Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/156
2026/198
9 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/156
KARAR NO : 2026/198
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/09/2025
NUMARASI : 2025/1110 Esas - 2025/1104 Karar (Değişik İş)
DAVA: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP : İhtiyati hacze itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, itiraz edenini Karşıyaka İzmir adresinde olmasından dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, kredi kullandıran şubenin de Sakarya'da bulunduğunu, bu yönden de Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu; ihtiyati haciz kararının yetki sebebiyle kaldırılması gerektiğini; kaldı ki alacağın rehinle teminat altına alındığını, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiğini; ihtiyati haczin ancak rehinle temin edilmemiş alacaklar için istenebileceğini, bu nedenle de ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, o dosyadan tahsilat yapıldığını, alacaklının mükerrer tahsilat peşinde olduğunu, son olarak da teminatsız ihtiyati haciz verilemeyeceğin talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine ilişkin karar ile, "İhtiyati hacze itiraz halinde zorunlu olarak duruşma açılması gerektiğinden mahkememizce duruşma günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, itiraz eden vekili duruşmayı takip etmiştir. İtiraz edenin yetki yönünden itirazı incelendiğinde; ihtiyati hacizde İİK 50 madde gereğince genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği, her ne kadar borçlunun ikametgahı Karşıyaka olsa da , kredi veren şube Sakarya olsa da davacı bankanın genel merkezinin Ataşehir'de olduğu, buranın mahkememiz yargı sahası içinde kaldığı, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinin ihtilafsız olduğu; akdi ilişki ihtilafsız olduğundan dava konusu şey bir miktar para alacağı ise davacının ikametgahı mahkemesi de yetkili olacağı, TBK 89 madde gereğince mahkememizin bu nedenle yetkili olduğu, Her ne kadar kredi sözleşmesi için ipotek verilmişse de bankanın İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığı, bu dosyada bir kısım tahsilatın sağlandığı, 01/07/2025 tarihi itibarıyla kalan bakiye borcun 6.395.787,44 TL olduğu; mahkememizden ihtiyati haczin 28/08/2025 tarihinde yani 6.395.787,44 TL olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten kalan borç ortaya çıktıktan sonra ihtiyati haciz istendiği; böylece ipotek bedeli üzerinde kalan kısım için ihtiyati haciz istendiği, artık ortada rehin varken istenen bir ihtiyati hacizden bahsedilemeyeceği, mükerrer tahsil amacından bahsedilemeyeceği, alacaklı bankanın 5230 sayılı yasanın 11.maddesindeki düzenleme gereğince teminattan muaf olduğu, kamu bankası olduğu, teminat alınmasına bu sebeple gerek bulunmadığı da nazara alınarak, itiraz edenin, itirazları yerinde görülmeyerek reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz bakımından İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmişse de ihtiyati haciz kararı için aranan yasal şartların oluşmadığını, davalı üzerinden mükerrer ve fazladan tahsilat yapılmaya çalışıldığını, teminatsız olarak verilen ihtiyati haciz kararı hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması istemidir.Mahkemenin ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine itirazın reddine karar verilmiş, bu karara karşı itiraz eden vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati hacze yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı, mükerrer takip yapılıp yapılmadığı, teminata hükmedilmemesinin hatalı olup olmadığı noktalarındadır. Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir."şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. ve 7. maddelerinde; genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, 14. maddesinde ise şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiş olup, ihtiyati haciz isteyenin alacağı, para alacağı olmakla 6098 sayılı TBK'nın 89/1. Maddesi gereği ifa yeri, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olup, 6100 sayılı HMK 10. Maddesi gereği de sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri mahkemesi de yetkilidir . Somut olayda ihtiyati haciz talep eden banka tarafından Sakarya Ticari şubesi ile ... arasında imzalanan 26.10.2023 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığı, ...'un 26.10.2023 tarihli genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı bankanın merkezinin Ümraniye olmasına göre genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yetki itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 586/1. Maddesinde; Kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olmasının gerektiği düzenlenmiştir. İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse, müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır. Rehin paraya çevrilip alacağı karşılamaması halinde karşılanamayan (açık kalan) alacak kesimi için haciz veya iflas takibi yapabilir. (Baki Kuru İcra iflah Hukuku el kitabı ikinci baskı sayfa 986)Somut olayda, İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına ibraz edilen ipotek belgeleri incelendiğinde, ipotek veren dava dışı ...'ın kendi kefaletleri ve asıl borçlu ...'un kullanacağı krediler için ipotek tesis edildiği, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu kefil ...'un kefaletinin teminatı olarak verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl borç için ipotek teminatı verilmesinin müteselsil kefil olan karşı taraf için ihtiyati haciz talebinde bulunulmasına engel olmayacaktır. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından hesap kat edilerek kredi borcu kefil yönünden muaccel hale gelmiş ve ihtiyati haciz şartları gerçekleşmiştir. Bu sebeple borçlu kefilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Borçlu vekilinin ihtiyati haciz isteyen ... Bankasının teminattan muaf olmadığı, bu sebeple teminat alınmadan ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine yönelik istinafı yönünden yapılan değerlendirmede: 6741 sayılı Yasa'nın 8/2. Maddesi ile, Şirket ve ... ile Şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar (...) her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaf tutulmuş ise de, ihtiyati haciz isteyen bankanın, Şirket(... ... Anonim Şirketi) tarafından kurulan bir şirket olmadığı gibi bir alt fon da olmadığı gibi uyuşmazlık konusu madde hükmünde ifade edilen taşınmazlardan da kaynaklanmamaktadır(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2019 tarih, 2018/3173 Esas, 2019/912 Karar). ... ... A.Ş. 'nin ayrı bir tüzel kişiliğinin olması ve talep eden bankanın teminattan muaf olduğuna dair 6741 sayılı yasada açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle talepte bulunan bankanın yargı harçlarından ve teminattan muaf olması söz konusu değildir. Bu sebeple, itiraz eden borçlu vekilinin alacaklının sıfatı sebebiyle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki istinaf sebebinin kabulüne karar verilmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının teminata ilişkin bölümü dışında usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, teminata ilişkin bölümünün ise hatalı değerlendirme sonucu verildiği anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf talebinin kabulüne HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, itirazın kabulü ile İİK.259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ İLE; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.10.2025 tarih ve 2025/1110 D.İş - 2025/1104 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin itirazının teminat yönünden KABULÜNE, diğer itirazlarının reddine,
3-İhtiyati haciz talebinin KABULÜ İLE; 5.056.941,17 TL alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül eden 758.541,17 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince kabulü ile borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İHTİYATEN HACZİNE,
3-İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haczin verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,
4-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın yetkili İcra Müdürlüğünce infaz edilmesine,
5-Alacaklı tarafından yapılan 1.013,90 TL ihtiyati haciz harcı ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.629,30- TL yargılama giderinin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere şimdilik adı geçen borçludan tahsili ile alacaklıya verilmesine,
6-İhtiyati haciz isteyen yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 9.500,00 TL maktu avukatlık ücretinin aleyhine ihtiyati haciz talep olunandan alınarak ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
7-İstinaf aşamasına ilişkin olarak;
a-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara iadesine,
b-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 1.683,10 TL ile dosya masrafı/ tebligat gideri 255,00 TL, toplam 1.938,10 TL yargılama giderinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene ödenmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.