mahkeme 2024/988 E. 2024/1523 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/988

Karar No

2024/1523

Karar Tarihi

24 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/988
KARAR NO: 2024/1523
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/02/2024
NUMARASI: 2023/188 Esas - 2024/83 Karar
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut 05.07.2012 tarihli sözleşme ile davacı ... tarafından, taraflarca belirtilen miktarda ham madde satışı taahhüt edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından müvekkile satışı yapılan ürünlerden Ağustos 2014'ten itibaren gönderilen ürünün kalitesi alıcı müvekkil şirketin üretim taleplerine uygun gönderilmediğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkil şirket, üretimin kalitesiyle ilgili problem olması halinde satıcıya (davacıya) bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, satış konusu ürünlerde yer alan ayıplar defaatle davacıya elektronik yazışma, telefon ve iki taraflı görüşmeler sırasında bildirildiğini, karşı taraf ise kalitesiz ve ayıplı ürünler göndermeye devam ettiğini, müvekkil şirket tarafından ürünlerin kalitesiz olması nedeni ile ödeme yapılmayacağı hususu karşı tarafa belirtilmiş olmasına rağmen karşı tarafça Azerbaycan 2 No'lu Bakü İktisadi İdari Mahkemesinde 2-2(82)-62/2018 Dosya Numarası ile 121.436,49 Euro bedelli 28.02.2015 vade tarihli senet uyarınca vadesinde ödenmeyen 121.436,49 Euro'nun tahsili talebi ile müvekkilimize karşı dava açıldığını, Azerbaycan 2 No'lu Bakü İktisadi- İdari Mahkemesi 2-2(82)-62/2018 Dosya numaralı kararında; "Azerbaycan Mahkemesi tarafından yapılan incelemede karşı taraf olan ... şirketi, sözleşme konusu ürünlerin kalite incelemesi yapılması adına numune ürünleri bilirkişi incelemesi için hazır bulundurmaktan imtina etmiştir. Karşı taraf sözleşme konusu ürünleri sözleşmeye uygun olarak müvekkil şirkete teslim ettiğini ispat edememiş ve Azerbaycan Mahkemesince kendisine karşı tanıma ve tenfiz isteminde bulunduğumuz ... şirketinin taleplerinin reddine karar verilmiştir. " yabancı Mahkeme kararında; davalı ... tarafından alım satım sonucunda Ocak 2015'den bugüne kadar ödenmediği iddia olunan 121.436,40 Euro borç tutarının ...'e ödenmesinin talep edildiği, davalı karşı davacı ... tarafından ise, davacı karşı davalı ... şirketi tarafından gönderilen satım konusu malların kalitesiz çıktığı ve üretim talebini karşılamadığı, davacı karşı davalı ...'e bu hususun bildirildiği, bu sebeple davalı karşı davacı ... şirketinin maddi ve manevi zarara uğradığı, ve bu zararını talep ettiği, Azerbaycan Kanunlarına göre, borcunu yerine getirmeyen borçlunun alacaklıya verdiği zararı tazminle yükümlü olduğu, satıcının, alıcıya kalitesi alım satım sözleşmesine uygun bir ürün sağlamakla yükümlü olduğu, Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde davacı karşı davalı "..." şirketinin ilgili dönemde ürettiği hammaddelerin numunelerini bilirkişiye sunması ve bu hammaddelerin kalitesini teyit eden gerekli güvenilir kanıtlarla talebini Mahkeme önünde kanıtlaması gerekirken davacı karşı davalı "..." şirketi bilirkişi incelemesi süresince materyalleri sunmamış olduğu, davacı karşı davalı "..." şirketinin davasının asılsız olduğu tespitleri ile davacı " ... Kimya Tekstil Ürünleri Ticaret A.Ş."'nin davalı "... Ltd" aleyhine açmış olduğu "ödenmemiş borç tutarının davalıdan tahsiline" ilişkin talepli davanın reddine karar verildiğini, aleyhine tanıma ve tenfiz talebinde bulundukları "..." şirketinin davasının reddine ilişkin Azerbaycan Mahkeme kararı kesinleşmiş olmakla buna ilişkin kesinleşme şerhinin apostilli ve noter onaylı Türkçe tercümesi dilekçe ekinde sunulduğunu, karşı taraf, müvekkil aleyhine Azerbaycan Mahkemesinde dava açtıktan ve bu davanın reddine karar verildikten sonra sebebi, konusu ve tarafları aynı olan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/734 E. Dosya numarası ile alacak davası açıldığını, bu dava derdest olup yargılaması devam ettiğini, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/734 E. dosyasında taraflarınca kesin hüküm itirazında bulunulduğunu, Azerbaycan Mahkeme kararının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi için ilamın Türkiye'de tanınması ve tenfizi gerekmekte olduğunu, Azerbaycan 2 No'lu Bakü İktisadi-İdari Mahkemesinin 10.08.2018 tarih ve 2-2(82)-62/2018 numaralı kararının Türkiye'de geçerli olabilmesi için Mahkememizce tanınmasına ve tenfizini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Aynı Yasanın 53.maddesine göre ise tenfiz dilekçesine, yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ve İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekir. Yabancı mahkeme ilamlarının tenfiz koşulları 5718 Sayılı Yasanın 54.maddesinde, tanıma koşulları ise aynı yasanın 58.maddelerinde düzenlenmiştir. 5718 sayılı Yasanın 54.maddesine göre yabancı mahkeme kararının tenfizi için,Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması ,hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması gerekir. Aynı yasanın 58.maddesine göre de,yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Mahkememizce Adalet Bakanlığı Hukuk ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığına yazılan teskereye cevap verildiği, 23/08/2023 tarihli cevabi yazı ile; ''... İlgi yazı ile görülmekte olan bir dava sebebiyle, Türkiye ile Azerbaycan arasında adli yardım ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinde düzenlenen teminattan muafiyet, 54/a maddesinde düzenlenen mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin hukukî veya fiilî mütekabiliyet bulunup bulunmadığı hususlarında bilgi verilmesi talep edilmektedir. Türkiye ile Azerbaycan arasında 2002 tarihli "Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Hukukî ve Ticarî Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması" bulunmakta, mezkur Anlaşma'nın 13'üncü maddesinde; "Bir ... Tarafın vatandaşları, diğer ... Tarafın adli makamlan önündeki işlemlerinden dolayi salt yabancı olmaları veya diğer ... Taraf ülkesinde ikametgahları bulunmamasından ötürü teminat akçesi vermekle yükümlü tutulmayacaklardır." hükmü yer almaktadır. Ayrıca anılan Sözleşme'de tenfizin usul ve esasları düzenlendiği..." bildirilmiş olup, yazı cevabına göre somut olayda fiili karşılıklılığın sağlandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ve sunulan tüm delillere göre; Türk Kamu düzenine aykırı olmayan, usulen kesinleşmiş ve icra edilebilir nitelikteki yabancı mahkeme kararının MÖHUK. 50 ve devamı maddesindeki koşulları taşıdığı anlaşılmakla davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 28.02.2015 vade tarihli senet davalı şirket tarafından ödenmemiş ve davacı aleyhine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/734 E. Sayılı dosya ile dava ikame edilmiş olup halen yargılamaya devam edildiğini, davacının söz konusu davanın açılmasının üzerinden 3 yıl geçtikten sonra mezkur davayı ikame ederek Azerbaycan 2 No'lu Bakü İdari Ekonomik Mahkemesinde 2-2(82)-62/2018 Dosya Numaralı kararın tanıma ve tenfizini talep ettiğini ancak davacının İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına kararın kesinleşme şerhini dahi sunamadığını, çok zaman sonra bir şekilde temin edilmiş olacak ki işbu davanın ikame edildiğini, lakin davalıya Azerbaycan 2 no'lu bakü idari ekonomik mahkemesinden herhangi bir karar tebliğ edilmediğini, dolayısıyla söz konusu kararın kesinleşmesinin mümkün olmadığını, MÖHUK madde 59'a göre; "Yabancı ilâmın kesin hüküm veya kesin delil etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder." denilmekte olup ancak ortada gerçek anlamda kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından tebligatların ve kararın nasıl kesinleştiğinin de kontrol edilmesi gerekirken davacının sunmuş olduğu belgelere istinaden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilebilmesi için gerekli koşulların bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından başvurulması üzerine Azerbaycan 2 nolu Bakü İdari İktisat Mahkemesi tarafından 2-2(82)-62/2018 sayılı karar verilmiştir. Davacı tarafça, davaya konu yabancı mahkeme kararının kesin hüküm ve kesin delil kabul edilebilmesi için kararın Türkiyede tanınmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle söz konusu yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun(MÖHUK) hükümlerinin uygulanması gerekir. MÖHUK'un 58. maddesi, yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz, şeklinde düzenlenmiştir. MÖHUK'un 53. Maddesine göre, tanıma ve tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekir. MÖHUK'un 58. Maddesinin atfıyla tanıma davasında da uygulanan 54. Maddesine göre de, tanıma kararı verilebilmesi için ilâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması; hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması; o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması, gerekir. Somut olayda, davalı gerçek anlamda kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını ve kendisine kararın tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ise de, Bakü Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/11/2022 tarihli yazısında kararın kesinleştiği belirtilmiş olup davalının bu iddiası yerinde görülmemiştir. Davalı tarafça ilk derece mahkemesince tebligatların ve kararın nasıl kesinleştiğinin kontrol edilmesi gerektiği iddiası da, Bakü Asliye Ticaret Mahkemesince kesinleşmenin geçersiz sayıldığına ilişkin bir iddia ve ispat bulunmadığından dinlenebilir değildir. Davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması ve kamu düzenine aykırı bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim