mahkeme 2023/694 E. 2024/1524 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/694

Karar No

2024/1524

Karar Tarihi

24 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/694
KARAR NO: 2024/1524
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/12/2021
NUMARASI: 2018/469 Esas - 2021/1118 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 09/04/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile dava dışı ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında 12/10/2015 tarihli bir yetkili satıcılık sözleşmesi imzalandığını, bayinin yetkili satıcılık sözleşmesinden doğan borcu karşılığında ... Bankası'na ait 20/03/2018 keşide tarihli, 40.000-TL bedelli, ... numaralı dava konusu çeki keşide ederek müvekkiline verdiğini, müvekkilinin bayinin vermiş olduğu çeki ciro ettiğini, söz konusu çekin çalınmış olup hırsızlık olayı ile çekteki ciro silsilenin koptuğunu, davalıların yetkili hamil olmadığını, çekin çalıntı olması karşısında müvekkilden sonraki ciroların incelenmesini beyanla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin müvekkili bakımından durdurulmasına karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı taraflarca süresinde davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı ... vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; Davanın 09.04.2018 tarihinde menfi tespit davası şeklinde açıldığı, ancak çekin keşidecisi tarafından 03.04.2018 tarihinde 53.041,71 TL ödendiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, Menfi Tespit Davasının İstirdat davası olarak görülmeye devam edilemeyeceğini, çünkü çek bedelinin davacı tarafından değil çekin keşidecisi tarafından ödendiğini, davacının eksik harç ödemesi yaptığını ve tamamlatılması gerektiğini belirtmiştir. Aynı zamanda müvekkilin iyi niyetli hamil olduğunu, ispatlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, müvekkillerinin defter tutma yükümlülüğü bulunmadığını, ticari defterlerin sadece davacı defterlerinin incelenmesi ile borçlu olmadığının tespiti yeterli olmayacağı, değerli evrakların kargo ile taşınmasının kanunen mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacının tüm davalılar aleyhine açtığı menfi tespit davası yönünden; dava konusu çekin icra takibine konulmasından sonra, ihtiyati haciz aşamasında icra dosyası borçlusu ve çek keşidecisi ... firması tarafından 02/04/2018 tarihinde 53.041,71 TL olarak alacaklısına ödendiği anlaşılmıştır. Çekten kaynaklanan borcun çekin keşidecisi tarafından ödenmesi durumunda, ödeyen keşidecinin kendisinden önce gelen bir müracaat borçlusu bulunmaması ve ödediği çeki yeniden tedavüle koyma durumu söz konusu olamayacağından, bu durumda davacının çekten kaynaklanan borçlu sıfatı ortadan kalktığından, ödemenin dava tarihinden önce yapılmış olması da nazara alınarak davacının menfi tespit talebi yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla davanın bu yönden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının, davalı ... aleyhine açtığı çek istirdatı talebi yönünden; dava konusu 40.000 TL bedelli çekin keşidecisi ... firması tarafından davacı lehine keşide edildiği, bu çekin davacı şirket yetkilisi tarafından cirolanarak kendisinden sonra gelen ciranta Ansan firmasına gönderilmek üzere kargoya verildiği, çekin kargoda taşınması sırasında hırsızlanarak çalındığı, savcılıkça yürütülen soruşturma dosyasında hırsızlık faillerinin tespit edilemediği, davacı tarafça dava konusu bu çek hakkında Ankara 5. Ticaret Mahkemesi 2018/172 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı, dava konusu çekin ciro yoluyla en son davalı ...'a geçtiği ve onun tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı ... ile dava konusu çeki kendisine ciro yoluyla teslim eden olarak görünen ... Ltd.Şti. Arasındaki ticari ilişkinin tespiti açısından bu davalıların ticari defterlerinin incelenerek bilirkişi raporu alınmasına ilişkin ara kararı verilmesine ve tebliğ edilmesine rağmen defterlerin sunulmaması nedeni ile bilirkişi raporu alınamadığı görülmüş, davalı... hakkındaki Uyap entegrasyon kayıtlarından, aleyhine açılmış bulunan çokça sayıda menfi tespit ve istirdat davaları ile resmi belgede sahtecilikten yürütülen soruşturma dosyaları olduğu anlaşılmıştır. Böylece, dava konusu çekin davacının rızası hilafına çıktığının gerek ceza soruşturma dosyası, gerek ticari defter kayıtları ve gerekse çek iptali dosyasından anlaşıldığı, çekin iadesine karar verilebilmesi için çek hamili olan davalı ...'ın çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davalı ... hakkında benzer nitelikte ve kargodan çalınan çeklerle ilgili bir çok dava dosyası bulunduğu, İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki 2018/1227 Esas 2020/321 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, davalının, farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu etmiş olduğu ve bu surette bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği kanaatine varılarak davanın çek istirdatı talebi yönünden kabulüne, dava konusu çekin icra dosyasında tahsil edilmiş olması nedeni ile çek bedeli olan 40.000 TL'nin davalıdan istirdadına, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Keşideci tarafından İcra dosyasına yapılan ödemenin davacının satmış olduğu ürünlerin karşılığı tahsil etmesi gereken para olup, davacının bu parayı tahsil edemediği gibi Ansana olan borcunu ayrıcı ödemiş, icra dosyasına bayi tarafından yapılan fazlaca ödemeyi yani 13.041,71 TL 'yi de (İcra giderleri,faiz vs) bayi ye ayrıca ödemiş olduğunu, ödemeye ilişkin her tülü belgenin dosyaya daha önce sunulmuş olup, davacının daha alacaklı görünen davalı ...'a icra dosyasında ödeme yapılmadığı tarihte borçlu olmadığının tespiti ve ödemenin engellenmesi amacı ile tedbir talepli açtığı bu davada menfi tespit talebi yönünden verilen usulden red kararı da tüm bu nedenlerle hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dosyada menfi tespit talebinin kendiliğinden istirdata dönüşmüş olup, her ne kadar istirdat talebi yönünden kısmen kabul kararı verilmiş ise de bu yönü ile de menfi tespit talebinin usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istirdat talebinin kısmen kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde yer verilen tazminat talebi husunda bir hüküm kurulmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istirdat davasını açma hakkının, parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahısa verildiğini, gerek davacının delilleri arasında sunmuş olduğu tahsilat makbuzu gerekse icra dosyası incelendiğinde icra dosyasına ödemeyi yapan keşidecinin olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davayı husumet yönünden açma hakkının bu kişiye ait olduğunu ve davanın; öncelikle ... San. Tic.A.Ş için husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı çeki ''ciro'' yoluyla iktisap etmiş olup, ciro silsilesinde de herhangi bir kopukluk bulunmadığını, ...'ın çekin meşru hamili olduğunu, ciro silsilesinde bir kopukluk olmayıp, muntazam ciro silsilesine göre davalıya dava konusu çekin meşru hamili olduğu için ona karşı senedin rızası dışında elden çıktığı iddiası ileri sürülemeyeceğini, dava konusu çeki, davalıya şekil anlamda meşru cilo silsilesine (muntazam) dayanarak çeki iktisap ettiğinden ( TTK 677 ), bu durumun davalını iyi niyetli hamil olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, dava konusu çeki, davalıya şekil anlamda meşru cilo silsilesine (muntazam) dayanarak çeki iktisap ettiğinden ( TTK 677), bu durum davalının iyi niyetli hamil olduğunu ispatlar nitelikte olduğunu, davacının; 6762 Sayılı TTK'nın 704. (6102 Sayılı TTK'nın 792.) maddesi uyarınca davalının çeki kötüniyetli iktisap ettiğini ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, uygulama imzaların bağımsızlığı ilkesi olarak tanımlanan bu amir hüküm gereğince kendi imzasını inkar etmeyen her halükarda; keşidecinin, yetkili hamilin davalıya karşı borçlu sorumluluğu devam ettiğini, gerek amir kanun hükümleri gerekse huzurdaki davanın konusu ile yakın hatta bire bir örnekleri olan istikrarlı Yargıtay Kararları'da gözetilerek haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu durumda; istirdat davasının fazlaya dair talepleri reddedildiği için red miktarı ve AAÜT gereğince, dava red sebebi yine menfi tespitten farklı olması nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Davacı ... Satış Mağazaları çekin keşidecisi olduğunu, çeki elinde bulunduran tarafından davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, keşidecinin çek bedelini hamile ödemek zorunda olduğunu, çek tedavüle girdikten sonra cirantalar arasında defi olarak ileri sürülebilecek hususlar keşideci bakımından defi olarak ileri sürülemeyeceğini, keşideci icra tehdidi altında ödeme yapacağından borçtan kurtulacağını, icra takibi nedeniyle çek bedelinin öderken gerçek hamili araştırma yükümlülüğü olmadığını, davacının imza itirazı bulunmadığını, çekin herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamiline yazılı bir çek olsun ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek olsun çeki elinde bulunduran meşru hamilin çeki edinme nedenini ispatlamakla yükümlü olmadığını, bu hususta davacının yeni hamilin kötü niyetli olarak çeki iktisap ettiğini ( çekin hırsızlandığını bilerek ) ve ağır kusurlu (bilebilecek) bulunduğunu kesin ve inandırıcı delillerle ispat etmesi gerektiğini, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırdığını, ancak ve ancak çeki iktisap ederken kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun davacı tarafından ispatı halinde çekin istirdatına karar verilebileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, yetkili hamilin rızası hilafına elden çıkan çekin istirdatı, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) ve icra dosyasına ödenen çek bedelinin istirdatı davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı ...'ın çekin yetkili hamili olup olmadığı, dava açıldığında çekin ödenip ödenmediği, keşidecinin ödediği çek bedelinin davacıya iade edilip edilemeyeceği ile iade edilecek tutar noktasındadır. Dava konusu çek, dava dışı ... Tic. San. Ltd. Şti. tarafından 20/03/2018 tarihinde davacı ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi lehine 40.000,00 TL bedelli olarak ... Bankası, ... Caddesi/Sivas Şubesi nezdinde tanımlı hesaba bağlı olarak keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, ... Tic. Ltd. Şti., ... İnşaat A.Ş., ..., ... Hıd. Teks. Gıda Mat. Orm. Ürn. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... tarafından ciro edilmiştir. Çekin 16/03/2018 tarihinde ibraz edilmesi üzerine çek iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/172 esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir. Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalı davalı ...'ın çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına, diğer davalılara borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyasına keşideci tarafından ödenen çek bedelinin tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davalı tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/172 esas sayılı çek iptali dosyasından sonra davalı ... tarafından çek hakkında ihtiyati haciz başvurusu yaptığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. Bununla birlikte, mahkemenin tespit ettiği üzere davalı ...'ın farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu etmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olup, bu durumda davalı ...'ın çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, 2020/5570 E. - 2021/4450 K. sayılı kararı). Bu nedenle ilk derece mahkemesince çekin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Menfi tespit davası yönünden ise, çek bedelinin keşidece tarafından dava tarihinden önce icra dosyasına ödendiği sabit olup, bu haliyle menfi tespit isteminde davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Çek bedelinin icra müdürlüğü tarafından takip alacaklısına dava tarihinden sonra ödenmiş olmasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İcra dosyasına keşideci tarafından ödenen çek bedeli yönünden, davacı tarafça İİK'nın 72/6. maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de, gerek ödemenin dava tarihinden önce yapılması gerekse ödemenin davacı tarafından değil keşideci tarafından yapılmış olması karşısında anılan maddenin somut olayda uygulanma imkanı yoktur. Buna bağlı olarak kötüniyet tazminatına da hükmedilmesi mümkün değildir. Bedel iadesine ilişkin olarak davalı ... davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olup sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu kapsamda davalı ... davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği tutar belirlenip hüküm altına alınması gerekmektedir. Ancak davacı tarafça dava dilekçesinde 52.892,51 TL'nin kendisine ödenmesi talep edilmiş olmasına rağmen dava 44.216,16 TL üzerinden harçlandırılmıştır. Mahkemece HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma görevi gereğince davacıya söz konusu çelişkiyi gidermek üzere açıklamada bulunması ve açıklamanın niteliğine göre gerekirse eksik harcı ikmal etmesi için süre verdikten sonra davayı sonuçlandırılması gerekirken bu hususa riayet edilmemesi doğru görülmemiştir. Davalı ... vekilince reddedilen menfi tespit ve istirdat talebinin reddedilen kısmı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu davalı yönünden menfi tespit istemi istirdat davasının içinde kalması ve davanın buna göre tek istem yönünden harçlandırılması nedeniyle bu iddia yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararı davanın kabulüne karar verilen kısmı yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; davacının istinafı yönünden ise mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 683,10 TL harcın, alınması gerekli olan 2.732,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.049,3 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim