mahkeme 2024/103 E. 2024/955 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/103
2024/955
25 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/103
KARAR NO: 2024/955
KARAR TARİHİ: 25/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/10/2023
NUMARASI: 2023/375 Esas - 2023/791 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin davalı iş yerinde 08/11/2021 tarihinde diş hekimi olarak çalışmaya başladığını ve işveren tarafından müvekkilinin sigorta bildiriminin eksik yapıldığını, ayrıca müvekkilinin her ay ücretinin bir kısmının elden verildiğini ve prime esas kazanç değerininde gerçeğe aykırı olarak düşük gösterildiğini, bu hususla ilgili 06/06/2022 tarihinde İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2022/360 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, bunlara ek olarak müvekkilinin işçilik alacaklarının da ödenmediğini ve bu alacaklara yönelik ise İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi'nin 2022/898 Esas sayılı dosyasında dava görülmekte olduğunu, her iki dosyada derdest olmasına ve davalı şirketin dosyalarda davalı iken 03/04/2023 tarihinde genel kurul kararı ile şirketin terkin edildiğini, ilgili dosyalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve müvekkilinin alacaklarını tahsil edilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini, bu nedenlerle, iş mahkemesinde görülen davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve ilgili dosyalarda verilen karar kesinleştikten sonra müvekkilinin kabul edilen alacaklarını alabilmesi, başlatılacak her türlü icra takibi ve davaya taraf teşkilinin sağlanabilmesi ile ilamlarda belirtilen tüm işlerin yapılabilmesi, müvekkilinin davalı şirketten olduğu iddia edilen her türlü alacağı dava ve tahsil amacıyla başlatacağı her türlü dava ve icra takibine taraf teşkili sağlanabilmesi için ... sicil numaralı, Tasfiye Halinde Dentelegance ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya bir kaç tasfiye memurunun atanarak tescil ve ilan edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TTK. M.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükümü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan, tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı tasfiye memuruna dava dilekçesi ve tensip zaptının usule uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tasfiye memurunun davaya cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2022/360 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine dava açılmış olduğu, davanın 06/06/2022 tarihinde açıldığı, dosyanın derdest olduğu ve mezkur mahkemenin 17/05/2023 tarihli celsesinde davacı tarafa ihya davasına ilişkin dosya bilgilerini bildirmek için süre verildiği ve davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından 2022 yılında iş mahkemesinde açılmış bulunan davaları devam ederken davalı tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiyesinin tamamlanarak 03/04/2023 tarihinde tasfiye sonucu terkin ettirildiği, görülmekte olan bir dava varken tasfiyenin tamamlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, tasfiye memurunun şartları oluşmadan tasfiye işlemini sonlandırdığı ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davacının ihya talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin TTK'nun 547. Maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2022/360 Esas ve İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi'nin 2022/898 Esas sayılı dosyaları yönünden geçerli olmak üzere ihyasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biri olduğunu, buna yönelik düzenlemeye TTK hükümlerinde yer verilmemiş ise de 6102 sayılı TTK'nun 1. maddesi yollaması ile Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, hataya dayalı bir hukuki işlemin düzeltilmesine olanak tanınması kaçınılmaz olup davalı tasfiye memuru olarak atanan ...'nın aynı zamanda şirket sahibi olduğunu, hem tasfiye memuru hem de aynı şirketin kurucusu olan davalı ...'nın şirketi, açılmış bir dava olduğunu bile bile terkin ettirmiş olması, alacaklılardan kaçmak için başvurduğu bir yol olduğu ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, şirketin ivedilikle tekrar açılması için davacının tescil masraflarını karşılamak zorunda kalması durumunda da yaptığı bu masrafı kusuru ile şirketi tasfiye etmiş davalı şirket kurucusu ve tasfiye memuru ...'dan daha sonra alabilmesini sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğini, kanun koyucu tarafından yargılama giderleri belirlenirken Avukat vekalet ücreti de yargılama giderlerinden sayıldığını, mahkemece kurulan hükümde yargılama giderleri davalı tarafa yükletilmiş ama bunun yanında dava giderlerinden olan avukat vekalet ücreti dava giderlerinden çıkarılarak çelişkili olacak şekilde talep edilmediği gerekçesi ile ayrı bir hüküm tesis edildiğini, mahkemenin davada haksız çıkan tarafı kendiliğinden yargılama harç ve giderlerini ödemeye mahkum edeceğini, bunun için haklı çıkan tarafın bir talepte bulunmasına gerek olmadığını, bağlı olan şeye, ayrıca hüküm verilemeyeceğini, mahkeme giderleri ve bu arada karşı tarafa yükletilmesi gereken vekalet ücretinin hüküm altına alınabilmesi için ayrıca bir isteme gerek olmadığını, 29.5.1957 tarih 4/16 Sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı lehine avukatlık parasına hükmedilmemesi doğru değildir, denildiğini, 7 no'lu kararın kaldırılarak, vekalet ücretinin yargılama giderlerinden sayılarak, yargılama giderleri ile birlikte avukat vekalet ücretinin de son karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenmesini ve davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557)Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye Halinde Dentelegance ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun 03/04/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2022/360 Esas ve İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi'nin 2022/898 Esas sayılı dosyalarının derdest olduğu anlaşılmıştır.İhyası talep edilen şirket hakkında devam eden bir dava bulunmasına rağmen davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve TTK 547/2 maddesi uyarınca son tasfiye memuru davalının tasfiye memuru olarak atanmasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır.HMK 326. Maddesi uyarınca kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemiş olup, HMK 323/ğ maddesi uyarınca da vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Taraflar dilekçelerinde yargılama gideri talebi bulunmasa dahi mahkemece re'sen yargılama giderleri hakkında hüküm verilmelidir.Davacı dava dilekçesinde ve yargılama sırasında açıkça davalıdan vekalet ücreti talebi olmadığına yönelik bir beyanda da bulunmamıştır. Bu hale göre mahkemece davacının dava dilekçesinde vekalet ücreti talep etmediği gerekçesiyle tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca vekalet ücretinden sorumlu olduğu, hususu gözetilmeden yazılı şekilde davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına; davacı lehine davalı tasfiye memurundan maktu vekalet ücreti tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 139045-5 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin TTK'nun 547. Maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2022/360 Esas ve İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi'nin 2022/898 Esas sayılı dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK.'nın 547 maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline TESCİLİ suretiyle İHYASINA,2-Tasfiye Memuru davalı (T.C. ... ) ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, 3-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 4-Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde TTK 547/2 maddesi uyarınca ilanına, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tesciline, masrafın davacı tarafça karşılanmasına,5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL. harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru ... tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 149,25 TL yargılama gideri, 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı toplamı 509,05 TL'nin dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru ... alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı taraf duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 17.900-TL'nin davalı tasfiye memurundan alınarak davacı tarafa verilmesine,8-Yasal hasım olması nedeniyle davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,10-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 738,00 TL, posta ve tebligat gideri 488,50 TL olmak üzere toplam 1.226,50 TL yargılama masrafının davalı tasfiye memuru alınarak davacıya verilmesine,11-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.