mahkeme 2023/1677 E. 2023/1541 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1677
2023/1541
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1677
KARAR NO: 2023/1541
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/633 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... ile birlikte 10 Ekim 2019 tarihinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'ni devraldığını, 14 Ekim 2019 tarih ve 12 nolu genel kurul kararı uyarınca davalının dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti'nin şirket müdürlüğüne aksi karar alınıncaya kadar davalı yan getirildiğini, davalının dava dışı şirkette şirket müdürü olarak şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu genel kurul ile belirlendiğini, davacının dava dışı ...Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'ndeki hissesinin %50 olduğunu, davalı şirket müdürü ve ortağının da hissesinin aynı şekilde olduğunu, 14.10.2019 tarihinden itibaren şirket müdürü olarak görevde bulunan davalının, şirket yönetimi konusunda başlarda gerekli liyakatı göstermiş olmasına rağmen; özellikle son 3 yıllık süreçte gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini finansal planlamanın oluşturulması, davacı ortağın uzun süredir genel kurula davet edilmemesi, şirketin genel ve mali durumları ile alakalı olarak davacı ortağa bilgi verilmemesi ve bu noktada herhangi bir karar alınmaması, tüm talep ve istek yönünden iletilen hususların yerine getirilmemiş olması, şirketin devlete olan borçlarındaki belirsizlikler sebebiyle davalı yanın görevlerini aksattığını, tedbiren davalı ...'nin temsil yetkisinin kaldırılmasına, bu süreçte davacının temsil ve ilzama yetkili müdür kılınmasına (atanmasına), mahkeme aksi kanaatte ise hüküm tesis edilene kadar şirketin yönetimine tedbiren kayyım atanmasına, davalının ...'ndeki müdürlük görevinden alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Somut olayda da davacı vekili davacının yasal pay sahibi olduğu dava dışı şirketin temsilcisi olan davalının yasal yükümlüklere aykırı davranarak hem davacıyı hem de dava dışı şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek tedbiren davalının temsil yetkisinin kaldırılması, şirkete temsilci olarak davacının atanması veya dava dışı ... Hırdavat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'ne kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3. maddesi gereğince tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunun ifade edildiği, dosyaya ibraz edilen deliller, ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi müdürlüğü kayıtları itibariyle yapılan değerlendirmede davalının temsil yetkisinin kaldırılması, davacının temsilci olarak atanması veya kayyım atanması istemi yönünden yönetim ve temsil yetksinin geri alınmasını gerektirir haklı sebeplerin varlığının yaklaşık olarak ispatlanma koşulunun bulunmadığı, davacı tarafın iddialarının haklılığının yargılamayı gerektirdiği, tedbir kararının verilmemesi durumunda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya ciddi bir zararın doğacağı noktasında kanaat şu aşamada oluşmadığından dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'ne kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'ndeki hissesinin %50 olduğunu, davalı şirket müdürü ve ortağının da hissesinin aynı şekilde olduğunu, 14/10/2019 tarihinden itibaren şirket müdürü olarak görevde bulunan davalı tarafın şirket yönetimi konusunda başlarda gerekli liyakatı göstermiş olmasına rağmen özellikle son 3 yıllık süreçte gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, finansal planlamanın oluşturulması, davacı müvekkilinin ortağın uzun süredir genel kurula davet edilmemesi, şirketin genel ve mali durumları ile alakalı olarak davacı müvekkili ortağa bilgi verilmemesi ve bu noktada herhangi bir karar alınmaması, tüm talep ve istek yönünden iletilen hususların yerine getirilmemiş olması, şirketin devlete olan borçlarındaki belirsizlikler sebebiyle davalı tarafın görevlerini aksattığını açıkça ortaya çıkarır nitelikte olduğunu, davacı müvekkili tarafından davalı tarafa yapılan tüm bildirimlere rağmen şirketin işleri ve hesapları hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, hesapların incelenmesi için gerekli bilgi ve belgelerin müvekkiline sağlamadığı ve bu konu hakkında genel kurul toplantısının da uzun süre düzenlenmediğini, şirketin ticari faaliyetine konu iş yerindeki işleyişin ve çalışmanın denetimine yarar araç, gereç ve bilumum dokümanların müvekkili ile paylaşılmadığını, başlangıçtan bu yana hak kazanılan kar paylarının ödemesinin yapılmadığını, her ay şirket kazancından davalı tarafın kendi menfaatine olacak şekilde bedel aktarımı yapmış olmasına rağmen davacı müvekkili adına herhangi bir aktarımın yapılmadığı hususlarının sabit olduğunu, Türk Ticaret Kanunu madde 632 ile müdürlerin kuşkusuz kanundan doğan diğer sorumluluklarını da yerine getirmekle yükümlüdürler hükmünü içerdiğini, ancak yükümlülüklerin ihlali halinde şirket ortaklarının menfaatlerinin zarar görmesi ve hak kayıplarının gündeme gelmesi söz konusu olacağını, bu kapsamda şirket müdürünün azli yani görevden alınması gerekliliğinin hasıl olacağını, davalı tarafın şirket idaresi konusunda tek başına bir biçimde şirketi yönetmeye çalışmasının davacı müvekkilini açıkça zarara soktuğunu, dava süresince gerekli tedbirler alınarak davalının yönetim ve temsil yetkisinin dava süresince kısıtlanması ve davacı müvekkilinin %50 şirketi ortağı olduğu da gözetilerek bu süreçte temsil yetkisi verilmesi veya mahkemenin uygun göreceği başkaca tedbirlerin alınmasını talep etme zaruretinin hasıl olacağını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılmasını, tedbir yönünden yapmış oldukları itirazlar doğrultusunda taleplerinin kabulüne karar verilmesini, 6100 sayılı Kanun 389 madde ve devamı maddeleri uyarınca tedbiren davalı ...'nin temsil yetkisinin kaldırılmasını, bu süreçte müvekkilinin temsil ve ilzama yetkili müdür kılınmasını, aksi yönde karar verilmesi halinde hüküm tesis edilene kadar şirketin yönetimine tedbiren kayyım atanması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Talep; derdest 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2 maddesine dayalı olarak limited şirket müdürünün haklı nedenle azli davasında şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir. Davacı vekilince dava dilekçesi ile; şirket yöneticisinin dava süresince davalının yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, davacının bu süreçte davacının temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atanmasına, aksi kanat oluşması halinde şirkete kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep edilmiş ilk derece mahkemesince 12/10/2023 tarihli ara kararı ile tedbir isteminin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK 630 maddesi; dava açıldığında hangi tedbirlerin alınacağına dair bir düzenleme içermediğinden talep hakkında 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinin nazara alınması gerekmektedir. İhtiyati tedbir HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan geçici hukuki korumadır. 389. maddeye göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanını 390 maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 2. fıkrasına göre ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edilebilecektir. ihtiyati tedbire itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bu sebepler dışında bır nedenle ihtiyati tedbire itiraz edilemeyecektir. TTK 625. ve 626. maddelerine göre, müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. Kural olarak şirketler genel kurul tarafından seçilen yöneticileri tarafından temsil ve ilzam edilir. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır.Somut olayda; dosyaya sunulan deliller yargılamanın geldiği aşama itibarıyla davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, bu durumda eldeki davanın ve ihtiyati tedbirin konusu da dikkate alındığında mevcut müdürün tedbiren görevden alınmasını gerektirir herhangi bir olgu yaklaşık olarak ispatlanmış değildir. TMK'nın 427/4. maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda davalı şirketin seçilmiş müdürünün tedbiren görevden alınarak şirkete davacının müdür olarak atanması bu talep yerinde görülmediği takdirde kayyım atanması isteminin reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.