mahkeme 2020/1732 E. 2023/1149 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/1732
2023/1149
19 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1732 Esas
KARAR NO: 2023/1149
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/10/2019
NUMARASI: 2018/93 E. - 2019/897 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/10/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... müvekkili hakkında Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, müvekkilinin maaşına ve gayrimenkulüne haciz konduğunu, müvekkilinin takip alacaklısı ...'a ve bonoyu ciro ederek veren ...'e borcu olmayıp davalı ... aracılığı ile emlak komisyon sözleşmesi ile 2.500 TL komisyon ödeyip ...'den daire satın aldığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin Belediyede temizlik işçisi olarak çalıştığını, banka kredisi ödediğini, ayrıca 5.000 TL bono imzalaması ve borcunun olmasının mümkün olmadığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalılara borcu olmadığının tespit edilmesine, takibin ve bononun iptaline, dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacının imza inkarında bulunduğunu, itiraz süresinin geçtiğini, davacının Büyükçekmece 1.İcra Hukuk Mahkemesi 2014/418 esas sayılı dosyasında müvekkiline karşı açmış olduğu senedin iptali davasının reddedildiğini, davacının ayrıca davalılara Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/598 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, görevsizlik kararı ile Bakırköy 6 ATM nin 2016/303 esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın halen İstinaf Mahkemesinde olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, dosyada Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporundan bonodaki imzasının davacının eli ürünü olduğu tespit edildiğinden davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle derdestlik itirazlarının olduğunu, bu dava ile tarafları aynı olan Bakırköy 6 ATM nin 2016/303 esas sayılı menfi tespit dosyasının henüz kesinleşmediğini, derdest olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, esas hakkında ise davacının taşınmazı alabilmek için müvekkiline borçlandığını, borcuna karşılık 45.000 TL bedelli senedi verdiğini, müvekkilinin de bu senedi borcu için davalı ... ciro ettiğini, davacının senetten doğan borcunu ödememesi nedeniyle davalı ...' ın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile hem davacı hem de müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, davacının imzaya itirazı üzerine Bakırköy 6 ATM nin 2016/303 esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumunda senetteki imzasının davacıya ait olduğunun belirlendiğini, davanın hem usulden hem de esas yönünden reddi ile davacının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..mukayeseye esas imzalan ile aralarında genel biçimlendirme itibariyle gözlemlenen benzerlikler yanında karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan kriterlerin çoğu yönünden belirgin benzerlikler saptandığından, aynca şahsın bilhassa huzurda alınmış imzalanı da değiştirme düşüncesi ve gayreti içinde yapılandırmış olduğu değerlendirildiğinden inceleme konusu, alacaklı “...”, ödeyecek “...” adlarına düzenlenmiş, “08/02/2012” tanzim ve “08/02/2013” vade tarihli, “45.000/Kırkbeşbin TL” meblağlı senetteki borçlu imzalarının ...’in eli ürünü oldukları kanaatine varıldığı, açıklanmış, bilirkişi raporu denetime ve hükme elverişli bulunduğundan hükme esas alınmış, mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu senetteki borçlu imzalarının davacı ... in eli ürünü olduğu sübut bulduğundan davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan menfi tespit davasının reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili hakkında Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takip alacaklısı ... ile bonoyu ciro ederek veren ...'e borcu olmadığını, Emlakçı ... aracılığı ile emlak alım ve satım komisyon sözleşmesi karşılığında 2.500.TL komisyon ödeyerek Satıcı ... adına kayıtlı daireyi satın aldığını, dairenin bedelini ödemek için iki bankadan toplam 67.500. TL kredi çektiğini, kalan kısmı olan 30.000. TL'yi elden nakit ödediğini, ...'e ciro ederek vermiş olduğu ve ...'ın müvekkilinin imzasını taklit ederek 45.000.TL bedelli bono icraya konarak müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını, temizlik işçisi olduğunu 45.000.TL borcunun olmasının da mümkün olmadığını, dava açmasında kötü niyeti söz konusu olmadığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin adil bir karar olmadığını,-Davalıların Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/ 127 Esas, 2017/ 295 Karar sayılı dosyada mevcut Sanık ...'in 2014/ 13839 Soruşturma numaralı 20.05.2015 Tarihli Savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde ...den 17.000.TL Komisyon parası ve 3.500.TL elden vermiş olduğu para karşılığında senet aldığını ve senedi bu şekilde ..."a verdiğini beyan ettiğini, Davalı ..."in Savcılık ifadesinde de belirttiği gibi ortada bir 45.000.TL bir borç olmadığını, her iki davalının bonoyu sonradan doldurduğunu, menfi tespit davasının reddine ilişkin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/ 93 Esas, 2019/ 897 K. kararının ortadan kaldırılmasına ve menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/303 esas sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu kararın BAM 16 HD.'nin 2018/1811 E., 2018/1513 K. Sayılı kararı ile kesinleştiği, bu nedenle derdestlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/ 127 Esas, 2017/ 295 Karar sayılı dosyasının, İstanbul BAM 22. Ceza Dairesi'nin 2018/2447 E., 2018/2924 K. Sayılı kararı ile kesinleştiği, davalı ... hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasında Sanık ... Savunmasında: " Ben suçlamayı kabul etmiyorum. Ben resmi olarak emlak komisyonculuğu yaparım. ... iki katlı bir daire satışı konusunda komisyonculuk yaptım. Daha sonra yine ... isimli bir vatandaşın da dairesinin satılması konusunda komisyonculuk yaptım. Bu dairelerin satışlarından dolayı bana 30 Bin TL komisyon borcu oldu. Ayrıca bana geldi, memlekete gideceğini, paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bir seferine 5 Bin TL bir seferinde de 10 Bin TL kendisine para verdim. Memlekete gidip hayvanlarını satacağını ve bana getirip paramı vereceğini söyledi. Zaten komisyon borcu da vardı. Bunun üzerine 45 Bin TL'lik senet konusunda anlaştık. Kendisinin tam olarak yazısının iyi olmadığını söyledi. Bizde orada bulunan ... isimli kıza senedi hazırlattık. ... bu senedi bizim önümüzde imzaladı. Daha sonra ben rahatsızlık nedeneyle ameliyat oldum. Tekrar ameliyat için ... bu parayı istediğimde bana telefoda küfür etti. Bende ihtiyacım olduğu için daha önceden de emlak işlerinde paslaştığımız tanıdığım olan ...'tan nakit istedim ve aldığım nakit karşılığında da ... aldığım bu senedi cirolayarak kendisine verdim. O da icraya koymuş" şeklinde savunma yapmıştır. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından aldırılan Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin 31/05/2017 tarihli raporuna göre sahteliği iddia edilen senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmıştır.Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bilirkişi heyetinin 10/04/2019 havale tarihli raporunda senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu belirtilmiştir.Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı taraf senedin emlak alım ve satım komisyon sözleşmesi karşılığında düzenlenmiş olduğunu iddia etmiş olup, imza itirazında bulunmuş ise de, imzanın davacıya ait olduğunun davacı ve davalılar arasında yapılan yargılamalarda alınan raporlarda tespitinin yapıldığı, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, davalılardan ...'in savcılık beyanında borç miktarı konusunda "...den 17.000.TL Komisyon parası ve 3.500.TL elden vermiş olduğu para karşılığında senet aldığını ve senedi bu şekilde ..."a verdiğini beyan ettiği" iddia edilmiş ise de, Ceza Mahkemesinde ...'in alınan beyanında davacının 45.000 TL borçlu olduğunun beyan edildiği, ayrıca senedin ciro edilerek ...'a verildiği, ... 3. Kişi olması nedeniyle şahsi defilerin ... karşı ileri sürülemeyeceği, yapılan yargılamada dolandırıcılık olduğunun ispatlanamadığı, ...'ın kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle verilen kararın hukuka aykırı olmadığı, ... yönünden borç miktarının yazılı olarak ispatlanması gerektiği ancak yazılı olarak ispatlanamadığı, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.İİK'nun 72/4. maddesi; ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' şeklindedir. Dosyada tedbir kararı verilmediği ve teminatın yatırılmadığı görülmüş olup, bu duruma göre, 2004 Sayılı İİK'nun 72/4. maddesinde düzenlenen tazminat koşullarının somut olayda gerçekleşmediği ve Mahkemece, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. maddesi gereğince red kararı verilmesi gerekmesine rağmen, kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, dava açılmasının tek başına kötüniyet sayılmayacağı bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Açıklanan sebeplerle, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kötüniyet tazminatının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2019 tarih, 2018/93 E., 2019/897 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının davalılar aleyhine açtığı DAVANIN REDDİNE,3/a- Kötüniyet tazminat talebinin ayrı ayrı REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcın peşin alınan 768,49 TL'den mahsubu ile kalan 498,64 TL harcın talebi halinde davacı tarafa iadesine,4/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 66,70 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 188,00 TL'nin davalıdan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.