Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1559

Karar No

2024/1646

Karar Tarihi

12 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1559
KARAR NO:2024/1646
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:20/09/2024
NUMARASI:2022/90 Esas
DAVA:Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/11/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbire ilişkin kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZET:DAVA:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 18/09/2024 tarihli dilekçesinde özetle; tedbir istemine konu davada müvekkili şirket adına davalı ... tarafından kiraya veren diğer davalı .... A.Ş. (...)’ye gönderilen Kadıköy... Noterliği’nin 09.02.2021 tarih ve ...yevmiye sayılı ihbarnamedeki “Devir İzni” talebine istinaden, müvekkil şirket .... A.Ş. adına bu işlemleri yapmaya yetkisiz temsilci davalı ... ile Davalı .... A.Ş. (...) arasında düzenlenen, 18.02.2021 tarihli “Kira Sözleşmesi Tasfiye Protokolü ve Tahliye Taahhüdü” işleminin ve “Kira Sözleşmesi Tasfiye Protokolü ve Tahliye Taahhüdü”nün müvekkil şirketi bağlamayacağının ve batıl olduklarının tespitine karar verilmesi talep edildiği, dava sebebinin ise müvekkili şirketin eski yetkilisi davalı ...'nin müvekkili şirketten ve müvekkili şirketin diğer temsilcisi ...’dan ve şirket genel kurulundan habersiz olarak, müvekkili şirketin amacını gerçekleştirmek ve faaliyetini sürdürebilmek için vazgeçilmezi bulunan gemi söküm tesisini, “teyzesinin oğlu” ...”a 04.02.2021 tarihinde kurdurduğu o dönemde henüz Ticaret Sicili Gazetesi’nde kuruluşu ilan dahi edilmemiş bulunan bir diğer davalı .... A.Ş.’ye devretmek için kiraya veren davalı ....’ye 04.02.2021 tarihinde “devir izni” talebinde bulunduğunu ve davalı ...’nin işbu kötüniyetli talebine kötüniyetli olarak yardımcı olan kiraya veren davalı .... de ...’nin bu talebini hemen ertesi gün amiyane tabirle jet hızıyla 05.02.2021 tarihinde taşınmaz maliki ...’ye bildirmiş, ... de 18.02.2021 tarihli ....’ye gönderdiği yazısı ile “Devir İzni” talebine onay verdiğini, , ...’nin onay verdiği aynı gün, ... ile Kiraya Veren ... arasında 18.02.2021 tarihinde hukuken geçersiz olan huzurdaki dava konusu “Kira Sözleşmesi Tasfiye Protokolü Ve Tahliye Taahhüdü” belgesi imzalandığını, işlemlerin oldu bittiye getirilerek, müvekkili şirketin dava konusu taşınmazdaki kiracılık sıfatı ve hakkı sona erdirilmeye çalışıldığını, söz konusu işlemin, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 408/2 maddesi uyarınca genel kurulu kararı ile yapılabilecek işlemlerden olup, tek bir imza yetkilisinin yaptığı işbu işlemin müvekkili şirketi bağlaması mümkün olmadığı hususuna dayandırıldığını, işbu tedbir istemine konu olarak ise malik ... tarafından, dava konusu 18.02.2021 tarihli tasfiye sözleşmesiyle alt kiracılık sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildiği gerekçesiyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75.maddesi gereğince müvekkilin dava konusu kira sözleşmesiyle kiracı bulunduğu yerden fuzuli şagil yani haksız işgalci olduğundan bahisle huzurdaki davanın sonucu beklenmeden, oldu bittiye getirilerek Aliağa Kaymakamlığınca tahliyesinin talep edilmesine bağlı olarak fuzuli şagil olmadıklarının tespiti istemine dayalı iş ve işlemlerin tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Bu kapsamda, dava konusu edilen hususların davacı şirket adına diğer davalı ... tarafından kiraya veren davalı ...A.Ş. ye (...) gönderilen Kadıköy ...Noterliğinin 09/02/2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesinde talep edilen kira sözleşmesinin davalı ....A.Ş. ye devir izni işleminin ve bu devir izni talebine istinaden davalı ...'nin yetkisiz temsilci olduğu iddiası ile diğer davalı ... ile bu kişi arasında düzenlenen 18/02/2021 tarihli kira sözleşmesi tasfiye protokolü ve tahliye taahhüdü işlemi ile bu protokol ve taahhüdün ayrıca ve aynı tarihli olarak davalı ... ile davalı ....A.Ş. arasında düzenlenen yer teslim tutanağı ve işleminin ve son olarak davalı şirketler arasında düzenlenen 19/02/2021 tarihli teslim teselsüm zaptı ve işleminin ağır açık hile ve muvazaa sebebiyle TTK m.395 ve ilgili hükümler kapsamında davacı şirketi bağlamayacağı ve batıl olduğunun tespitine ilişkin olduğu, mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında da uyuşmazlık noktaları olarak davacı şirket adına bu işlemleri yapan yöneticinin yetkisiz olup olmadığı, bu işlemlerin batıl olup olmadığı, eda davası yerine tespit davası açmakta hukuki yarar olmadığı iddiasının yerinde olup olmadığı, davalı ...'nin yetkisini aşıp aşmadığı, yöneticinin işlem yasağına uyup uymadığı, bu işlemlerin ana sözleşmeye ve kanuna aykırılık taşıyıp taşımadığı hususlarının mahkeme heyetince belirlendiği ve bu uyuşmazlık noktalarının taraflarca itiraz olmaksızın kabul edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu tedbir istemine dayanak olarak Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Emlak Dairesi Başkanlığı'nın "Kamu Taşınmaz İşgali" konulu, 264441 sayılı yazısının gösterilmesi suretiyle yukarıda yazılı olan hususlarda tedbir talep edildiği, davacının İstanbul Anadolu 6.Sulh Hukuk Mahkemesinde kiracılık sıfatının tespiti istemi ile açtığı davanın da derdest olduğu ve dosyaya sunulan beyanlarda işbu talebe konu tedbir isteminin anılan mahkemeden de talep edildiği ve anılan mahkemece uyuşmazlık konusunu çözer mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği, mahkememiz dosyasındaki istemin esasen davacı şirketin, kendi yönetim kurulu üyesi ve temsilcisinin yasaya aykırı olduğunu iddia ettiği eylem ve işlemlerine dayalı olarak geçersizlik yaptırımı kapsamında TTK hükümlerine dayalı olarak yapılması istenen tespit davası niteliğinde olduğu, davanın eda davası niteliğinde olmadığı görülmekle, her ne kadar ihtiyati tedbir istemine ilişkin hususların mahkememiz dosyası ile ilişkili olduğu söylenebilecek ise de dava konusu ile ilgisinin olmadığı, HMK m.389 hükmü gereğince yalnızca dava konusu hususlarda geçici hukuki koruma niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği dolayısıyla anılan yasa hükmündeki koşulların bulunmadığı anlaşılmakla istemin reddine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 30/09/2024 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın 2021 yılından beri devam etmekte olduğunu, davalı .... ve taşınmaz maliki ...'nin, tahliye işlemlerine dayanak olan 18.02.2019 tarihli “Kira Sözleşmesi Tasfiye Protokolü Ve Tahliye Taahhüdü”nün huzurdaki davaya konu olduğunu göz ardı ederek davacının fuzuli şagil olduğundan bahisle ilk fırsatta alelacele tahliye ettirmeye çalıştığını, Bu girişimlerin devam eden yargılama sürecinde an itibarıyla yeni hukuki ihtilafların baş gösterecebileceğini, ihtiyati tedbir talebinin; davacının huzurdaki dava konusu 18.02.2019 tarihli “Kira Sözleşmesi Tasfiye Protokolü Ve Tahliye Taahhüdü”ne dayanılarak "fuzuli şagil olduğundan bahisle" 12.02.2019 tarihli kira sözleşmesine konu alandan dava sonuna kadar tahliye edilmesini engellemeye yönelik olduğunu, dava sonuçlanana kadar yeni ihtilafların ve geri dönüşü veya telafisi imkansız mağduriyetlerin ortaya çıkmasını engellemeye hizmet eden geçici bir hukuki koruma olduğunu, mahkemenin incelemesinin, sadece ihtiyatî tedbir talebinin kabule değer olup olmadığını takdir edebilecek kanaatin kendisinde uyanması ile sınırlı olması gerektiğini,İhtiyatî tedbir kararının geçici bir karar olduğunu, durum ve şartların değişmesi halinde değiştirilip kaldırılabileceğini, Toki'nin 18.09.2024 tarihli yazısı ile Aliağa Kaymakamlığı'nın tahliye konulu 20.09.2024 tarihli yazısının mevcut durumda tedbir kararının aciliyet taşıdığının göstergesi olduğunu, talep edilen tedbirin, esas uyuşmazlığı çözmekten ziyade dava sonuna kadar dava sonucunda huzurdaki dosyadan verilecek kararın hukuki kıymetini, uygulanabilirliğini sağlamaya ve bunun yanısıra tarafların hukuki durumlarını dava sonuna kadar olduğu gibi muhafaza etmeye yönelik olduğunu, bu ilkenın dar yorumlanmaması gerektiğinin Yargıtay ilamında da vurgulandığını, verilecek tedbir kararının çoğu kez dava kazanıldığı halde aradan geçen zaman nedeniyle dava ile elde edilmek istenen sonuca ulaşılamamasından kaynaklanan zararların ve oluşabilecek mağduriyetlerin önlenmesine hizmet edeceğinin açıkça ifade edildiğini, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 389/1. ve 391/1. maddeleri uyarınca; davacı şirketin dava konusu 18.02.2021 tarihli “Kira Sözleşmesi Tasfiye Protokolü ve Tahliye Taahhüdü" dayanak gösterilerek 12.02.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca halen faaliyet gösterdiğini, İzmir Aliağa ilçesi Arapçiftliği mevkii 8110 parselin 4.920,00 metrekare yüzölçümlü kısmı ile aynı yer ... parsel in 30.000,00 metrekare yüzölçümlü kısmından taşınmaz sahibi Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya iştiraki olan davalı ....A.Ş. tarafından fuzuli şagil olduğu gerekçesiyle Aliağa Kaymakamlığı vasıtasıyla tahliyesine yönelik yürütülen iş ve işlemlerin tedbiren durdurulmasını, istinaf yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Genel kurulun yetkisinde olan işlemlerin, şirketin yönetim kurulu üyesi ve münferit temsilci tarafından muvazaalı olarak ve yetki aşımı ile yapıldığı iddiasıyla geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkin davada; ihtiyati tedbir yolu ile "davacının 12.02.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca halen faaliyet gösterdiği, İzmir, Aliağa ilçesi, ... mevkii, ... parselin 4.920,00 metrekare yüzölçümlü kısmı ile aynı yer 1801 parselin 30.000,00 metrekare yüzölçümlü kısmından taşınmaz sahibi Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya iştiraki olan davalı .... A.Ş. tarafından "fuzuli şagil olduğu gerekçesiyle tahliyesine" yönelik iş ve işlemlerin tedbiren dava sonuna kadar durdurulması" istemidir. Davacı taraf, davalı ... A.Ş ile aralarında imzaladıkları kira sözleşmesinin, şirketin ana faaliyet konusu olan gemi söküm işinin gerçekleştirilmesi amacıyla yapılan bir sözleşme olup, bu sözleşmeyi tüm hak ve yükümlülükleri ile şirketin yönetim kurulu üyesi ve münferit temsil yetkisine haiz olan davalı ...'nin, kiralanan taşınmazda bulunan gemi söküm tesisini elde etmek maksadıyla akrabasına muvazaalı bir şekilde kurdurduğu ... A.Ş'ye devrederek, TTK 395. maddesindeki rekabet yasağına aykırı davrandığı gibi bu işlemle şirketin ana faaliyetini icra etmesinin imkansız hale gelecek olmasına göre şirketin feshi sonucunu doğuracağı ve esasen böyle bir sözleşmeyi devir yetkisinin de şirket genel kuruluna ait bulunduğundan yetki aşımı ile yapılan kira sözleşmesi devir işlemi ile birlikte adı geçen davalı tarafından imzalanan kira sözleşmesi tasfiye protokolü, yer teslimi ile teslim ve tesellüm tutanağının geçersiz olduğunun tespitini talep etmiş olup kendi yönetim kurulu üyesi ve temsilcisinin yasaya aykırı olduğunu iddia ettiği eylem ve işlemlerine dayalı olarak 3. kişiler ile yapılan sözleşmelerin uygulanmasının tedbir yolu ile durdurulmasını talep etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda; eldeki uyuşmazlığın dava konusunun tespit istemine ilişkin olduğu, şirketin hukuken temsil ve ilzama yetkilisi tarafından yapılan ve diğer tarafı kamu tüzel kişiliği niteliğinde bulunan şirket ile yaptığı sözleşmenin genel kurulun yetkisinde olduğunu iddia ederek ihtiyati tedbir talep edildiği, dosyanın geldiği aşama itibarıyla davacının tüm iddialarının ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, toplanan deliller ile davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatlanmadığı, anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1- İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/11/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim