mahkeme 2024/574 E. 2024/747 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/574

Karar No

2024/747

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/574
KARAR NO: 2024/747
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/07/2023
NUMARASI: 2021/186 Esas - 2023/534 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/05/2024
Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalının amcası ...’ı ABD/New Jersey’de yaşadığı yıllarda tanıdığı, bu süreçte dostluğa dayalı olarak aralarında alacak-borç ilişkisinin olduğunu, bu bağlamda müvekkilinin ...’a 200.000 Usd borç para verdiğini, bir kısmın ödendiğini, ...’ın kalan 185.000 Usd borcuna karşılık olarak annesi ... ve yeğeni davalı ... tarafından keşide edilmiş toplam 4 adet çek verdiğini, ancak çeklerin ABD’de karşılıksız çıktığını, bu çeklerden davalının keşide etmiş olduğu çekin bedelinin tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu çekin hırsızlanmak suretiyle edinildiğini, hakkında ceza davasının bulunduğunu, taraflar arasında herhangi bir temel ilişkinin olmadığını, ayrıca çekin ABD bankasına ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "...Davacı yabancı çek fotokopisine dayanmakta olup davalı taraf bu çekin kendisi tarafından imzalandığını ancak davacıya yönelik düzenlemediğini, davacının bir şekilde ele geçirdiğini ve üzerini doldurduğunu iddia etmektedir. Davacı ile davalı arasında bir takım ceza davaları bulunmakta olup ancak ceza yargılamalarında davalı, çekin davacı tarafından çalındığını ispat edememiştir. Boş olarak imzalayarak çek veren sonucuna katlanır. Bu sebep ile söz konusu bu çek elinde olsa davanın kabulüne karar verilebilirdi. Fakat çek aslının davacı tarafından sunamamış olup bu yönde verilen süreler içerisinde ibraz edememiştir. Davacı talebini çek fotokopisine dayandırmaktadır. Oysa hak sahibinin belge aslını ibraz etmesi zorunludur. İbraz edemediği çeke dayalı herhangi bir alacağa hükmedilemez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının elinde belge vardır. Fotokopidir. Alacağını ispat edememiştir. Bu kötü niyetli sayılmasına yetmez. Kötü niyetli olduğunu davalıca ispat edilememiştir. Fotokopi üzerindeki belge imza davalının kabulü vardır bu nedenle davanın reddine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine"karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle tıpkı Türkiye'de olduğu gibi, hamili tarafından tahsil için bankaya ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çekin aslı banka tarafından alınarak, çek hamiline karşılıksız kaşeli olarak çekin tasdikli sureti verildiğini, takip ve dava konusu çekin aslının Amerika'daki banka tarafından ibraz sırasında alınarak ve ayrıca müvekkilinden karşılıksız çıkan çek sebebiyle tasdikli suret için servis hizmet ücreti ödenmek zorunda kalınarak, tasdikli suret alındığını, bu işlemin başka bir şekli olmadığını, takip ve dava konusu çekin, fotokopi değil, tasdikli evrak ve çek aslı olduğunu, Mahkemenin kasasında 5 adet zarf içinde bankaca tasdikli çek aslı ve sair delillerinin bulunduğunu, çeki ibraz edene verilen tasdikli suret, evrak aslı olup, kambiyo niteliğine haiz olduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı istinafa konu kararın esastan bozulmasını ve kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin “davanın reddine” ilişkin kararın, davacı tarafça hiçbir zaman alacak iddiasına konu belgelerin aslı dosyaya sunulamadığından hukuka uygun olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının elinde hiçbir zaman çek aslı bulunmamasına rağmen işbu takibi ve davayı açtığını, yargılama aşamalarında da çek aslı sunmak için sürekli süre aldığını ve fakat çek aslını dosyaya sunmadığını, dahası gelinen aşamada mahkemeye sunduğu “fotokopi” kağıtlar için halen “çek asılları dava dosyasında mevcut” diyerek yerel mahkemeyi ve sayın daireyi aldatmaya çalıştığından, İİK uyarınca kötü niyet tazminatının şartlarının oluştuğunu, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu “şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine” kararının bozularak davacının takibe konu tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda hükmedilen vekalet ücretinin icra takip tutarı olan 70.000 Usd üzerinden karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek hesaplanması gerekmekteyken, takip tarihindeki TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla karşı istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin “kötü niyet tazminatı talebinin reddine” yönelik kararı ile vekalet ücretine ilişkin kararının bozulmasına davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve 70.000-USD’nin karar tarihi itibariyle TL kuru üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın reddine kararı verilmiş, bu karara karşı süresi içerisinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacının takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında 70.000 USD bedelli muhatap ... New Jersey banka hesabına düzenlenmiş çek nedeniyle 70.000 USD asıl alacak, 7.000 USD %10 çek tazminatı, 5.206,85 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.206,86 USD'nin tahsili istemiyle 03.03.2014 tarihinde ilamsız icra takibi yapılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Dava, icra takibine konu edilen 82.206,86 USD'nın takip tarihindeki TL karşılığı olan 181.677,14 TL üzerinden açılmış olup, mahkemece dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılarak bulunacak miktar üzerinden eksik harç ikmal edilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun harç ve gider avansının ödenmesi başlıklı 120. Maddesi "Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir" şeklinde düzenlenmiştir. Yine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28.maddesinde " Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 32. Maddesi ise "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır." şeklindedir. Dolayısıyla dava harçları yatırılmamış bir dava dosyasında yargılamaya devam olunamaz. Somut olayda mahkemece eksik harç ikmal edilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Esas yönünden ise dava konusu çekin muhatabının ... New Jersey olduğu gözetildiğinde, bu çek nedeniyle yer bakımından yabancılık unsuru bulunmaktadır. Yabancılık unsuru bulunan bu tür davalarda uyuşmazlığın çözülmesinde, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun (MÖHUK) 1 ve 2. maddeleri hükümleri uyarınca uygulanacak hukuku, hakim,Türk Kanunlar ihtilafları kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re'sen saptayacak ve gerektiğinde yetkili yabancı hukukun muhtevasını tespitinde tarafların yardımını isteyebilecektir (Yargıtay 11 HD, 05.06.1990 tarih, 1990/3552-1990/4774 E.K sayılı ilamı). Yabancı unsur bulunan bu uyusmazlıkta, oncelikle uyusmazlığa konu olan ödeme taahhüdü belgesinin (çekin) şeklen geçerli olup olmadığı tespiti bakımından, 6102 sayılı TTK’da yer alan çekin şekline uygulanacak hukuku gosteren özel kanunlar ihtilafı kuralı olan 6102 sayılı TTK m. 820’den hareketle yetkili hukukun tespit edilmesi yoluna gidilmesi gerekir. TTK'nın 820.maddesinde çeke ait borçlanmaların şeklinin, bu borçlanmaların imza edilmiş olduğu ülkenin hukukuna göre belirleneceği, bununla beraber ödeme yeri hukukunun öngördüğü şekle uyulmasının yeterli olduğu, TTK'nın 767. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının da uygulanacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 767/3.maddesinde bir Türk'ün, yabancı ülkede poliçeyle borçlanması, Türk hukukunun gösterdiği şekle uygun bulunduğu takdirde Türkiye’de başka bir Türk'e karşı geçerli olacağı hükmü mevcuttur.Bu hükme göre tarafları Türk olan ve Türkiye'de takip konusu yapılan bir çek, imza yeri hukuku veya ödeme yeri hukukuna göre şeklen geçersiz dahi olsa şayet Türk hukukunun çekler bakımından aradığı şekil şartlarını taşıyorsa, Türk hukuku bakımından geçerli kabul edilmektedir. Dosya kapsamına alınan uluslararası özel hukuk öğretim görevlisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda icra takibine konu edilen çek üzerinde bulunan “refer to maker” ibaresinin banka tarafından ödeme yapılmadığı hallerde kullanılan bir ifade olduğu , dava konusu senedin ABD hukukuna göre kambiyo senedi niteliğini taşıdığı belirtilmiş olup, aslı gibidir şerhi bulunan çekin Türk hukukuna göre de şeklen TTK'nın 780.maddesinde yazılı unsurları içerdiği görülmektedir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise temelde, icra takibine konulan çek nedeniyle alacak talebinde bulunulup bulunmayacağı noktasındadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 224/1. Maddesine göre yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin Türkiye'de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk Konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin yabancı resmî belgelerin tasdiki ile ilgili hükümleri saklıdır" düzenlemesine yer verilmiştir. Noterlik Kanununun 195. maddesinde "Yabancı memleketlerde usulü uyarınca yapılan noterlik işlemlerinin altındaki o memleketin yetkili merciinin imza ve mühürü, konsolos tarafından onanır. Özel kanun hükümleri saklıdır." şeklindeki hükme göre yabancı bir ülkede, o ülkenin yetkili makamı tarafından düzenlenen resmi belgelerin Türkiye'de bu vasfı taşıması için belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk Konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. Yabancı kaynaklı belge veya kararların diğer ülkede geçerliliği konusunda dış temsilciliklerce onaylama şartını kaldırmak üzere 05/10/1961 tarihinde "Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Hakkındaki La Haye Sözleşmesi" imzalanmıştır.Bu sözleşmeye göre taraf ülkelerde alınan karar ve belgelerin diğer ülkede geçerli olması için kullanılacak ülke temsilciliğinin onayına gerek olmadan sadece belge veya kararın düzenleyen ülkenin yetkili makamının tasdik ettiği "..." şerhinin verilmesi yeterli olacaktır. Bu şerh ile evrakın gerçek ve doğru olduğu uluslararası alanda kullanılabileceği belirtilmektedir. Somut olayda icra dosyasına sunulan aslı gibidir şerhli çek üzerinde apostil şerhi bulunmasa da New Jersey noteri ve New York Başkonsolosluğunun onayının bulunduğu , bu haliyle çekin ilamsız icra takibine konu olabileceği açıktır. İcra takibine konu edilen çekin bankaya ibraz edildiği, çekteki imzanın davalı tarafından inkar edilmediği de dikkate alındığında davacının kambiyo senedi vasfına haiz çek nedeniyle alacaklı olduğunu kanıtladığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Diğer yandan davaya konu edilen icra takibinde çek tazminatı ve işlemiş faiz talep edilmiştir. Çek tazminatı TTK’nın 783/3 maddesinde “Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10’unu ödemekle yükümlü olduktan başka, çek hamilin çekin ödenmemesinden uğradığı zararı da tazmin eder.” şeklinde düzenlenmiştir. Kambiyo vasfını yitirmemiş bir çekin genel haciz yoluyla icra takibine konu edilmesi takip dayanağı belgenin kambiyo vasfına halel getirmeyeceğinden somut olayda çek bedelinin %10'u olan 7.000 USD çek tazminatına hükmedilmesi gerekir. İşlemiş faiz talebi yönünden ise takip tarihine kadar olan faiz ile ilgili olarak 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca Devlet bankalarının USD cinsinden para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının Devlet bankalarından sorularak ödenen en yüksek faiz oranının tespiti ile buna göre yapılacak faiz hesaplaması sonucu işlemiş faiz hakkında bir karar verilmesi gerekir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının işaret edilen hususlarda kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kaldırma sebebine göre bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, 4-İstinaf başvurusu bu aşamada incelenmediğinden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde kendisine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim