMARASI: 2017/594 E. - 2019/439 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili ile imzaladığı 17/04/2012 tarihli Restoran, Cafe, Bar, vb. Kamuya Açık Mahaller Müzik Yayını Lisans Sözleşmesi kapsamında ödemekle yükümlü olduğu mali hak bedellerini ödemediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7/a maddesi gereği lisans alanın 01/01/2011-31/12/2012 tarihleri arasındaki süre için Mesam'a ödemeyi kabul ettiği mali hak bedelini 20/04/2012 tarihine kadar ödeyeceği hükmünün düzenlendiğini, sözleşmenin süresi ve feshinin 9.maddesinde düzenlendiğini, davalı şirket tarafından herhangi bir fesih bildirimi yapılmadığını, sözleşmenin otomatik olarak yenilenmek suretiyle devam ettiğini, ek sözleşmeler yapıldığını, davalının sözleşme ile taahhüt ettiği ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alacaklarının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip konusu tutarların tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini, takibe konu toplam 210.348,54 TL olan asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bayilerinde çalınan müzik eserlerinin lisansa bağlanmasının gündeme geldiğini ve tek tek bayiler yerine tamamını kapsamak üzere müvekkili şirketin davacı ile lisans sözleşmesi imzaladığını, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında sözleşmenin sorunsuz uygulandığını, 2016 yılı için yapılan görüşmelerde davacının diğer müzik birlikleri ile de sözleşme imzalanması şartını dayatması nedeniyle ihtilaf çıktığını, davacının noter kanalıyla fesih ihtarnamesi gönderdiğini, davacının feshettiği sözleşmeye istinaden alacak talebinde bulunduğunu, sözleşmenin feshi beyanının 170 bayi işletmelerinde lisans olmaksızın müzik yayın yapar duruma düşürdüğünü ve ciddi cezai yaptırım riski ile karşı karşıya bırakıldığını, bu nedenle fesih beyanına itiraz edildiğini, ancak davacı yanın bu itirazı yanıtsız bıraktığını, müvekkili şirketin tüm görüşme taleplerini geri çevirdiklerini, 2016 yılında ücret talep edebilmeleri için yeni bir sözleşme imzasına gerek olduğunu, eski sözleşmenin hiçbir şekilde uzamayacağını, kendiliğinden yenilenmiş sayılamayacağını, 2016 yılı için geçerli bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek, sözleşmeyi fesheden davacının feshettiği sözleşmeye istinaden ücret talebinde bulunamayacağını ve bir yıl süre ile sözleşmenin hiçbir hükmüne her iki tarafça da riayet edilememiş olmasının davacının bu sürede gerek ücrete esas bilgileri, gerekse çalınan eserlere ilişkin bilgileri talep eden en küçük bir beyan ve ihtarının bulunmamasının müvekkili şirkette davacının fesih iradesinde ısrarlı olduğu kanaati yarattığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyetli olan davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; ''... her ne kadar davalı sözleşmeyi feshettiklerini fesih sonrası düzenlenen faturayı kabul etmediklerini bildirmiş ise de taraflar arasındaki 07/04/2012 tarihli sözleşmenin 9. Maddesinde sözleşmenin 01/01/2011 ila 31/12/2012 tarihleri arası için geçerli olduğunun bildirildiği, 7 maddede yenilemenin 01/01/2013 tarihinden itibaren geçerli olduğunun belirtildiği, yine 9. Maddede sözleşmenin sona erme tarihi olan 31/12/2012 tarihinden en geç 1 ay önce noter kanalıyla yazılı bildirimde bulunulmaması halinde sözleşmenin 1 er yıllık periyotlarda devam edeceğinin öngörüldüğü, davalı tarafça sözleşmenin süresinde fesh olunduğu iddia olunmuş ise de noter bildiriminin süresinde yapılmadığı şu hale göre 9. Madde kapsamında usulünce yapılmış fesih bildiriminin bulunmadığından davalının fesih iddiasının dinlenemeyeceği, sözleşmenin 1 yıl süreyle daha uzadığının ve 2016 yılı için davacının lisans ücretini hak ettiğinin kabulünün gerektiği sonucuna ulaşılmış, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde ayrıntısı bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre davacının takip tarihi itibarı ile 199.243,99 TL asıl alacak bedeli ve 9.441,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 208.685,21 TL davalıdan alacaklı olduğu, icra takibinde talep edilen faiz KDV'si için fatura düzenlenmediği bu yöndeki talep ve faize yönelik bilirkişi raporundaki tespiti aşan miktar yönünden talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla sözleşme hükümleri kapsamındaki incelemeye dayalı denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davacının davasının kısmen kabulü ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 199.243,99 TL asıl alacak ve 9.441,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 208.685,21 TL üzerinden, asıl alacağın takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen (168.850,84 TL'ye yıllık %24,36-30.393,15 TL'ye yıllık %9 oranı üzerinden) faiz oranları üzerinden işleyecek faiziyle birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine yasal şartları oluşan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine...'' şeklinde gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sözleşmenin 9.maddesine rağmen tarafların, sözleşmeyi 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarında ek sözleşmeler akdederek yazılı olarak yenilediğini, diğer bir deyişle tarafların, sözleşmenin kendiliğinden uzayacağına ilişkin 9.maddeyi uygulama yolu ile fiilen kaldırdığını, sözleşmenin 4 sene boyunca ek sözleşmeler imzalanarak uzatıldığını,2016 yılına gelmeden önce ise, davacı tarafından Beyoğlu noteri vasıtası ile sözleşmenin feshine ilişkin bildirimin 30.11.2015 tarihinde müvekkiline gönderildiğini, davacının, bu bildirim ile fesih iradesini ortaya koyarak sözleşmeyi sona erdirdiğini, akabinde müvekkilinin, sözleşmeye devam edilmesi yönünde iradesini ve teklifini ortaya koyan icaba davet niteliğindeki cevabını İzmir ... Noterliği ... Yevmiye no ile ihtarname keşide ederek davacıya gönderdiğini, ancak müvekkilinin icaba davetine davacının icap etmediğini, sözleşmenin devamına yönelik iradeye hiçbir cevap gelmediğini, bu nedenle müvekkili şirket ile davacı taraf arasında 2016 yılına ilişkin geçerli ve yürürlükte bir sözleşme bulunmadığını, davacının hizmet vermediği bir yıla ilişkin fatura düzenleyerek alacak talep ettiğini, 2016 yılı için ek sözleşme düzenlenmemesi ve davacı yanca hizmette bulunulmaması nedeniyle faturadan kaynaklı alacak iddiasında bulunulamayacağını, Sözleşmenin 7. (e) Bendi uyarınca sözleşme bedelinin ilgili yılın en geç üçüncü ayın ilk iş gününe kadar ödenmesi ve faturanın en geç bu tarihe dek gönderilmesi gerektiğini, davacının ise sözleşmesi olmayan 2016 yılına ilişkin faturayı 21 Aralık 2016 tarihinde tanzim edip müvekkiline ilettiğini, bu durumun davacının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, Sözleşmenin madde 6 (a) bendi uyarınca lisans alanın sözleşme kapsamında kullandığı müzik eserlerini, yapımcısı ve icracısını mayıs ve kasım ayları olmak üzere yılda iki defa davacıya bildirmesi gerektiğini, aksi takdirde davacının sözleşmeye aykırılıktan bildirimde bulunacağını, sözleşmede mevcut işbu madde ile lisans alan müvekkilinin, lisans sözleşmesi uyarınca kullanmış olduğu müzik eserleri ve bağlantılı hususları davacıya bildirmek zorunda olduğunu, bu zorunluluğun, davacının eser sahiplerine yapacağı ödemenin belirlenmesi için davacının edinmesi gereken bilgileri içerdiğini, müvekkilinin, aralarında geçerli bir sözleşme olmadığından davacıya bu yönde bir bildirim yapmadığını, geçerli bir sözleşme olduğu iddiasında olan davacının ise her sene iki defa yapılması gereken ancak hiç yapılmayan bildirimin akıbetini sormamasının, kendisine hiçbir şekilde ödeme de yapılmamasına rağmen müvekkiline bir ihtar çekmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ayrıca, davacının MÜYORBİR olarak adlandırılan meslek birliğine üye olduğunu, 2016 yılı içerisinde MÜYORBİR tarafından müvekkili şirketin franchising sistemi ve lisans sözleşmesi kapsamında bulunan bayilerine izin sözleşmesi imzalanması daveti gönderildiğini, bu davet yazısının, MÜYORBİR meslek birliği üyesi kurumlar ile izin /lisans sözleşmesi imzalamayan işletmelere gönderilmekte olduğunu, müvekkiline 2016 yılına kadar hiçbir şekilde bu şekilde bir davet yazısı gönderilmediğini, ancak 2016 yılında MÜYORBİR'in müvekkilini lisans sözleşmesi imzalamaya davet ederek davacı ile lisans sözleşmesinin yürürlükte olmadığını tespit ettiğini,Mahkemece, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğunu, davacının 30 Kasım 2015 tarihli bildirimi ile müvekkili şirkete hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshettiğini, davacı iradesinin net olduğunu, davacı yanca fatura düzenlenmiş olmasının sözleşmenin devam ettiğine delil olamayacağını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, taraflar arasında akdedilen lisans sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiasına dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında, davacı alacaklı Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği tarafından, davalı borçlu ...San. ve Tic. A.Ş. (...) aleyhine, toplam 210.348,54 TL tutarında icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazını 7 günlük yasal süre içinde yaptığı, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık; davacı tarafından 30.11.2015 tarihinde gönderilen fesih bildiriminin 03.12.2015 tarihinde muhataba ulaşmış olması nedeniyle, sözleşmenin 9.maddesinde belirtilen ''taraflardan birinin sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2012 tarihinden en geç 1 ay öncesinde, sözleşmeyi sona erdirmek istediğini ifade eden bildirimi, noter kanalıyla yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği taktirde... sözleşmenin 1 yıllık süreyle devam edeceği'' yönündeki fesih koşulunu sağlamadığı, zira bildirimin 1 ay öncesinde ulaşmadığı ve böylelikle süresinde karşı tarafa iletilmediği iddiasıyla sözleşmenin devam edip etmediği, sözleşmenin fiilen sona erdirilip erdirilmediği, davacının davalıdan alacak talebinde bulunup bulunamayacağı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış olan lisans sözleşmesinin 9. maddesinde; ''Taraflardan biri sözleşmenin sona erme tarihi olan 31.12.2012 tarihinden en geç bir ay öncesinde, sözleşmeyi sona erdirmek istediğini ifade eden bildirimi noter kanalı ile yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde, sözleşme MESAM tarafından ilan edilecek ilgili yılın tarifesi üzerinden 1’er yıllık süre ile devam eder'' hükmü yer almakta olup, davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 30.11.2015 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, ancak fesih bildiriminin 03.12.2015 tarihinde tebliğ edilerek sözleşmenin 9.maddesinde belirtilen ''bir ay öncesinden bildirim'' şartının yerine getirilmediği, dolayısıyla sözleşmenin 9.maddesine göre, sözleşmenin aynı şartlarla 1 yıllığına yenilenmiş sayılması gerektiği, zira davalı tarafından İzmir ... Noterliği'nin 09.12.2015 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, sözleşmeye uygun geçerli bir fesih bildirimi yapılmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin bir yıl süre ile yenilendiğinin bildirildiği, davacının bu cevabi ihtar karşısında sessiz kalarak ayrıca 2016 yılına ilişkin fatura düzenleyip göndermiş olmasının da bu şekilde yorumlanması gerektiği, davalının daha sonra aşamalardaki beyanlarında ise, sözleşmenin feshedilmiş olduğunu ileri sürmüş olmasının TMK'nun 2.maddesi anlamında dürüstlük kuralına uygun olmadığı, her ne kadar davalı yanca hizmetin ifa edilmediği ve dolayısıyla sözleşmenin fiilen sona erdirildiği iddia edilmiş ise de; lisans sözleşmesi uyarınca MESAM repertuvarına dahil olan müzik eserlerinin yalnızca kullanım hakkının davalıya devredildiği, davacı yanca edimin ifasına ilişkin ayrıca bir hizmette bulunulması gerektiğine yönelik sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğün bulunmadığı, bu nedenle davacının hizmette bulunmayarak sözleşmeyi fiilen sona erdirdiğine yönelik iddianın dinlenemeyeceği, diğer yandan, dosyaya sunulan geçmiş tarihli ek sözleşmeler incelendiğinde, davalı tarafından şube sayısına ilişkin değişiklik yapılması halinde taraflar arasında ek sözleşmeler yapıldığı, dolayısıyla 2016 yılı içerisinde ek sözleşme yapılmamasının ''davacının sözleşmeyi filen sona erdirdiği'' şeklinde yorumlanamayacağı, kaldı ki sözleşme hukuken yenilenmiş olduğundan, davalının dava dışı şirket ile lisans sözleşmesi yapmış olmasının da bu durumu etkilemeyeceği ve davalının sözleşmeden kaynaklı yükümülüklerini ortadan kaldırmayacağı, açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/10/2019 tarih ve 2017/594 E., 2019/439 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.255,28 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3563,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.691,46 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.