mahkeme 2024/694 E. 2024/748 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/694

Karar No

2024/748

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/694
KARAR NO: 2024/748
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/168 Esas (Ara karar)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;Müvekkil, ... A.Ş.'nin 200.000,00 TL tutarındaki sermayesini temsil eden paylarının %13,125'ine tekabül eden 26.250 adet hissenin sahibi olduğunu, ...'un yönetim kurulu başkanı ile aynı oranda paya sahip olduğunu, söz konusu şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... olduğunu, Çağrı ilanında belirtilen tarih ve yerde toplantı gerçekleştirilmiş olup, bu toplantıda alınmış olan gündemin "Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu'nun okunması ve müzakeresi" başlıklı 2 numaralı, "Finansal Tabloların Okunarak Onaylanması" başlıklı 3 numaralı ve "Şirket sermayesinin 200.000,00 TL (İkiYüzBin TL) den, 3.900.000,00 TL (ÜçMilyonDokuzYüzBin TL) ye çıkarılması ile ilgili şirket ana sözleşmesinin Sermaye başlıklı 6. Maddesi tadilinin görüşülmesi" başlıklı 7 Numaralı maddelerine karşı tarafımızca olumsuz oy kullanılarak muhalefet şerhi tutanağa geçirildiğini, ayrıca söz konusu muhalefet şerhleri toplantı başkanlığına elden teslim edildiğini, davalı şirket yönetimi tarafından Şirket ile gereği gibi ilgilenilmemekte ve faaliyet yıllarından uzun zaman sonra genel kurul toplantıları gerçekleştirilerek, faaliyet dönemi içerisinde gerçekleşen olaylardan ortakların zamanında ve verimli bir şekilde haberdar olması engellenmekte olduğunu, bu durum aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanma amacına da aykırılık göstermekte olduğunu, ancak davalı şirket yönetimi tarafından 20 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında işbu taleplerimize karşılık olarak verilen cevap kağıdında gündemin 7. Maddesini oluşturan sermayenin artışına ilişkin sorularımıza gündem maddesinin henüz görüşülmediği ileri sürülerek bilgi vermekten kaçınılmış ve devamı sorularımız için de Şirketin finansal tablolarına nasıl ulaştıklarını sorgulamak suretiyle kaçamak cevaplarla yersiz ithamlarda bulunulduğunu, buna göre davalı şirketin faaliyet raporu ve bilançosundan da anlaşıldığı üzere, 2022 yılı faaliyet dönemi sonucunda Şirketin özkaynakları 18.751,27 TL olarak açıklandığını, şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin toplamı ile bu özkaynak tutarının oranlanması neticesinde, yukarıda açıklanmış olan kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince Şirketin sermayesinin her halde karşılıksız kaldığı ve böylelikle Şirketin münfesih hale geldiğini, dava konusu Şirketler'de olduğu gibi bazı durumlarda şirket içi menfaat çatışmaları artarak pay sahipleri veya yöneticilerin kendi menfaatlerini şirket menfaatinin önünde tutma ihtimalleri gündeme gelmekte olduğunu, Sayın Mahkemenin de şayet yönetici kayyum talebimizi kabul etmez ise denetim kayyum taleplerinin sayılan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle kabul etmesi gerektiğini, davaIı Şirket'in 20.11.2023 günü saat 14:00'da yapılan 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 2, 3 ve 7 nolu kararların iptaline, İşbu kararların TTK m. 449 uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına, Şirket finansal tabloları gerçeğe aykırı olduğundan Şirket bilançosunun teyit edilmesine ilişkin olarak envanterinin çıkarılması için bilirkişi incelemesi yapılmasının karar verilmesine, bu halde şirket kötü yönetildiği, zarara uğratıldığı için şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmasına; bu talebimizin kabul edilmemesi halinde şirkete, denetim kayyımı atanmasına, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 20/03/2024 tarihli ara kararda, "..davacı yanca, davalı şirketin 20/11/2023 tarihinde yapılan şirket olağan genel kurulunda alınan ve dava konusu yapılan 2. 3. ve 7. maddedeki kararların iptali ve yürütmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik olarak eldeki dava açılmış olup, HMK'nın 390/3.maddesi gereğince davacı yanın yaklaşık olarak ispata elverişli deliller sunması gerektiği, dosyaya sunulan bilgi belgelere göre istemin yaklaşık olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından bu aşamada dava konusu ilgili genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması için yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşıldığından somut olayda ihtiyati tedbir koşulları oluşmamış olup davacının bu talebinin reddine...," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yürütmesinin durdurulmasını talep etmiş oldukları genel kurul kararlarından birisinin sermayenin artışına ilişkin olduğunu, nitekim mevcut sermayenin neredeyse 20 katı olacak şekilde sermayenin nakden artırılması, müvekkilinin de içerisinde bulunduğu azınlık pay sahiplerinin, azınlık olmalarından kaynaklanan haklarını kullanmasını engellediğini ve müvekkilinin sahip olduğu sermayenin şirket sermayesi içerisinde erimesine neden olduğunu, bu doğrultuda Mahkeme'nin de belirttiği üzere ihtiyati tedbir şartlarından birinin, mevcut durumun değişmesi halinde bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veyahut imkansız hale gelmesi olduğunu, dolayısıyla Mahkemenin belirttiğinin aksine sermayenin artırılması ile Müvekkili azınlık haklarından mahrum kalacağından dava konusu olayda ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olduğunu, öte yandan davalı şirket yönetimi, davalı şirketin son durumundan bihaber olarak hareket ettiğini ve pay sahiplerine gerçeğe aykırı bilgiler sunarak pay sahipleri yanıltılmaya çalıştığını, nitekim davalı şirketin faaliyet raporu ve bilançosundan da anlaşıldığı üzere, 2022 yılı faaliyet dönemi sonucunda Şirketin özkaynakları 18.751,27 TL olarak açıklandığını, şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin toplamı ile bu özkaynak tutarının oranlanması neticesinde, Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesinin 2. fıkrası gereğince Şirketin sermayesinin her halde karşılıksız kaldığını ve böylelikle şirketin münfesih hale geldiğini, böyle bir durum karşısında Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesi gereğince Şirket tarafından gerekli önlemler alınmak üzere derhal genel kurul toplantıya çağrılmalı ve sermayenin üçte biri ile yetinme, yani sermayenin azaltılıp zararın bünye dışına atılması veyahut sermayenin tamamlanması önlemlerinden birinin alınması gerektiğini, aksi takdirde şirketin sona ereceğini, bu husus karşısında şirket yönetimi tarafından basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle TTK. 376/2 Maddesi uyarınca her türlü tedbirleri almak için bilgilendirme yapması, rapor oluşturması ve genel kurulu derhal bu konu özelinde toplantıya çağırması gerekirken 2022 faaliyet döneminin bitmesinin üzerinden uzun zaman geçirmiş olmakla birlikte faaliyet raporunun 5.3. kısmında Şirket sermayesinin karşılıksız kalmadığı şeklinde bilgi verildiğini, keza Şirket bilançosu içerisinde yer alan 12.674.179,36 TL tutarındaki stokların varlığının doğruluğu şimdiye kadar hiç kanıtlanmamış, bu hususta herhangi bir bilgi de verilmemiş olduğundan şirketin borca batıklığını, sermayesinin karşılıksız kalması hususunu önleyecek malvarlığının bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla birlikte, davalı tarafça pay sahiplerine gerçeğe aykırı bilgiler verildiğini, nitekim şirket kayıtlarında mevcut olduğu belirtilen stokların gerçekten var olup olmadığı hakkında herhangi bir bilgi verilmediği gibi, tüm bu stok miktarına rağmen Şirketin karlılığında ve faaliyetlerinde herhangi bir iyileşmenin olmaması Şirket tarafından pay sahiplerine gerçeğe aykırı bilgiler verildiğine yönelik iddialarını desteklediğini, açıklanan nedenlerle davalı Şirketin stok affından yararlanmasına ilişkin mükellefi olduğu Marmara Kurumlar Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak ilgili evrakların celbine karar verilmesine, yapılacak inceleme neticesinde istinaf başvurularının kabulüne, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/168 Esas sayılı, 20.03.2024 tarihli tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, nihayetinde dava konusu genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, şirket genel kurul kararının iptali davasında Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) 449.maddesi uyarınca, 20.11.2023 günü yapılan 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 2, 3 ve 7 nolu kararların yürütülmesinin durdurulması istemine ilişkindir. TTK'nın 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. İlk derece mahkemesince 6102 sayılı TTK'nın 449 maddesi gereğince davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin yazılı görüşü alınarak, değerlendirme yapılmış, 20.03.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.6100 Sayılı HMK 389 /(2) Maddesi uyarınca " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerine yer verilmiştir. Dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında tüm payların katılımı ve temsilinin sağlandığı, genel kurul toplantısının 2. maddesinin yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakeresine ilişkin olduğu, 3. maddesinin finansal tabloların okunarak onaylanmasına ilişkin olduğu, 7. maddesinin şirket sermayesinin 200.000,00 TL den 3.900.000,00 TL ye çıkarılması ile ilgili şirket ana sözleşmesinin Sermaye başlıklı 6. Maddesi tadilinin görüşülmesine ilişkin olduğu, 2. maddede davacı vekilinin özel denetçi talebinin 86.250 olumlu oya karşılık 113.750 olumsuz oy nedeniyle reddine karar verildiği, 3 ve 7. Maddelerin ... olumsuz oya karşılık 113750 olumlu oyla oy çokluğu ile kabul edildiği, davacı vekilinin kararlara karşı muhalefet şerhi yazdırdığı görülmektedir. Somut olayda iptal istemine konu olan genel kurul kararları yönünden tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği konusunda bu aşamada bir kanaat verici bir delil bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçüsünde bir kanaat oluşmadığı gözetildiğinde mahkemece davaya konu genel kurul kararının 2,3 ve 7. maddelerinin icrasını geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur . HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim