Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/320
2024/1751
2 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/320
KARAR NO: 2024/1751
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/07/2023NUMARASI: 2023/356 Esas - 2023/530 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı ... İşletme Aş. aleyhine İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından alacaklı durumda olduğunu ve icra takibi başlattığını, dava dışı şirketin mersis adresinin güncellenmesi sonucu şirketin 25.11.2021 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve 08.07.2022 tarihinde son tescilini yaptırdığını gördüklerini, sicilden terkin edilen dava dışı şirketin İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, müvekkili müdürlüğe ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı tasfiye halinde ... Restoran İşletme Aş.'nin prosedürlere uygun olarak tasfiye edildiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan tasfiye sürecindeki eksik yada erken sonuçlandırılan tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edelin işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğundan yargılama masraflarının üzerlerine yüklenmemesi gerektiğini, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasıyla abonelikten kaynaklı borç ilişkisi iddiasıyla icra takibi başlatmışsa da sözkonusu ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacının icra takibini kesinleştirmeden işbu ihya davasını açtığını, müvekkilinin davacıya böyle bir ticari borcu bulunmadığını, müvekkili ve davacı arasında herhangi bir ticari ilişki ve cari alacaktan kaynaklı borç ilişkisi bulunmadığını, hal böyle iken dava dilekçesinde iddia edilen borcun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili açısından ilgili davanın husumet yönüyle reddi gerektiğini, bir an için müvekkiline yöneltilen borcun şirket yetkilisi olduğu için gönderildiği düşünülse dahi, yerleşik Yargıtay içtihatlarınca ilgili şirkete ödeme emri gönderilip ilgili icra dosyası kesinleştirilmeden ve kesinleşme sonrasında iddia edilen borcun ilgili şirketten tahsil edilip edilemeyeceği icra kararıyla netleşmeden müvekkili şirket yetkilisine işbu takibin açılması, ödeme emrinin gönderilmesi ve bu davada davalı olarak gösterilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davaya konu borcu kabul etmediklerini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, davacının tasfiye esnasında derdest olan dava dosyası nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı tasfiye halinde ... Restoran İşletme Aş.'nin, İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, şirketin yetkili ortağı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... sicil müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, davalı tasfiye memurunun, icra takibinin varlığına dair bilgi sahibi olduğunu gösterir delilin dosyada bulunmadığı, bundan dolayı tasfiyeyi sonlandırmasında kusurlu ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle yargılama masraflarından sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış ve davanın kabulü ile, TTK'nun 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı ... İşletme AŞ.’nin, İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına,'' karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, beyan ve taleplerinin dinlenmediğini, delillerinin dikkate alınmadığını, davanın açılmasında yasal unsurların oluşmaması sebebiyle şirketin ihyasına karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, davalının davacının iddia ettiği gibi bir borcu da bulunmadığını, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki olmadığı gibi davalının davacıya herhangi bir ticari veya cari hesaba dayalı borcu olmadığını, Yargıtay kararları ışığında da, ihyanın ancak tasfiye edilmiş şirketin borcu ticari ilişkiye ya da haksız fiile dayanabileceğini, fakat dava konusu alacak iddiasında bulunan ile davalı arasında bu bağlamda her hangi bir ilişki olmadığını, Mahkemece husumet itirazlarının değerlendirilip gerekçelendirilmediğini, kaldı ki ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması gerekmekte olup davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine değer izafe edilmesi, zorunluluk unsurunun aranmaması neticesinde şirketin ihyasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... A.Ş'nin ... Tic. Ltd.Şti'nin tasfiyeye girdiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası icra takibi başlattıktan sonra davalı tasfiye memurunun 08/07/2022 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği , eldeki dava davacı tarafından 24/05/2023 tarihinde açılmıştır. Tasfiye sürecindeki şirketin alacaklıların tasfiye kapanmadan önce şirkete ihtar gönderme yükümlülükleri mevcut olmayıp bilakis tasfiye memuru ilan yapmakla yükümlüdür. Ayrıca Tasfiye memuru tarafından yapılan ilan sonucu başvuru olmaması alacağı düşürmeyeceği gibi derdest icra dosyasının terkinin den önce açılmış olması ve tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir takip bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Y11.H.D'nin 02/05/2023 tarih ve E:2023/2250-K:2023/2572) Davacının anılan derdest icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluşmuştur.Bu durumda mahkemece davaya konu şirketin derdest icra dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline karar verilmesinde ve bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.