mahkeme 2023/1741 E. 2023/1550 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1741
2023/1550
29 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1741
KARAR NO: 2023/1550
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 30/10/2023
NUMARASI: 2023/1023 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2004 yılından bugüne kadar ...’nin ortaklarından biri olup, aynı zamanda yönetim kurulu üyelerinden biri olduğunu, ..., aile şirketi niteliğinde olup, bu çerçevede faaliyetlerini sürdürdüğünü, şirketin yönetim kurulunun müvekkilinin katılımı olmaksızın 13.09.2023 tarihinde “... Mah. ... Cad. ... Apt. No... Bağcılar/İstanbul” adresinde gerçekleştirildiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde 26.09.2023 tarihinde yayımlanan “Genel Kurul Toplantıya Çağrı” ilanından öğrenildiğini, müvekkilinin Mayıs ayının sonu ve Haziran ayının başında olmak üzere iki büyük ameliyat geçirmiş olması nedeniyle, ekinde sağlık raporu olan Beşiktaş ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 06.06.2023 tarihli cevabi ihtarnamesini keşide ettiğini, Bakırköy ... Noterliği’nin 29.08.2023 tarihli ... yevmiye numaralı bildirim yazısı ile 13 Eylül 2023 Çarşamba günü şirket merkezinde “yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanunu ve hukuka uygun taleplerini görüşmek üzere ve 2021 ve 2022 yılına ilişkin olarak yapılacak olağan genel kurul toplantı gündeminin ve yapılacağı tarihin belirlenmesi” gündemli yönetim kurulu toplantısı yapılacağı bildirildiğini, yine müvekkilinin ekinde sağlık raporu olan Beşiktaş ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 05.09.2023 tarihli cevabi ihtarnamesi keşide ettiğini, geçerli bir sağlık mazereti bildirilmesine rağmen 13.09.2023 tarihinde müvekkilinin yokluğunda yönetim kurulu toplantısının gerçekleştirilmesinin Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olduğunu, söz konusu yönetim kurulu toplantısının müvekkilinin geçerli mazeretine rağmen yokluğunda yapılmasının kötü niyetli olup, Türk Ticaret Kanunu’na ve TMK m. 2 ve m. 3 kapsamında düzenlenen “dürüst davranma” ve “iyi niyet” ilkelerine aykırı olduğunu, bu nedenle, toplantı ve karar nisabı sağlanmaksızın yapılan ve TTK 391nci maddesindeki “a” ve “c” bentlerine açık aykırı durum olduğundan, ihtilaf konusu Yönetim Kurulu Kararında alınan kararların tamamının batıl olduğunu, öte yandan, müvekkiline tebliğ edilen 29.08.2023 tarihli yönetim kuruluna çağrı bildiriminde, yönetim kurulunun gündemine ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olacak şekilde muğlak ifadelerden ibaret olan bir gündem maddesiyle toplanılacağına ilişkin bildirimde bulunulduğunu,bu nedenle müvekkilinin gündemdeki maddelere ilişkin görüşünü ve oyunu yazılı olarak bildirmesinin de mümkün olmadığını, ileride doğması muhtemel telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacıyla, dava konusu yönetim kurulu kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına , 13.09.2023 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısının, Kanuna aykırı yapılmış olması nedeniyle 13.09.2023 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında alınan kararların tamamının batıl olduğunun tespitine, talepleri kabul edilmez ise 13.09.2023 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında alınan kararların tamamının hükümsüz olduğunun tespitine, yine talepleri kabul edilmez ise 13.09.2023 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında alınan kararların tamamının iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda "..Somut olayda davacı vekili; dava konusu 13.09.2023 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında alınan kararların tamamının uygulanmasının tedbiren durdurulmasını talep etmiş ise de; dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, tedbir konusu yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat koşullarının sağlanmaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Toplantı zamanı, toplantıya katılımını engelleyecek derecede ciddi bir hastalığının olması, ameliyat gibi durumların Yönetim Kurulu toplantısına katılmama hususunda geçerli mazeret olduğunu, keza müvekkilinin içinde bulunduğu bu durum ekinde sağlık raporu olan Beşiktaş ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, 05.09.2023 tarihli cevabi ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirildiğini, müvekkilinin sağlık durumu defalarca açıklanmış olmasına ve buna ilişkin geçerli bir sağlık mazereti bildirilmesine rağmen 13.09.2023 tarihinde müvekkilinin yokluğunda yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildiğini, öte yandan müvekkiline tebliğ edilen 29.08.2023 tarihli yönetim kuruluna çağrı bildiriminde, yönetim kurulunun gündemine ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olacak şekilde muğlak ifadelerden ibaret olan bir gündem maddesiyle toplanılacağına ilişkin bildirimde bulunulduğunu, bu nedenle müvekkilinin gündemdeki maddelere ilişkin görüşünü ve oyunu yazılı olarak bildirmesinin de mümkün olmadığını, ileride doğması muhtemel telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacıyla, dava konusu yönetim kurulu kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, HMK'nın 389. maddesinde gecikme sebebiyle sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda huzurdaki dava dosyası kapsamında HMK uyarınca ihtiyati tedbirin hukuki şartlarının vukuu bulduğunu beyan ederek Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmekte olan 2023/1023 E. sayılı dosya kapsamında “İhtiyati Tedbir Talebinin Reddine” ilişkin tesis edilen 30.10.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına, işbu yargılama sonucunda verilecek hüküm kesinleşinceye kadar ileride doğması muhtemel telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacı ile dava konusu 13.09.2023 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısında alınan kararların tamamının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Talep; davalı anonim şirketinin 13.09.2023 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların batıl, aksi halde hükümsüz olduklarının tespiti, aksi halde iptali davasında davaya konu yönetim kurulu kararının tedbiren icrasının durdurulması istemine ilişkindir.6102 sayılı TürK Ticaret Kanunu'nda (TTK) genel kurul kararlarının icrasını geri bırakılmasına ilişkin olarak 449. maddesinde özel bir tedbir düzenlenmiş ise de yönetim kurulu kararlarının icrasının geri bırakılmasına ilişkin böyle bir özel düzenleme bulunmadığından tedbir talebi 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.TTK'nın 339/2-h maddesinde genel kurul toplantısına çağrının şekli esas sözleşmede belirtilmesi gereken unsurlar arasında sayılmış, TTK'nın 414/1.maddesinde genel kurul toplantısına çağrının şekline ilişkin asgari standartlar belirlenmişken yönetim kurulu toplantısına çağrının şekli için böyle bir zorunluluk öngörülmemiştir. TTK'nın 413/2 maddesinde anonim şirket genel kurul toplantılarında gündeme bağlılık ilkesi benimsenmişken yönetim kurulu toplantılarında bu ilke benimsenmemiştir. TTK'nın 390. maddesi uyarınca yönetim kurulu kararları, özel nisap gerektirmeyen ve oy çokluğu ile alınabilecek kararlardan olup, TTK'nın 391. maddesinde eşit işlem ilkesine aykırı, şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren ya da diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarının batıl olduğu düzenlenmiştir. Yönetim kurulu toplantısına katılma, yönetim kurulu üyeleri için hem hak hem de bir yükümlülük teşkil etmekte olup, toplantılarda gündeme bağlılık ilkesinin uygulanmaması sebebiyle her konunun görüşülmesi imkanı bulunduğundan her üyenin mutlaka toplantıdan haberdar edilmesi gerekir. ( Kılıç Akyıldız, s. 2305)Somut olayda, davalı şirket yönetim kurulu tarafından “yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanunu ve hukuka uygun taleplerini görüşmek üzere ve 2021 ve 2022 yılına ilişkin olarak yapılacak olağan genel kurul toplantı gündeminin ve yapılacağı tarihin belirlenmesi"ne ilişkin çağrının davacıya bildirilerek davacının toplantıdan haberdar edilmesinin ardından 13.09.2023 tarihli toplantıda davacı katılımı olmaksızın 2021 ve 2022 yılları hesap dönemlerine ilişkin Olağan Genel kurulunun 25.10.2023 tarihinde yapılmasına ilişkin karar alındığı ticaret sicil gazetesindeki ilan yazısından anlaşılmaktadır. Bu aşamada davacı tarafça ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak sunulan deliller davacının iddialarını yaklaşık olarak ispata elverişli değildir. Bunun yanı sıra HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" sebeplerinin varlığı da yaklaşık olarak ispatlanmamıştır. Bu durumda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemesi nedeniyle mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.