mahkeme 2025/1899 E. 2025/2099 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1899

Karar No

2025/2099

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1899
KARAR NO : 2025/2099
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 09/10/2025
NUMARASI : 2025/1191 D.İş - 2025/1343 Karar
TALEP: İhtiyati Tedbir (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025
Taraflar arasında görülen değişik iş neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde Müvekkili ... ile ...arasında kayın akrabalık ilişkisi bulunmakta olduğunu, Aynı zamanda müvekkili ile ...güven ve dostluğa dayalı yakın bir ilişki mevcut olduğunu, Siti Farida Bt Abdul Gopar Anw, 2023 yılı Şubat ayında Hatay’da meydana gelen deprem sonrasında bölgenin yeniden imarına katkı sağlamak ve yatırım amacıyla gayrimenkul edinme iradesini ortaya koyduğunu, bu kapsamda Hatay ilinde taşınmaz satın alınması ve üzerine yapı inşası için müvekkiline 06.08.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı noterlik marifetiyle temsil yetkisi verdiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazların edinilmesi ve gerekli hukuki işlemlerin yürütülmesi hususunda yetkilendirildiği vekâletname uyarınca, Hatay İli, Antakya İlçesi, Serinyol Mahallesi, Akıncılar Caddesi’nde kain, ... ada, 5 parsel numaralı taşınmaz, gönderilen satış bedeli karşılığında, Müvekkili tarafından ...dan, ...adına satın alındığını, akabinde, taşınmaz üzerinde yapı inşasına başlanabilmesi amacıyla ...tarafından Müvekkili banka hesabına ek ödemeler gönderildiğini, Ne var ki, 2024 yılı Ağustos ayı içerisinde, söz konusu ödemelerin yatırıldığı Müvekkilinin T.C. ... Bankası Defne/Hatay Şubesi’ne ait ... ve ... numaralı hesaplarına, karşı taraf kuruluşun talebi üzerine müvekkiline ait mevduat hesabına herhangi bir mahkeme kararı, ihtiyati tedbir kararı veya yetkili idari merciler tarafından tesis edilmiş bir işlem bulunmaksızın, hukuki dayanağı açıklanmayan şekilde bloke işlemi uygulandığını, Ancak, bloke işleminin tesis edilmesinden bugüne kadar müvekkili aleyhine herhangi bir dava açılmadığı gibi, yasal takip yahut icra takibi de başlatılmadığını, Bu itibarla, yalnızca şüpheye dayalı olarak uygulanan bloke, makul sürenin çok üzerinde devam ettirildiğini, bahse konu bloke işlemine istinaden, 13.12.2024 tarihinde müvekkili adına vekil sıfatıyla ... Bankası Genel Müdürlüğü’ne yazılı müracaatta bulunulmuş ve söz konusu blokenin hangi gerekçeye dayandığının açıklanması ile buna ilişkin bilgi ve belgelerin taraflarına iletilmesi talep edildiğini, cevaben, ... Bankası Genel Müdürlüğü’nün 16.12.2024 tarihli ve 9871-254100 sayılı yazısı ile, “Müşteri hakkında 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 19/A maddesi uyarınca işlem tesis edildiğini, İnceleme sonuçlanıncaya kadar herhangi bir işleme izin verilmesi uygun bulunmamaktadır” şeklinde taraflarına 19.12.2024 tarihinde kargo yoluyla tebliğ edildiğini, müvekkilinin banka hareketlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, ... tarafından yürütülen incelemenin makul süre içerisinde tamamlanarak blokenin kaldırılması beklentisi doğduğunu, Ne var ki, üzerinden iki ay geçmiş olmasına rağmen bloke kaldırılmamış, bunun üzerine bu defa Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’na hitaben 24.02.2025 tarihinde yazılı bir başvuru yapıldığını, Anılan dilekçede, Kurul nezdinde sürdürülen incelemenin ivedilikle sonuçlandırılarak müvekkili adına kayıtlı hesap üzerindeki blokenin kaldırılması talep edildiğini, Söz konusu dilekçelerinde PTT aracılığıyla “...” takip numarası ile Kurula gönderildiğini, Mali Suçları Araştırma Kurulu’na yapılan başvurularının üzerine, 27.02.2024 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından E-...-... sayılı cevabi yazı taraflarına iletildiğini, Söz konusu yazıda özetle; Kurul’un Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı idari bir yapı olduğu, görev ve yetkilerinin 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 231. maddesinde düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. maddesi uyarınca malvarlığı değerlerine el koyma yetkisinin adli mercilere ait olduğu, bu hususun ayrıca 5549 sayılı Kanun’un 17. maddesinde de belirtildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, aynı Kanun’un 22. maddesi gereği Başkanlık nezdinde yürütülen iş ve işlemlere dair herhangi bir açıklama yapılmasının yasaklandığı bildirildiğini, Bu gelişme üzerine, Müvekkili ... tarafından ... Bankası Defne/Hatay Şubesi Müdürlüğü’ne hitaben bir dilekçe verildiğini, müvekkili adına kayıtlı ... ve ... numaralı hesaplara ... incelemesi neticesinde konulan blokenin kaldırıldığı kanaatinde olunduğu belirtilmiş; ancak banka yetkililerince şifahen verilen yanıtta hesaplara ayrıca “fraud blokesi” uygulandığı bilgisi paylaşıldığını, Yapılan başvurulara rağmen herhangi bir sonuç alınamayınca, 30.04.2025 tarihinde müvekkil adına vekil sıfatıyla yeniden ... Bankası Genel Müdürlüğü’ne müracaat edildiğini, Bu başvuruda özetle; muhtemelen ilgili kredi kartı kuruluşunun talebi üzerine müvekkilinin mevduat hesabına “fraud blokesi” konulduğu, bloke uygulanmasından bu yana müvekkili aleyhine herhangi bir dava açılmadığı veya hukuki takip başlatılmadığı, yalnızca şüpheye dayalı olarak konulan bu tedbirin makul süreyi çoktan aştığı belirtildiğini, Ayrıca, müvekkili ... Bankası nezdindeki hesabı üzerindeki blokenin derhal kaldırılması, müvekkilinin tasarruf hakkını serbestçe kullanabilmesinin sağlanması talep edilmiş; aksi halde Bankacılık Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca sorumlu banka yetkilileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı ve uğranılacak maddi ve manevi zararların tazmini için tüm yasal yollara başvurulacağı ihtaren bildirildiğini, 30.04.2025 tarihli başvurularına rağmen ... Bankası tarafından yalnızca müvekkili ...’a 22.05.2025 tarihinde kısa mesaj yoluyla “Bildiriminiz ile ilgili inceleme süreci devam etmektedir, sonuçlandığında tarafınıza bilgi verilecektir” şeklinde dönüş yapıldığını; ancak aradan yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen söz konusu bloke halen kaldırılmamış ve müvekkilinin mülkiyet ve tasarruf hakkına yönelik hukuka aykırı müdahale devam ettiğini, Yalnızca şüpheye dayalı olarak tesis edilen ve makul süreyi çoktan aşan bu kısıtlamanın, müvekkilinin Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ağır ihlali niteliğinde olduğunu, müvekkilinin telafisi güç ve imkansız zararlara uğramaması için ihtiyati tedbir kararının verilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkili ...’ın ... Bankası nezdindeki hesaplarına hukuki hiçbir gerekçe ve yargı kararı bulunmaksızın konulan bloke işlemi, müvekkilinin mülkiyet ve tasarruf hakkını ağır biçimde ihlal ettiğiği, Bu keyfî uygulama neticesinde müvekkilinin; gerek sosyal ve aile hayatında gerekse ticari ve mesleki faaliyetlerinde ciddi mağduriyetler yaşamış, ekonomik düzeni bozulmuş ve iş hayatı sekteye uğradığını, 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddeleri, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi, Anayasa’nın 35. maddesi ve AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca; müvekkilinin mülkiyet hakkının korunması ve telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla, karşı taraf Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Anonim Şirketi uhdesinde bulunan müvekkili ...'a ait ... ve ... numaralı mevduat hesaplarına takip süreci sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin tasarruf hakkının korunması için mevduat hesabında bulunan paranın üçüncü kişiler tarafından çekilmesinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesinii talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda "... Mahkememizce Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası A.Ş.yyazı yazılarak ...'ın (TCKN: ...) T.C. ... Bankası Defne/Hatay Şubesi’ne ait ... ve ... numaralı hesaplarına ... tarafından tedbir konulmasına ilişkin yazısı olup olmadığı, varsa buna ilişkin yazının tarihi ve banka tarafından hesaplara bloke konulma tarihi ayrıca bloke konulan hesaplardaki paranın miktarının mahkememize bildirilmesi istenmiş, bankadan gelen 08/10/2025 tarihli yazı cevabında; 20/09/2024 tarihli erteleme talebine 27/09/2024 tarihinde E-50540097-020-32852 sayılı yazı ile ertelenmesi kararı, 04/10/2024 tarihli erteleme talebine 15/10/2024 tarihinde E-... sayılı yazı ile ertelenmesi kararı, 21/02/2025 tarihli erteleme talebine ise 28/02/2025 tarihli E-50540097-020-6526 sayılı yazı ile ertelenmeme kararı verildiği bildirilmiş olup; ertelenmeme kararından sonra ihtiyati tedbir talep eden mevduat hesaplarında dilediği işlemi yapması mümkün olup, hesap sahibi dışında 3. Şahıslar ancak bir Mahkeme kararı ile ya da icrai işlemler sonunda icra müdürlüğü kararıyla hesap üzerinde tasarruf hakkı doğar. Mahkemenin bunları tedbir yoluyla peşin peşin engellemesi mümkün değildir. Bu nedenle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyanın heyetçe görülmesi gerekirken dosyanın tek hakim tarafından karara bağlanmasının usul yönünden sakat olduğunu, mahkeme, ihtiyati tedbir talebini değerlendirirken yalnızca ... nezdindeki işlem erteleme kararının kaldırıldığı olgusuna dayandığını ancak dosyada yer alan en temel delil olan ... Bankası’nın 08.10.2025 tarihli müzekkere cevabını yüzeysel biçimde ele aldığını, ek olarak mahkemece gönderilen 25.09.2025 tarihli müzekkere ile istenilen bilgilerin bir çoğu 08.10.2025 tarihli müzekkere cevabında mahkemeye bildirilmemiş yalnızca genel bir bilgilendirme yapıldığını, bu bakımdan tekiden yeni bir müzekkere yazılması gerekirken eksik bilgi içeren müzekkere cevabına dayanılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, bloke işleminin hukuki dayanak, ölçülülük ve orantılılıktan yoksun olduğunu, tedbir şartlarının somut olayda gerçekleştiğini, istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1191 D.İş numaralı dosyasında verilen 09.10.2025 tarihli değişik iş kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep, mevduat hesabında bulunan paranın üçüncü kişiler tarafından çekilmesinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesine ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde 18/6/2014 tarihinde 6545 sayılı Yasa'nın 45 maddesi ile değişiklik yapılmıştır. Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri kurulan yerlerde, bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacağı ve konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değerinin 2025 yılı itibariyle 2.280.000,00 TL'nin üzerinde olduğu dava işler ile dava değerine bakılmaksızın, şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe karar verileceği, heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin de heyet tarafından incelenip karara bağlanacağı düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında; ihtiyati tedbir talebine konu banka hesapları üzerinde tesis edilen bloke tutarı 4.044.657,79 TL'dir. Konusu parayla ölçülebilen davalarda asliye ticaret mahkemesi heyetinin görevinin belirlenmesindeki parasal sınırın 2025 yılı için 2.280.000 TL olduğu dikkate alındığında eldeki uyuşmazlığa konu ihtiyati tedbir talebinin heyetçe görülmesi gereken bir talep niteliğinde olduğu anlaşılmakla tedbir talebinin tek hakim tarafından karara bağlanması doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bir karar vermek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılmak üzere kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim