mahkeme 2023/353 E. 2024/1533 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/353
2024/1533
24 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/353
KARAR NO:2024/1533
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/11/2022
NUMARASI:2022/369 Esas - 2022/695 Karar
DAVA:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/10/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortaklarından olan ...'ın vefatı üzerine olağanüstü genel kurul toplantısının 23/12/2019 tarihinde saat 13.30’da şirket merkez adresinde yapıldığını, veraseten intikal neticesinde şirket sermaye yapısının olağanüstü genel kurulda karar altına alındığını ve bu karara yönelik ticaret sicili müdürlüğüne tescil için başvurunun 25/12/2019 tarihinde yapıldığını, taraflarınca 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararında yer alan tüm maddelerin tescilinin talep edildiğini ve fakat ...'nün talebi doğrultusunda sadece olağanüstü genel kurulun veraset yoluyla değişen ortaklık yapısına ilişkin ilk iki maddesinin tescil edildiğini, tescil işleminin 03/01/2020 tarihinde, tescilin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanının ise 09/01/2020 tarihinde yapıldığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından müvekkiline, kalan maddelerin mahkeme kararına göre tescil edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da karar altına alındığı üzere şirket ortakları ..., ..., ... ve hem mirasçı–hem ortak olan ...'ın, mirasçı ...'na miras nedeniyle esas sermaye payının geçmesini onaylamayı ve şirkete ortak olarak girmesini oy birliğiyle reddettiklerini, ret hakkını kullanan şirket ortaklarının, payın geçtiği mirasçı ...’nun vekili ... T.C.K.N'li ...’na; mirasçı ...’na geçen payların gerçek değeri üzerinden tüm haklar ve borçları ile birlikte mevcut ortaklarca eşit oranda devralmayı önerdiklerini, önerilen tutara yönelik şirket müdürleri tarafından yapılan analiz çalışmasından, gerçeğe uygun değer analizinde ...’nun şirkete borçlu olduğunun hesaplanmış olmasına rağmen ret hakkını kullanan şirket ortaklarının, mirasçı ...'na geçen paylar için 50.000,00-TL karşılığı tüm haklar ve borçları ile birlikte ödeme yapmayı önerdiklerini, şirketçe tespit edilen ve esas sermaye payının bedeli olarak önerilen gerçek değer yönünden ...’nun vekili ...’na inceleme hakkını kullanmak için izin verildiğini, öneri yönünden geri cevap hakkına mirasçı ...'nun sahip olduğunu, konuya ilişkin mirasçı ...’na Bakırköy ... Noterliği aracılığıyla gönderdikleri ihtarlarla mirasçı ...’na araştırma yapabilmek için şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi verilmesini şirket müdürler kurulundan isteyebileceğinin, bu nedenle şirket merkezinde belirli bir mekân tarafına tahsis edilebileceğinin ve inceleme hakkını özel olarak görevlendirdiği mali danışmanı ile birlikte yapabileceğinin bildirilmiş olmasına rağmen mirasçı ... tarafından bu hakkın kullanılmadığını, mirasçı ... tarafından bir cevap gelmemiş olması sebebiyle taraflarınca esas sermaye payının bedeli olarak gerçek değer yönünden dava ikame edildiğini, ikame edilen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/80 E. 2021/617 K. sayılı 10/06/2021 tarihli kesin olmak üzere verilen karar ile mirasçı ...’nun ayrılma akçesinin hesaplandığını, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı neticesinde taraflaınca yasal süresi içinde 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı kararının kalan maddelerinin tescili için 29/07/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını ve burada alınan karar sonucunda ...'ne başvurulduğunu, mirasçı ...'nun ortaklığa girişinin müvekkil şirket tarafından 23/12/2019 tarihli genel kurul kararı ile reddedildiğini, yani ...'nun şirkete ortak olarak katılım sağlanmasının kanunun müvekkili şirkete vermiş olduğu yetki ile engellendiğini, bu sebeple Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada sadece mirasçı ...'na düşen akçenin hesaplandığını, taraflarınca yapılan bu başvurunun ...'nün 84329644/55222 sayılı kararı ile reddedildiğini, ret kararından da görüleceği üzere davalı müdürlüğün; ...'nun 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile, 03/01/202 tarihinde şirketin ortağı olarak tescil edildiği, bu tescil ile birlikte mirasçı ...'nun şirketin ortağı haline geldiği, bu sebeple TTK madde 596 vd. hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak hisse devri ve yahut ortaklıktan çıkarmaya ilişkin bir mahkeme kararı ile bunun mümkün olduğunu, bu sebeple başvurunun reddi gerektiğine ilişkin karar verdiğini, davalı yanın müvekkili şirketin mirasçıyı ortak olarak tescil ettirdiğine ilişkin kararının yanıltıcı olduğunu, tamamen eksik ve yanlış bilgi olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı 3. şahsın ortaklığa girişini oy birliğiyle reddettiğini ve bu hususu tescil ettirmek için olağanüstü genel kurul kararının tamamını müdürlük bünyesine teslim ettiklerini, fakat davalı tarafça olağanüstü genel kurul kararının tamamının tescil edilmesi gerekir iken edilmediğini ve şimdi de bu hususun taraflarına ret sebebi olarak ileri sürülmekte olduğunu, yapılan işlemin kendi iradeleri doğrultusunda yapıldığını, fakat davalı tarafın kendi iradesi doğrultusunda yapılan işlemi, ret kararında sanki müvekkili şirket talebi gibi lanse edilmekte olduğunu, asliye ticaret mahkemesi'nce ayrılma akçesinin hesaplanmasına yönelik bir karar alınmasının kanuna uygun olduğunu, davalı kurumun bu duruma kendi inisiyatifi ile sebebiyet verdiğini belirterek, olağanüstü genel kurul kararı ve Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı gereği taraflarınca mahkemeye yapılan itiraz doğrultusunda 24/05/2022 tarihli müdürlük kararının kararın iptaline, başvuruları doğrultusunda tescil işleminin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun 6102 sayılı TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili kurumun, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, dava konusu şirketin ortaklarından ...’ın vefatından sonra mirasçılarından ...’na kalan 9000 payın, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde değer tespitinin yapılarak ortaklık payı için belirlenen sermaye bedeli ödenmesi sonrasında, ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin karar ile şirketin son ve güncel sermeye yapısının 29/07/2021 tarihli olağanüstü genel kurul ile tescil ve ilanının istendiğini, söz konusu olağanüstü genel kurul ile ortaklıktan çıkartılmak istenen ...’nun 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul ile, 03/01/2020’de anılan şirketin ortağı olarak tescil edildiğinin anlaşıldığını, 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurulun 03.01.2020’de tescili ile birlikte, ...,'nun anılan şirketin ortağı olduğundan ve ortaklıktan çıkartılması mümkün olmadığından, dava konusu tescil başvurusunun reddi kararı verildiğini, anılan hükmün uygulanabilmesi bakımından mirasçı ortağın, şirket tarafından mirasçılık sıfatının doğduğunun öğrenildiği andan itibaren üç ay içinde ortaklığının reddi gerektiği halde; ortaklıktan çıkartılmak istenen mirasçının ortak olarak ticaret siciline kaydedildiğini, bu bakımdan da, şirket ortaklığına kabul edilerek tescil edilen ortak için, artık dava konusu genel kurulun tescil edilebilmesi için 03/01/2020’de tescil edilen 23/12/2019 tarihli genel kurulun tescilinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptal edilmesi ve ancak bundan sonra, söz konusu ortaklar kurulu kararının tescilinin gerektiğini, sicil kayıtlarının tekemmül etmesi bakımından söz konusu tescil edilen kararın iptal edilmesi ve bu yapılmadığı takdirde ise, şirket ortağı olarak tescil edilen ve şirket ortaklığına kabul edilen ortak için, ortak hisse devri suretiyle ya da ortaklıktan çıkmaya ilişkin dayanak bir mahkeme kararına binaen alınacak genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkartılabileceğini, kabul edilmemekle birlikte bir an için söz konusu genel kurulun tescil edilebileceği düşünüldüğü takdirde ise; anılan kararın tescili için, mirasçı ortak ...’nun da toplantıya çağrılması ve ayrıca, mahkeme hükmünde tespit olunan pay bedeli ile ilgili belge ibrazı gerekmesine rağmen dava konusu tescil başvurusuna ilişkin evraktan ortak ...'nun toplantıya çağrılmadığı gibi kendisine yapılan ödeme ile ilgili bir belge de ibraz edilememiş olduğunu, açıklanan gerekçelerle, dava konusu şirketin 29/07/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescil talebinin reddine karar verilmesinin mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı şirket ortaklarından ...'ın 07/09/2019 tarihinde vefatı üzerine 23/12/2019 tarihinde davacı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı, veraseten intikal neticesinde şirket sermaye yapısının olağanüstü genel kurulda karar altına alındığı ve bu karara yönelik ticaret sicili müdürlüğüne tescil için 25/12/2019 tarihinde başvuru yapıldığı, tescil işleminin 03/01/2020 tarihinde, tescilin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanının ise 09/01/2020 tarihinde yapıldığı, 23/12/2019 tarihli olağanüstü gene kurul toplantısında murisin 9.000 payına karşılık 225.000,00-TL'sinin varislerden ...'na geçtiğini belirtilerek, şirketin yeni sermaye yapısının belirlendiği ve bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine karar verildiği, yapılan başvuru üzerine de Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce başvurunun 03/01/2020 tarihinde tescil edildiği, ilanın da 09/01/2020 tarihinde yapıldığı, Ticaret Sicil Gazetesi'nin 09/01/2020 tarihli 9990 sayısında ...'nun davacı şirket ortağı olarak ilan edildiği anlaşılmaktadır. 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, şirket ortakları ..., ..., ... ve hem mirasçı–hem ortak olan ...'ın, mirasçı ...'na miras nedeniyle esas sermaye payının geçmesini onaylamayı ve şirkete ortak olarak girmesini oy birliğiyle reddettikleri, ret hakkını kullanan şirket ortaklarının, payın geçtiği mirasçı ...’nun vekili ... T.C.K.N'li ...’na; mirasçı ...’na geçen payların gerçek değeri üzerinden tüm haklar ve borçları ile birlikte mevcut ortaklarca eşit oranda devralmayı önerdikleri, önerilen tutara yönelik şirket müdürleri tarafından yapılan analiz çalışmasından, gerçeğe uygun değer analizinde ...’nun şirkete borçlu olduğunun hesaplanmış olmasına rağmen ret hakkını kullanan şirket ortaklarının, mirasçı ...'na geçen paylar için 50.000,00-TL karşılığı tüm haklar ve borçları ile birlikte ödeme yapmayı önerdiklerini, şirketçe tespit edilen ve esas sermaye payının bedeli olarak önerilen gerçek değer yönünden ...’nun vekili ...’na inceleme hakkını kullanmak için izin verildiğin karar altına alınmıştır. Ancak bu hususlar Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil edilmediği gibi ilan da edilmemiştir. Sonrasında davacı tarafça, esas sermaye payının bedelinin belirlenmesi amacıyla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/80 E. Sayılı dosyası ile dava açılmış, Mahkemece yapılan yargılama sonunda, ...’nun esas sermaye payının bedelinin 238.98170-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin 29/07/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında şirketin yeni ortaklık yapısının ne şekilde olduğu belirlenmiş, ...'nun şirket ortakları arasında olmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından bu genel kurulda alınan kararların tescili talebinde bulunulmuş ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu başvurunun reddine karar verilmiştir. Öncelikle, şirket ortaklarından ...'nı vefatı sonrasında yapılan şirketin ilk genel kurulunda ... şirket ortağı olarak kabul edilmiş ve bu durumun tescili için davalı kuruma başvuru yapılmış, davalı kurumca yapılan başvuru tescil edilmiş ve ...'de ilan edilmiştir. Genel kurul kararı ve yapılan tescil ve ilan dikkate alındığında, ...'nun şirket ortağı olarak kabul edildiği ortadadır. Her ne kadar aynı toplantıda şirket ortağı ...'nun payının devralınarak ortaklıktan çıkarılması yönünde işlemler yapılmasına yönelik kararlar alınmışsa da, bu durum, ...'nun şirket ortağı olarak kabul edilip bu durumun tescil ve ilanına karar verilmesi karşısında ...'nun şirket ortaklığını elde ettiği gerçeğini ortadan kaldırmayacaktır. Yine, davacı tarafça, esas sermaye payının bedelinin belirlenmesi amacıyla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/80 E. Sayılı dosyası ile dava açılmış, Mahkemece yapılan yargılama sonunda, ...’nun esas sermaye payının bedelinin 238.98170-TL olduğu tespit edilmiş ise de, söz konusu bedelin ...'na ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmuş değildir. Ayrıca, 29/07/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ... davet edilmeden, onun yokluğunda toplantı yapılarak yeni pay yapısı hakkında karar alınmış olduğu anlaşılmaktadır. 23/12/2019 tarihli genel kurul toplantısı ile şirket ortağı olarak kabul edilip tescil edilen ...'nun, şirket ortaklığından çıkarıldığına ilişkin bir mahkeme kararı olmadan veya bu ortağın payının devralınması gibi bir durum olmadan şirket ortaklığından çıkarılması söz konusu olmayıp, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce, davacı şirketin 29/07/2021 tarihli genel kurul kararlarının tescil ve ilanı talebinin reddine yönelik 24/05/2022 tarihli kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, açılan davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davacıya, kalan maddelerin mahkeme kararına göre tescil edilmesi gerektiği bildirildiğini ilk iki maddenin Genel Kurulda alınan kararın esasını tamamen yok sayarcasına tescil edilip geri kalan maddelerin mahkeme kararıyla tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 25.12.2019 tarihinde 23.12.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı tam hali ile tescil edilmesi için başvurulmuş olmasına karşın Ticaret Sicil Müdürlüğü yalnızca Olağanüstü Genel Kurul’un veraset yoluyla değişen ortaklık yapısına ilişkin ilk iki maddesi tescil edildiğini, başka bir deyişle idarenin davacı şirketin iradesinin aykırı olarak, alınan kararların tam aksine bir anlayış ile hali hazırda müteveffanın vefatı ile doğrudan şirket ortağı olan ...'nu şirket ortaklığından çıkarmak yerine şirket ortağı olarak tescil ettiğini, oysa ilgili genel kurul kararı bir bütün halinde ihtiva edilen ve anlam taşıyan bir karar olduğunu, idarenin Genel Kurul'da alınan kararın tam aksi sonuç meydana getirecek şekilde keyfi hareketleri neticesinde karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, idarenin yapmış olduğu keyfi iş ve işlemler neticesinde evvela genel kurul kararına ve şirket iradesine aykırı olarak ...'nu şirket ortağı yapmış sonrasında da davacı TTK m. 596/2'deki hakkını kullanamayacağını, ancak hisse devri ve yahut ortaklıktan çıkarmaya ilişkin bir mahkeme kararı ile bunun mümkün olduğunu bu sebeple başvurunun reddi gerektiğine ilişkin karar verildiğini, sıra davalı yanın, davacı şirketin mirasçıyı ortak olarak tescil ettirdiğine ilişkin kararı yanıltıcı olup tamamen yanlış bilgi olduğunu, veraseten intikal neticesinde şirket sermaye yapısı 23.12.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'da karar altına alınmış ve işbu kararın tescil işleminin yapılması adına davacı şirketin mali işleri ile ilgilenen çalışanı, tescil işlemlerine ilişkin evrakların verildiği Müdürlüğün evrak kayıt bölümüne 25.12.2019 tarihinde gittiğini, davacı şirket yetkilisi 23.12.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının tüm maddelerinin tescili için, kararın tamamını evrak kayıt bölümüne sunduğunu, tüm maddelerin tescili talep edilmesinin istenmesine karşın yalnızca açıklama mahiyetinde olan ilk iki maddenin tescil edilmesi elbette kabulü mümkün olmayan ciddi mağduriyetlere sebep olduğunu, talepleri doğrultusundan Genel Kurul Kararının tüm maddeleri tescil edilmiş olsa, hiçbir mesele kalmayacak ve TTK madde 596 vd. uyarınca mirasçı ...'nun şirkete ortaklığı engellenmiş olacağını, bu davada mirasçının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin hüküm kurulması gerekmediğini, zira madde 596'nın gerekçesinde de açıkça yazdığı gibi zaten mirasçıya payların geçişi askı halinde olduğunu, davalının tarafınca eksik işlem yapılmış olmasının bu duruma sebebiyet verdiğini görmeyerek, 595 ve 596. maddeleri birbiri ile karıştırarak işlemini yapmaya engel olduğunu, oysa ki 596/2 uyarınca kendisine ortaklık payı intikal eden mirasçının reddedilerek ortaklığa dahil olmasını engelleme hakkı, açıkça şirkete tanındığını, şirketçe verilen bu ret kararının 596/3 uyarınca geriye etkili olup verildiği günden itibaren sonuç doğurduğundan, mirasçı ...'nun ortaklıktan çıkarıldığına dair ek bir karar alınmasına gerek olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, istem konusuyla ilgili olarak ticaret siciline tescil koşulları bulunup bulunmadığı ve ticaret sicil müdürlüğünün ret kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır. Davacı ... ortaklarından ...'ın vefatı üzerine 23/12/2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile TTK'nın 596/2. Maddesi uyarınca mirasçı ...'na miras nedeniyle esas sermaye payının geçmesini onaylanması ve şirkete ortak olarak girmesi reddedilmiş, esas sermaye payının gerçek değer yönünden ikame edilen dava sonunda Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2021 tarih ve 2020/80 E. - 2021/617 K. sayılı kararı ile mirasçı ...’nun pay değeri belirlenmiş ve şirket tarafından yeni pay durumu 29/07/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile belirlenerek bu kararın tescili için ...ne yapılan başvuru Müdürlüğün 24/05/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir.Davacı tarafça, alınan genel kurul kararlarının mevzuata uygun olduğundan bahisle ticaret sicil müdürlüğü kararına itirazın kabulüne karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.TTK'nın 34/1. maddesinde ise, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde yine ilgililerin sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir. ...nün 24/05/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile, ortaklıktan çıkartılmak istenen ...'nun 23.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul ile, 03.01.2020'de anılan şirketin ortağı olarak tescil edildiği, ... şirketin ortağı olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.596 vd. Hükümleri uyarınca, ortaklıktan çıkartılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile şirketin 21/09/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescili ve ilanı istemi reddedilmiştir. Davacı şirketin 21/09/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2021 tarih ve 2020/80 E. - 2021/617 K. sayılı kararı üzerine şirket ortaklık yapısının belirlenmesine karar verilmiş ve dava dışı ...'nun payına yer verilmemiş, onun payı diğer ortaklara dağıtılmıştır. TTK'nın 596. Maddesi, "(1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. (2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır.(3) Red kararı, devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olmak üzere geriye etkilidir. Red, bu konudaki kararın verilmesine kadar geçen süre içinde alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemez.(4) Şirket, üç ay içinde esas sermaye payının geçişini açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse onayını vermiş sayılır." şeklindedir.Anılan maddeye göre, miras payı genel kurulun onayına gerek olmaksızın kendiliğinden hak sahibine geçer. Ancak şirket payı gerçek değerinden almayı teklif ederek ve alacak kişiyi de göstererek payı kazanan kişiyi iktisabı öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde reddetmek yetkisine sahiptir. Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca da şirketin payı miras yoluyla kazanan kişiyi reddetme yetkisini kullanması ve sürecin sona ermesine kadar mirasçıya payın geçişi askıda geçerlidir. Şirketin payı miras yoluyla kazanan kişiyi reddetmesi ve pay devrinin gerçekleşmesiyle red kararı geçmişe etkili olarak sonuç doğurur. Buna göre, şirket payını miras yoluyla kazanan kişinin ortaklığı payın devredildiği tarihte geçmişe etkili olarak sona erer. Somut olayda, davacı şirket tarafından şirket payını miras yoluyla kazanan ...'nun bu paylarının devralındığına ilişkin bir belge veya kayıt bulunmamaktadır. Davacı şirketin 21/09/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararında sözünü ettiği Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2021 tarih ve 2020/80 E. - 2021/617 K. sayılı kararı ise pay devrine ilişkin bir hüküm içermeyip, TTK'nın 597. maddesi uyarınca esas sermaye payının gerçek değerin tespitinden ibaret olup tek başına hisse devrinin sağlanması için yeterli değildir. Bu halde davacı şirketin öncelikle kendi edimini yerine getirerek mahkeme tarafından belirlenen hisse bedelini şirket payını miras yoluyla kazanan ...'na ödemesi gerekir. İlk derece mahkemesince de belirtildiği gibi hisse bedelinin ödendiğine ilişkin bir belge dosya arasında bulunmamaktadır. Bu durumda şirket payını miras yoluyla kazanan ...'nun paylarının devrinin tamamlandığını kabul etmek mümkün değildir. Davacı şirketin 21/09/2021 tarihli olağanüstü genel kurul tarihi itibariyle dava dışı ... halen şirketin ortağı konumunda olup, bahsi geçen genel kurul kararıyla ortaklığının sona erdirilmesi mümkün bulunmadığından davalı ... Sicil Müdürlüğünce 21/09/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tescil isteminin reddine karar verilmesi yerinde olup ilk derece mahkemesince de davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.