mahkeme 2024/338 E. 2024/1522 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/338
2024/1522
24 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/338
KARAR NO:2024/1522
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/11/2023
NUMARASI:2021/494 Esas - 2023/788 Karar
DAVA:Alacak ve Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/10/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında Balıkesir ile Çanakkale ili için ayrı ayrı 2020-2021 sezonu Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri imzalandığını, müvekkilinin, davalı ile ... sezonu başlamadan, 2021 yılı Ağustos ayında akdetmiş olduğu iki ayrı Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ile davalının ... sezonuna ait ticari paketlerini Balıkesir ve Çanakkale illeri sınırları içerisinde potansiyel ticari üyelere satışı ve pazarlama hakkına sahip olduğunu, Sözleşmeler gereği, müvekkilinin davalıdan 2020-2021 sezonunda Balıkesir ve havalisi için 5.600.000,00TL ödeme suretiyle 392 adet ticari paketin satış ve pazarlama hakkını, Çanakkale ve havalisi için 3.400.000,00TL ödemek suretiyle 250 adet ticari paketin satış ve pazarlama hakkını satın aldığını, yani müvekkilinin 2020-2021 futbol sezonunda Türkiye Süper Lig, TFF 1. Lig, UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçlarının Balıkesir ve Çanakkale illerinde bulunan potansiyel ticari üyelere satışı ve pazarlama hakkı için davalı ... A.Ş. İle toplam 642 abone adedi karşılığı 9.000.000,00TL bedel ile anlaşmaya vardığını, pandemi nedeniyle 16/11/2021 de alınan resmi kapatma kararı ile, Liglerin başlamasının 8. haftası itibariyle müvekkilinin Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ile satış ve pazarlama yapacağı ticari işletmeler olan alkollü restaurantlar, cafeler, barlar, nargile cafeler başta olmak üzere bu nevi ticari toplu futbol maçı gösterimi yapan işletmelerin tamamının kapatılmasına karar verildiğini, anılan kapatma kararı sezon sonuna kadar devam ettiğini, bu ticari işletmelerin sezon sonuna kadar açılamadığını, müvekkilinin davalıdan satış ve pazarlama yetkisini satın aldığı toplam ticari paket sayısının 642 adet olduğunu, pandemi nedeniyle zikretmiş olduğu resmi kapatma tarihi olan 16/11/2021 itibariyle müvekkilinin satışını yaptığı toplam ticari paket sayısı ise 344 adet olduğunu, bu 344 adet ticari paketin 313 adeti kapanma kapsamına giren özel ticari işletmeler olan alkollü restaurantlar, cafeler, barlar, nargile cafeler vesaire yapıldığını, kalan 31 adet ticari paketin ise kapanma kapsamında olmayan kamu kurumları ile diğer mekanlara yapıldığını, kapatma kararı ile müvekkilinin satış hakkını aldığı ticari paketlerin yeni ticari abonelere satış şansının kalmadığını, anılan paketlerin neredeyse yarısının müvekkilinin elinde kaldığını, davalının yaşanan mağduriyetin giderileceğini söylediğini, ancak verdiği sözleri yerine getirmediğini, davalının tek taraflı hazırlamış olduğu EK Protokolü müvekkiline dayattığını, müvekkilinin davalıya verdiği çeklerin tedavüle çıkartılması tehlikesi ve gerekse müvekkilinin davalıya verdiği kesin teminat mektubu nedeniyle ek protokolü mecburen imzaladığını, bu protokole dayanarak müvekkilinden 2.318.000,00TL tahsil ettiğini, müvekkilinin toplam ödemesi gereken bedelin 1.259.073,00TL olması gerekirken, davalının müvekkilinden bu bedelin üzerinde bedel tahsil ettiğini, müvekkilinin ek protokolü Balıkesir ... Noterliğinin 24/05/2021 Tarih, ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesih ettiğini, müvekkili ile davalı arasında “Balıkesir ve havalisi ile Çanakkale ve havalisi için ayrı ayrı akdedilen 2020-2021 sezonu Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri'nin 4.1.9. maddesinde “...bayi tarafından satın alınan Ticari Paketler sadece işbu Sözleşme süresi içindeki sezona tekabül eden Türkiye Süper Lig, I. Lig, UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçları için geçerlidir...” şeklindeki düzenlemeyle, potansiyel ticari üyelere davalı tarafından satışı ve pazarlaması yapılacak ligler tek tek sayıldığını, buna göre TFF 1.Futbol Ligi maçlarının da 2020-2021 sezonunda Balıkesir ve havalisi ile Çanakkale ve havalisinde ticari abonelere satış ve pazarlama hakkı müvekkili davacıya verildiğini, hal böyleyken davalının, anılan sözleşmenin imzalanmasının üzerinden henüz bir hafta dahi geçmeden, TFF 1. Lig maçlarının yayın haklarını, şifresiz şekilde yayın yapan TRT'ye de sattığını, bu nedenlerle müvekkili ile davalı arasında ayrı ayrı akdedilen “Balıkesir ve havalisi ile Çanakkale ve havalisi için 2020-2021 sezonu Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri ile davacının müzayaka halinde imzalamak zorunda kaldığı “Ek Protokol” başlıklı sözleşmelerin, davacı tarafından Balıkesir .... Noterliği'nin 24 Mayıs 2021 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenlerle (sözleşmeye aykırılık, mücbir sebep, davalının kusuru v.d.) feshedildiğini, davalının davacıdan fazladan tahsil ettiğini beyanla, bu fazladan tahsil edilen bedelin tam tespiti ile şimdilik, 1.000.000,00TL'lik kısmının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, Sözleşmenin 4.1 9. maddesi gereği 2020-2021 sezonu TFF 1. Lig maçlarının ticari satış hakkının müvekkil davacıya verilmiş olmasına rağmen, davalının bu maddeyi ihlal ederek TFF 1. Lig maçlarının yayın haklarını şifresiz şekilde yayın yapan TRT'ye satması üzerine davacının yaşamış olduğu abone kayıpları nedeniyle uğramış olduğu zararların gerçek değerinin tespit edilerek, sözleşmenin feshi tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının elinde tuttuğu ...bank ... Şubesinden alınmış 07.09.2020 tarih ve ... numaralı teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 2016 yılından bu yana Müvekkili Şirket ile her yıl yenilenerek imzalanan "Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmesi (Sözleşme)" uyarınca Müvekkili Şirket'in ticari bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, son olarak taraflar arasında Ağustos 2020 tarihinde imzalanan iki adet "Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ile ...'ün 2020 2021 futbol sezonuna ait ticari paketlerini "Çanakkale ve Balıkesir illeri sınırları" içerisinde potansiyel ticari üyelere satma ve pazarlama hakkını satın aldığını ve Müvekkili Şirketin bayisi olarak 2020/2021 sezonunda ticari bayilik faaliyetlerine devam ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kurulan ilişkinin bayilik ilişkisi olduğunu, davacı işbu ticari bayilik ilişkisi kapsamında teklif sunarak müvekkili şirketten satın aldığı paketlerin abonelere satışını gerçekleştirdiğini, taraflar arasında imzalanan Sözleşme hükümleri uyarınca Davacının kendı nam ve hesabına hareket eden, kendi rizikosu kendisine ait olmak üzere, kendi nam ve hesabına potansiyel sorumluluğu altında satın aldığı ... paket ve/veya yayın içerik paketleri'nin satış, pazarlamasını yaparak ve mevcut üyelere teknik servis hizmeti vererek kendi adına menfaat sağlayan bir tacir olduğunu ve kendi ve işlemlerinin ticari riskini üstlendiğini, Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'nde ve müvekkili şirketin ticari bayilik yapısında yer alan "yeniden satış" kurgusunda, müvekkili şirketin özellikle bayinin ...'ten satın aldığı paketlerin yeniden satışını çekleştirememesi durumunda bu satılamayan ticari paketleri tazmin etmek gibi bir yükümlülüğü olmadığını, davacının ticari paket kota alımı için yaptığı sözleşme bedeli karşılığında Balıkesir ve Çanakkale ili bölgelerinde başka bir bayinin aktif satış rekabeti ile karşılaşmaksızın istediği fiyattan bu ticari paketleri satma hakkına sahip olduğunu, sözleşmede davacı bayinin ticari paket bedellerini müvekkili şirkete ödeme yükümlülüğü, bu ticari paketleri nihai kullanıcılara (ticari üyelere) tamamen veya kısmen satışı ya da bu satışların tahsilat performansı şartlarına bağlanmadığını, bu nedenle, futbol sezonunun başında 8. haftada (pandemi nedeniyle) ticari mekanların kapanması sebebiyle ticari paketleri satamaması ve bu sebeple de zarara uğradığı iddiasının taraflar arasındaki sözleşmeye göre hukuki dayanaktan yoksun olup hiçbir anlam ifade etmediğini, davacının Rekabet Kurumu'nun ilgili soruşturma raporunda belirtilen "...'ün ticari riski bayilere yüklemiş olduğu" hususuna sanki bir ihlal gibi iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının basiretli bir tacir olduğunu, davacının 2016 / 2017 futbol sezonundan bu yana Balıkesir, Çanakkale, İzmir illerinde müvekkili şirketin ticari üyelere münhasır olarak satışını ve pazarlamasını yaptığını, uzun yıllar davalının ticari bayiliğini satın alan davacının müvekkili şirketin bayilik yapısını çok iyi bilmekte olduğu ve basiretli bir tacir olarak bunca yıldan beri teklif usulü ile kendisi talepte bulunarak söz konusu ticari ilişkinin içinde yer aldığını, basiretli tacir sayılan davacı basiretli iş adamından beklenen dikkat ve özene uygun davranmadan müvekkili şirket ile sözleşme akdettiğini, işbu basiretsiz davranışının sonuçlarını haksızca müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığını, davacının davaya konu tüm iş ve işlemlerinin rizikosu kendisine ait olduğunu, huzurdaki davanın yegane dayanağı olan pandemi nedeniyle ticari işletmelerin kapatılmasının, sözleşme imza anında basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davacı tarafından öngörülemez bir durum olmadığını, 16.03.2020 tarihinde 81 İl Valiliğine gönderilen Coronavirus Tedbirleri Konulu Ek Bir Genelge ile '81 ilde, tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu, nişan düğün salonu çalgılı/müzikli lokanta kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kir bahçesi nargile salonu, nargile kafe, internet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları, her türlü kapalı çocuk oyun alanları (AVM ve lokanta içindekiler dahil), çay bahçesi, dernek lokalleri, hunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca lonu, SPA ve spor merkezlerinin kapatıldığını, pandeminin gidişatının kimse tarafından öngörülemediği, bu süreci 2019/2020 sezonunda yaşayan ve basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne uygun hareket eden ... Şirket bayilerinin 2020/2021 futbol sezonu için durumu basiretli tacir olarak değerlendirmiş ve söz konusu ticari riskleri göze alarak müvekkili şirkete, yüklenebilecekleri risk oranında teklif verip bayilik satın almak isteyen bayiler olduğu gibi söz konusu riski kaldıramayacağını ön gören bayiler 2020/2021 sezonunda bayilik kotası satın almayarak ... Şirket bayiliğinden çekildiğini, davacının kendi basiretsizliğinin sonuçlarını müvekkili şirkete yüklemeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu, mücbir sebep şartlarının oluşmadığını, taraflar arasında imzalı 2020/2021 ticari sezonuna ait Sözleşme'nin 9.2. ... Sebep başlıklı maddesinde mücbir sebep sayılacak haller açıkça ortaya konduğunu, pandeminin etkilerinin öngörülebilir olduğunu, davacının bir önceki sözleşme döneminden tecrübe ettiği pandemi etkilerinin yeni sözleşme döneminde basiretlı bir tacir olarak değerlendirerek pandeminin olumsuz etkisinden kendisini koruyabileceğini, sözleşme anında bayinin potansiyel satış yapabileceği mekanların kapanma riski mevcut ve herkes tarafından bilinebilir düzeyde olduğunu, davacının satış kotasını diğer potansiyel müşterileri oranında belirleyebilir ve daha az talepte bulunabileceğini, davacının yaşadığı kar kaybının tamamen kendi sorumluluğunda olduğunu, ticari işletmeler kapatılmış olsa da kapanma kapsamında olmayan davacının satış yapacağı diğer ticari satış kanallarının mevcudiyetini sürdürdüğünü, dava dilekçesinde, kapanma kapsamında olmayan 31 adet kamu kurumları ve diğer mekanlara satış yaptığını davacının beyan ettiğini, daha çok kar elde etme kaygısıyla ticari risk altına giren davacının kapanma kapsamında olmayan yerlere daha fazla satış yaparak kendi riskini en aza indirmesi mümkünken kolay yolu seçerek kendi basiretsizliğini davalı şirkete yüklemeye çalıştığını, satış yapabiliyor olmasının kendi işini doğrudan etkilenmediğini gösterdiğini, davacının iş kolu için mücbir sebep olan dava dilekçesinde atıf yaptığı 29.01.2021 tarih ve 31375 sayılı Resmi Gazete'de yer alan İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici Süreliğine faaliyetlerine tamamen ara verilmesine/faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükellefler itibarıyla mücbir sebep hali ilan edilmesine ilişkin düzenleme Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)'ndan: vergi usul kanunu genel tebliği olduğunu ve yalnızca bahsi geçen vergi mükellefleri için vergı borçlarına ilişkin yükümlükleri açısından mücbir sebep hali kabul edildiğini, TRT'ye yayın hakkı devrinin sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğini, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkili şirketin, davacıya işbu Sözleşme süresi içindeki sezona tekabül eden Türkiye Süper Lig. 1. Lig, UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçlarını sağlamayı taahhüt dip tamamen yerine getirdiğini, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin elinde bulundurduğu yayın haklarını başka yayıncıya satmasını yasaklayan hiçbir hüküm taraflar arasında imzalı sözleşmede mevcut olmadığını, kaldı ki TFF 1. Lig maçlarının TRT'ye verilmesinin, davacının ticari paket içeriğine halel getirmediğini, davacıya sağlanan ticari paket içeriği gereği maçlar ... ile birlikte eş zamanlı olarak yayınlandığını, Sözleşme'nin Tanımlar başlıklı madde 2'de Müvekkili Şirketin, ticari paketin içeriğini ve kapsamını tek taraflı olarak değiştirme hak ve yetkisine sahip olup, bayilerine ticari paketin içeriğini değiştirmeyeceğini, ticari paketin içeriğinin sözleşme imzalanma anı ile hep aynı kapsam ve içerik ile sunacağını taahhüt etmediğini, Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'nde tanımlanan bölge ile o bölgede bulunan futbol kulüplerinin performansı arasında sözleşmesel açıdan bir bağlantı bulunmadığını, davacının tacir olduğunu ve Türk Ticaret Kanunu ve diğer mevzuatın tacirlere yüklediği tüm yükümlülüklere tabi olduğunu, 2016 yılından beri ayrışmalar barındıran Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'ni defalarca imzalayarak davalının münhasır bayisi olmayı kabul eden basiretli tacir bayinin Pandemi'nin Mart 2020 da patlak vermesinden sonra ise bir kez daha Ağustos 2020'de (iki adet) sözleşme imzaladığını, Ek Protokol'leri kabul ettiğini, davacının rızası hilafına bir sözleşme imzalandığı iddiasının kabul edilemez olduğunu, bir tacir için 9.000.000 TL bedelli bir ticari risk altına zorla sokulduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve Ek Protokoller'de yer alan hiçbir düzenleme kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğini, müvekkili şirketin pandemi şartları için bayilerine destek olduğunu, müvekkil Şirket bayilerinin Covid 19 nedeniyle mali olarak olumsuz etkilenebileceğinden, Ekim 2020'de Ek Protokol'ler imzalayarak bayilerine bir takım imkanlar oluşturduğunu, Ek Protokol ile müvekkili şirketin bir takım taahhütler altına girdiğini, bu kapsamda bayinin talebi halinde Pandemi'nin olumsuz mali sonuçlarına gidermeyi kabul ettiğini, 18 Kasım sonrası genelge ile kapalılık ve sokağa çıkma yasaklar sonucunda 2020/2021 futbol sezonunda ticari üye olan mekânların hizmet almadığı dönem için bayinin ticari yerlere indirim, peşin ödeyenler için iade, borcu olanlar için ödeme kolaylığı, kapalılık dönemindeki taksitlerin iptali veya yapılandırması, müvekkili şirketin de bu mekanların hizmet almadığı dönem için mekanların tavsiye edilen grup fiyatlarından bayi marjının düşerek ticari bayiye iade imkanı sağlaması, bayinin bir devlet kurumu tarafından yayınlanan genelge ya da karar sebebi ile 2020-2021 sezonu boyunca hiç açılmayan mekanlara satamadığı kotayı müvekkili şirkete yine o mekânın ticari grubunun tavsiye liste fiyatı üzerinden bayi marjinin düşülerek yapılan hesapla iade etmesi, bir önceki sezon üye olan ticari mekanların 2020-21 sezonunda yenilememesi sonucunda uğradığı güçlüğe destek olunması ve son olarak da müvekkil şirket tarafından ilgili bayiye ek kota sağlanması olduğunu, müvekkili şirketin Covid sebebi ile ticari abonelik tarafındaki zararı bayiye yüklediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının protokol gereği haklarını kullandığını, davacının 1.630.000 TL iade faturasının müvekkili tarafından kabul edildiğini, Müvekkilinin 2020/2021 futbol sezonunun ticari üyeliklerinin ticari üyelere söz konusu illerde münhasıran pazarlanması için davacıdan sadece 1.918.219,00TL sözleşme bedeli aldığını, müvekkil şirket tarafından sağlanan tüm bu desteklere rağmen, davacı tarafından ne oranda ticari üyelere iade yapıldığının bilindiğini, davacının zarar ettiğini iddia ettiği ticari üyelik iadelerine ilişkin tüm belge ve evrakın davacıdan sorulmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin bireysel üyelik satışlarında bir artış olmadığını, davacının iadesini talep ettiği ... Şubesi'nin 07.09.2020 tarih ve ... numaralı teminat mektubunun davacıya iade edildiğini, davacının bu talebinin konusuz kaldığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, ... Bayilik Sözleşmesinin davacı tarafça haklı neden ile fesih edildiği iddiası ile 1.000.000,00TL fazla ödemenin iadesi, 1.000,00 TL haksız rekabet nedeni ile tazminat ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Yargılama aşamasında davacını teminat mektubu iade edildiğinden bu talep yönünden dava konusuz kalmıştır. Taraflar arasında Ağustos 2020 döneminde 2020-2021 dönemi Lig maçlarının Balıkesir ve Çanakkale civarında yayın hakkının satış yetkisi için “Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmesi “ve buna bağlı olarak Ek sözleşme imzaladığı, sözleşme kapsamında bu 2 bölge ve civarı için toplamda 9.000.000,00TL tutarında bedel ödendiği, sözleşmelerin toplam 642 ticari aboneliği kapsadığı, ancak futbol sezonunun 8. haftasında 16.11.2020 tarihinde başlayan yeni kısıtlamalar nedeniyle, maçların izlenebileceği salon ve kafelerin idarece kapatıldığı, paketlerden yarısına yakın miktarının davacı elinde kaldığı, bu konuda davalının yetkili satıcılarıyla oluşan zararı azaltmak için ek sözleşmeler yaptığı ve davacı ile de EK Protokol imzalandığı, ek protokol ile, sezonun geçen sekiz haftasından geriye kalan haftalar için iade hakkı tanındığı, bu nedenle de kalan dönem için oranlama yapılarak hesaplama formülü bulunduğu, buna göre de davacının davalıya fatura keserek bir kısım ödemeleri geri aldığı, davacının böylece toplam 2.318.000,00 TL ödemiş olduğu, yani davalının aldığı ödemenin yaklaşık %'%'ini davacıya iade ettiği anlaşılmıştır. Sunulan son bilirkişi heyetince de tespit edildiği üzere davacının başkaca bir alacağı kalmadığı anlaşılmıştır. Dinlenen tanıklar, kapanma genelgesi ve valilik yazısı nazara alındığında, pandemi nedeniyle oluşan olumsuz ticari satışlar nedeniyle davacının satış miktarı düştüğü sabit olup, bu zararın davalı tarafça Ek Protokol ile giderildiği, bu nedenle davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının kalmadığı anlaşılmıştır. 1.Lig yayın haklarının TRT'ye devri nedeniyle davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve haksız rekabet ettiğinden davacının zarar ettiği iddia edilmiş ise de, bu konudaki zararın ıspatlanamadığı, bilirkişi tarafından da bir zarar tespit edilmediği, ilk bilirkişi raporunda; sözleşmenin tamamı kadar zarar oluşacağı gibi dayanaksız bir tespitin hukuka uyar yanı olmadığı, son bilirkişi heyetinin tespitinin yerinde olduğu, zaten aldığı ücretin %75'ini iade eden davalının, ücretle yayın hakkını aldığı maçları bir şekilde satıp zararını kapatmasının olağan ve hakkaniyetli olduğu, aksi halde bu kez davalının satış yapamadığı için zarar edeceği, bu yayın hakkının devri nedeniyle davacılın haksız rekabetinden bahsedilemeyeceği, bir taraftan ek protokollerle davacı gibi satıcıların yükünü üzerine alan davalının, bir taraftan bu yükü hafifletecek çözümler bulmasının haklı olduğu, bu nedenle tazminat isteminin yersiz olduğu yönünde oluşan vicdani kanaate göre davacının teminat mektubu iade talebi konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararına esas aldığı 23.10.2023 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin de, buna dayalı olarak kurulan hükmün de hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen Ek Protokol kapsamında davacının pandemi nedeniyle satamadığı ticari paketlerin "sezonun sekiz haftasından geriye kalan" haftalar için iade hakkı tanındığı, buna göre de müvekkil davacının davalıya fatura keserek bir kısım ödemleri geri aldığı, sunulan son bilirkişi heyetince de tespit edildiği üzere davacının başkaca alacağının kalmadığının anlaşıldığı yönünde hüküm kurduğunu, yargılamanın tüm aşamalarında davacının ek protokolü müzayaka halinde imzaladığını ve bilahare, müzayaka halinde imzalanan iş bu ek protokolün davacı tarafından feshedildiğini bildirdiğini, mahkemenin bu durumu gözetmeden, ek protokolün müzayaka halinde imzalandığı gerçeğini görmezden gelerek hüküm kurduğunu, bu durumunun hukuka aykırı olduğu, müzayaka halinde imzalanan ve bu nedenle feshedilen sözleşmeye dayanılarak hüküm kurulamayacağını, ticari işletmelerin bir kısmı ticari abonelik sözleşmesini sezonun hemen başında yaparken büyük bir çoğunluğu ise pey der pey, ilerleyen haftalarda (2.,3.4.,5. Hafta) ticari abonelik sözleşmesi yapmakta olup huzurdaki olayda da böyle olmuş, resmi kapanma kapsamında bulunan ticari abonelerin abonelikleri, kapatma kararının alındığı liglerin 8. Haftasına kadar farklı haftalarda ve farklı sayılarda gerçekleştiğini, kapanma kapsamında kalan 313 ticari abonenin hafta üzerinden kapanma tarihine kadar almış oldukları hizmetin bedeli, tavsiye edilen grup fiyatı üzerinden %17,5 düşülüp hesaplandığında 908.009,00-TL olduğunu, kapanma kapsamında kalmayan kamu kurumları ile diğer mekanlar toplamı olan toplam 31 adet ticari abone ise tam sezon abonelik almış olup, bu abonelerin aldığı tam sezon yayın hizmetinin bedeli ise, tavsiye edilen grup fiyatı üzerinden %17,5 düşülüp hesaplandığında 351.064,00-TL olduğunu, bu durum karşısında, davalının davacıdan yayın bedeli alacağının toplam 1.259.073-TL olduğunu, ancak davalı ... A.Ş. (...) Liglerin başladığı tarihten kapanma tarihi olan 16 Kasım 2021 tarihine kadar geçen 8 haftalık sürede; 'a) Yayın yasağı kapsamında olan ticari abonelik sözleşmesi imzalamış 313 adet ticari abonenin tamamının, bu ticari abonelerin sözleşmelerinin hangi tarihten başladığına, abonelerin kaç hafta boyunca fiilen yayın aldığına ve müvekkil davacıya kaç haftalık abonelik bedeli ödediğine bakmadan, sanki tüm bu aboneler 8 haftalık yayın bedelini müvekkile ödemiş gibi addederek 8 haftalık ücretin tamamını, b)Kapanma nedeniyle (mücbir sebep) müvekkil davacı tarafından satış ihtimali kalmayan, bu sebeple müvekkil davacının elinde kalan 298 adet hiç satılmamış ticari paketi sanki satılmış, 8 hafta fiilen yayın verilmiş ve bedelleri de müvekkil davacı tarafından tahsil edilmiş gibi addederek, kapanma nedeniyle hiçbir şekilde satılmamış ve müvekkil davalının elinde kalmış 298 adet ticari paket için de 8 haftalık yayın bedelinin tamamını müvekkil davacıdan tahsil etme yoluna gitmiş' olup bu şeklide davalı, haksız ve hukuka aykırı şekilde, davacıdan toplam 2.318.000-TL tahsil ettiğini, davacının ödemesi gereken toplam bedel 1.259.073-TL olması gerekirken, davalının davacıdan bu bedelin çok üzerinde bir bedeli tahsil ettiğini, hal böyleyken, davalının davacıdan fazla tahsilat yaptığı hususu görmezden gelinerek hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin dava konusu sözleşmenin davacıya ticari yayın paketlerinin "Balıkesir ve havalesi ile Çanakkale ve havalesinde" satışı hususunda münhasır yetki tanımadığı yönündeki değerlendirmesine katılmanın mümkün olmadığını, bir an için bu değerlendirmenin doğru olduğu kabul edilse dahi, bilirkişinin dayanmış olduğu 4.1.2 hükmünde yer alan "yeni satış kanalı oluşturabilme" ve "doğrudan satış yapabilme" ibarelerinin, davacının satış ve pazarlama yetkisine sahip olduğu ticari paketlerin, davalı tarafından ancak ve ancak "şifreli yayın yapma koşulu" ile satışının yapılması hakkını vereceğini taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ana konusunun, sözleşmenin ruhu, ticari yayın paketlerinin dijital ve şifreli şekilde satış ve pazarlanması olup, davalının sözleşme konusu ticari yayın paketlerini "Balıkesir ve havalesinde" "yeni bir satış kanalı oluşturarak" ve/veya "doğrudan satışı kendisi yaparak değil" şifresiz şekilde yayın yapan ... de ... ve ... maçlarını yayınlanmasına izin vererek, daha doğru bir tabirle anılan maçların yayın hakkını şifresiz şekilde yayın yapan ...'ye satarak sözleşmenin asli konusunu yani sözleşmenin ruhunu ihlal etmiş ve davacının zararına sebebiyet vermiş olup bu durumun TMK 2. Maddesinde hayat bulan dürüstlük kuralının "bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı" şeklindeki evrensel hukuk ilkesine aykırı olduğunu, bu durum karşısında, davacının, davalı şirketin hukuka aykırı davranışları nedeniyle zarara uğradığı ve davalı tarafın bu hukuka aykırı davranışlarının davacıya sözleşmeyi feshetme hakkı da dahil olmak üzere, zararın tazminini isteme hakkını verdiği yalın hukuksal gerçeğini görmezden gelmenin hukuk düzenimiz tarafından korunmayacağının aşikar olduğunu, bu sebeple davacının uğradığı zararın hesaplanması ve raporun dosyaya eksik ve hatasız biçimde sunulması gerekirken aksinin yapılmış olması ve mahkemenin bu eksikler giderilmeden hüküm kurmasının hatalı olup yapılması gereken şeyin, tüm deliller değerlendirilerek ve varsa eksikler giderilerek (sayın bilirkişi, raporda, ... ve ... kulüplerinin 2021-2022 futbol sezonunda kaç tane maçının ... kanalı tarafından şifresiz şekilde yayınlandığının ... den sorulması gerektiğini söylemektedir) davacının uğramış olduğu zararı tespit edecek şekilde rapor tanzimi olması gerekirken bu yapılmadan hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesi nedeniyle fazla ödemenin istirdatı ve tazminat davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasındaki ek protokollerin geçerli olup olmadığı ve davacının fazla ödemesi bulunup bulunmadığı ile TFF 1. lig maçlarının ...'ye satılması nedeniyle davacının zararının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 2020/2021 sezonu için Balıkesir bakımından 392 adet ticari paket; Çanakkale bakımından 250 ticari paketin ticari üyelere satılması için ayrı ayrı ticari paket yetkili satıcılık sözleşmesi imzalanmıştır.Daha sonra Covid 19 pandemisi nedeniyle İç İşleri Bakanlığınca yayımlanan tedbirler nedeniyle taraflar arasında Ek protokoller imzalanmıştır.Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Balıkesir ... Noterliğinin 24/05/2021 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, Balıkesir ve Çanakkale havalisi için ayrı ayrı imzalanan 2020/2021 "Ticari Paket Yetkili Satıcılık Sözleşmesi" ile buna bağlı "Ek Protokol" sözleşmelerini feshettiği ihbar ve ihtar edilmiştir. Davacı tarafça, Covid 19 Pandemisi nedeniyle ticari paket yetkili satıcılık sözleşmesi ile satış ve pazarlama yapılacak işletmeler olan alkollü restaurantlar, cafeler, barlar, nargile cafeler başta olmak üzere toplu futbol maçı gösterimi yapılacak işletmelerin tamamının kapatılmasına karar verilmesi nedeniyle satış yapma imkanının ortadan kalktığı, bu durumun etkilerini azaltmak amacıyla hazırlandığı söylenen Ek Protokollerin dayatıldığı, bu ek protokollerin müzayaka altında imzalandığını ve geçerli olmadığı, davalının ek protokole dayanarak fazla tahsilat yaptığı, ayrıca TFF 1. Lig maçlarını ...'ye satarak abone ve ciro kaybına neden olduğundan bahisle fazla ödemenin tahsiline ve zararının tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı tarafça ek protokollerin müzayaka halinde imzalandığı iddia edildiğinden öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 28/1. maddesine göre, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.Bu maddeye göre gabinden söz edilebilmesi için edim ile karşılık edim arasındaki oransızlık, gabine maruz kalanda aranılan hiffet, müzayaka veya tecrübesizlik hâli ve bu hâllerinin birinden istifade edilerek sözleşmenin meydana getirilmesi koşullarının mevcut olması gerekir.Müzayakadan bahsedilebilmesi için ise, mevcut ya da muhtemel kişisel yahut iktisadî bir zarar veya sıkıntıyı karşılamak için ölçüsüz bir fedakârlıkta bulunma hâli olarak tanımlanabilecek bu durumdan bahsedilebilmesi için, kişinin içinde bulunduğu zor durumdan kurtulabilmesinin tek çaresi sözleşmede öngörülen orantısız, ağır koşulları kabul etmek olmalıdır.Gabinin mevcudiyeti için, bu hâlin yarattığı ortamda kabul edilmek durumunda kalınan sözleşmede tarafların edimleri arasında eş değerlilik bulunmaması, nispetsiz derecede aşağı olan karşılık eda için bir eda taahhüt edilmesi veya aksine, ahzolunacak bir eda için orantısız derecede yüksek bir karşılık değer konulması gerekmektedir (Yargıtay HGK'nın 22/11/2018 Tarih, 2017/13-636 E. - 2018/1762 K. Sayılı kararı) Ayrıca gabinin söz konusu olabilmesi için ivazlar arasında açık bir nispetsizlik şeklindeki objektif unsur ile müzayaka veya tecrübesizlik hâli şeklindeki sübjektif unsurun birlikte gerçekleşmesi ve sömürme kastının bulunması gerekir.Davacı, 3. kişilere olan taahhütleri, davalıya verdiği çeklerin ciro edilmesi ihtimali ve davalıya verilen kesin teminat mektubunun bulunması nedenlerini müzayaka hali için sebep göstermiştir. Ancak, ticari paket yetkili satıcılık sözleşmelerinin 4.1.3 maddesinde bayinin Balıkesir İli için 392 adet Çanakkale İli için 250 adet ticari paketin ...ten satın alınarak ticari üyelere satışının yapılacağı, sözleşmenin 4.2.1 maddesinde de bayi tarafından ödemenin sözleşmenin 9.4.2 maddesi uyarınca bildirilecek vade tarihlerinde ödeneceği düzenlenmiş olup bu haliyle davacı bayi ticari paketleri kendi nam ve hesabına satın almış bulunmaktadır.Bu haliyle ek protokol ile yüklenilen edimler arasında aşırı bir nispetsizlikten bahsedilemeyecektir. Ayrıca, davacının müzayaka hali olarak öne sürdüğü bu hususların giderilmesinin tek çaresi olarak ek protokollerin imzalanması olduğunun ve dolayısıyla bu hususların müzayaka hali olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Bu haliyle eldeki davada ek protokoller yönünden gabinin şartları gerçekleşmemiş olup, bu protokoller geçerli ve tarafları bağlayıcı niteliktedir. Davacı, ticari paket yetkili satıcılık sözleşmelerinin ve ek protokollerin feshedildiğini ileri sürmüş ise de, fesih, ancak sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren ileriye yönelik olarak hüküm ve sonuçlarını doğuracağından eldeki dava bakımından sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.Davacı, 2020/2021 sezonunun başlamasından 8 hafta sonra 20/11/2020 tarihinden geçerli olmak üzere alınan tedbirler nedeniyle işyerlerin kapanmasının mücbir sebep olduğunu ileri sürmüş ise de, bu durumdan sonra ek protokoller imzalanmış olup, anılan husus ek protokoller yönünden mücbir sebep teşkil edecek nitelikte değildir. ticari paket yetkili satıcılık sözleşmeleri bakımından ise, bu sözleşmelerin imzalandığı tarihte pandeminin etkileri devam etmekte olup, 16/03/2020 tarihinde de benzer tedbirlerin uygulandığı nazara alındığında resmi makamlarca pandeminin sona erdiğine veya normalleşmeye ilişkin bir duyuru da yayınlanmadığından pandeminin sonuçlarının öngörülemeyeceği ve bu durumun mücbir sebep oluşturacağı iddiası yerinde görülmemiştir.Ek protokolün 3.1.2 maddesinde Covid 19 Pandemisine bağlı olarak alınan tedbirler nedeniyle kapanan ticari üyeler ile ilgili bayiye yapılacak ücret iadesinin genelgenin geçerli olduğu ticari işletmenin kapalı olduğu süre içinde oynanan maç haftası üzerinden kıst usulüyle hesaplanacağı, Kıst hesabının ticari işletmenin kapalı kaldığı zaman diliminde "maç oynanan hafta adedi/42 maç haftası" üzerinden hesaplanacağı, 3.1.3 maddesinde ise kıst hesabına baz olacak fiyatın [tavsiye edilen satış fiyatı/1,175] formülü ile hesaplanacağı düzenlenmiştir. Davacı tarafça 313 ticari abonenin sanki tamamının sezon başında ürün satın almış gibi, satılamayan 298 adet ticari paketin ise 8 hafta fiilen yayın verilmiş ve bedelleri de müvekkil davacı tarafından tahsil edilmiş gibi değerlendirildiğini ve kamu kurumları ile diğer mekanlar toplamı olan toplam 31 adet ticari abonenin ise tam sezon abonelik almış olup, bu abonelerin aldığı tam sezon yayın hizmetinin bedeli ise, tavsiye edilen grup fiyatı üzerinden %17,5 düşülüp hesaplandığında 351.064,00-TL olduğunu, böylece davalının alacağının 1.259.073-TL olması gerektiğini ancak kendisinden 2.318.000,00 TL tahsil edildiğini ileri sürmüş ise de, ek protokollerin 3.1 maddesine göre, Covid 19 nedeniyle geçici olarak ticari işletmesi kapanan ticari üyelikler bakımından ücret iadesi ek protokol kapsamındadır. Görüldüğü üzere, ek protokoller ticari ürün alıp iş yeri kapanan işletmeler bakımından belli şartlarda ücret iadesine ilişkin olup, iade edilecek tutarın nasıl tespit edileceğinin formülü de ek protokollerle düzenlendiğinden bayi tarafından ticari paketin ticari müşteriye ne zaman satıldığının bir önemi bulunmamaktadır. Ek protokollerin kapsamı dışında kalan hususlarda ticari paket yetkili satıcılık sözleşmelerinin uygulanması gerekli olup, anılan sözleşmelerde ise davacının dayandığı sebeplere ilişkin ücret iadesine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin de itibar ettiği 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda ek protokoller uyarınca tarafların mutabık kaldıkları tutarın davalı tarafından davacıya mahsup yöntemiyle iade edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle, davalının ek protokole aykırı bir fazla ödemesi bulunmadığından ilk derece mahkemesince fazla ödemeye ilişkin davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı, davalının paket içeriğinde bulunan TFF 1.lig maçlarını TRT'ye satması nedeniyle zarara uğradığını da ileri sürmüştür. Ticari paket yetkili satıcılık sözleşmelerinin 4.1.9 maddesinde ticari paketlerin Türkiye Süper Lig, 1. Lig, UEFA Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi maçları için geçerli olduğu düzenlenmiştir. Davalının, davacı ile sözleşme imzaladıktan kısa bir süre sonra TFF 1. Lig maçlarının yayın haklarını ...ye sattığı hususu ihtilaf konusu değildir. Bilirkişi heyetinin tespitlerine göre davalı ayrıca TFF 1. Lig maçlarını kendi platformunda bulundurmaya devam etmiştir. Davacının sözleşme imzaladığı Balıkesir İli yönünden ... ve ...'un maçlarının ...'de şifresiz yayınlanmaya başlaması üzerine davacı 21/09/2020 tarihli mailinde ... üyelik satış performansının olumsuz etkilendiği bildirilmiştir. Bu durum esasen müşteri tercihlerini etkileyecek ve davacının zararına yol açacak niteliktedir. Ancak, davacının bahsi geçen muhtemel zararı kapatma kararına kadar olan 8 hafta ile sınırlı olacaktır. Bu dönem içinse, davacının kendisi tarafından da beyan edildiği üzere ticari aboneliklerin peyderpey ilerleyen haftalarda ticari abonelik yaptıkları ve satılamayan 298 adet ticari paketin de satılmış gibi iade işlemine konu edildiği de değerlendirildiğinde TFF 1. Lig maçlarının yayın haklarını ...'ye satılması nedeniyle 8 haftalık sürede davacının bir zararı bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacının zarar talebine ilişkin davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.