mahkeme 2024/765 E. 2024/751 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/765
2024/751
17 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/765
KARAR NO: 2024/751
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2024 (Değişik İş Karar)
NUMARASI: 2024/158 D.İş - 2024/162 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP: İhtiyati haciz talep eden dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın taşıma işleri komisyonculuğu işi ile uğraşmakta olduğunu, gönderici taraftan taşıma işini aldıktan sonra taşıma işiyle uğraşan başka bir firmaya taşıma işini vermekte olduğunu, somut olayda ise müvekkili firma ile ... Sanayi Ticaret Ve Limited Şirketi arasında 22.02.2024 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığını, navlun bedeli olarak 6400 USD kararlaştırıldığını, karşı yanın müvekkil firma adına kestiği 6700 USD değerindeki faturanın ekte sunulduğunu, karşı yanın yükleme için başka bir firmayla anlaşmış, alt firma yüklemeyi gerçekleştirmiş akabinde ödeme de yapmayıp ortadan kaybolduğunu, ne müvekkilinin ne de diğer firmanın davalı yana ulaşamadığını ve ödeme alamadıklarını, alt firmanın yüklediği yük ile kaldığını, müvekkili tarafından 23.02.2024 tarihinde ...tan 2500 USD, ... Bankasından ise 3500 USD olmak üzere toplam 6000 USD 23.02.2024 tarihinde karşı yanın hesabına aktarıldığını, gelinen noktada müvekkilin davalıya olan ticari güveninden dolayı sözleşmeden doğan tüm borcunu öderken; karşı yan üstlendiği edimini yerine getirmediğini, müvekkil firma tarafından ödeme yapıldıktan sonra karşı yan ile hiçbir şekilde iletişime geçilemediğini, karşı yanın üstlendiği taşıma işini de yerine getirmediğini beyanla, alacakları için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi takdirde ise mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Talep, İİK'nun 257 maddesi gereğince ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK'nun 257 vd. maddeleri gereğince para borcu alacaklısı rehinle temin edilmemiş bir alacağı için borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacaklarını haczettilebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmemekte olup, mahkemenin alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterlidir (İİK'nun 258/1- gerçeğe benzerlik karinesi). Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi gereğince taşıma işinin ifa edilip edilmediği, davaya konu faturaya dayalı hizmetin yerine getirilip getirilmediği hususunun yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle alacağın varlığı ve muaccel hale geldiğinin belirsiz olduğu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından talep eden vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın taşıma işleri komisyonculuğu işi ile uğraştığını, gönderici taraftan taşıma işini aldıktan sonra taşıma işiyle uğraşan başka bir firmaya taşıma işini vermekte olduğunu, somut olayda ise müvekkili firma ile ... Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi arasında 22/02/2024 tarihli taşıma sözleşmesinin imzalandığını, navlun bedeli olarak 6.400 USD kararlaştırıldığını, karşı tarafın müvekkili firma adına kestiği 6700 USD değerindeki faturanın dosyaya sunulduğunu, karşı tarafın yükleme için başka bir firmayla anlaştığını, alt firmanın yüklemeyi gerçekleştirdiğini akabinde ödeme de yapmayıp ortadan kaybolduğunu, ne müvekkili ne de diğer firmanın davalı tarafa ulaşamadığını, ödeme de alamadığını, alt firmanın yüklediği yük ile kaldığını, müvekkili tarafından 23/02/2024 tarihinde ...'tan 2500 USD, ... Bankası'ndan ise 3500 USD olmak üzere toplam 6000 USD, 23/02/2024 tarihinde karşı tarafın hesabına aktarıldığını, gelinen noktada müvekkili davalıya olan ticari güveninden dolayı sözleşmeden doğan tüm borcunu öderken, karşı tarafın üstlendiği edimi yerine getirmediğini, müvekkili firma tarafından ödeme yapıldıktan sonra karşı taraf ile hiçbir şekilde iletişime geçilemediğini, karşı tarafın üstlendiği taşıma işini de yerine getirmediğini, karşı tarafın adeta ortadan kaybolduğunu, müvekkili firmanın yaptığı ödeme ile karşı tarafın haksız yere zenginleştiğini, müvekkili firmanın karşı tarafa ulaşamaması üzerine çevresinde ... Sanayi Ticaret Ve Limited Şirketi hakkında araştırma yaptığını, firmanın birçok firmayla taşıma işini almak üzere anlaştığını, aynı şekilde ödeme yapıldıktan sonra ortadan kaybolduklarını, taşıma işini gerçekleştirmediklerini, dolandırıcı olduklarının öğrenildiğini, karşı taraf hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili ile aynı durumda olan diğer firma yetkililerinden alınmış durumu anlatır imzalı beyan yazıların da ekte sunulduğunu, aynı mağduriyeti yaşayan diğer firmaların da suç duyurusunda bulunduğunu, bu dosyalardan birinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/62638 soruşturma numaralı dosyası olduğunu, karşı tarafın banka hesaplarını boşaltmaya başladığının da haricen öğrenildiğini, görüldüğü üzere açıkça piyasayı dolandırmak üzere kurulan ve boş firma olan karşı taraf hakkında sundukları sözleşme, fatura, dekont ve beyan yazıları doğrultusunda yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden bahisle ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararı son derece yersiz olduğunu, hizmetin yerine getirilip getirilmediğini anlamak için yargılamayı beklemek zaten mağdur olan müvekkilinin mağduriyetini artırmaktan başka bir şey olmadığını, tüm bu sebeplerle faturaya dayalı hizmetin yerine getirilmediğine, alacaklarının varlığına ve muaccel olduğuna dair İİK m.257 gereğince yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabulü ile ihtiyati haciz istemlerinin reddi kararının kaldırılması gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde ihtiyati haciz taleplerinin reddini içeren kararın kaldırılmasını, alacakları için karşı tarafın borcunu karşılayabilecek derecede taşınır,taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, görüşün aksi takdirde olması halinde ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep; İİK'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur.Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden, taşıma işleri komisyonculuğu işi ile uğraştığını, gönderici taraftan taşıma işini aldıktan sonra taşıma işiyle uğraşan başka bir firmaya taşıma işini verdiğini, karşı taraf ile arasında 22.02.2024 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığını, navlun bedeli olarak 6400 USD kararlaştırıldığını, karşı yanın yükleme için başka bir firmayla anlaştığını, alt firmanın yüklemeyi gerçekleştirdiğini, akabinde ödeme de yapmayıp ortadan kaybolduğunu, alt firmanın yüklediği yük ile kaldığını, karşı yana 23.02.2024 tarihinde ...'tan 2500 USD, ... Bankası'ndan ise 3500 USD olmak üzere toplam 6000 USD 23.02.2024 tarihinde gönderildiğini, yaptığı ödeme ile karşı yan haksız yere zenginleştiğini belirterek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İhtiyati haciz talep eden tarafça delil olarak karşı tarafça düzenlenmiş fatura, her iki taraf şirketi kaşe imzasını içerir taşıma sözleşmesi, davacı tarafça yapılan ödemeye ilişkin dekontlar delil olarak sunulmuştur. Dosyaya sunulan evraklardan; taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu anlaşılmakla birlikte taşımanın yapılıp yapılmadığı anlaşılmamaktadır. Bu durumda varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.17/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.